5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 143
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle “Duygularımı Tanıyorum” ünitesinden harika sorular çözeceğiz. Bu sorular, hem okuma anlama becerimizi geliştirecek hem de atasözleri ve deyimler hakkında bilgilerimizi tazeleyecek. Unutmayın, Türkçe dersinde en önemlisi okuduğumuzu iyi anlamak ve kendimizi güzel ifade etmek. Haydi, hazırsanız başlayalım!
4. ETKİNLİK
Aşağıdaki paragrafı okuyunuz. Verilen atasözlerinin ve kalıplaşmış sözlerin anlamına karşılık gelen kavramları paragraftan bularak örnekteki gibi yazınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte önce paragrafı dikkatlice okuyup hangi güzel duygulardan bahsedildiğini anlayacağız. Sonra da verilen atasözlerinin ve kalıplaşmış sözlerin hangi duyguyla eşleştiğini bulup karşısına yazacağız. Haydi, paragrafı tekrar okuyalım:
“İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. (…) Bundan başka daha birçok güzel duygu vardır: Saygı, sevgi, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçak gönüllülük, ihramda bulunmak, hediyeleşmek bunlardan sadece birkaçıdır. Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak duygusu da bunlar arasındadır. Bu duygularla bezenmiş yüreklere sahip bir toplum düşün çocuğum!..”
Şimdi de atasözlerini ve kalıplaşmış sözleri, paragraftaki kavramlarla eşleştirelim:
- Çam sakızı çoban armağanı.
- Su küçüğün, söz büyüğün.
- Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar.
- Kalp kalbe karşıdır.
- Aslan yatağından belli olur.
Çözüm:
Bu söz, değerli olmasa da içtenlikle verilen küçük hediyeleri anlatır. Paragrafta da “hediyeleşmek” kavramından bahsediliyor. O zaman bu ikisi birbiriyle eşleşir.
Sonuç:
Çam sakızı çoban armağanı. -> hediyeleşmek
Çözüm:
Bu atasözü, küçüklerin büyüklere saygı göstermesi, konuşma ve karar verme gibi konularda önceliği büyüklere vermesi gerektiğini anlatır. Paragrafta da “saygı” duygusu geçiyor. Büyüklerimize karşı duyduğumuz “saygı”, bu atasözünün anlamıyla çok uyumlu.
Sonuç:
Su küçüğün, söz büyüğün. -> saygı
Çözüm:
Bu kalıplaşmış söz, insanların birbirine yardım etmesinin, dayanışma içinde olmasının önemini vurgular. Tek başına zor gelen bir işin, başkalarıyla birlikte daha kolay halledileceğini anlatır. Paragrafta da “yardımseverlik” kavramı açıkça belirtilmiş. İşte bu söz, yardımseverliğin ta kendisi!
Sonuç:
Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar. -> yardımseverlik
Çözüm:
Bu söz, iki kişi arasındaki duygusal bağın karşılıklı olduğunu ifade eder. Yani birini seviyorsanız veya ona iyi duygular besliyorsanız, o da size karşı aynı duyguları besler. Paragrafta “sevgi” ve “vefa” gibi duygular geçiyor. “Sevgi” duygusunun karşılıklı olması, bu sözle çok güzel ifade ediliyor.
Sonuç:
Kalp kalbe karşıdır. -> sevgi
Çözüm:
Bu atasözü, bir kişinin düzenli, temiz ve özenli olup olmadığının, yaşadığı ortamdan, eşyalarından anlaşıldığını anlatır. Yani birinin karakteri, çevresine nasıl davrandığından belli olur. Paragrafta da “Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak” duygularından bahsediliyor. İşte bu atasözü, kişinin temizlik ve düzen konusunda gösterdiği özeni anlatarak, bu duygularla eşleşiyor.
Sonuç:
Aslan yatağından belli olur. -> temizlik ve çevreye özen
5. ETKİNLİK
a. Okuduğunuz metinde torununu nakış işlerken gören dedenin yüz ifadesi aşağıdakilerden hangisi olabilir? İşaretleyiniz.
Çözüm:
Haydi, hikayemizi ve görseli bir hatırlayalım. Ayşenur dedesinin yanında oturmuş nakış işliyor. Dede de onu izliyor. Metnin genelinde ve “HER YÜREĞE NAKIŞ GEREK” başlığında, güzel duygular beslemenin, emek vermenin ve değer yaratmanın önemi vurgulanıyor. Dede, torununun böyle güzel bir işle uğraşmasını gördüğünde ne hisseder? Elbette gurur, mutluluk, sevgi ve huzur gibi olumlu duygular hisseder, değil mi? Torununun el becerilerini geliştirmesine ve belki de kendi öğrendiği bir geleneği sürdürmesine şahit olmak onu mutlu eder. Bu yüzden dedenin yüzünde mutlu, huzurlu ve gururlu bir ifade olmasını bekleriz.
Şıklara baktığımızda:
- Birinci görseldeki yüz ifadesi: Dede gülümsüyor, yüzünde sıcak ve mutlu bir ifade var. Huzurlu görünüyor.
- İkinci görseldeki yüz ifadesi: Dede biraz şaşkın ya da düşünceli görünüyor, yüzünde belirgin bir duygu yok.
- Üçüncü görseldeki yüz ifadesi: Dede üzgün ya da endişeli görünüyor.
- Dördüncü görseldeki yüz ifadesi: Dede ciddi ya da biraz memnuniyetsiz görünüyor.
Ayşenur’un nakış yapması olumlu bir durum olduğu için, dedenin de mutlu olması en doğal tepki olacaktır. Bu yüzden ilk görseldeki ifade, hikayenin ve durumun ruhuna en uygun olanıdır.
Sonuç:
a)
Birinci görseldeki yüz ifadesi (gülen ve mutlu yüz)
b. Konuşmamızda duygularımızın yüz ifademize yansıması karşımızdaki nasıl etkiler? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu çok önemli bir soru! İnsanlar sadece sözleriyle değil, aynı zamanda beden dilleriyle ve özellikle de yüz ifadeleriyle iletişim kurarlar. Yüzümüz, iç dünyamızın bir aynası gibidir. Mutlu olduğumuzda güleriz, üzgün olduğumuzda kaşlarımız çatılır, şaşırdığımızda gözlerimiz açılır. Peki, bu ifadeler karşımızdaki insanları nasıl etkiler?
Şöyle düşünelim:
- Eğer bir arkadaşımızla konuşurken gülümseyen, sıcak bir yüz ifademiz olursa, arkadaşımız kendini daha rahat hisseder, bize güven duyar ve bizimle daha kolay sohbet etmek ister. Bu, iletişimi güçlendirir ve aramızdaki bağı kuvvetlendirir.
- Ama eğer bir arkadaşımızla konuşurken somurtkan, kızgın veya sıkıntılı bir yüz ifademiz olursa, arkadaşımız kendini kötü hissedebilir, bizden uzaklaşmak isteyebilir veya yanlış bir şey yaptığını düşünebilir. Bu durum, iletişimi zorlaştırır ve yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
- Bazen de üzgün bir yüz ifademiz olduğunda, karşımızdaki kişi bizimle empati kurar, bize destek olmak ister ve “Ne oldu, iyi misin?” diye sorarak bize yaklaşır.
Yani, yüz ifademiz karşımızdaki kişinin bize karşı nasıl bir duygu besleyeceğini, bizimle nasıl bir iletişim kuracağını çok etkiler. Duygularımızın yüzümüze yansıması, sözsüz iletişim dediğimiz şeyin en güçlü parçasıdır. Bu yüzden hem kendi duygularımızı doğru ifade etmek hem de karşımızdakinin yüz ifadesinden onun ne hissettiğini anlamak, sosyal ilişkilerimiz için çok önemlidir. Bu sayede daha iyi anlaşır, daha sağlam dostluklar kurarız.
Sonuç:
Konuşmamızda duygularımızın yüz ifademize yansıması, karşımızdaki kişinin bizi nasıl algıladığını ve bize nasıl tepki verdiğini doğrudan etkiler. Olumlu yüz ifadeleri (gülümseme, sıcak bakış), karşımızdaki kişide güven, rahatlık ve yakınlık hissi uyandırarak iletişimi güçlendirir. Olumsuz yüz ifadeleri (somurtma, kaş çatma) ise karşımızdaki kişide gerginlik, endişe veya uzaklaşma isteği yaratabilir, bu da iletişimi zorlaştırır ve yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Kısacası, yüz ifademiz, sözlerimizin etkisini artırır veya azaltır ve ilişkilerimizi şekillendirir.