5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 139
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderilen bu görseldeki soruları ve yönergeleri hep birlikte inceleyeceğiz ve neler yapmamız gerektiğini adım adım öğreneceğiz. Hadi bakalım, dikkatlice dinleyin ve benimle birlikte düşünün!
Öncelikle görselimiz iki ana bölümden oluşuyor: Keşif Yolculuğu ve Duygularımı Tanıyorum. Bir de Her Yüreğe Nakış Gerek başlıklı güzel bir hikaye metni ve resmi var.
Şimdi Keşif Yolculuğu bölümündeki maddelere bakalım:
1. Soru/Yönerge: Uygun bilgi kaynakları ve materyallerden merhamet, vefa, yardımseverlik ile ilgili elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu madde bize çok önemli değerlerden bahsediyor: merhamet, vefa ve yardımseverlik. Bunlar, iyi bir insan olmamız için sahip olmamız gereken harika özellikler. Bu madde bizden, bu konularda araştırma yapmamızı ve öğrendiklerimizi arkadaşlarımızla paylaşmamızı istiyor.
Adım 1: Önce bu kelimelerin anlamlarını iyice öğrenmeliyiz. Bir sözlükten veya öğretmenimizden yardım alabiliriz.
- Merhamet: Başkalarının acısına veya zor durumuna üzülme, onlara şefkat gösterme duygusu.
- Vefa: Sözünde durma, dostluğu sürdürme, sevdiklerini unutmama.
- Yardımseverlik: Başkalarına karşılık beklemeden yardım etme isteği.
Adım 2: Sonra bu değerlerle ilgili uygun bilgi kaynakları bulmalıyız. Mesela, kütüphaneden kitaplar okuyabiliriz, internetten güvenilir sitelere bakabiliriz (tabii ki bir büyüğümüzle birlikte!), veya büyüklerimize bu konuda sorular sorabiliriz. Belki bu değerleri anlatan hikayeler, masallar buluruz.
Adım 3: Elde ettiğimiz bilgileri, yani öğrendiklerimizi, arkadaşlarımızla paylaşmalıyız. Bunu bir sunum yaparak, bir hikaye anlatarak, bir resim çizerek veya sadece sohbet ederek yapabiliriz. Böylece hem biz daha iyi öğrenmiş oluruz hem de arkadaşlarımız bu güzel değerler hakkında bilgi sahibi olurlar. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır!
2. Soru/Yönerge: Örgü ve dikiş gibi el işi yapan büyüklerinize bunları nasıl ve niçin yaptıklarını sorarak arkadaşlarınıza anlatınız.
Çözüm:
Bu madde de bize, aile büyüklerimizle iletişim kurmamızı ve onların tecrübelerinden faydalanmamızı öğütlüyor. El işleri, bizim kültürümüzde çok önemli bir yer tutar ve büyüklerimizden bize kalan bir mirastır.
Adım 1: Ailenizde örgü ören, dikiş diken veya başka el işleri yapan bir büyüğünüz var mı? Anneniz, babanız, anneanneniz, babaanneniz, teyzeniz veya amcanız… Kim varsa onunla güzel bir sohbet edin.
Adım 2: Ona şu soruları sorun:
- “Bu el işini (örgü, dikiş vb.) nasıl yapıyorsun? Bana biraz anlatır mısın?”
- “Bu el işini niçin yapıyorsun? Sana ne ifade ediyor? Ne gibi faydaları var?”
Belki size küçükken nasıl öğrendiğini, hangi malzemeleri kullandığını, neler yaptığını anlatır. Belki size bir şeyler dikerken veya örerken hissettiklerini söyler. Kimisi rahatlamak için yapar, kimisi sevdiklerine hediye etmek için, kimisi de bir ihtiyacı karşılamak için.
Adım 3: Büyüklerinizden öğrendiklerinizi not alın. Sonra da bunları okulda arkadaşlarınıza anlatın. Böylece hem büyüklerimizin emeklerini ve değerini anlamış oluruz hem de bu güzel el işlerinin neden önemli olduğunu öğrenmiş oluruz.
3. Soru/Yönerge: Siz hangi el işini yapmak isterdiniz? Niçin?
Çözüm:
Bu soru tamamen sana özel bir soru sevgili öğrencim! Herkesin ilgi alanı farklıdır. Kimisi resim yapmayı sever, kimisi ahşap boyamayı, kimisi de örgü örmeyi. Önemli olan, senin neyi sevdiğini keşfetmen ve neden sevdiğini açıklayabilmen.
Adım 1: Gözlerini kapat ve hayal et. Hangi el işini yaparken mutlu olurdun? Belki bir kilim dokumak, belki takı yapmak, belki de bir maket gemi inşa etmek… Hiç fark etmez, aklına ilk geleni veya en çok ilgini çeken el işini seç.
Adım 2: Şimdi de “niçin” sorusunu cevapla. Neden o el işini yapmak istiyorsun? Mesela:
- “Ben resim yapmak isterdim. Çünkü renklerle oynamayı ve hayalimdeki dünyayı kağıda dökmeyi çok seviyorum.”
- “Ben kilim dokumak isterdim. Çünkü büyükannemden kalan eski bir kilimimiz var ve onun gibi güzel bir şey yaratmak bana çok özel gelirdi.”
- “Ben origami (kağıt katlama sanatı) yapmak isterdim. Çünkü kağıttan farklı şekiller oluşturmak hem çok eğlenceli hem de sabır gerektiren bir iş.”
Sen de kendi cevabını bu şekilde düşünebilirsin. Her cevap doğru ve özeldir, çünkü bu senin seçimin!
Şimdi de Duygularımı Tanıyorum bölümündeki önemli noktaları inceleyelim:
1. Yönerge: Öğretmeniniz metni okurken onu dikkatlice dinleyiniz.
Çözüm:
Bu çok önemli bir kural çocuklar! Bir metni anlamanın ilk yolu, onu dikkatlice dinlemektir. Öğretmeniniz okurken sadece kulaklarınızla değil, beyninizle de dinlemelisiniz. Ne anlatılıyor, hangi olaylar geçiyor, karakterler kimler, bunları anlamaya çalışmalısınız. Dikkatli dinlemek, hem metni daha iyi anlamamızı sağlar hem de öğretmenimize saygı duyduğumuzu gösteririz.
2. Yönerge: Metni işitilebilir bir ses tonuyla anlamı yansıtacak şekilde vurgu ve tonlamaya dikkat ederek okuyunuz.
Çözüm:
Metin okurken sadece kelimeleri söylemek yetmez. Okuduğumuz metnin ne anlattığını, hangi duyguları içerdiğini sesimizle de karşı tarafa hissettirmeliyiz. İşte bu yüzden vurgu ve tonlama çok önemli.
- Vurgu: Bir kelimenin veya cümlenin önemli yerlerini daha belirgin söylemektir. Mesela, “Ben bugün geldim” derken “bugün” kelimesini vurgularsak, geliş zamanının önemli olduğunu belirtiriz.
- Tonlama: Sesimizin alçalması veya yükselmesidir. Sevinçli bir olayı anlatırken sesimiz neşeli, üzücü bir olayı anlatırken hüzünlü olabilir. Soruları sorarken sesimiz yükselir, cevap verirken düşer.
Bunlara dikkat ederek okuduğumuzda, dinleyen kişi metni daha iyi anlar ve okuduğumuz şey daha etkili olur. Hem de biz metnin anlamını daha iyi kavramış oluruz.
Son olarak, görseldeki Her Yüreğe Nakış Gerek başlıklı hikaye metni ve resme bakalım:
Hikayede Ayşenur’ların bahçesindeki devasa ıhlamur ağacından bahsediliyor. O kadar büyük ki, ne zaman dikildiğini dedesi bile bilmiyor. Resimde de Ayşenur’u görüyoruz, bir sandalyede oturmuş, elinde nakış işi yapıyor. Dedesi de yanında, bastonuna dayanmış, gülümsüyor. Bu resim ve hikaye, bize büyüklerimizden gelen mirasları, onların tecrübelerini ve el işlerinin önemini hatırlatıyor. Ayşenur’un yaptığı nakış, tıpkı hikayenin başlığı gibi, yüreğimize işlenen güzel değerleri ve emekleri temsil ediyor olabilir. İlkbaharın yerini yazın sıcak günlerine bırakması da, zamanın geçişini ve belki de yeni başlangıçları simgeliyor.
Gördüğünüz gibi sevgili öğrencilerim, bir görselde sadece sorular değil, pek çok bilgi ve anlam gizli olabilir. Önemli olan dikkatli bakmak, okumak ve düşünmek. Hepinizi tebrik ederim!