5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 156
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok önemli ve ilgi çekici bir konuyu, ilk Türk uzay yolcumuz Alper Gezeravcı’yı ve onunla ilgili soruları inceleyeceğiz. Hazır mısın? Haydi bakalım, adım adım ilerleyelim.
Önce görseldeki metni dikkatlice okuyup anlamamız gerekiyor. Unutma, soruların cevapları genellikle metnin içinde saklıdır!
12. ETKİNLİK
a. Metinden hareketle Alper Gezeravcı’ya ait tanıtım kartını doldurunuz.
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için, yukarıdaki Alper Gezeravcı hakkındaki metni dikkatlice okuyacağız ve istenen bilgileri bulup yazacağız. Sanki bir kimlik kartı doldurur gibi düşünebilirsin.
Adım 1: Metni baştan sona oku ve Alper Gezeravcı’nın adı, soyadı, doğduğu yer ve tarih gibi kişisel bilgilerini bul.
Metinde şöyle yazıyor: “Alper Gezeravcı 1979’da Mersin’in Silifke ilçesinde dünyaya geldi.”
Bu cümleden şu bilgileri çıkarabiliriz:
- Adı Soyadı: Alper Gezeravcı
- Doğum Yeri: Silifke, Mersin
- Doğum Tarihi: 1979
Adım 2: Eğitim durumu ve mesleği ile ilgili bilgileri bul.
Metinde şöyle devam ediyor: “2001’de İstanbul Hava Harp Okulunda Elektronik Mühendisliği lisans eğitimini tamamladıktan sonra Amerika’da Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsünde yüksek lisans yapmıştır.” ve “Gezeravcı, 2023 yılında uzaya giden ilk Türk vatandaşı olarak tarihe geçmiştir.”
Bu cümlelerden de şunları anlıyoruz:
- Eğitim Durumu: Elektronik Mühendisliği (Lisans), Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsü (Yüksek Lisans)
- Mesleği: Uzay Yolcusu (İlk Türk Uzay Yolcusu olarak tarihe geçtiği için bu mesleği yazabiliriz.)
Adım 3: Gördüğü yerler bilgisini metinden çıkar.
Metinde “Gezeravcı, 2023 yılında uzaya giden ilk Türk vatandaşı olarak tarihe geçmiştir.” ve “13 farklı deneyi uzay ortamında gerçekleştirmiştir.” ifadeleri yer alıyor. Bu da bize nereyi gördüğünü söylüyor.
- Gördüğü Yerler: Uzay
Şimdi tüm bu bilgileri bir araya getirelim:
Sonuç:
- Adı Soyadı: Alper Gezeravcı
- Doğum Yeri: Silifke, Mersin
- Doğum Tarihi: 1979
- Eğitim Durumu: Elektronik Mühendisliği Lisans, Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsü Yüksek Lisans
- Mesleği: Uzay Yolcusu
- Gördüğü Yerler: Uzay
b. Okuduğunuz Türkiye şiirinin şairi ile Alper Gezeravcı’nın ortak özelliklerini belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu çözmek için öncelikle “Türkiye” şiirinin şairini hatırlamamız gerekiyor. Bu şiirin şairi Ziya Gökalp‘tir. Şimdi de Ziya Gökalp ile Alper Gezeravcı’nın hangi konularda benzediğini düşünelim.
Adım 1: Ziya Gökalp’in özelliklerini hatırlayalım.
Ziya Gökalp, vatanını çok seven, ülkesi için çalışan, fikirleriyle toplumu aydınlatmaya çalışan önemli bir yazar ve düşünürdür. Şiirlerinde de vatan sevgisi, milli birlik gibi konuları işlerdi. O da kendi alanında bir ilkti, Türkçülük akımının öncülerindendi.
Adım 2: Alper Gezeravcı’nın metinden anladığımız özelliklerini sıralayalım.
Alper Gezeravcı da ilk Türk uzay yolcusu olarak ülkemize büyük bir gurur yaşattı. Yüksek eğitimler alarak, zorlu görevlere talip olarak ve uzayda bilimsel deneyler yaparak ülkesine hizmet etti. Onun da amacı, yaptığı çalışmalarla ülkemizin ve dünyanın geleceğine ışık tutmaktı.
Adım 3: Ortak özellikleri belirleyelim.
Hem Ziya Gökalp hem de Alper Gezeravcı’nın hayatlarına baktığımızda birçok ortak nokta görüyoruz:
- Vatanseverlik: İkisi de ülkelerini çok sevmiş ve vatanları için çalışmışlardır. Ziya Gökalp kalemini, Alper Gezeravcı ise bilgi ve cesaretini ülkesine adamıştır.
- Çalışkanlık ve Azim: İkisi de hedeflerine ulaşmak için çok çalışmış, eğitim almış ve zorluklara göğüs germişlerdir.
- Ülkesine Faydalı Olma Amacı: Hem Ziya Gökalp hem de Alper Gezeravcı, yaptıkları işlerle ülkelerine ve milletlerine faydalı olmayı amaçlamışlardır. Biri düşünceleriyle, diğeri ise bilimsel çalışmalarıyla.
- Öncülük: Ziya Gökalp kendi döneminde fikirleriyle bir öncüydü, Alper Gezeravcı ise uzaya giden ilk Türk olarak tarihe geçti, bu da onu kendi alanında bir öncü yapıyor.
Sonuç:
Ziya Gökalp ve Alper Gezeravcı’nın ortak özellikleri şunlardır:
- Vatansever olmaları
- Çalışkan ve azimli olmaları
- Ülkelerine faydalı olma amacı gütmeleri
- Kendi alanlarında öncü olmaları
c. Belirlediğiniz özelliklerden hareketle Atatürk’ün “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” sözünü açıklayan bir metni defterinize yazınız.
Çözüm:
Bu soru, senin düşünme ve yazma becerilerini geliştirmek için harika bir fırsat! Atatürk’ün bu anlamlı sözünü Alper Gezeravcı’nın hayatından örneklerle açıklamanı istiyor. İşte sana nasıl bir metin yazabileceğinle ilgili ipuçları:
Adım 1: Atatürk’ün sözünü anla.
Atatürk, vatan sevgisinin sadece sözde kalmaması gerektiğini, asıl vatanseverliğin kendi görevini en iyi şekilde yaparak gösterileceğini vurguluyor. Yani bir öğrenci en iyi şekilde ders çalışarak, bir doktor hastalarına en iyi şekilde bakarak, bir uzay yolcusu da görevini en iyi şekilde yaparak vatanına hizmet eder.
Adım 2: Alper Gezeravcı’nın hayatını bu sözle bağdaştır.
Alper Gezeravcı’nın hayatına baktığımızda, onun da Atatürk’ün bu sözünü ne kadar iyi anladığını ve uyguladığını görüyoruz. O, önce çok iyi bir eğitim alarak (Elektronik Mühendisliği, yüksek lisans) kendini geliştirdi. Sonra da ilk Türk uzay yolcusu olmak gibi zorlu bir göreve talip oldu ve bu görevi büyük bir başarıyla yerine getirdi. Uzayda bilimsel deneyler yaparak ülkemizin bilime katkı sağlamasına yardımcı oldu. Bütün bunlar, onun vatanını ne kadar çok sevdiğinin ve görevini en iyi şekilde yaparak bu sevgiyi gösterdiğinin kanıtıdır.
Adım 3: Metnini bu düşüncelerle oluştur.
Defterine şöyle bir başlangıç yapabilirsin:
“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.’ sözü, bize vatan sevgisinin sadece lafta kalmaması gerektiğini, asıl sevginin çalışarak ve sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getirerek gösterileceğini anlatır. İlk Türk uzay yolcumuz Alper Gezeravcı’nın hayatı, bu sözün en güzel örneklerinden biridir.”
Sonra Alper Gezeravcı’nın eğitiminden, uzay yolculuğundan ve yaptığı deneylerden bahsederek görevini nasıl en iyi şekilde yaptığını açıklayabilirsin. Onun bu başarısının sadece kendisi için değil, tüm Türkiye için bir gurur kaynağı olduğunu ve gençlere ilham verdiğini de ekleyebilirsin. Metninin sonunda, herkesin kendi görevini en iyi şekilde yaparak vatanına hizmet edebileceği fikrini vurgulayabilirsin.
Sonuç:
Atatürk’ün sözünü açıklayan metni kendi cümlelerinle, Alper Gezeravcı’nın örnek hayatını kullanarak yazmalısın. Unutma, önemli olan senin bu konudaki düşüncelerin ve bunları nasıl ifade ettiğindir.
BU GÖREV BİZİM
“Keskin sirke küpüne zarar.” ve “Bin nasihatten bir musibet iyidir.” atasözlerinin anlamlarını araştırınız.
Çözüm:
Atasözleri, atalarımızın uzun gözlemler ve deneyimler sonucunda söyledikleri, öğüt verici kısa ve özlü sözlerdir. Şimdi bu iki atasözünün anlamlarını inceleyelim:
1. “Keskin sirke küpüne zarar.”
Adım 1: Atasözünü kelime kelime düşünelim. Sirke ne kadar keskin olursa, yani asidi ne kadar kuvvetli olursa, içinde durduğu küpü o kadar çabuk aşındırır, bozar.
Adım 2: Buradan yola çıkarak, bu atasözünün bize ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım.
Bu atasözü, çok öfkeli, sinirli, agresif ya da fevri davranan kişilerin, çevrelerine zarar vermeden önce aslında kendilerine zarar verdiğini anlatır. Yani bir insan çok sinirlendiğinde, bağırıp çağırdığında ya da çok sert tepkiler verdiğinde, bu durum ilk olarak kendisinin sağlığını, huzurunu bozar veya başkalarıyla olan ilişkilerini zedeler. Tıpkı keskin sirkenin kendi küpünü aşındırdığı gibi.
Sonuç:
Bu atasözü, çok öfkeli ve hırçın kişilerin, bu huylarının ilk önce kendilerine zarar verdiğini anlatmak için kullanılır.
2. “Bin nasihatten bir musibet iyidir.”
Adım 1: Atasözünü kelime kelime düşünelim. “Nasihat” öğüt, tavsiye demektir. “Musibet” ise başa gelen kötü olay, felaket, dert demektir.
Adım 2: Bu atasözü, bize ne öğütlüyor?
Bu atasözü, insanların bir konuda ne kadar çok öğüt alsa da, asıl dersi genellikle o konuyla ilgili kötü bir deneyim yaşadıklarında öğrendiklerini ifade eder. Yani, birine “Ateşe dokunma, elin yanar!” diye bin kere söylesek de, o kişi bir kere ateşe dokunup elini yaktığında o dersi çok daha iyi anlar ve bir daha yapmaz. Kötü bir deneyim, bazen en iyi öğretmendir.
Sonuç:
Bu atasözü, insanların binlerce öğütten çok, yaşadıkları bir olumsuz deneyimden daha iyi ders çıkardıklarını ve tecrübe kazandıklarını anlatır.
Umarım bu açıklamalar senin için çok faydalı olmuştur. Unutma, okuduğunu anlama ve yorumlama becerilerin seni hayatta her zaman ileriye taşıyacak! Başarılar dilerim!