5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 123
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 5. Sınıf Türkçe Öğretmenin. Bugün sana gönderdiğim görseldeki soruları birlikte, adım adım ve anlaşılır bir şekilde çözeceğiz. Hiç merak etme, her şeyi sana tane tane anlatacağım. Hazır mısın? O zaman ilk sorumuzla başlayalım!
7. Dinlediğiniz marştan hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, biliyorum ki şu an bu marşı dinleme imkanımız yok. Ama “100. Yıl Marşı” denince aklımıza hemen coşku, gurur, vatan sevgisi ve kahramanlıklar gelir, değil mi? İşte bu duygularla ve genel bilgilerimizle soruları cevaplayalım.
a) Şair “Tarihe sığmayan destanlar bizim” ifadesiyle ne anlatmak istemiş olabilir?
Adım 1: Önce bu cümlenin ne anlama geldiğini düşünelim. “Tarihe sığmayan” demek, o kadar çok, o kadar büyük ve önemli ki, tarih kitaplarına bile zor sığar demek. “Destanlar bizim” derken de, bu büyük ve kahramanlık dolu olayların Türk milletine ait olduğunu söylüyor.
Adım 2: Şair, bu sözle Türk milletinin tarih boyunca yaşadığı zaferleri, kahramanlıkları, büyük fedakârlıkları ve başarıları o kadar çok ve o kadar büyük ki, hiçbir tarihe, hiçbir kitaba tam olarak sığdırılamayacağını anlatmak istemiş olabilir. Yani bizim tarihimiz şanlı zaferlerle, kahramanlıklarla dolu ve bunlar gerçekten de destanlara konu olacak kadar büyük olaylar, demek istiyor.
b) “Kimseye eğmedik boynumuzu, eğmeyiz” sözlerine katılıyor musunuz? Niçin?
Adım 1: “Boyun eğmek” ne demek? Başkasına teslim olmak, onun dediklerini yapmak, gücünün altına girmek demek. Şair de “kimseye boyun eğmedik, eğmeyiz” diyerek Türk milletinin bağımsızlığına ve özgürlüğüne ne kadar düşkün olduğunu vurguluyor.
Adım 2: Evet, bu sözlere kesinlikle katılıyorum! Çünkü Türk milleti tarih boyunca bağımsızlığına çok düşkün olmuştur. Hiçbir zaman başka bir milletin egemenliği altında yaşamayı kabul etmemiştir. Kurtuluş Savaşı’nda da bunu tüm dünyaya göstermiştir, değil mi? Bu sözler, milletimizin gururunu, onurunu ve bağımsız yaşama arzusunu çok güzel anlatıyor.
c) Marşta Türk milletinin hangi özellikleri vurgulanmaktadır?
Adım 1: Bir “100. Yıl Marşı”nda genellikle hangi konular işlenir diye düşünelim. Vatan sevgisi, birlik beraberlik, kahramanlık gibi konular hepimizin aklına ilk gelenlerdir.
Adım 2: Bu tür marşlarda Türk milletinin;
- Bağımsızlığına düşkünlüğü ve özgürlük sevdası,
- Vatan sevgisi ve fedakârlığı,
- Birlik ve beraberlik ruhu,
- Geçmişteki kahramanlıkları ve zaferleri,
- Geleceğe olan inancı ve gücü
gibi özellikleri vurgulanmaktadır.
8. Dinlediğiniz marştan alınan dörtlükteki söz sanatını belirleyerek yazınız.
Özgürlük tutkusu damarlarımda
Çelikten her nefer semalarımda
Sarmaşık dal gibi sarılmışız biz bize
Tek yürek bu millet en zor anında
Sevgili öğrencim, şimdi bu dörtlüğü birlikte inceleyelim ve içindeki gizli güzellikleri, yani söz sanatlarını bulalım. Söz sanatları, şairlerin anlatmak istediklerini daha etkili ve güzel bir şekilde ifade etmelerini sağlar.
Adım 1: İlk dizeye bakalım: “Özgürlük tutkusu damarlarımda”. Özgürlük tutkusu damarlarda kan gibi akmaz, değil mi? Ama şair, özgürlük isteğinin o kadar güçlü olduğunu, sanki kan gibi damarlarında dolaştığını anlatmak istiyor. Burada özgürlük tutkusu, damarlarda akan bir şeye benzetiliyor. Bu bir benzetme (teşbih) sanatıdır.
Adım 2: İkinci dize: “Çelikten her nefer semalarımda”. Nefer (asker) çelikten olmaz, değil mi? Ama burada askerlerin çok güçlü, sağlam ve yıkılmaz olduğunu anlatmak için “çelik” kelimesi kullanılmış. Askerlerin sağlamlığı çeliğe benzetiliyor. Bu da bir benzetme (teşbih) sanatıdır.
Adım 3: Üçüncü dize: “Sarmaşık dal gibi sarılmışız biz bize”. İşte burada ipucu kelime “gibi”! “Sarmaşık dal gibi” derken, milletin birbirine ne kadar sıkı kenetlendiğini, sarmaşık dallarının birbirine dolandığı gibi olduğunu anlatıyor. “Gibi” kelimesinin olduğu yerde genellikle benzetme (teşbih) sanatı vardır.
Adım 4: Son dize: “Tek yürek bu millet en zor anında”. Bir milletin gerçekten tek bir yüreği olmaz, değil mi? Ama burada milletin birlik ve beraberlik içinde, aynı duyguyu paylaşarak hareket ettiğini anlatmak için “tek yürek” denmiş. Bu da milletin birliğini tek bir yüreğe benzetme, yani benzetme (teşbih) sanatıdır.
Sonuç:
Bu dörtlükte ağırlıklı olarak benzetme (teşbih) sanatı kullanılmıştır. Şair, anlatmak istediği duygu ve düşünceleri daha etkili kılmak için farklı şeyleri birbirine benzeterek anlatmıştır.
9. a) Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamış olmak size neler hissettirdi?
Adım 1: 100 yıl dile kolay! Bir ülkenin 100 yılını kutlamak gerçekten de çok özel bir durumdur. Bu özel günü düşünelim ve içimizden gelen duyguları ifade edelim.
Adım 2: Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak bana büyük bir gurur ve derin bir minnet hissettirdi. Atalarımızın, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatan için yaptığı fedakârlıkları düşündükçe içim coşkuyla doldu. Özgür bir ülkede, cumhuriyetin bize sağladığı imkanlarla yaşamanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Bu özel gün, geleceğe daha umutla bakmamı sağladı ve bu güzel vatanı daha çok sevme isteği uyandırdı içimde. Cumhuriyetimizin değerini bir kez daha anladım.
b) Aşağıda serim bölümü verilen olayın düğüm ve çözüm bölümlerini kurgulayıp anlatınız.
Serim: 29 Ekim sabahı Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak için tüm okullarla kutlama meydanında toplanmıştık. Okul bandosu, marşları çalarken öğrenciler tören için sıraya dizilmişti. Kıvançla cumhuriyetimizi kutlamayı bekliyorduk.
Sevgili öğrencim, şimdi bu hikâyeyi birlikte tamamlayalım. Serim bölümünde olay başlamış, şimdi biraz heyecan katalım ve sonra da mutlu sona ulaşalım. Düğüm, olayın içindeki karışıklık veya problem demektir. Çözüm ise bu problemin nasıl ortadan kalktığını anlatır.
Düğüm (Olayın Gelişimi/Karışıklık):
Adım 1: Serim bölümünde her şey yolunda görünüyordu. Şimdi bu düzeni bozacak, küçük bir sorun yaratalım. Ne olabilir? Hava bozulabilir, ses sistemi arızalanabilir, ya da önemli bir şey unutulmuş olabilir. Benim aklıma, en önemli anlardan birinde, yani bayrak töreninde bir aksaklık yaşandığı geldi.
Adım 2: Tam törenin en coşkulu anı olan bayrak çekme zamanı gelmişti ki, okul müdürümüzün yüzünde birden bir endişe belirdi. Meğer o görkemli direğe çekilecek olan büyük Türk Bayrağı yanlışlıkla okulda unutulmuştu! Meydandaki tüm okulların öğrencileri ve velileri bu durumu fark edince hafif bir fısıltı yayıldı. Herkes üzgün ve şaşkındı. Törenin en anlamlı anı olan bayrak çekme töreni yapılamayacak mıydı? O coşkulu bekleyişin yerini küçük bir hüzün kaplamıştı. Ne yapacağımızı kimse bilemiyordu.
Çözüm (Olayın Sonucu):
Adım 1: Şimdi bu sorunu nasıl çözeceğiz? Türk milleti zorluklar karşısında pes etmez, değil mi? İşte burada da birlik ve beraberlik ruhu devreye girecek. Bir çözüm bulmalıyız.
Adım 2: Tam o sırada, bizim sınıftan Can, “Öğretmenim, benim evim çok yakın! Koşarak gidip getirebilirim!” diye bağırdı. Birkaç arkadaşı da ona katılmak istedi. Müdürümüz, Can’ın bu cesur teklifini kabul etti ve hızlıca bir öğretmenle birlikte Can ve iki arkadaşını okula gönderdi. Tüm meydan nefesini tutmuş onları beklerken, yaklaşık on dakika sonra Can ve arkadaşları, ellerinde gururla sallanan dev Türk bayrağıyla geri döndüler! Meydanda büyük bir alkış koptu. Bayrak, coşkuyla göndere çekildi, marşlar daha bir gür sesle söylendi. O küçük aksaklık, birlik ve beraberliğimizin ne kadar güçlü olduğunu bize bir kez daha gösterdi ve kutlamamız çok daha anlamlı ve unutulmaz bir hale geldi. Herkesin yüzünde yeniden bir gülümseme ve gurur vardı.
c) Öğretmeninizin geri bildirimleriyle güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Sonraki etkinliklerde güçlü yönlerinizi kullanmaya, gelişmeye açık yönlerinizi güçlendirmeye özen gösteriniz.
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendini tanıman ve daha iyi olman için çok önemli. Şimdi ben de senin bir öğretmenin olarak, genel bir 5. sınıf öğrencisi için güçlü ve gelişmeye açık yönleri yazayım. Sen de bunları kendi durumuna göre düşünerek kendine özel bir liste oluşturabilirsin.
Güçlü Yönlerim:
- Okuduğunu anlama ve yorumlama becerim: Metinleri okuyup ana fikri ve detayları rahatlıkla bulabiliyorum.
- Hayal gücüm ve yaratıcılığım: Hikâye yazarken veya olayları kurgularken farklı fikirler üretebiliyorum.
- Türkçeyi doğru ve etkili kullanma çabam: Cümlelerimi düzenli kurmaya ve kelimeleri yerinde kullanmaya özen gösteriyorum.
- Derse katılımım: Sorulara cevap vermeyi ve fikirlerimi paylaşmayı seviyorum.
Gelişmeye Açık Yönlerim:
- Yazım kurallarına daha dikkatli olmak: Özellikle noktalama işaretlerini ve büyük harflerin kullanımını bazen karıştırabiliyorum. Bu konuda daha çok pratik yapmalıyım.
- Daha düzenli defter tutmak: Notlarımı daha anlaşılır ve düzenli yazmaya çalışmalıyım ki ders tekrarı yaparken kolaylık olsun.
- Söz sanatlarını daha iyi öğrenmek: Metinlerdeki benzetme, kişileştirme gibi sanatları daha kolay tanımak için bol bol örnek okumalı ve pratik yapmalıyım.
- Daha fazla kitap okumak: Okuma hızımı ve kelime dağarcığımı geliştirmek için farklı türlerde kitaplar okumalıyım. Böylece hem genel kültürüm artar hem de Türkçe dersinde daha başarılı olurum.
Unutma, her zaman hem güçlü yönlerimizi kullanmalı hem de gelişmeye açık yönlerimizi güçlendirmek için çaba göstermeliyiz. Böylece her geçen gün daha başarılı ve donanımlı bir öğrenci oluruz!