6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 51
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle Türkçe dersimizden çok önemli ve eğlenceli konuları ele alacağız. Hazır mısın? Hadi bakalım, soruları adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim. Unutma, her soruyu dikkatlice okumak ve anlamak, doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır.
4. Etkinlik
Soru eki “mi” kullanıldığı cümleye soru anlamı dışında zaman, pekiştirme gibi farklı anlamlar katabilir. Buna göre aşağıdaki cümlelerde yer alan “mi” soru ekinin cümleye kattığı anlamları ilgili alana yazınız.
Sevgili öğrencim, biliyorsun ki “mi” eki genellikle soru sormak için kullanılır. “Geliyor musun?”, “Bu kalem senin mi?” gibi. Ama bazen bu “mi” eki, cümleye soru anlamının dışında farklı anlamlar da katabilir. Mesela bir şeyi daha güçlü anlatmak için (pekiştirme) ya da bir olayın ne zaman olduğunu belirtmek için (zaman) kullanabiliriz. Şimdi cümlelere bakalım ve “mi” ekinin hangi anlamı kattığını bulalım:
-
Bizimle vedalaşmadan mı gideceksin bu güzel yerden?
Burada “mi” eki, karşımızdaki kişiye bir şey soruyor, değil mi? Gitme eylemini sorguluyor. O zaman bu cümlenin anlamı Soru.
-
Benimle kütüphaneye gelir misin?
Yine bir davet veya bir istek soruluyor. Yani bir bilgi isteniyor. Bu da Soru anlamı katıyor.
-
Dün güzel mi güzel bir kitap aldım.
Burada “mi” eki, kitabın çok güzel olduğunu, güzelliğinin altını çizdiğini anlatıyor. Yani güzelliği daha da güçlendiriyor. Bu anlama Pekiştirme diyoruz.
-
Buraya geldi mi teyzesine de uğrar.
Bu cümlede “mi” eki, “Buraya gelince teyzesine de uğrar” anlamı taşıyor. Yani bir eylemin ne zaman gerçekleştiğini belirtiyor. Bu da Zaman anlamı katıyor.
-
Bu kez ödevini özenli mi özenli yaptı.
Tıpkı “güzel mi güzel” örneğinde olduğu gibi, ödevin çok özenli yapıldığını anlatıyor. Özenli kelimesini güçlendiriyor. Bu da Pekiştirme anlamı.
-
Buraya geldiğimizde daha mı neşeliydi?
Yine bir sorgulama, bir durumun eskisine göre farklı olup olmadığını öğrenme isteği var. Bu da Soru anlamı katıyor.
-
Düzenli çalıştın mı başarı kendiliğinden gelir.
Bu cümlede “mi” eki, “Düzenli çalışınca başarı kendiliğinden gelir” anlamında kullanılmış. Yani bir eylemin gerçekleştiği anı, durumu belirtiyor. Bu da Zaman anlamı.
Sonuç:
- Bizimle vedalaşmadan mı gideceksin bu güzel yerden? -> Soru
- Benimle kütüphaneye gelir misin? -> Soru
- Dün güzel mi güzel bir kitap aldım. -> Pekiştirme
- Buraya geldi mi teyzesine de uğrar. -> Zaman
- Bu kez ödevini özenli mi özenli yaptı. -> Pekiştirme
- Buraya geldiğimizde daha mı neşeliydi? -> Soru
- Düzenli çalıştın mı başarı kendiliğinden gelir. -> Zaman
***
5. Etkinlik
Soru eki “mi”nin doğru yazıldığı cümlelerin başına “D”, yanlış yazıldığı cümlelerin başına “Y” yazınız.
Şimdi de “mi” ekinin yazım kurallarını hatırlayalım. “Mi” eki, kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır. Ama eğer “mi” ekinden sonra bir ek gelirse (mesela şahıs eki), o zaman “mi” ekine bitişik yazılır. Örneğin, “Geliyor musun?” derken “musun” bitişik yazılır, çünkü “mu” soru ekine “-sun” şahıs eki eklenmiştir. Hadi cümlelere bakalım:
-
Vatan toprağı tehlikeye düştümü birlik beraberlik zamanıdır.
Burada “düştü mü” şeklinde ayrı yazılması gerekirdi. “Düştümü” bitişik yazıldığı için bu yanlış. Başına Y yazıyoruz.
-
Mustafa Kemal yaman mı yaman bir asker ve devlet adamıydı.
“Yaman mı yaman” ifadesinde “mi” eki ayrı yazılmış ve doğru. Başına D yazıyoruz.
-
Sevgilerin en yücesi vatan sevgisi mi?
“Sevgisi mi” ifadesinde “mi” eki ayrı yazılmış ve doğru. Başına D yazıyoruz.
-
Atatürk çocukları çokmu seviyordu?
Burada “çok mu” şeklinde ayrı yazılması gerekirdi. “Çokmu” bitişik yazıldığı için bu yanlış. Başına Y yazıyoruz.
-
Anadolu halkı can mı mal mı taşıyordu?
“Can mı mal mı” ifadesinde her iki “mi” eki de ayrı yazılmış ve doğru. Başına D yazıyoruz.
-
Bu topraklarda cesur mu cesur insanlar yaşar.
“Cesur mu cesur” ifadesinde “mi” eki ayrı yazılmış ve doğru. Başına D yazıyoruz.
Sonuç:
- Y Vatan toprağı tehlikeye düştümü birlik beraberlik zamanıdır.
- D Mustafa Kemal yaman mı yaman bir asker ve devlet adamıydı.
- D Sevgilerin en yücesi vatan sevgisi mi?
- Y Atatürk çocukları çokmu seviyordu?
- D Anadolu halkı can mı mal mı taşıyordu?
- D Bu topraklarda cesur mu cesur insanlar yaşar.
***
6. Etkinlik
Metinden alınmış aşağıdaki cümlelerden her birini, beden dilinizi etkili bir biçimde kullanarak ve aşağıda verilen duygu durumlarına göre söyleyiniz.
Bu etkinlikte cümleleri sadece okumakla kalmayacağız, aynı zamanda o cümleleri söylerken hangi duyguyu hissetmemiz gerektiğini ve bu duyguyu beden dilimizle nasıl yansıtabileceğimizi düşüneceğiz. Tıpkı bir tiyatro sahnesindeymişiz gibi! Duygularımız ses tonumuza, yüz ifadelerimize ve hareketlerimize yansır, değil mi? Hadi cümleleri ve uygun duygu durumlarını eşleştirelim:
-
Aman paşam bir şey olmasın
Bu cümleyi söylerken içimizde bir endişe, bir korku var gibi. Bir şeylerin kötü gitmesinden çekiniyoruz. Bu duyguya en uygun kelime telaşlı olurdu.
Nasıl söyleriz? Ses tonumuz hafifçe yükselir, hızlı konuşabiliriz. Yüzümüzde gergin bir ifade olur, kaşlarımız çatılabilir. Belki ellerimizi birbirine kenetleriz ya da avuç içlerimizi birleştirip yalvarır gibi bir duruş sergileriz.
-
Çıkardım gömleğimi veriyorum
Bu cümle, bir fedakarlığı, bir şeyi isteyerek vermeyi anlatıyor. Sanki vatan için elimizden geleni yapmaktan gurur duyuyoruz. Bu durumda en uygun duygu sakin bir kararlılık veya sevinçli bir fedakarlık olabilir. Ben sakin ama kararlı bir ifadeyle söylenmesini tercih ederim.
Nasıl söyleriz? Ses tonumuz kararlı ama yüksek değil, kendimizden emin bir şekilde konuşuruz. Gözlerimizde bir amaç, bir fedakarlık ışığı olabilir. Belki gömleği uzatır gibi bir hareket yaparız.
-
Kılıç salsın giyende süvariler
Bu cümle, yiğitliği, kahramanlığı ve belki de düşmana karşı duyulan öfkeyi ya da kazanma azmini anlatıyor. Süvarilerin kılıç sallaması, güçlü ve gözü pek bir duruşu simgeler. Buraya en uygun duygu öfkeli bir kararlılık ya da sevinçli bir coşku olabilir. Ben sevinçli ama gururlu bir coşkuyla söylenmesini uygun buluyorum.
Nasıl söyleriz? Sesimiz gür ve coşkulu çıkar, belki yumruğumuzu sıkarız ya da göğsümüzü gereriz. Gözlerimiz parlar, yüzümüzde gururlu bir ifade oluşur. Sanki o anı yaşıyormuş gibi heyecanlı oluruz.
-
Yaz sıcağında ağustos güneşinin ellerinden
Bu cümle bir durumu, bir zorluğu tasvir ediyor. Sıcak, güneşin zorlayıcı etkisi… Bu durum genellikle yorgunluk, sıkıntı veya üzüntü yaratır. Bu yüzden en uygun duygu üzgün olabilir.
Nasıl söyleriz? Ses tonumuz biraz yavaşlar, belki hafifçe kısılır. Yüzümüzde yorgun veya hüzünlü bir ifade olur. Durumu anlatırken sanki o anki zorluğu tekrar yaşıyormuş gibi bir hallerimiz olur.
-
Terlerini alsın
Bu cümle, birine yardım etme, onu rahatlatma, şefkat gösterme isteğini anlatıyor. Zor durumda olan birine karşı duyulan merhameti ifade eder. Bu yüzden en uygun duygu sakin ve şefkatli bir durumdur.
Nasıl söyleriz? Ses tonumuz yumuşak ve anlayışlıdır. Yüzümüzde şefkatli bir gülümseme veya teselli edici bir ifade olur. Belki elimizi uzatır gibi bir hareket yaparız.