5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 152
Sevgili öğrencilerim, bugünkü Türkçe dersimizde bize verilen şiir ve etkinlik sorularını birlikte çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuz her metin bize yeni bilgiler ve duygular katar. Şimdi gelin, “Türkiye” şiirini okuyarak soruları adım adım cevaplayalım.
***
b. Okuduğunuz şiirden hareketle doğru ifadelerin yanına (D), yanlış ifadelerin yanına (Y) yazınız.
Sevgili çocuklar, bu bölümde karşımıza çıkan bazı ifadelerin, bize verilen “Türkiye” şiirleriyle tam olarak ilgili olmadığını fark etmiş olabilirsiniz. Özellikle “balon” kelimesi bu şiirlerde geçmiyor. Bu yüzden 1, 2, 3 ve 5 numaralı soruları, bize verilen şiire göre değerlendiremiyoruz. Ama 4 ve 6 numaralı ifadeler genel edebiyat bilgilerimizle ilgili olduğu için onları cevaplayabiliriz.
1. Şiirde yalnızlık duygusu hâkimdir.
Şiiri okuduğumuzda vatan sevgisi, coşku, bağlılık gibi güçlü duygular görüyoruz. Şiirde bir yalnızlık hissi değil, tam tersine bir aidiyet ve birliktelik duygusu var. Bu yüzden bu ifade yanlıştır.
Sonuç: Y
2. Şiirde insana ait bazı özellikler balona verilmiştir.
Bize verilen “Türkiye” şiirlerinde “balon” kelimesi hiç geçmiyor. Bu nedenle bu ifade, okuduğumuz şiirle ilgili değildir.
Sonuç: Bu ifade, verilen şiirle ilgili değildir.
3. Şiirde balon, bir dosta benzetilmiştir.
Yine aynı şekilde, bize verilen “Türkiye” şiirlerinde “balon” kelimesi yer almıyor. Bu ifade de okuduğumuz şiirle ilgili değildir.
Sonuç: Bu ifade, verilen şiirle ilgili değildir.
4. Cansız varlıkların insanlar gibi konuşmasına “konuşturma sanatı” denir.
Evet, bu tanım doğru bir bilgidir. Edebiyatta cansız varlıkların veya hayvanların konuşturulmasına “konuşturma sanatı” ya da diğer adıyla “intak sanatı” denir. Şiirimizde doğrudan bir konuşturma olmasa da, bu tanımın kendisi doğrudur.
Sonuç: D
5. Şiirdeki balon, kendisini çocuğa benzetmektedir.
Bir kez daha, bize verilen “Türkiye” şiirlerinde “balon” kelimesi geçmiyor. Bu ifade de okuduğumuz şiirle ilgili değildir.
Sonuç: Bu ifade, verilen şiirle ilgili değildir.
6. İnsan dışındaki varlıklara insana ait özellikler verilmesine “kişileştirme sanatı” denir.
Kesinlikle doğru! Şiirimizde de bunun güzel örneklerini görüyoruz. Mesela “Aşık olmuşum taşına, toprağına” derken taşın ve toprağın aşık olması, “Dağlar vuruldu, dize geldi zeybeklerin” derken dağların dize gelmesi hep kişileştirme sanatıdır. Bu tanım, edebiyatımızda “kişileştirme sanatı” ya da “teşhis sanatı” olarak adlandırılır.
Sonuç: D
***
6. ETKİNLİK: Şiirden aşağıdaki sevgi türlerine yönelik ifadeler bulup karşılarına yazınız.
Şiirimizde vatanımıza, doğamıza ve insanlarımıza duyulan büyük bir sevgi anlatılıyor. Gelin bu sevgileri şiirdeki cümlelerle eşleştirelim:
- Vatan Sevgisi:
- “Aşık olmuşum taşına, toprağına,”
- “Damarlarımda dolaşan memleketim.”
- “Destanlar düzüldü bayrak bayrak.”
- “Elimde saz, dilimde türkü memleketim.”
- Doğa Sevgisi:
- “Yerde gezen, gökte uçan kuşuna,”
- “Baharına, yazına, kara kışına”
- “Ekin biçtim tarlalarında demet demet,”
- “Gözlerin ne güzel deniz mavisi, / Ormanlar urban olmuş yeşil yeşil;”
- İnsan Sevgisi:
- “Eli kalem, eli kazma, eli kürek tutan, / Yüzü toprak kokan,”
- “Sınırlarında omuz omuza yatan insanlarına…”
- “Davutlar vuruldu, dize geldi zeybeklerin;”
- “Kapında nöbet bekledi yıllar yılı.”
***
7. ETKİNLİK: a. Okuduğunuz şiiri düzyazıdan ayıran özellikleri yazınız.
Sevgili çocuklar, şiir ve düzyazı, duygu ve düşüncelerimizi ifade etmenin iki farklı yoludur. Okuduğumuz “Türkiye” şiirinden yola çıkarak, şiirin düzyazıdan ayrılan özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
-
Dizeler Halinde Yazılma: Şiir, alt alta sıralanan kısa satırlardan, yani dizelerden oluşur. Düzyazı ise daha uzun cümlelerden ve paragraflardan oluşur.
-
Duygu Yoğunluğu: Şiirde duygular ve hayaller ön plandadır. Şair, vatan sevgisi gibi güçlü duyguları bize hissettirmek için özel bir dil kullanır. Düzyazı genellikle bilgi vermeyi, bir olayı anlatmayı veya bir düşünceyi açıklamayı amaçlar.
-
Ses ve Ritim (Uyak ve Ölçü): Şiirde kelimelerin son sesleri arasında uyum (uyak/kafiye) ve bir ahenk (ritim/ölçü) bulunur. Bu, şiire müzikal bir hava katar. “Türkiye” şiirinde de kelimelerin benzer seslerle bittiğini fark etmişsinizdir. Düzyazıda böyle bir ses ve ritim kaygısı yoktur.
-
Sanatlı Dil: Şiirde mecazlar, benzetmeler, kişileştirmeler gibi söz sanatları sıkça kullanılır. Bu, şiirin daha etkileyici ve akılda kalıcı olmasını sağlar. Düzyazıda ise genellikle daha sade ve anlaşılır bir dil tercih edilir.
-
Yoğun ve Özlü Anlatım: Şiir, az sözle çok şey anlatma sanatıdır. Kısa dizelerle derin anlamlar ve güçlü duygular ifade edilebilir. Düzyazı ise genellikle daha detaylı ve açıklayıcıdır.