5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 132
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, duygularımızla ilgili çok güzel bir metin okuyup, bu metindeki bilgileri kullanarak bazı soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız? Öyleyse başlayalım!
4. ETKİNLİK
a. Düşünceyi geliştirme yollarıyla ilgili aşağıda verilen örnek cümleleri okuyunuz. Siz de “Merhametli Olmak” metninden düşünceyi geliştirme yollarına birer örnek cümle yazınız.
Öncelikle küçük bir not: Soruda “Merhametli Olmak” metninden örnekler bulmamız istenmiş ama bize verilen metnin adı “Duygularımız”. Biz de “Duygularımız” metnini okuduğumuz için, soruları bu metne göre cevaplayacağız, tamam mı? Şimdi bakalım, düşünceyi geliştirme yolları neymiş ve biz metnimizden nasıl örnekler bulabiliriz:
-
Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu, özelliklerini açıklayarak anlatmaktır. Metnimizdeki “Duygularımız” bölümünde bu yöntemi görüyoruz.
Çözüm:
Duygularımız, belirli bir durumla karşılaştığımızda aklımızda canlanan düşüncelerin sonucu olarak verdiğimiz psikolojik tepkilerdir.
Burada “duygularımızın” ne olduğu açıkça anlatılmış, yani tanımlama yapılmış.
-
Örneklendirme: Anlatılan bir konuyu daha anlaşılır hale getirmek için örnekler vermektir. Metnimizde hangi duyguların olduğunu sayarken bu yöntemi kullanmışlar.
Çözüm:
Mutluluk, üzüntü, şaşkınlık, korku, öfke, iğrenme ve şaşırma gibi…
Gördüğünüz gibi, metinde birçok duygu adı sayılarak örneklendirme yapılmış.
-
Benzetme: İki farklı varlık ya da kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Biri diğerine benzetilir.
Çözüm:
Okuduğumuz “Duygularımız” metninde doğrudan bir benzetme cümlesi bulunmuyor sevgili çocuklar. Ama ben size metindeki duygularla ilgili bir örnek vereyim: “Sevinç, içimizi aydınlatan bir güneş gibidir tıpkı bir bahar sabahının ferahlığı gibi.” Burada sevinç duygusu, içimizi aydınlatan bir güneşe benzetilmiş.
-
Karşılaştırma: İki ya da daha fazla varlık, kavram veya durum arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır.
Çözüm:
Bebekler ve küçük çocuklar duygularını yüz ifadeleriyle ya da gülmek, ağlamak gibi tepkilerle gösterirler ancak yetişkinler duygularını adlandırarak ya da nedenini anlatarak ifade ederler.
Burada da bebeklerin ve küçük çocukların duygularını ifade etme şekilleriyle yetişkinlerin ifade etme şekilleri karşılaştırılmış.
b. Karekodu okutarak “Karıncaların Dünyası” adlı etkinlikle ilgili içeriği yönergeler doğrultusunda tamamlayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, maalesef bu karekodu ben okutarak size yardımcı olamıyorum. Bu, sizin okulda öğretmeninizle birlikte yapacağınız eğlenceli bir etkinlik. Karekodu telefonunuzla ya da tabletinizle okutup, oradaki bilgileri kullanarak etkinliği tamamlayabilirsiniz.
5. ETKİNLİK
a. İsimler her zaman görebildiğimiz, dokunabildiğimiz varlıklara mı verilir? Neden?
Çözüm:
Hayır, sevgili çocuklar. İsimler her zaman görebildiğimiz, dokunabildiğimiz varlıklara verilmez. Çünkü dünyada sadece gözümüzle görüp elimizle dokunabildiğimiz şeyler yoktur. Duygular, düşünceler, hayaller gibi soyut kavramlar da vardır ve onlara da isim veririz.
Neden mi? Çünkü bu kavramlar da bizim için önemlidir, hayatımızın bir parçasıdır ve onlardan bahsederken bir isim kullanmaya ihtiyacımız vardır. Örneğin, metnimizde geçen “mutluluk”, “üzüntü”, “korku” gibi duyguları göremeyiz ya da onlara dokunamayız ama onların var olduğunu biliriz ve onlara isim veririz.
b. “Merhamet” kavramını duyu organlarımızla algılayabilir miyiz? Niçin?
Çözüm:
Hayır, “merhamet” kavramını duyu organlarımızla algılayamayız. Yani onu göremeyiz, dokunamayız, koklayamayız, tadına bakamayız veya sesini duyamayız.
Niçin mi? Çünkü merhamet, tıpkı mutluluk ya da üzüntü gibi bir duygudur, bir düşüncedir. O, somut (elle tutulur, gözle görülür) bir varlık değildir; soyut bir kavramdır. Merhametli bir davranışın sonucunu görebiliriz veya merhametli bir kişinin sözlerini duyabiliriz ama merhametin kendisini, yani o duyguyu fiziksel olarak algılayamayız.
c. Dinlediğiniz metinde duyu organlarımızla algılayabildiğimiz ve algılayamadığımız isimleri bularak yazınız.
Şimdi “Duygularımız” metnine geri dönelim ve duyu organlarımızla algılayabildiğimiz (somut) ve algılayamadığımız (soyut) isimleri birlikte bulalım.
Duyu Organlarımızla Algılayabildiğimiz İsimler:
- yüzümüz: Yüzümüzü görebiliriz, dokunabiliriz.
- bedenimiz: Bedenimizi görebiliriz, dokunabiliriz.
- yüz ifademiz: Başkalarının yüz ifadelerini görebiliriz.
- gözlerimiz: Gözlerimizi görebiliriz.
- ses tonumuz: Ses tonumuzu duyabiliriz.
- davranışlarımız: Başkalarının davranışlarını görebiliriz.
- çevre: Çevremizdeki şeyleri görebilir, dokunabiliriz.
- kişi: Kişileri görebilir, dokunabiliriz.
- bebekler: Bebekleri görebilir, dokunabiliriz.
- çocuklar: Çocukları görebilir, dokunabiliriz.
- gülmek: Gülen birini görebilir, sesini duyabiliriz.
- ağlamak: Ağlayan birini görebilir, sesini duyabiliriz.
- yetişkinler: Yetişkinleri görebilir, dokunabiliriz.
Duyu Organlarımızla Algılayamadığımız İsimler:
- düşünceler: Düşünceleri göremeyiz, duyamayız.
- duygularımız: Duyguları göremeyiz, dokunamayız.
- durum: Bir durumu elle tutup gözle göremeyiz, soyuttur.
- psikolojik tepkiler: Bu tepkilerin kendisi soyuttur, sadece dışa vuruşlarını görebiliriz.
- mutluluk: Mutluluğu göremeyiz, dokunamayız.
- merak: Merakı göremeyiz, dokunamayız.
- korku: Korkuyu göremeyiz, dokunamayız.
- öfke: Öfkeyi göremeyiz, dokunamayız.
- sevinç: Sevinci göremeyiz, dokunamayız.
- sevgi: Sevgiyi göremeyiz, dokunamayız.
- üzüntü: Üzüntüyü göremeyiz, dokunamayız.
- şaşkınlık: Şaşkınlığı göremeyiz, dokunamayız.
- iğrenme: İğrenmeyi göremeyiz, dokunamayız.
- şaşırma: Şaşırmayı göremeyiz, dokunamayız.
- utanç: Utancı göremeyiz, dokunamayız.
- ruh hâlimiz: Ruh halini göremeyiz, dokunamayız.
- çatışma: Bir çatışmayı göremeyiz, dokunamayız, soyuttur.
- olaylar: “Duygusal olaylar” gibi olayların kendisi soyut bir kavramdır.
- bilgi: Bilgiyi göremeyiz, dokunamayız.
- anlayış: Anlayışı göremeyiz, dokunamayız.
- izlenimler: İzlenimleri göremeyiz, dokunamayız.
Aferin size çocuklar! Gördüğünüz gibi, kelimelerin dünyası ne kadar da zenginmiş. Hem görüp dokunabildiğimiz hem de sadece zihnimizde var olan birçok şeye isim veriyoruz. Türkçe dersinde bu konuları daha da iyi anlayıp öğreneceğiz.