5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 93
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir yazı yazma etkinliği yapacağız. Biliyorsun, bir hikâye yazarken karakterlerimizi, olayın geçtiği yeri ve zamanı önce bir güzel tanıtmalıyız ki okuyucu neyin nerede, ne zaman olduğunu kolayca anlasın. İşte buna hikâyenin “serim bölümü” diyoruz.
Resimdeki yönergeler bize bazı ipuçları vermiş. Mesela, “9. Etkinlikteki serim bölümü örneğini inceleyiniz” gibi kısımlar var ama bu örnekler şu an elimizde yok, yani kitabın başka sayfalarında bulunuyorlar. Hiç önemli değil! Bizim için önemli olan, altındaki o tablo gibi kutucuklarda verilen bilgileri kullanarak kendi serim bölümümüzü yazmak. Hadi gel, o bilgileri adım adım inceleyelim ve harika bir başlangıç yazalım!
9. ETKİNLİK
a. Aşağıda verilen çalışmaları inceleyiniz. İncelediğiniz bu çalışmalardan yola çıkarak bir hikâye planlayınız. Başlangıç olayını da içerecek şekilde en fazla birkaç paragraftan oluşan serim bölümünüzü yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden, bize verilen bilgilere dayanarak bir hikâyenin başlangıç bölümünü, yani serim bölümünü yazmamız isteniyor. Serim bölümü, hikâyenin kahramanlarını, geçtiği yeri ve zamanı bize tanıtan, olayın nasıl başladığını anlatan kısımdır. Resimde yer alan diğer yönergeler (örnekleri inceleme gibi) bu sayfanın devamında veya kitabın başka yerlerinde olduğu için şu an elimizde yok. Bu yüzden biz doğrudan bize verilen Kişiler, Yer, Zaman ve Olaylar bilgilerini kullanarak serim bölümümüzü oluşturacağız. Haydi, adım adım hikayemizin başlangıcını kuralım!
Adım 1: Hikaye Planımızı Çıkaralım
Öncelikle bize verilen bilgilere bir göz atalım:
- Kişiler: Eren (11 yaşında), Eren’in arkadaşı Ferhat, köylüler, düşman askerleri, Türk gözcü askeri, Atatürk
- Yer: Eren’in köyü, cephe hattı
- Zaman: Sıcak bir yaz günü
- Olaylar (Serim bölümü için başlangıç kısımları):
- Eren’in uyandığında Türk askerinin köylerinden geçmekte olduğunu görmesi,
- Köylülerin askerlerimizin su ve yiyecek ihtiyacından bahsetmesi,
- Eren’in de cepheye su götürmek ve Atatürk’ü görmek istemesi,
- Arkadaşı Ferhat’ı ikna edip yola koyulması.
Bu bilgilerle, sıcak bir yaz gününde Eren’in köyünde başlayıp, askerlerimize yardım etme ve Atatürk’ü görme arzusuyla Eren ve Ferhat’ın cepheye doğru yola çıkışını anlatan bir başlangıç yazabiliriz. Hikayemizin başlangıcını bu şekilde kurgulayalım.
Adım 2: Serim Bölümünü Yazalım
Şimdi bu bilgileri kullanarak, bir hikayenin girişini oluşturalım. Karşımda bir ortaokul öğrencisi olduğunu unutmayarak, sade ve anlaşılır bir dil kullanacağım. İşte hikayemizin başlangıcı:
Serim Bölümü:
O gün, Eren için diğer yaz günlerinden çok daha farklı başlamıştı. Güneş, köyün damlarına usulca sızarken, on bir yaşındaki Eren gözlerini araladı. Pencereden içeri dolan ilk ışıklar, dışarıda bir hareketlilik olduğunu fısıldıyordu adeta. Köyün dar sokaklarından, tozlu yollarından geçen bir kalabalık vardı. Eren, merakla yatağından fırlayıp cama koştuğunda gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi: Köylerinden geçmekte olan Türk askerleriydi! Yüzleri yorgun, adımları ağırdı. Köylüler, bir ağızdan askerlerimizin ne kadar susuz ve aç olduklarından bahsediyor, evlerindeki son yiyecekleri, testilerindeki suyu onlara ulaştırmak için koşuşturuyorlardı. Eren’in kalbi, vatanı için mücadele eden bu kahramanları görünce hızla çarpmaya başladı. Onlara yardım etmek, cepheye bir damla su bile olsa ulaştırmak istiyordu.
Eren’in aklında bir de büyük bir hayal vardı: Herkesin dilinden düşmeyen, adını duydukça göğüslerin kabardığı o büyük komutanı, Mustafa Kemal Atatürk’ü görmek. Belki de cepheye su götürürse, bu dileği gerçek olabilirdi. Hemen en yakın arkadaşı Ferhat’ın yanına koştu. Ferhat, Eren’in gözlerindeki o kararlı parıltıyı görünce, arkadaşının ne düşündüğünü anlamıştı bile. Başta biraz çekinse de, Eren’in vatan sevgisiyle dolu sözleri ve o heyecanlı hali Ferhat’ı da ikna etti. İki arkadaş, ellerine ne buldularsa, köyden topladıkları birkaç testiyi suyla doldurup sırtlandılar. Hava sıcak, yol uzun ve meşakkatliydi ama kalplerindeki umut ve vatan sevgisiyle, düşmana karşı mücadele eden askerlerimize ulaşmak için cephe hattına doğru yola koyuldular. Bilmiyorlardı ki bu yolculuk, onları tahmin edemeyecekleri maceralara sürükleyecekti.
İşte bu kadar sevgili öğrencim! Hikayemizin başlangıcını bu şekilde yazabiliriz. Burada karakterlerimizi (Eren, Ferhat, askerler), olayın geçtiği yeri (Eren’in köyü, cephe hattına giden yol) ve zamanı (sıcak bir yaz günü) tanıttık. Ayrıca Eren’in askerlere yardım etme ve Atatürk’ü görme arzusunu, Ferhat’ı ikna edip yola çıkışlarını da anlattık. Bu, okuyucuyu hikayeye hazırlayan güzel bir başlangıç oldu, değil mi? Şimdi hikayenin devamında neler yaşanacağını hayal etmek sana kalmış!