6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 54
Merhaba canım 6. sınıf öğrencilerim!
Bugün sizlerle birlikte çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Biliyorsunuz, bir paragraftaki cümleler birbiriyle uyumlu olmalı, bir bütün oluşturmalı ki anlattığımız konu daha iyi anlaşılsın. İşte bu etkinliğimizde de, bazı paragraflarda anlatımın akışını bozan, sanki araya kaynamış gibi duran bir cümleyi bulmaya çalışacağız. Hazır mısınız? Hadi başlayalım!
9. Etkinlik
Aşağıdaki paragrafların her birinde anlatım akışını bozan cümle vardır. Bu cümleyi bulunuz. Cümlenin numarasını paragrafın önündeki kutucuğa yazınız.
Birinci Paragraf:
(1) Kar kristallerinin çoğu altı köşelidir.
(2) Bu kristallerin hepsinin farklı bir şekli vardır.
(3) Bu şekiller, havanın sıcaklığına bağlı olarak değişir.
(4) Kar, sıcak hava ile karşılaştığında çoğunlukla erir ve yağmura dönüşür.
(5) Örneğin soğuk havalarda çubuk ve iğne şeklini alır, havanın çok soğuk olmadığı günlerde ise şekilleri daha karmaşık olur.
Şimdi bu paragrafa dikkatlice bakalım:
- Adım 1: İlk üç cümlede ve beşinci cümlede kar kristallerinin şekillerinden bahsediliyor, değil mi? Yani altı köşeli olması, farklı şekillerinin olması, sıcaklığa göre değişmesi, soğukta çubuk, iğne şeklinde olması gibi… Hepsi kar kristallerinin biçimiyle ilgili.
- Adım 2: Ama dördüncü cümleye bakın: “Kar, sıcak hava ile karşılaştığında çoğunlukla erir ve yağmura dönüşür.” Bu cümle kar kristallerinin şeklinden değil, karın erimesinden ve yağmura dönüşmesinden bahsediyor. Konu birden değişiyor gibi, sanki bambaşka bir şey anlatmaya başlıyor.
- Adım 3: Diğer cümleler karın nasıl göründüğünü anlatırken, 4. cümle karın ne olduğunu anlatıyor. Bu da paragrafın genel akışını bozuyor.
Bu yüzden, birinci paragrafta anlatımın akışını bozan cümle numarası:
4
İkinci Paragraf:
(1) Atatürk, bir ulus için canını hiçe sayıp bütün yaşamı boyunca mücadele etti.
(2) 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda öldü.
(3) Okuduğu okullarda çalışkanlığı ile dikkat çekti.
(4) O, en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere armağan etti.
Haydi, bu paragrafa da yakından bakalım:
- Adım 1: Paragraf genel olarak Atatürk’ün ulus için yaptığı mücadeleleri, bizlere armağan ettiği eserleri ve kişisel özelliklerinden (çalışkanlığı) bahsediyor. Yani onun hayatındaki önemli olaylar ve nitelikleri üzerinde duruyor.
- Adım 2: Birinci cümlede mücadelesi, dördüncü cümlede en büyük eseri olan Cumhuriyet’ten bahsediliyor. Üçüncü cümlede ise okuldaki çalışkanlığı, yani bir kişisel özelliği vurgulanıyor. Bunlar hep Atatürk’ün etkin hayatı ve bize bıraktığı mirasla ilgili.
- Adım 3: Ancak ikinci cümleye baktığımızda, “10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda öldü.” diyor. Bu cümle, Atatürk’ün hayatının sonunu anlatan bir bilgi. Diğer cümleler onun yaptıklarını ve özelliklerini anlatırken, bu cümle hayatının bitişiyle ilgili bir bilgi veriyor. Bu da anlatımın akışını bozuyor.
İkinci paragrafta anlatımın akışını bozan cümle numarası:
2
Üçüncü Paragraf:
(1) Akılcılıkla bilim ve teknoloji arasında sıkı bir ilişki vardır.
(2) Bunlar birbirinin bütünleyicisidir.
(3) Bu değişme ve gelişmelere ayak uydurmak gerekir.
(4) Akılcılığın olmadığı yerde bilim ve teknolojiden, bilim ve teknolojinin olmadığı yerde de akılcılıktan söz edilemez.
(5) Olaylara akılcılıkla yaklaşmayan, bilim ve teknolojiye sırt çeviren toplumlar hiçbir zaman ilerleyemez.
Şimdi de bu paragrafa yoğunlaşalım:
- Adım 1: Bu paragraftaki cümlelerin çoğu, akılcılık, bilim ve teknoloji arasındaki ilişkiyi açıklıyor. Yani 1, 2, 4 ve 5. cümleler hep bu üç kavramın ne kadar iç içe olduğunu, birbirini tamamladığını ve ilerleme için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.
- Adım 2: Ama üçüncü cümleye dikkat edin: “Bu değişme ve gelişmelere ayak uydurmak gerekir.” Bu cümle, genel olarak değişime ayak uydurmanın öneminden bahsediyor. Evet, doğru bir bilgi ama paragrafın diğer cümleleri gibi akılcılık, bilim ve teknolojinin birbiriyle olan bağlantısını doğrudan anlatmıyor. Konu biraz genel bir tavsiyeye kaymış gibi.
- Adım 3: Diğer cümleler bir tanım ve açıklama yaparken, 3. cümle bir öğüt veriyor. Bu da anlatımın bütünlüğünü bozuyor.
Üçüncü paragrafta anlatımın akışını bozan cümle numarası:
3
Dördüncü Paragraf:
(1) Atatürk’ün insan ve millet sevgisi, hepimiz için örnek olmalıdır.
(2) Ağacı kesmeyip onun yerine köşkün yerini değiştirtmesi bunun en büyük kanıtıdır.
(3) Onun sevgisi bencil bir sevgi değildir.
(4) O, milletini sevdiği kadar, diğer insanları da içtenlikle seven, sayan bir önderdi.
(5) Onun sevgisi evrenseldir.
(6) O, hangi milletten olursa olsun, tüm insanların mutluluğunu isterdi.
Son paragrafımızı da inceleyelim:
- Adım 1: Bu paragrafın ana fikri, Atatürk’ün insan ve millet sevgisinin nasıl bir sevgi olduğu. Yani 1. cümle genel bir giriş yapıyor, sonra 3, 4, 5 ve 6. cümleler bu sevginin özelliklerini anlatıyor: bencil olmaması, tüm insanları sevmesi, evrensel olması, herkesin mutluluğunu istemesi gibi.
- Adım 2: İkinci cümleye bakalım: “Ağacı kesmeyip onun yerine köşkün yerini değiştirtmesi bunun en büyük kanıtıdır.” Bu cümle, Atatürk’ün sevgisinin nasıl bir sevgi olduğunu açıklamaktan çok, bu sevginin bir kanıtını, bir örneğini veriyor. Paragrafın geri kalanı sevginin doğasını tanımlarken, bu cümle somut bir olaya geçiyor.
- Adım 3: Diğer cümleler Atatürk’ün sevgisinin özelliklerini sıralarken, 2. cümle bu özelliklerden birine örnek veriyor. Bu yüzden anlatımın akışı bozuluyor.
Dördüncü paragrafta anlatımın akışını bozan cümle numarası:
2
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, bir paragrafta anlatımın akışını bozan cümleyi bulmak için, önce paragrafın genel olarak ne anlatmaya çalıştığını anlamamız gerekiyor. Sonra da her cümleyi bu genel konuya göre değerlendiriyoruz. Uymayanı hemen yakalıyoruz! Harikasınız!