6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 174
Merhaba sevgili öğrencilerim, 6. sınıf Türkçe dersimize hoş geldiniz! Bugün sizinle “Doğa ve Evren” temamızla ilgili çok güzel bir metin okuyup, metinle ilgili etkinlikleri birlikte yapacağız. Hazırsanız başlayalım!
1. Etkinlik
1.a. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelimeleri aşağıdaki kutucuklara yazınız.
Metni dikkatlice okuduğumuzda, bazı kelimelerin anlamını ilk okuyuşta tam olarak kavrayamayabiliriz veya daha önce hiç duymamış olabiliriz. İşte benim metinden seçtiğim, sizin için yeni olabilecek kelimeler:
- masivini yitirmiş
- kurumuş
- gidermek
- anımsamak
- parıldayan
1.b. Bu kelimelerin anlamlarını metinde kullanıldıkları cümlelerden tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğru olup olmadığını sözlükten öğreniniz. Daha sonra bu kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Şimdi bu kelimelerin anlamlarını önce metindeki kullanılışlarına bakarak tahmin edelim, sonra da sözlük anlamına bakalım ve son olarak da kendi cümlelerimizde kullanalım.
Adım 1: Kelimeleri inceleyelim ve tahmin edelim.
-
Kelime: masivini yitirmiş
Metindeki Cümlesi: “Burası, yaşadığım kentin apartman arası sıkışmış, küçük bir parkıydı. Kentin kirli bir denizi vardı. Park, masivini yitirmiş deniz yolcularında bir yerdeydi.”
Tahminim: Metinde parkın sıkışmış, denizin kirli olduğu anlatılıyor. “Masivini yitirmiş” ifadesi de sanki bir şeyin sağlamlığını, eski güzelliğini veya önemini kaybetmesi gibi bir anlama geliyor olabilir.
Sözlük Anlamı: “Masif” kelimesi, “yekpare, sağlam, kütleli” anlamlarına gelir. Dolayısıyla “masivini yitirmiş” demek, “sağlamlığını, bütünlüğünü, özgün karakterini kaybetmiş” demektir. Benim tahminim doğruya yakınmış!
Cümlem: “Eski binalar, zamanla masivini yitirmiş ve harabeye dönmüştü.”
-
Kelime: kurumuş
Metindeki Cümlesi: “Akasyanın tozlu yaprakları vardı. Her yeni gelen bahar, dallarını daha geç yeşillendiriyordu. Hep, bir sonraki baharda, onun kurumuş olabileceğini düşünerek korkuyordum.”
Tahminim: Bir bitkinin veya ağacın su kaybetmesi, cansızlaşması, ölmek üzere olması gibi bir anlama geliyor.
Sözlük Anlamı: “Kurumuş”, nemini yitirmiş, suyunu çekmiş, solmuş, cansızlaşmış demektir.
Cümlem: “Bahçedeki çiçekler, susuzluktan tamamen kurumuştu.”
-
Kelime: gidermek
Metindeki Cümlesi: “Söylediğim şarkılarla, onun yalnızlığını ve umutsuzluğunu gidermeye çalışıyordum.”
Tahminim: Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek, azaltmak gibi bir anlama geliyor. Burada yalnızlığı ve umutsuzluğu azaltmak, yok etmek için şarkı söylüyor.
Sözlük Anlamı: “Gidermek”, bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek, sona erdirmek, azaltmak anlamına gelir.
Cümlem: “Öğretmenimiz, ders çalışırken aklımızdaki soruları gidermek için bize yardımcı oldu.”
-
Kelime: anımsamak
Metindeki Cümlesi: “Seni görünce çocukluğumun o güzel günlerini anımsadım.”
Tahminim: Geçmişteki bir olayı veya şeyi tekrar hatırlamak, aklına getirmek demek olabilir.
Sözlük Anlamı: “Anımsamak”, hatırlamak, belleğinde canlandırmak demektir.
Cümlem: “Eski fotoğraflara bakınca, yaz tatilinde yaşadığımız maceraları hemen anımsadım.”
-
Kelime: parıldayan
Metindeki Cümlesi: “Gökyüzüne baktığımızda parıldayan bir güneş görürdük.”
Tahminim: Güneşin çok parlak, ışıl ışıl olduğunu anlatıyor.
Sözlük Anlamı: “Parıldayan”, ışık saçan, pırıl pırıl olan, ışıl ışıl yanan demektir.
Cümlem: “Denizin üzerinde parıldayan ay ışığı, harika bir görüntü oluşturuyordu.”
2. Etkinlik
Okuduğunuz metnin hikâye unsurlarını bulunuz.
Şimdi de okuduğumuz “Son Martı” metninin hikâye unsurlarını bulalım. Bir hikâyeyi anlamak için bu unsurları bilmek çok önemlidir.
-
Şahıs ve varlık kadrosu:
Hikâyede kimler veya neler var, olayları kimler yaşıyor, kimler etkileniyor?
Burada ana karakterimiz, metni bize anlatan “ben” yani anlatıcı. Onun dışında, parkta bulunan ve anlatıcının çok önemsediği, “son martı” olarak adlandırdığı ağaç (akasyanın tozlu yaprakları vardı). Ayrıca, ağaçları önemsemeyen, doğayı kirleten insanlar ve anlatıcının çocukluğundaki güzel günlerde var olan kuşlar da hikâyenin varlık kadrosunda yer alıyor.
-
Olay:
Hikâyede anlatılan temel durum veya yaşanan nedir?
Metnin ana olayı, anlatıcının, şehirdeki bir parkta yalnız başına kalmış, kurumaya yüz tutmuş bir ağaca (akasyaya) duyduğu derin sevgiyi ve şefkati anlatmasıdır. Anlatıcı, bu ağacı “son martı” olarak görüyor ve onunla konuşup şarkılar söyleyerek yalnızlığını gidermeye çalışıyor. Bu durum üzerinden, insanların doğaya karşı ilgisizliği ve bunun sonucunda doğanın, ağaçların, kuşların yok oluşu ve geçmişteki güzel günlerin özlemi dile getiriliyor. Kısacası, doğanın yok oluşuna tanıklık eden bir kişinin, “son martı” adını verdiği bir ağaçla kurduğu duygusal bağ ve bu bağ üzerinden duyduğu hüzün diyebiliriz.
-
Yer:
Olayların geçtiği mekanlar nelerdir?
Olay, bir şehrin apartmanlar arasına sıkışmış küçük bir parkında geçiyor. Ayrıca bahsedilen kirli deniz kenarı ve anlatıcının çocukluğunda gördüğü masmavi deniz ve gökyüzü de mekan unsurları arasında yer alıyor.
-
Zaman:
Olaylar hangi zamanda geçiyor veya hangi zaman dilimleri anlatılıyor?
Hikâyenin temel anlatımı şimdiki zamanda geçiyor, yani anlatıcının ağaçla ilgilendiği, ona şarkılar söylediği anlar. Ancak anlatıcı, çocukluk günlerinden, doğanın ve kuşların daha çok olduğu, denizin masmavi olduğu geçmiş zamanlardan da bahsediyor. Ayrıca, ağacı görmeye gittiği zaman dilimi olarak akşamüstü de belirtiliyor.
Umarım bu etkinlikler metni daha iyi anlamanıza ve kelime bilginizi geliştirmenize yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, okuduğumuz her metin bize yeni kapılar açar! Başka bir derste görüşmek üzere!