5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 76
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Şimdi sizinle birlikte bu sayfadaki etkinlikleri adım adım inceleyip cevaplayalım. Unutmayın, bu soruları cevaplarken sanki bir tiyatro oyununu yeni izlemişiz gibi düşüneceğiz. Hazırsanız başlayalım!
1. ETKİNLİK
a. Tiyatronun adından ve görselinden hareketle içeriğini tahmin ediniz. Tahmininizi ve tahmininizin gerekçelerini aşağıya yazınız.
Sevgili çocuklar, burada henüz bir tiyatro izlemediğimiz için, sonraki soruların bize verdiği ipuçlarından yola çıkarak hayali bir tiyatro oyunu düşüneceğiz. Sonraki sorular Milli Mücadele ve Ankara ile ilgili olduğu için, oyunumuzun da bu konularla ilgili olduğunu varsayalım. İşte benim tahminim:
Adım 1: Tiyatro Adı ve Görsel Tahmini
Oyunun adı belki “Ankara’da Bir Güneş Doğuyor” olabilirdi. Görselde ise belki Ankara Garı’na yaklaşan bir tren, coşkulu bir kalabalık ve onların önünde duran kararlı bir liderin silüeti olabilirdi.
Adım 2: İçerik Tahmini ve Gerekçeleri
Bu isim ve görselden yola çıkarak, tiyatronun içeriği muhtemelen Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişi ve Milli Mücadele’nin bu şehirde nasıl filizlendiğini, halkın ona nasıl destek olduğunu anlatan bir oyun olabilirdi. Gerekçem ise, “Ankara’da Bir Güneş Doğuyor” isminin, Ankara’nın Milli Mücadele’ye merkez olmasını ve umudun yeniden canlanmasını çağrıştırmasıdır. Görseldeki kalabalık ve lider figürü de bu büyük buluşmayı ve başlangıcı simgelerdi.
b. Tiyatronun içeriğiyle ilgili tahmininiz doğru çıktı mı? Gerekçelerinizin uygunluğunu değerlendiriniz.
Sevgili gençler, tiyatronun içeriğiyle ilgili tahminimiz, sonraki sorulara baktığımızda oldukça doğru çıktı!
Adım 1: Tahminimizin Doğruluğunun Değerlendirilmesi
Çünkü sonraki sorular doğrudan Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi, Ankara’nın Milli Mücadele’deki önemi ve o dönemin olayları hakkında. Bu da bize izlediğimiz varsayılan tiyatronun tam da bu konuları işlediğini gösteriyor. Yani, Milli Mücadele’nin kalbi Ankara’da attığı için, oyunun da bu kritik dönemi ve Ankara’nın rolünü anlattığını düşünmemiz çok yerinde oldu.
Adım 2: Gerekçelerimizin Uygunluğu
Tahminimizin gerekçeleri de uygun. Çünkü bir tiyatronun adı ve afişindeki görsel, genellikle oyunun ana konusuna ve vermek istediği mesaja dair önemli ipuçları taşır. Biz de bu ipuçlarını doğru bir şekilde yorumlayarak, oyunun Milli Mücadele’nin Ankara bölümünü anlattığını düşündük ve bu da doğru bir çıkarım oldu.
2. ETKİNLİK
Şimdi de izlediğimiz tiyatrodan yola çıkarak aşağıdaki soruları cevaplayalım. Bu tiyatro bize Milli Mücadele dönemini, özellikle de Ankara’nın önemini çok güzel anlatmış olmalı!
1. Ankaralılar Mustafa Kemal’i nasıl karşılamıştır?
Çözüm:
Ankaralılar, Mustafa Kemal Atatürk’ü 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldiğinde büyük bir coşku, sevinç ve umutla karşılamıştır. Seymenler atlarıyla, coşkulu kalabalıklar davul zurnalarla onu karşılamış, adeta Ankara’ya yeni bir umut ışığı getirdiğini göstermişlerdir. Bu karşılama, Ankaralıların Milli Mücadele’ye olan inancının ve Mustafa Kemal’e duydukları güvenin bir göstergesiydi.
2. Sizce Ankara’nın Millî Mücadele’nin merkezi olmasının sebebi nedir?
Çözüm:
Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi olmasının birçok önemli sebebi vardı, sevgili çocuklar. Şöyle sıralayabiliriz:
- Coğrafi Konumu: Ankara, Anadolu’nun tam ortasında, yani merkezi bir konumdaydı. Bu durum, cephelerle ve diğer şehirlerle daha kolay bağlantı kurmasını sağlıyordu.
- İşgal Altında Olmaması: İstanbul işgal altındayken, Ankara düşman işgaline uğramamıştı. Bu da burada güvenli bir yönetim merkezi kurulmasına olanak tanıyordu.
- Ulaşım ve Haberleşme Olanakları: O dönemin şartlarına göre Ankara’nın demiryolu ve telgraf hatları vardı. Bu da hem asker ve malzeme taşımayı hem de haberleşmeyi kolaylaştırıyordu.
- Halkın Desteği: Ankaralılar ve çevre halkı, Milli Mücadele’ye büyük bir inançla ve coşkuyla destek veriyordu. Bu destek, direnişin güçlenmesinde çok önemliydi.
- Güvenli ve Stratejik Bir Bölge: Çevresi dağlarla çevrili olması, Ankara’yı savunma açısından da stratejik bir konuma getiriyordu.
3. İstanbul’un işgali ve Meclis-i Mebusan’ın dağıtılmasının ardından mebuslar ne yapmıştır? O günkü ulaşım ve haberleşme olanaklarıyla bugünkü olanakları karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?
Çözüm:
Adım 1: Mebusların Yaptıkları
İstanbul’un işgal edilmesi ve Osmanlı Mebusan Meclisi’nin dağıtılmasından sonra, mebuslar (yani milletvekilleri) Ankara’ya gelerek Mustafa Kemal’in önderliğinde toplanan yeni meclise katılmışlardır. Onlar için vatanın kurtuluşu ve milletin egemenliği her şeyden önemliydi. Bu sayede 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da açılmıştır.
Adım 2: Ulaşım ve Haberleşme Karşılaştırması
O günkü ulaşım ve haberleşme olanakları ile bugünküleri karşılaştırdığımızda gerçekten büyük bir fark görüyoruz:
- Ulaşım:
- O zamanlar insanlar genellikle at, eşek, kağnı arabaları veya yaya olarak uzun ve zorlu yolları aşmak zorundaydı. Demiryolu ağları sınırlıydı ve yolculuklar çok uzun sürerdi. Bir yerden bir yere gitmek günler, hatta haftalar alabiliyordu.
- Bugün ise arabalarımız, otobüslerimiz, hızlı trenlerimiz ve uçaklarımız var. Türkiye’nin bir ucundan diğerine birkaç saatte ulaşabiliyoruz. Yollarımız asfalt, tünellerimiz ve köprülerimizle çok daha konforlu ve hızlı seyahat edebiliyoruz.
- Haberleşme:
- O zamanlar haberleşme için telgraf ve sınırlı sayıdaki telefon hatları kullanılıyordu. Mektupların ulaşması da günler sürerdi. Bir haberin yayılması çok yavaş olurdu.
- Bugün ise cep telefonlarımız, internetimiz, sosyal medya uygulamalarımız var. Dünyanın öbür ucundaki bir arkadaşımızla anında görüntülü konuşabiliyor, bir haberi saniyeler içinde bütün dünyaya duyurabiliyoruz. Bilgiye ulaşmak ve bilgi paylaşmak o kadar kolay ki!
Kısacası, o dönemde mebusların Ankara’ya gelmesi, haberleşmesi ve örgütlenmesi çok büyük fedakârlık ve çaba gerektiriyordu. Bugün olsa aynı işi çok daha kısa sürede ve kolayca yapabilirdik.
4. Tiyatronun en çok hangi sahnelerinden etkilendiniz? Sebepleriyle açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soru tamamen hayal gücümüze ve tiyatronun bize hissettirdiklerine bağlı. İzlediğimiz varsayılan tiyatrodan en çok etkileneceğim sahneler şunlar olabilirdi:
Adım 1: Etkilendiğim Sahneler
Beni en çok etkileyen sahne, muhtemelen Mustafa Kemal’in Ankara’ya ilk geldiği an ve halkın onu karşıladığı o coşkulu sahne olurdu. Bir de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını gösteren, mebusların bir araya geldiği ve kararlı konuşmaların yapıldığı sahne beni çok etkilerdi.
Adım 2: Etkilenme Sebepleri
- Mustafa Kemal’in Ankara’ya Gelişi Sahnesi: Bu sahnede, halkın umutla ve büyük bir imanla bir araya gelmesi, Seymenlerin o görkemli duruşu ve Mustafa Kemal’in kararlı bakışları, adeta bir milletin yeniden doğuşunu simgelerdi. O zor zamanlarda bile bir araya gelmenin ve direniş ruhunun ne kadar güçlü olduğunu gösterirdi. Bu sahne, bir milletin bağımsızlık ateşini yaktığı an olduğu için içimi ısıtırdı.
- TBMM’nin Açılış Sahnesi: Bu sahnede, farklı şehirlerden gelen, yorgun ama umut dolu mebusların, vatan için bir araya gelerek tek vücut olmaları beni çok etkilerdi. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” sözünün salonda yankılanması, demokrasiye ve milli iradeye olan inancın ne kadar güçlü olduğunu gösterirdi. Bu sahne, bir avuç insanın nasıl bir araya gelip büyük bir ulusun kaderini değiştirebileceğini anlatırdı.
Bu sahneler, vatan sevgisinin, birlik ve beraberliğin gücünü en iyi şekilde yansıttığı için beni derinden etkilerdi.
Umarım bu açıklamalar sizin için anlaşılır ve faydalı olmuştur sevgili çocuklar. Milli Mücadele ruhunu ve o dönemin önemini her zaman hatırlayalım!