5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 137
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. “Duygularımı Tanıyorum” ünitesinde “Yazalım” bölümündeyiz. Bu etkinlikte hem duygularımızı tanıyacağız hem de harika bir hikâye yazma becerimizi geliştireceğiz. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
Şimdi öncelikle sorumuzu dikkatlice okuyalım:
a. Aşağıda verilen duygulardan en az üçünü kullanarak yönergeler doğrultusunda bir hikâye yazınız.
Bu soruda bizden istenen şey aslında iki ana bölümden oluşuyor:
- Belirtilen duygulardan en az üçünü seçmek.
- Verilen yönergeleri (yani kuralları) takip ederek bir hikâye yazmak.
Bu çok keyifli bir görev! Çünkü kendi hayal gücümüzü kullanacağız ve duyguları hikâyemizin içine ustaca yerleştireceğiz. Hadi adım adım nasıl yapacağımızı konuşalım:
Adım 1: Duygularımızı Seçelim!
Önce bize verilen duygulara bir göz atalım:
- MAVİ – Şaşkınlık
- KIRMIZI – Öfke
- SİYAH – Üzüntü
- YEŞİL – Mutluluk
- BEYAZ – Korku
- LACİVERT – Endişe
Sevgili öğrencim, bu duygulardan en az üçünü seçmemiz gerekiyor. Hatta istersen dördünü, beşini veya hepsini bile kullanabilirsin! Hikâyen daha zengin olur. Hangi duygular sana daha ilginç geliyor? Ya da hangi duyguları bir arada kullanırsan daha sürükleyici bir hikâye yazabilirsin, bir düşün bakalım.
Örneğin, “Mutluluk”, “Korku” ve “Şaşkınlık” duygularını bir araya getirebilirsin. Ya da “Üzüntü”, “Öfke” ve “Mutluluk” duygularının birbirini nasıl takip ettiğini anlatan bir hikâye yazabilirsin. Seçim senin!
Adım 2: Yönergeleri Tek Tek İnceleyelim ve Hikâyemizi Ona Göre Planlayalım!
Şimdi gelelim hikâye yazarken dikkat etmemiz gereken kurallara. Bunlar, hikâyemizi daha güzel ve etkileyici yapmamızı sağlayacak ipuçlarıdır:
-
Yazınızın amacını, hedef kitlesini, yazma aracını ve ortamını belirleyiniz.
Burada şunu düşünüyoruz:
- Amacın ne? Bu hikâyeyi neden yazıyorsun? Okuyanı güldürmek mi, düşündürmek mi, yoksa ona bir ders vermek mi istiyorsun? Belki de sadece duyguları tanıtmak istiyorsun.
- Hedef kitlen kim? Hikâyeni kimler okuyacak? Senin gibi 5. sınıf öğrencileri mi, yoksa daha küçük kardeşlerin mi, yoksa yetişkinler mi? Buna göre kelimelerini ve anlatımını ayarlamalısın.
- Yazma aracın ne? Defterin mi, bilgisayarın mı, tabletim mi? Biz şimdi defterimize yazacağız gibi düşünebiliriz.
- Ortamın ne? Nerede yazıyorsun? Sessiz bir odada mı, kütüphanede mi, yoksa parkta mı? Bu, senin ruh halini ve dolayısıyla hikâyeni etkileyebilir.
Şimdilik, amacımız duyguları kullanarak yaratıcı bir hikâye yazmak, hedef kitlemiz de senin gibi yaşıtların. Yazma aracımız kalem ve kâğıt, ortamımız da hayal dünyamız olsun.
-
Hikâyenizi farklı bir bakış açısıyla kurgulayınız.
Bu ne demek biliyor musun? Yani herkesin düşündüğü gibi sıradan bir hikâye olmasın. Mesela, bir hayvanın gözünden mi anlatacaksın, yoksa bir eşyanın mı? Belki de hikâyenin kahramanı çok utangaç biri olduğu için olayları hep uzaktan izliyor ve sen onun iç dünyasını anlatıyorsun. Alışılmışın dışına çıkmaktan çekinme!
-
Deneyim ve gözlemlerinizi hayal gücünüzle birleştiriniz.
Yaşadığın, gördüğün, duyduğun şeyler var değil mi? Bunları al, üzerine biraz da hayal gücünden ekle. Örneğin, bir arkadaşının yaşadığı üzüntülü bir olayı alıp, kendi hayal gücünle ona bambaşka bir son yazabilirsin. Veya bir hayvanat bahçesi gezisindeki gözlemlerini fantastik bir hikâyeye dönüştürebilirsin.
-
İsimleri tür özelliklerine uygun olarak yazınızda kullanınız.
Eğer masal yazıyorsan “Peri Kızı Elif” ya da “Dev Canavar” gibi isimler kullanabilirsin. Eğer gerçekçi bir hikâye yazıyorsan, günlük hayatta karşılaşabileceğin “Ayşe”, “Can”, “Zeynep” gibi isimler daha uygun olur. Hikâyenin türüne (masal, gerçekçi, bilim kurgu vb.) uygun isimler seçmelisin.
-
Alışılmışın dışında bir tarzda yazmaya çalışınız.
Yine “farklı bir bakış açısı” gibi, bu da hikâyeni özel kılacak bir ipucu. Belki hikâyeni tersten anlatırsın? Ya da her paragrafta farklı bir duyguya odaklanırsın? Denemekten korkma!
-
Hikâyenize bir başlık koymayı unutmayınız.
Hikâye bittikten sonra ona en uygun, en merak uyandırıcı başlığı bulmalısın. Başlık, hikâyenin özeti gibidir ve okuyucuyu etkiler.
-
Uygun yazma stratejilerini kullanmayı unutmayınız.
Bu, hikâyenin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin olmasına dikkat etmek, olayları sıraya koymak, betimlemeler (varlıkları anlatma) ve diyaloglar (konuşmalar) kullanmak gibi şeyler. Hikâyeni planlarken bunları düşünerek yazmaya başlamalısın.
Adım 3: Hikâye Planı Yapalım!
Şimdi bir örnekle hikâye planı yapalım. Diyelim ki ben “Mutluluk”, “Korku” ve “Şaşkınlık” duygularını seçtim.
- Başlık Fikri: “Gizemli Kutunun Peşindeki Duygular” (Daha sonra değiştirebiliriz.)
-
Karakterler:
- Ali (Meraklı ve biraz da sakar bir çocuk)
- Minnoş (Ali’nin konuşan kedisi – farklı bakış açısı için)
- Yaşlı Bilge (Sürprizleri seven bir komşu)
- Mekân: Ali’nin evi ve bahçesi.
-
Olay Örgüsü:
- Giriş: Ali, bahçede oynarken çok eski ve kilitli bir kutu bulur. İçinde ne olduğunu çok merak eder, bu onda bir şaşkınlık ve hafif bir endişe uyandırır (Endişe de kullanabiliriz!). Konuşan kedisi Minnoş da ona eşlik eder.
- Gelişme: Ali kutuyu açmaya çalışır ama başaramaz. Minnoş’un da yardımıyla kutunun üzerindeki ipuçlarını takip ederler. İpuçları onları mahallenin en yaşlı ve gizemli komşusu olan Bilge Amca’ya götürür. Bilge Amca onlara kutunun aslında bir “duygu kutusu” olduğunu ve anahtarının kaybolduğunu söyler. Kutunun içindeki bir notta, anahtarı bulmak için bir bilmeceyi çözmeleri gerektiği yazar. Bilmecede “En büyük korkun, en büyük mutluluğuna giden yoldur” der. Ali ve Minnoş bilmeceyi çözerken bir anda karşılarına kocaman bir köpek çıkar. Ali çok korkar ama Minnoş ona cesaret verir. Köpek aslında Bilge Amca’nın sevimli köpeğidir ve anahtar onun tasmasındadır.
- Sonuç: Ali ve Minnoş anahtarı bulur ve kutuyu açarlar. Kutunun içinden rengarenk balonlar ve bir not çıkar: “Hayatın en büyük hediyesi, korkularınla yüzleşip mutluluğu bulmaktır.” Ali ve Minnoş balonları gökyüzüne bırakırken içlerini büyük bir mutluluk kaplar.
Gördün mü sevgili öğrencim? Seçtiğimiz duyguları (Şaşkınlık, Korku, Mutluluk, Endişe) hikâyenin içine nasıl yerleştirdiğimi? Ayrıca konuşan kedi Minnoş ile “farklı bir bakış açısı” ve “alışılmışın dışında bir tarz” denedim. İsimler de hikâye türüne uygun. Deneyimlerimi ve hayal gücümü birleştirdim.
Adım 4: Hikâyeyi Yazalım!
Şimdi sıra sende! Kendi seçtiğin duyguları ve belirlediğin yönergeleri kullanarak bu planı kağıda dökmeye başla. Unutma, ilk taslak mükemmel olmak zorunda değil. Önemli olan yazmaya başlamak!
Adım 5: Hikâyemizi Gözden Geçirelim!
Hikâyeni bitirdikten sonra bir kez daha oku. Şunlara dikkat et:
- En az üç duyguyu kullandın mı?
- Hikâyenin bir başlığı var mı?
- Giriş, gelişme ve sonuç bölümleri belirgin mi?
- Anlatımında akıcılık var mı?
- Yazım ve noktalama hataları yaptın mı? (Düzeltmekten çekinme!)
- Yönergelerdeki diğer maddelere (farklı bakış açısı, alışılmışın dışında tarz vb.) uymaya çalıştın mı?
İşte bu kadar! Bu adımları takip ederek harika bir hikâye yazabilirsin. Hayal gücünü serbest bırak ve kaleminin ucundan çıkan kelimelerin seni nereye götüreceğine izin ver. Eminim çok güzel bir iş çıkaracaksın!
Sonuç:
Bu etkinlikte, verilen duygulardan en az üçünü seçerek ve belirtilen yönergeler doğrultusunda yaratıcı bir hikâye yazma becerisi kazanılması hedeflenmektedir. Öğrenci, hikâyesini planlarken duygu seçimi, karakter ve olay örgüsü oluşturma, farklı bakış açıları kullanma ve yazım kurallarına uygunluk gibi adımları takip etmelidir.