5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 85
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Şimdi bana gönderdiğiniz bu sayfadaki etkinlikleri birlikte adım adım çözeceğiz. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda düşünme becerilerimizi geliştirmek ve metni doğru anlamak. Hazır mısınız? Başlayalım!
ETKİNLİK 1
a. Metnin başlık ve görselinden hareketle içeriğini tahmin ediniz. Tahminlerinizi ve tahminlerinizin gerekçelerini aşağıya yazınız.
Sevgili çocuklar, burada henüz metni okumadan önce, sayfanın en üstündeki başlığa bakarak metnin ne hakkında olabileceğini tahmin etmemiz isteniyor. Başlık “ATATÜRK’Ü TANIMAK” diyor. Bu bize çok önemli bir ipucu veriyor değil mi?
Adım 1: Başlığı inceleyelim.
Başlıkta “Atatürk” adı geçiyor. Hepimiz Atatürk’ü tanıyoruz, ülkemizin kurucusu, büyük önderimiz. “Tanımak” kelimesi de onun hakkında bilgi edineceğimizi, onu daha iyi anlayacağımızı düşündürüyor.
Adım 2: Tahminimizi oluşturalım.
Bu başlığa bakarak metnin, Atatürk’ün hayatını, kişiliğini, başarılarını, vatanseverliğini veya Milli Mücadele dönemindeki önemli olayları anlatan bir yazı olabileceğini düşünebiliriz.
Çözüm:
Tahminim: Bu metin, büyük önderimiz Atatürk’ün hayatını, kişiliğini, vatanseverliğini, yaptığı yenilikleri veya Milli Mücadele dönemindeki önemli olayları anlatıyor olabilir. Belki de onunla ilgili ilginç bir anıyı ya da bir dönemdeki düşüncelerini paylaşacaktır.
Gerekçem: Çünkü sayfanın başlığı “ATATÜRK’Ü TANIMAK” şeklinde. Bu başlık, metnin doğrudan Atatürk hakkında bilgi vereceğini, onu daha yakından tanımamızı sağlayacağını düşündürüyor.
b. Metnin içeriğiyle ilgili tahminleriniz doğru çıktı mı? Tahminlerinizin doğru çıkıp çıkmamasında gerekçelerinizi etkisini yazınız.
Şimdi de tahminlerimizin ne kadar doğru çıktığını kontrol edelim. Unutmayın, metin Etkinlik 2’nin içinde yer alan küçük bir bölümden oluşuyor. Sadece o bölümü dikkate alarak değerlendireceğiz.
Adım 1: Okuduğumuz metni hatırlayalım.
Okuduğumuz metin bir mektuptu. Bir asker, ailesine, özellikle de kardeşinin artık büyüdüğünü ve babalarının yerini tuttuğunu, bu yüzden kendisinin de gönül rahatlığıyla savaşa gidebileceğini anlatıyordu. Metinde “Çanakkale” ve “savaş” kelimeleri geçiyordu.
Adım 2: Tahminimizle metni karşılaştıralım.
Benim tahminim, metnin Atatürk’ün hayatı veya Milli Mücadele dönemi hakkında olabileceğiydi. Okuduğumuz metin doğrudan Atatürk’ün hayatını anlatmıyor ama Milli Mücadele döneminin önemli bir parçası olan Çanakkale Savaşı’na ve o dönemdeki askerlerin fedakarlıklarına değiniyor. Yani, tahminimiz tamamen doğru çıkmasa da, bir kısmı doğru çıktı diyebiliriz.
Çözüm:
Tahminim kısmen doğru çıktı. Metin doğrudan Atatürk’ün kişiliğini veya hayatını anlatmasa da, onun liderlik ettiği Milli Mücadele dönemiyle ilgili, savaş yıllarındaki fedakarlıkları ve aile bağlarını konu alan bir bölüm içeriyordu. Çanakkale Savaşı’ndan bahsedilmesi, tahminimin “Milli Mücadele dönemi” kısmını doğruladı. Ancak metin, Atatürk’ün kendisi hakkında detaylı bilgi vermediği için tamamen doğru bir tahmin diyemeyiz.
Gerekçesi: Başlık, genel olarak Atatürk dönemini çağrıştırsa da, okuduğumuz metin parçası daha çok o dönemin insanlarının kişisel hikayesine odaklanmış. Bu yüzden tahminimin bir kısmı gerçekleşti, bir kısmı ise metnin dar kapsamı nedeniyle gerçekleşmedi.
ETKİNLİK 2
Metinden alınan aşağıdaki bölümde duraklamadan okunması gereken kelime veya kelime gruplarını örnekteki gibi belirleyiniz. Yaptığınız ayırma dikkat ederek metni yeniden okuyunuz. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle ayırmalarınızı gözden geçiriniz.
Çocuklar, bu etkinlikte önemli olan, bir metni okurken nerede duraklayacağımızı, nerede nefes alacağımızı bilmektir. Böylece hem metni daha iyi anlarız hem de okuyuşumuz daha akıcı ve anlamlı olur. Şimdi metni anlamlı parçalara ayıralım:
Çözüm:
- Nevreste daha bebekti
- bizim gözümüzde.
- Arma Salih ağabeyim,
- o birkaç günlük yolculukta
- koca bir adam oldu çıktı sanki.
- Birkaç günde
- on yıl büyüdü ağabeyim.
- Sana, bana, kardeşlerine
- sahip çıkma telaşı
- büyüttü onu
- Çanakkale’de
- kaybettiği bacağından önce.
- Şimdi babamızın yerinde o,
- içim rahat geldim
- bu yüzden savaşa,
- sen ve kız kardeşim
- emin ellerdesiniz.
Okurken bu parçalara dikkat ederek, sanki konuşur gibi, doğal bir şekilde okumaya çalışın. Böylece metnin anlamı daha iyi ortaya çıkacaktır.
ETKİNLİK 3
Aşağıdaki soruların cevaplarını metinden hareketle defterinize yazınız.
Şimdi Etkinlik 2’de okuduğumuz mektup parçasını kullanarak bu soruları cevaplayacağız. Unutmayın, cevapları sadece okuduğumuz metne göre vermeliyiz.
1. Okuduğunuz mektup kime ve neden yazılmıştır?
Adım 1: Mektubun kime yazıldığını bulalım.
Mektubun sonuna doğru “Sana, bana, kardeşlerine sahip çıkma telaşı büyüttü onu” ve “sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz” ifadeleri geçiyor. Buradaki “sen” ve “kız kardeşim” kelimeleri, mektubu yazanın ailesine, özellikle de annesine veya diğer aile üyelerine yazdığını gösteriyor.
Adım 2: Mektubun neden yazıldığını bulalım.
Mektubu yazan kişi (Hüseyin olduğunu varsayıyoruz), kardeşi Arma Salih’in nasıl olgunlaştığını ve ailesine nasıl sahip çıktığını anlatıyor. Bu sayede kendisinin de gönül rahatlığıyla savaşa gidebildiğini belirtiyor. Amacı, ailesine bilgi vermek ve onları rahatlatmak.
Çözüm:
Okuduğumuz mektup, bir asker tarafından ailesine, özellikle de annesine veya diğer aile üyelerine yazılmıştır. Mektup, askerin kardeşi Arma Salih’in artık ailesinin sorumluluğunu üstlendiğini, babalarının yerini tuttuğunu ve bu sayede kendisinin de gönül rahatlığıyla savaşa gidebildiğini anlatmak, ailesini bilgilendirmek ve onları rahatlatmak amacıyla yazılmıştır.
2. Hüseyin hangi gerekçeyle cepheye gitme kararı almıştır?
Adım 1: Metinde Hüseyin’in savaşa gitme kararını anlatan cümleyi bulalım.
Mektupta şöyle bir cümle var: “Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa…”
Adım 2: Bu cümlenin anlamını çıkaralım.
Hüseyin, kardeşi Arma Salih’in artık çok büyüdüğünü, olgunlaştığını ve babalarının yokluğunda ailenin sorumluluğunu üstlendiğini görüyor. Bu durum onu rahatlatıyor ve arkasını düşünmeden cepheye gitme cesaretini veriyor.
Çözüm:
Hüseyin, kardeşi Arma Salih’in artık babalarının yerini tutacak kadar büyüyüp olgunlaştığını ve ailesine sahip çıktığını görmesiyle içi rahatlamıştır. Bu nedenle, ailesini emin ellerde bilerek gönül rahatlığıyla cepheye gitme kararı almıştır.
3. Hüseyin annesine geçmişiyle ilgili neleri hatırlatmıştır?
Adım 1: Metinde geçmişe yönelik bir hatırlatma olup olmadığını kontrol edelim.
Metnin başında “Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde” ifadesi var. Bu, Arma Salih’in küçüklüğüne dair bir gönderme. Ancak bu, doğrudan annesine geçmişiyle ilgili bir şeyi hatırlatma şeklinde değil, daha çok Arma Salih’in ne kadar büyüdüğünü vurgulamak için kullanılmış.
Adım 2: Metindeki bilgiyi yorumlayalım.
Hüseyin, annesine doğrudan kendi geçmişiyle ilgili spesifik bir anı hatırlatmıyor. Ancak kardeşi Arma Salih’in “daha bebek” olduğu zamanları hatırlatarak, onun ne kadar hızlı büyüdüğünü ve olgunlaştığını annesinin de fark etmesini sağlıyor. Bu, geçmişle ilgili genel bir durumu ortaya koymaktır.
Çözüm:
Hüseyin, annesine doğrudan kendi geçmişiyle ilgili belirli bir anıyı hatırlatmamıştır. Ancak kardeşi Arma Salih’in “Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde” ifadesiyle, onun küçüklük hallerine atıfta bulunarak annesinin de Arma Salih’in ne kadar büyüdüğünü ve olgunlaştığını görmesini sağlamıştır.
4. Mektuptaki bilgilerden hareketle komutanların kişilik özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Adım 1: Metni dikkatlice tekrar okuyalım.
Mektup, bir askerin ailesine yazdığı kişisel bir mektup. Kardeşi Arma Salih’in büyümesi, ailesinin durumu ve Hüseyin’in savaşa gitme kararı anlatılıyor.
Adım 2: Komutanlarla ilgili bilgi olup olmadığını arayalım.
Metnin hiçbir yerinde komutanlarla ilgili, onların kişilik özellikleriyle ilgili bir bilgi veya ipucu bulunmuyor. Bu mektup tamamen kişisel duygular ve ailevi durumlar üzerine yazılmış.
Çözüm:
Okuduğumuz mektupta, komutanların kişilik özellikleri hakkında herhangi bir bilgi veya ipucu bulunmamaktadır. Bu mektup, bir askerin ailesine yazdığı kişisel bir mesaj olduğu için komutanlardan hiç bahsetmemektedir.
5. Sizce Hüseyin nasıl biridir? Mektupta yazdıklarından ve yaşantılarından örneklerle açıklayınız.
Adım 1: Hüseyin’in mektuptaki davranış ve düşüncelerini inceleyelim.
Hüseyin, ailesine düşkün, vatansever ve fedakar biridir. Kardeşinin olgunlaştığını görünce ailesi için endişelenmeden savaşa gitme kararı alıyor. Bu, onun sorumluluk sahibi ve gözlemci olduğunu da gösterir.
Adım 2: Bu özelliklere örnekler bulalım.
Ailesine düşkün ve fedakar: Ailesini geride bırakıp savaşa gidecek olmasına rağmen, kardeşinin büyüdüğünü ve ailesine sahip çıktığını görünce içi rahatlıyor. “Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa” cümlesi, ailesinin güvenliğini düşündüğünü ve bu güven sağlanınca vatan görevi için fedakarlık yapmaya hazır olduğunu gösteriyor.
Vatansever: Ailesini emin ellerde bildikten sonra tereddüt etmeden “savaşa” gitmesi, vatanına olan sevgisini ve görev bilincini ortaya koyuyor.
Gözlemci ve sorumluluk sahibi: Kardeşi Arma Salih’in birkaç günde ne kadar büyüdüğünü, ailesine sahip çıkma telaşının onu nasıl olgunlaştırdığını fark etmesi, onun gözlemci ve ailesinin geleceği hakkında sorumluluk hisseden biri olduğunu gösteriyor.
Çözüm:
Bence Hüseyin, vatansever, ailesine düşkün, fedakar ve sorumluluk sahibi biridir. Mektupta yazdıklarından bu özellikleri rahatlıkla anlayabiliriz:
- Vatansever ve Fedakar: Ailesini geride bırakıp savaşa gitme kararı alması, vatanına olan sevgisini ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olduğunu gösteriyor. “içim rahat geldim bu yüzden savaşa” ifadesi bunun en güzel örneğidir.
- Ailesine Düşkün ve Sorumluluk Sahibi: Kardeşi Arma Salih’in ailesine sahip çıktığını gördüğünde içi rahatlaması, ailesinin geleceğini ve güvenliğini ne kadar önemsediğini gösterir. Ailesinin emin ellerde olduğundan emin olmadan savaşa gitmemesi, onun sorumluluk sahibi bir aile bireyi olduğunu kanıtlar.
- Gözlemci: Kardeşinin “birkaç günlük yolculukta koca bir adam olduğunu”, “birkaç günde on yıl büyüdüğünü” ve “ailesine sahip çıkma telaşının onu büyüttüğünü” fark etmesi, Hüseyin’in çevresindeki değişiklikleri ve insanların gelişimini iyi gözlemleyen biri olduğunu gösterir.
6. Mektupta anlatılanlardan yola çıkarak ülkenin içinde bulunduğu durum hakkında kısa bilgi ifade edilebilir?
Adım 1: Metinde ülkenin durumuyla ilgili ipuçlarını bulalım.
Mektupta “Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce” ve “savaşa” kelimeleri geçiyor. Bu kelimeler bize ülkenin içinde bulunduğu durumu açıkça anlatıyor.
Adım 2: Bu ipuçlarını yorumlayalım.
“Çanakkale” ve “savaş” kelimeleri, ülkenin büyük bir savaş içinde olduğunu, insanların cepheye gitmek zorunda kaldığını, kayıplar verildiğini ve zorlu bir dönemden geçildiğini gösteriyor. Bu durum, ailelerin parçalanmasına, çocukların erken yaşta sorumluluk almasına neden olmuştur.
Çözüm:
Mektupta geçen “Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce” ve “savaşa” ifadeleri, ülkenin o dönemde çok zorlu bir savaş içinde olduğunu göstermektedir. Özellikle Çanakkale Savaşı gibi büyük ve yıkıcı mücadelelerin yaşandığı, insanların cepheye giderek vatanları için canlarını ortaya koyduğu, hatta genç yaşta büyük sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldığı, fedakarlıklarla dolu bir dönemden geçildiği anlaşılmaktadır. Ülke, varoluş mücadelesi vermektedir.