6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 202
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok ilginç ve düşündürücü bir metin üzerinden sorular çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve doğru cevapları bulmak için metni dikkatlice okumak çok önemli. Şimdi hazırsanız, ilk etkinliğimizle başlayalım.
4. Etkinlik
Yazar metnin ilk paragrafında hangi şaşkınlığından söz ederek değişimin kaçınılmaz bir şey olduğunu belirtiyor? Aşağıya yazınız.
Çözüm:
Metnin ilk paragrafını dikkatlice okuduğumuzda yazarın kendi lise yıllarından bahsettiğini görüyoruz. Yazar, eskiden fizik videoları izleyip CERN’e gitmeyi hayal eden, fizik meraklısı bir öğrenciymiş. Ancak sonraki cümlede ilginç bir itirafta bulunuyor: “Sınavda iyi not alırdım ancak sonrasında gerçekten öğrenmediğim için her şeyi unutur giderdim.” Hatta üniversite sınavında fizik bölümüne çok yanlış yapar ve puanım düşer diye hiç dokunmadığını söylüyor. İşte yazarın asıl şaşkınlığı bu noktada ortaya çıkıyor. Bir zamanlar bu kadar meraklı olduğu ve hayaller kurduğu fizik dersine karşı zamanla ilgisini kaybetmesi, sadece ezberleyip unutması ve hatta üniversite sınavında ondan kaçınması onu şaşırtıyor. Bu durumu, kendi içindeki bir “değişimin kaçınılmaz bir şey” olduğu şeklinde açıklıyor.
Sonuç:
Yazar, lisede fizik dersine karşı büyük bir merak duymasına, fizik videoları izlemesine ve CERN’e gitmeyi hayal etmesine rağmen, dersleri sadece ezberleyip sınavdan sonra her şeyi unutmasından ve üniversite sınavında fizik sorularına hiç dokunmamasından duyduğu şaşkınlığı dile getiriyor. Bu durumu, kendi iç dünyasındaki değişimin kaçınılmazlığı olarak açıklıyor.
5. Etkinlik
Metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. CERN’ün dilimizdeki karşılığı nedir?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, metni baştan sona dikkatlice okuduğumuzda, CERN’ün ne anlama geldiği veya dilimizdeki karşılığının ne olduğuyla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamıyoruz. Yazar sadece “CERN’e ziyarete gidecek”, “CERN’e gitme hayalleri kuruyordum” gibi ifadeler kullanıyor.
Sonuç:
Metinde CERN’ün dilimizdeki karşılığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
2. Burası ne zaman, hangi amaçla kurulmuştur?
Çözüm:
Yine metni taradığımızda, CERN’ün ne zaman kurulduğu veya kuruluş amacının ne olduğuyla ilgili bir bilgiye ulaşamıyoruz. Yazar, CERN’in genel çalışma alanlarına (evrenin ve dünyanın oluşumu gibi) değinse de, kuruluş tarihi veya spesifik amacından bahsetmiyor.
Sonuç:
Metinde CERN’ün ne zaman ve hangi amaçla kurulduğuna dair bir bilgi verilmemiştir.
3. Bu araştırma merkezi kaç ülkenin katılımıyla kurulmuştur? Ülkemiz bu ülkelere dâhil midir?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, CERN’in kaç ülkenin katılımıyla kurulduğu veya ülkemizin bu ülkelere dahil olup olmadığı hakkında hiçbir bilgiye yer verilmediğini görüyoruz. Yazar, daha çok kendi CERN deneyimleri ve fizik sevgisi üzerine odaklanmış.
Sonuç:
Metinde bu araştırma merkezinin kaç ülkenin katılımıyla kurulduğuna veya ülkemizin bu ülkelere dahil olup olmadığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
4. CERN’ü diğer laboratuvarlardan ayıran özellikler nelerdir?
Çözüm:
Metinde CERN’ün diğer laboratuvarlardan farkını ortaya koyan spesifik özellikler sıralanmamış. Yazar, CERN’in ne kadar önemli bir yer olduğunu kendi hayalleri ve gezisiyle anlatıyor ancak onu diğer bilimsel merkezlerden ayıran teknik veya yapısal özelliklere değinmiyor.
Sonuç:
Metinde CERN’ü diğer laboratuvarlardan ayıran özelliklere dair detaylı bir bilgiye yer verilmemiştir.
5. Bu merkezde araştırma ve buluş yapan kişilerin ortak özellikleri neler olabilir?
Çözüm:
Metnin başında “İnsanoğlu bilimsel ve teknolojik gelişimini hayallerine borçludur.” cümlesi ve yazarın kendi fizik merakı, CERN’e gitme hayalleri, evrenin oluşumunu anlama isteği gibi ifadelerden yola çıkarak, bu merkezde çalışan bilim insanlarının ortak özelliklerini tahmin edebiliriz. Onlar da tıpkı yazar gibi, büyük olasılıkla hayal kuran, çok meraklı, bilime tutkuyla bağlı ve sürekli araştıran kişilerdir.
Sonuç:
Metinde verilen ipuçlarına göre, bu merkezde araştırma ve buluş yapan kişilerin ortak özellikleri; hayalperest olmaları, meraklı olmaları, bilim ve teknolojiye tutkuyla bağlı olmaları ve araştırmacı bir ruha sahip olmalarıdır.
6. Bilim insanları burada insanlığa hangi alanlarda hizmet etmektedir?
Çözüm:
Yazar, fizik sevgisinin arkasında “evrenin ve dünyanın oluşumunu açıklayan en mantıklı araç olması” ve “‘zaman’ kavramının ne olduğuna dair bazı cevaplar sunması” gibi nedenlerin olduğunu belirtiyor. Bu ifadelerden yola çıkarak, bilim insanlarının CERN’de özellikle fizik alanında, evrenin ve zamanın sırlarını çözmeye çalışarak insanlığa hizmet ettiğini anlayabiliriz.
Sonuç:
Metinde bahsedildiğine göre, bilim insanları burada özellikle fizik alanında, evrenin ve dünyanın oluşumu gibi temel sorulara cevap arayarak, ayrıca zaman kavramı üzerine çalışarak insanlığa hizmet etmektedir.
7. CERN’e gitmek için önceden yapmamamız gereken şeyler nelerdir?
Çözüm:
Yazarın kendi lise deneyimi bize bu konuda önemli bir ipucu veriyor. Yazar, fizik derslerini ezberleyip sınavda iyi not almasına rağmen, sonrasında her şeyi unuturmuş ve üniversite sınavında fizik sorularına hiç dokunmamış. Demek ki sadece ezberlemek ve geçici başarılar elde etmek, bilimle gerçek anlamda ilgilenmek için yeterli değil. CERN gibi bir yere gitmek ve oradaki çalışmaları anlamak istiyorsak, dersleri gerçekten anlamaya çalışmalı, ezberden kaçınmalı ve bilime karşı içten bir merak ve sevgi beslemeliyiz.
Sonuç:
Yazarın kendi deneyimlerinden yola çıkarak, CERN’e gitmek ve oradaki çalışmaları anlamak için önceden sadece ezberleyip sınavı geçmeye odaklanmak yerine, konuları gerçekten anlamaya çalışmak ve bilime karşı gerçek bir ilgi ve sevgi beslememek yapmamamız gereken şeylerdir. Aksi takdirde, yazarın düştüğü hataya düşebiliriz.
8. Yazara göre bu laboratuvara ulaşmanın en kolay yolu nedir?
Çözüm:
Metnin genelinde yazarın fizik sevgisi, CERN’e gitme hayalleri ve bilimin hayallerle başladığı vurgulanıyor. “Fizik sevgimin arkasında evrenin ve dünyanın oluşumunu açıklayan en mantıklı araç olması” cümlesi de bunu destekliyor. Yani yazar, bu tür bilim merkezlerine ulaşmanın sadece fiziksel bir yolculuktan ibaret olmadığını, asıl yolun zihinsel ve duygusal bir yolculuk olduğunu anlatıyor. Bu da merakla, hayallerle ve bilim sevgisiyle başlar.
Sonuç:
Yazara göre bu laboratuvara ulaşmanın en kolay yolu, metnin genelinde vurgulandığı gibi, bilime karşı gerçek bir merak ve sevgi duymak, hayal kurmaktan vazgeçmemek ve bu hayallerin peşinden gitmektir. Yazarın kendi fizik sevgisi ve CERN’e gitme hayalleri bunun en güzel örneğidir.
9. Yazar, CERN kampüslerinin yapısal özellikleriyle ilgili neleri vurgulamıştır?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, yazarın CERN kampüslerinin binalarının nasıl olduğu, kaç katlı olduğu, hangi malzemelerden yapıldığı gibi yapısal özelliklerine dair hiçbir bilgi vermediğini görüyoruz. Sadece “İsviçre’deki kampüsünü adım adım gezdiğim o harika güneşli güne götürmek” diyerek kampüsün konumunu ve orada geçirdiği günün güzel bir anı olduğunu belirtiyor.
Sonuç:
Yazar, CERN kampüslerinin yapısal özellikleriyle ilgili doğrudan bir bilgi vurgulamamıştır. Sadece, “İsviçre’deki kampüsünü adım adım gezdiğim o harika güneşli güne götürmek” diyerek kampüsün nerede olduğunu ve gezdiği bir günün güzel ve unutulmaz geçtiğini belirtmiştir.
6. Etkinlik
Sınıf arkadaşlarınızla Cem’e gittiğinizi varsayınız. Oradaki bilim insanlarına soracağınız sorular neler olurdu? Aşağıya yazınız. Arkadaşlarınızla bu soruların cevaplarını tartışınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, şimdi hep birlikte hayal edelim! Bir zaman makinesiyle veya çok hızlı bir uçakla CERN’e, yani bilimin kalbine doğru bir yolculuk yaptık. Orada, evrenin en büyük sırlarını çözmeye çalışan bilim insanlarıyla karşılaştık. Onlara neler sorardık acaba? Ben sizin yerinizde olsam aklıma hemen şunlar gelirdi:
-
Evrenin nasıl başladığını ve nasıl sona ereceğini düşünüyor musunuz? Büyük Patlama’dan önce ne vardı?
-
Zaman yolculuğu gerçekten mümkün mü? Geleceğe veya geçmişe gitmek için neler yapmamız gerekir?
-
Evrenin başka yerlerinde, bizden başka akıllı yaşam formları var mı? Bu konuda bir araştırma yapıyor musunuz?
-
“Karanlık madde” ve “karanlık enerji” nedir? Neden onlara “karanlık” diyoruz?
-
Çocukken en çok neyi merak ediyordunuz? Sizi bu kadar büyük bir bilim insanı olmaya iten şey neydi?
-
Bir gün tüm evrenin sırlarını çözebilecek miyiz? Yoksa her zaman yeni sırlar mı olacak?
Bu soruları onlara sorduktan sonra, eminim çok ilginç ve düşündürücü cevaplar alırdık. Sonra da bu cevapları sınıfça tartışır, belki de hepimiz yeni birer bilim insanı olma hayali kurmaya başlardık, ne dersiniz?