5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 95
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle çok güzel ve anlamlı sorular üzerinde düşüneceğiz. Hazır mısınız? Öyleyse ilk sorumuzla başlayalım.
1. Atatürk’ün “En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.” sözüyle ilgili düşüncelerinizi söyleyiniz. Sizce Atatürk’ün cahillik ile yapılan savaşı “en büyük savaş” olarak ifade etmesinin sebebi ne olabilir?
Sevgili çocuklar, Atatürk’ün bu sözü gerçekten çok derin anlamlar taşıyor. Gelin, adım adım bu sözü anlamaya çalışalım.
Adım 1: Sözü Anlayalım
Atatürk, “En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.” derken, sadece silahlarla yapılan savaşlardan bahsetmiyor. Asıl ve en önemli mücadelenin, insanların bilgisizliğini ortadan kaldırmak olduğunu vurguluyor. Cahillik, bilmemek, öğrenmemek, kendini geliştirmemektir. Yani bir konuda yeterli bilgiye sahip olmamak, yanlış bilgilere inanmak demektir.
Adım 2: Neden “En Büyük Savaş”?
Peki, neden cahillikle yapılan savaş, diğer savaşlardan daha büyük ve önemli olabilir? Şöyle düşünün:
- Bilgisizlik zincir gibidir: Cahil kalmak, tıpkı ayaklarımıza takılmış bir zincir gibidir. Bizi ilerlemekten, yeni şeyler öğrenmekten, daha iyi bir hayat kurmaktan alıkoyar. Bir ülkedeki insanlar cahil kalırsa, o ülke de gelişemez, ilerleyemez.
- Düşünce özgürlüğü: Bilgili insanlar, doğru ile yanlışı ayırabilir, kendileri düşünebilir ve kimseye kolay kolay aldanmazlar. Ama cahil insanlar, başkalarının söylediklerine kolayca inanabilir, kandırılabilirler. Bu da özgür olmalarını engeller.
- Gerçek bağımsızlık: Bir ülke, topraklarını düşmanlardan kurtarsa bile, eğer halkı cahil kalırsa, başka ülkelerin fikirlerine, teknolojilerine muhtaç kalır. Gerçek bağımsızlık, kendi ayakları üzerinde durabilmek, kendi bilimini, sanatını, teknolojisini üretebilmektir. Bunun yolu da eğitimden geçer.
- Sürekli bir mücadele: Silahlı savaşlar bir gün biter ama cahillikle savaş hiç bitmez. Çünkü her yeni nesil doğar, her zaman yeni bilgiler öğrenilmesi gerekir. Bu yüzden bu savaş, sürekli devam eden, bitmeyen bir mücadeledir.
Atatürk, işte bu yüzden, yani bir milletin gerçekten özgür, güçlü, çağdaş ve mutlu olabilmesi için öncelikle cahilliği yenmesi gerektiğini biliyordu. Eğitim ve bilim sayesinde insanlar aydınlanır, ülkeler ilerler. Bu yüzden eğitim, en büyük ve en kutsal mücadeledir.
Sonuç:
Atatürk, bu sözüyle bilginin ve eğitimin, bir milletin var olmasının, gelişmesinin ve bağımsız kalmasının en temel şartı olduğunu vurgulamıştır. Bence de cehaletle savaşmak, bir ülkenin geleceğini aydınlatmak için yapılan en büyük ve en önemli savaştır.
Şimdi ikinci sorumuza geçelim.
2. Atatürk’ün eğitime verdiği önem ile ilgili edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sevgili arkadaşlar, hepimiz biliyoruz ki Atatürk, ülkemizi düşmanlardan kurtardıktan sonra, “yeni Türkiye”yi kurarken en çok eğitime önem verdi. Çünkü o, geleceğin ancak eğitimle inşa edileceğine inanıyordu. Gelin, Atatürk’ün eğitime verdiği önemi gösteren bazı önemli adımları hatırlayalım ve bunları arkadaşlarımızla paylaşalım:
Adım 1: Eğitim Devrimleri
Atatürk, sadece cephede değil, eğitim alanında da büyük devrimler yaptı:
- Harf İnkılabı (Yazı Devrimi): En önemli adımlardan biri, 1928’de eski Arap harfleri yerine Latin harflerine dayalı yeni Türk alfabesinin kabul edilmesiydi. Neden mi? Çünkü eski yazı hem öğrenmesi zordu hem de okuryazar sayısı çok azdı. Yeni alfabe sayesinde herkesin okuma yazmayı daha kolay öğrenmesi ve bilgiye ulaşması amaçlandı.
- Millet Mektepleri: Harf İnkılabı’ndan hemen sonra, yaşlı genç, herkesin yeni alfabeyi öğrenmesi için Millet Mektepleri açıldı. Atatürk bile bizzat kara tahtanın başına geçip öğretmenlik yaptı!
- Eğitimin Birleştirilmesi (Tevhid-i Tedrisat Kanunu): Ülkemizde farklı farklı eğitim veren okullar vardı. Atatürk, bu okulları tek bir çatı altında topladı ve eğitimin çağdaş, bilimsel temellere dayanmasını sağladı. Böylece herkes aynı kalitede eğitim alabildi.
- Kız Çocuklarının Eğitimi: Atatürk, kız çocuklarının da erkek çocukları gibi okula gitmesinin, eğitim almasının çok önemli olduğunu vurguladı. Kızların da öğretmen, doktor, mühendis olması için okullar açıldı. Çünkü bir ülkenin yarısı cahil kalırsa, o ülke ilerleyemezdi.
- Bilim ve Sanata Destek: Sadece okuma yazma değil, bilim ve sanat da Atatürk için çok önemliydi. Üniversiteler kuruldu, yurt dışından bilim insanları getirildi, gençlerin bilimsel araştırmalar yapması teşvik edildi. Müzeler, tiyatrolar açıldı.
Adım 2: Neden Bu Kadar Önemliydi?
Atatürk, eğitimin bir milletin aydınlanması, ilerlemesi ve çağdaşlaşması için tek yol olduğunu biliyordu. Şöyle derdi:
“Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk hâlinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.”
Yani eğitim olmadan, güçlü ve bağımsız bir ülke olamazdık. Bizim gibi gençlerin iyi eğitim alması, ülkenin geleceğinin garantisiydi.
Sonuç:
Atatürk, eğitime verdiği büyük önemle, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini sağlam atmıştır. Onun sayesinde bugün hepimiz okullara gidebiliyor, bilgiye kolayca ulaşabiliyoruz. Unutmayalım ki, onun bize emanet ettiği bu ülkeyi daha ileriye taşımak için çok çalışmak, çok okumak ve çok öğrenmek bizim en önemli görevimizdir.