6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle 6. Tema’mız olan “Doğa ve Evren” konusuna harika bir başlangıç yapacağız. Önümüzde çok güzel bir görsel ve bir şiir var. Gelin, bu soruları birlikte adım adım, dikkatlice inceleyelim ve doğru cevapları bulalım. Unutmayın, her soruyu bir bilmece gibi düşünüp ipuçlarını takip edeceğiz.
Önce görseldeki ilk yönergeye bakalım:
Görselden hareketle dinleyeceğiniz metnin konusunu tahmin ediniz.
Şimdi gözlerinizi görsele çevirin. Ne görüyorsunuz? Ağaç kütükleri gibi duran, yüzlerinde hüzünlü ifadeler olan, hatta bir tanesi gözyaşı döken yuvarlak şekiller var. Sanki kesilmiş ağaçlar bize bakıyor ve üzülüyor gibi. Görselin altında da kocaman harflerle “SAKIN KESME” yazıyor. Bu görseller ve başlık bize ne anlatıyor olabilir sizce?
Adım 1: Görseldeki detaylara dikkat edelim.
- Görseldeki kütüklerin üzgün suratları ve ağlayan bir kütük, bize ağaçların kesilmesinden duyulan üzüntüyü hissettiriyor.
- “SAKIN KESME” başlığı, doğrudan bir uyarı, bir rica içeriyor.
- Tema başlığımız “Doğa ve Evren”.
Adım 2: Tüm bu ipuçlarını birleştirelim. Ağaçların kesilmesi, üzüntü, “Sakın Kesme” uyarısı ve doğa teması… Hepsi bizi tek bir yere götürüyor, değil mi?
Çözüm:
Bu görselden ve “SAKIN KESME” başlığından yola çıkarak, dinleyeceğimiz metnin konusunun ağaçların önemi, doğanın korunması, ağaç kesiminin zararları ve çevre bilinci olduğunu tahmin edebiliriz. Yani, kısacası, doğayı, özellikle de ağaçları korumamız gerektiğini anlatan bir metin dinleyeceğiz.
***
Şimdi de 1. Etkinlik‘e geçelim. Burada bir şiir var ve bazı yerleri boş bırakılmış. Biz bu boşlukları, şiirin akışına ve anlamına uygun kelimelerle dolduracağız. Şiirin başlığı da yine “SAKIN KESME”. Şiiri okurken hem anlamını hem de kafiyesini düşünerek boşlukları tamamlamaya çalışalım.
Aşağıdaki boşlukları şiiri dinlerken doldurunuz.
Çözüm:
Şiiri dikkatlice okuyalım ve boşlukları tahmin edelim:
Ey Hemşehri! Sakın kesme, ağacı, balta vuran el onmaz;
Açıklama: Burada doğrudan bir uyarı var. Baltayla kesilen şey tabii ki ağaçtır. “Balta vuran el onmaz” sözü de ağaçları kesen kişinin iyi bir sonuçla karşılaşmayacağını, bu işin hayırsız olduğunu anlatır.
Na, kütükler!… Nice yıldır, hiçbirine kervan gelmez kuş konmaz;
Açıklama: Bu mısrada boşluk yok ama kesilen ağaçların ardında kalan kütüklerin ne kadar ıssız ve canlısız kaldığı anlatılıyor. Kuşların bile konmadığı, kervanların bile geçmediği bomboş bir yer hayal edin…
Bunları kes, o baltanla ancak ağaçları yere ser.
Açıklama: Bu mısra biraz düşündürücü olabilir. Şiirin genelinde “Sakın kesme” derken, burada “Bunları kes…” diye başlaması ilginç. Ama şair burada aslında bir ironi yapıyor, yani “Eğer keseceksen, baltanla yapacağın tek şey, sadece ağaçları yere sermektir, başka hiçbir işe yaramaz bu” demek istiyor. “Ancak” kelimesi, bu eylemin boşunalığını ve tek sonucunu vurgular.
Bak, sizin köy şu çınarın gölgesinde ne güzel!
Açıklama: Köylerde, meydanlarda, cami avlularında kocaman, yaşlı çınar ağaçları olur. Onların serin gölgesinde oturup dinlenmek ne güzeldir, değil mi? “Çınar” kelimesi hem şiirseldir hem de köy manzarasını tamamlar.
Gönülleri açmadadır, yaprakların arasında esen yel;
Açıklama: Yaprakların arasında hareket eden, esen rüzgar (yel) insanların içini ferahlatır, gönüllerini açar. “Esen yel” çok bilinen bir ifadedir.
Onu kesmek günah olmaz mı ki çıplak kalsın, bu zümrüt yurt, şirin yel?
Açıklama: “Zümrüt yurt” derken, yemyeşil, değerli vatanımızı kastediyor şair. Eğer ağaçları kesersek, bu güzelim yurt çıplak kalır, yeşilliğini kaybeder. Bu da elbette büyük bir günahtır. “Onu kesmek” ifadesi, bu güzelim doğayı, ağaçları kesme eylemini anlatır.
Hem dünyada en birinci nimetidir her kula
Açıklama: Ağaçlar bize oksijen verir, meyve verir, gölge verir, ev sahipliği yapar. Yani ağaçlar, her insan için Allah’ın verdiği en büyük, en değerli armağanlardan (nimetlerden) biridir.
Bir tohumu ağaç yapmak, fidanı da bir orman?
Açıklama: Küçücük bir tohumdan koca bir ağaç büyür. Fidanlar da büyüyüp gelişerek bir orman oluşturur. Bu mısra, ağaçların ve ormanların büyüme ve çoğalma mucizesini anlatıyor.
Eğer böyle olmasaydı, ne kalırdı oğula:
‘Ağaç dikin, gölgesinde dinlenin‘ diye öğüt veren atadan?
Açıklama: Atalarımızdan bize kalan en güzel öğütlerden biri, ağaç dikmek ve onun faydalarından yararlanmaktır. “Ağaç dikin, gölgesinde dinlenin” sözü, hem ağacın faydasını hem de gelecek nesillere bırakılan mirası vurgular.
Sakın kesme, her dalında bülbül ses versin;
Açıklama: Ağaçların dallarında kuşlar, özellikle de sesiyle ünlü bülbüller öter. Şair, ağaçları kesmeyelim ki bülbüllerin güzel sesleri her dalda yankılansın, diyor.
Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin;
Açıklama: Tarlada çalışan yorgun çiftçiler, sıcakta serinlemek için ağaçların gölgesine sığınır. Ağaçları kesmezsek, onlar da dinlenecek bir yer bulmuş olurlar.
Sakın kesme, şu kuşlara kanat, kol gersin;
Açıklama: Ağaçlar, kuşlar için birer yuvadır, onlara barınak sağlar. Kuşlar dallarda konaklar, yuva yapar, kanatlarını açıp dinlenirler. Ağaçlar onlara adeta kucak açar.
Sakın kesme, aziz vatan günden güne şenlensin!
Açıklama: Ağaçlar ve ormanlar, vatanımızın güzelliğidir. Onları korursak, vatanımız daha yeşil, daha canlı, daha neşeli (şen) olur. Bu da hepimizi mutlu eder.
***
İşte sevgili öğrencilerim, “Sakın Kesme” şiirinin boşluklarını bu şekilde doldurmuş olduk. Gördüğünüz gibi, şair Mehmet Emin YURDAKUL bize ağaçların ve doğanın ne kadar önemli olduğunu, onları korumamız gerektiğini ne kadar güzel anlatmış. Doğayı korumak, hem bize hem de gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Unutmayalım ki, bir ağaç kesmek kolay, ama onu yeniden büyütmek çok zordur!