5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 36
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Gönderdiğin görsellerdeki soruları şimdi seninle beraber adım adım, sanki yan yana oturmuşuz da konuşuyormuşuz gibi güzelce inceleyelim ve çözelim. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak!
Şimdi hazırsan, ilk etkinliğimiz olan 12. etkinlikle başlıyoruz.
12. ETKİNLİK
a. Karekodu okutarak “Düş Oyunu” adlı şiiri dikkatlice dinleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu madde aslında bir soru değil, senin yapman gereken bir görev. Burada yapman gereken, kitabındaki karekodu telefonuna veya tabletine okutarak “Düş Oyunu” adlı şiiri dinlemek. Şiiri dinlerken kelimelerine, anlatımına ve sana hissettirdiklerine dikkat etmelisin. Şiirleri dinlemek, onların ruhunu daha iyi anlamamızı sağlar, tıpkı güzel bir şarkıyı dinlemek gibi düşünebilirsin.
b. Sizce şairin yaşamını bir oyun alanı gibi görmesinin sebebi nedir? Söyleyiniz.
Şimdi sıra geldi bir düşünme sorusuna! Şairin hayatı bir oyun alanı gibi görmesi çok güzel bir benzetme, değil mi? Sence neden böyle demiş olabilir?
Adım 1: Soruyu anlama
Şair, hayatı neden bir oyun alanına benzetmiş? Bu benzetmenin ardındaki düşünce ne olabilir?
Adım 2: Cevabı düşünme
Bir oyun alanı nasıl olur? İçinde farklı oyunlar, farklı arkadaşlar, bazen düşmeler, bazen kalkmalar, kazanmalar, kaybetmeler olur. Her şey birbiriyle iç içedir. Hayat da tıpkı böyle değil midir? Bazen seviniriz, bazen üzülürüz; bazen zorluklarla karşılaşırız, bazen çok eğleniriz. Her gün yeni bir şeyler öğreniriz, tıpkı oyun oynarken yeni beceriler kazandığımız gibi.
Adım 3: Cevabı açıklama
Şairin yaşamı bir oyun alanı gibi görmesinin birkaç nedeni olabilir:
- Hayatın farklı yönlerini, tıpkı bir oyun alanındaki farklı oyuncaklar gibi, barındırması.
- Hayatta bazen eğlenceli ve güzel anlar yaşarken, bazen de zorluklarla ve mücadelelerle karşılaşmamız. Tıpkı bir oyunda bazen kazanıp bazen kaybettiğimiz gibi.
- Hayatın bize sürekli yeni şeyler öğretmesi. Her deneyim, tıpkı bir oyundan sonra edindiğimiz tecrübe gibi, bizi daha olgunlaştırır.
- Hayatta farklı roller üstlenmemiz. Bazen bir öğrenci, bazen bir evlat, bazen bir arkadaş oluruz. Bir oyunda farklı karakterlere bürünmek gibi düşünebiliriz.
Sonuç:
Şairin yaşamı bir oyun alanı gibi görmesinin sebebi, hayatın tıpkı bir oyun alanı gibi çeşitli, inişli çıkışlı, eğlenceli ve öğretici olmasıdır. Hayat da oyunlar gibi bize yeni deneyimler sunar, bizi geliştirir ve her an bir sürprizle karşılaşabiliriz.
c. “Neşeyle döner dünya” dizesinde “neşeli olma” durumu dünyaya verilerek dünyaya kişileştirilmiştir. Şiiri tekrar dinleyiniz. Dinleme sırasında verilen örnektekine benzer kullanımları tespit ederek yazınız.
Hımm, bu madde de senden bir görev istiyor ama aynı zamanda çok önemli bir Türkçe konusunu da hatırlatıyor: kişileştirme!
Adım 1: Soruyu anlama ve kişileştirme kavramı
Soruda bize “Neşeyle döner dünya” dizesinde dünyanın neşeli olmasının, yani insanlara ait bir özelliğin dünyaya verilmesinin kişileştirme olduğu söyleniyor. Bizden de şiiri tekrar dinleyip buna benzer başka kişileştirmeler bulmamız isteniyor.
Adım 2: Kişileştirme nedir?
Sevgili öğrencim, kişileştirme (namı diğer teşhis), insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özelliklerini vermektir. Mesela, “Rüzgar fısıltılarla geçti ağaçların arasından” dediğimizde, rüzgarın fısıldaması insana ait bir özelliktir. Rüzgar fısıldayamaz ama biz ona bu özelliği vererek anlatımımızı daha güzel, daha etkileyici yaparız. Tıpkı “Güneş bize gülümsüyordu” derken, güneşin gülümsemesi gibi.
Adım 3: Cevabı açıklama
Şiiri dinlemediğimiz için ben sana şiirden doğrudan bir örnek veremem ama sen şiiri dinlerken şunlara dikkat etmelisin:
- Şair, hayvanlara insan gibi konuşma, düşünme, hissetme gibi özellikler vermiş mi?
- Cansız varlıklara (ağaç, taş, su, rüzgar, güneş, ev gibi) insanlara ait özellikler (ağlamak, gülmek, konuşmak, küsmek, dans etmek, düşünmek) yüklemiş mi?
Mesela, şiirde “Deniz hırçın dalgalarıyla isyan ediyordu” gibi bir ifade varsa, denizin isyan etmesi kişileştirme olurdu. Ya da “Çiçekler baharın gelişine sevinçle gülümsüyordu” deseydi, çiçeklerin gülümsemesi de kişileştirme olurdu.
Şimdi sen karekodu okutup şiiri dinlerken, bu tür insan özelliklerinin başka varlıklara verildiği yerleri dikkatlice not almalısın.
ç. Söz sanatlarının şiire katkısı:
Burada bize söz sanatlarının şiire neler kattığına dair bazı cümleler verilmiş. Hangilerinin doğru olduğunu bulup, ardından kişileştirme söz sanatının şiire ne kattığını açıklamamız isteniyor.
Adım 1: Cümleleri tek tek inceleyelim.
a) (✓) Kuru bir anlatım yerine estetik bir anlatım sağlar.
Açıklama: Evet, kesinlikle doğru! Söz sanatları, yani benzetmeler, kişileştirmeler, abartmalar gibi anlatım güzellikleri, şiiri sıradan bir yazı olmaktan çıkarır, ona bir güzellik, bir sanat değeri katar. Tıpkı bir yemeğe baharat katıp lezzetini artırmak gibi düşünebilirsin.
b) (✓) Bir şeyi uzun uzun anlatmak yerine az sözle çok şey anlatma imkânı verir; sıradan bir durumu bile daha etkileyici ve dikkat çekici bir şekilde aktarmaya yarar.
Açıklama: Bu da çok doğru. Söz sanatları, bazen tek bir kelimeyle veya kısa bir cümleyle kocaman bir anlamı, güçlü bir duyguyu ifade etmemizi sağlar. Böylece anlatım hem kısa ve öz olur hem de okuyucunun aklında daha kalıcı bir etki bırakır. Mesela, “Aslan gibi çocuk” dediğimizde, çocuğun cesur, güçlü olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek kalmaz.
c) (✓) Anlatımı güçlendirerek daha güçlü bir şekilde ortaya koyma fırsatı sunar.
Açıklama: Elbette! Söz sanatları, anlatmak istediğimiz konuyu daha çarpıcı, daha akılda kalıcı hale getirir. Duyguları veya düşünceleri sadece söylemek yerine, onları bir benzetmeyle, bir kişileştirmeyle süslediğimizde, anlatımımız daha güçlü ve etkileyici olur.
d) (✓) Anlatılmak isteneni doğrudan söylemek yerine gizleyerek anlama derinlik katar; okuyanı veya dinleyeni düşünmeye, gizli anlamları keşfetmeye yönlendirir.
Açıklama: Bu da söz sanatlarının çok önemli bir özelliğidir. Bazen şairler her şeyi açık açık söylemek istemezler. Bizi düşündürmek, hayal gücümüzü kullanmamızı sağlamak isterler. Söz sanatları sayesinde şiirler, ilk bakışta görünmeyen, derin anlamlar barındırır. Bu da şiiri daha gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi yapar.
Adım 2: Kişileştirme söz sanatı ile şair anlatımında yukarıdakilerden hangisini sağlamıştır? Nedenleriyle tartışınız.
Şimdi kişileştirmenin bu katkılardan hangilerini sağladığını düşünelim. “Neşeyle döner dünya” örneğini hatırlayalım.
- Kişileştirme, dünyanın neşeli olduğunu söyleyerek kuru bir anlatım yerine estetik bir anlatım sağlar. Dünya neşeli olamaz, bu insana ait bir özellik. Böylece anlatım güzelleşir. (a şıkkı)
- Dünyanın neşeyle dönmesi, bize onun canlı, hareketli ve pozitif bir enerjiye sahip olduğunu az sözle anlatır. Bu, sıradan bir “dünya dönüyor” cümlesinden çok daha etkileyici ve dikkat çekicidir. (b şıkkı)
- Bu ifade, şairin anlatmak istediği duyguyu veya düşünceyi daha güçlü bir şekilde ortaya koyar. Bize dünyanın güzelliğini, enerjisini hissettirir. (c şıkkı)
- Dünyanın neşeyle dönmesi, bize hayatın güzelliklerini, belki de umudu hatırlatarak daha derin anlamlar düşündürür. Doğrudan “hayat çok güzel” demek yerine, bu ifadeyle bizi düşünmeye ve yorumlamaya yönlendirir. (d şıkkı)
Sonuç:
Kişileştirme söz sanatı, şairin anlatımında yukarıdaki tüm maddeleri sağlar. Çünkü kişileştirme, cansız varlıklara veya hayvanlara insan özellikleri yükleyerek anlatımı güzelleştirir (estetik), az sözle çok şey anlatır (etkileyicilik), anlatımı güçlendirir ve okuyucuyu düşündürerek metne derinlik katar. Tıpkı “Neşeyle döner dünya” dizesinde olduğu gibi, dünya aslında neşeli olamaz ama bu ifade bize dünyanın canlılığını, güzelliğini ve pozitif enerjisini hissettirir, bizi hayal kurmaya yönlendirir.
Harika! 12. etkinliği tamamladık. Şimdi sıra geldi 13. etkinliğe.
13. ETKİNLİK: KONUŞALIM
a. “Bu Görev Bizim” bölümündeki yönergeden hareketle izlediğiniz filmle ilgili defterinize aldığınız notları gözden geçiriniz.
Sevgili öğrencim, bu da tıpkı 12.a maddesi gibi senin yapman gereken bir hazırlık görevi. “Bu Görev Bizim” bölümünde sana bir film izleme görevi verilmişti. Şimdi o filmi izlerken defterine aldığın notları tekrar bir oku, şöyle bir gözden geçir. O notlar, bir sonraki maddede filmi anlatırken sana çok yardımcı olacak.
b. İzlediğiniz sinema filmi veya çizgi filmi defterinize aldığınız notlardan hareketle olay akışına uygun olarak anlatınız. Anlatımınıza başlarken neden o filmi seçtiğinize de değininiz.
İşte şimdi hem konuşma hem de anlatma becerilerini kullanacağın çok güzel bir görev! Tıpkı bir hikaye anlatıcısı gibi olacaksın.
Adım 1: Hazırlık
Öncelikle, defterine aldığın notları iyice oku. Filmin ana karakterleri kimlerdi? Nerede geçiyordu olaylar? Filmin başında ne oldu, sonra neler yaşandı, olaylar nasıl gelişti ve film nasıl bitti? Bunları bir sıraya koymalısın.
Adım 2: Anlatımınıza başlarken
Konuşmaya başlarken ilk olarak neden bu filmi seçtiğini söylemelisin. Mesela, “Ben X filmini seçtim, çünkü…” diye başlayabilirsin. Belki çok komikti, belki çok maceralıydı, belki de sana çok şey öğrettiği için seçtin. Bu, dinleyicinin dikkatini çeker.
Adım 3: Filmi anlatma
Filmi anlatırken şunlara dikkat et:
- Filmin ana fikrini, yani bize ne anlatmak istediğini kısaca belirt.
- Olayları başlangıç, gelişme ve sonuç sırasına göre anlat. Karakterleri ve önemli olayları unutma.
- Kendi cümlelerinle, doğal ve akıcı bir şekilde konuş.
- Konuşurken aşağıdaki ipuçlarını aklında tut:
- Konuşurken nefesini doğru ayarlayınız. Cümlelerin arasında nefes alıp vererek konuşman hem daha rahat olur hem de sesin kesilmez.
- Kelimeleri doğru telaffuz ediniz. Kelimeleri ağzında yuvarlamadan, net bir şekilde söylemeye özen göster.
- Sesinizin şiddetini ayarlayınız. Bazen heyecanlı bir yeri anlatırken sesini yükseltebilir, bazen de sakin bir yeri anlatırken sesini alçaltabilirsin. Ama her zaman duyulabilir bir ses tonu kullanmalısın.
- Doğru vurgu ve tonlamayla konuşunuz. Hangi kelime önemliyse ona biraz daha vurgu yap, cümlenin anlamına göre sesinin tonunu ayarla. Bu, dinleyicinin seni daha iyi anlamasını ve sıkılmamasını sağlar.
Sonuç:
Bu görevde sen, izlediğin filmi kendi kelimelerinle, kronolojik bir sırayla ve etkili bir şekilde anlatmalısın. Anlatımına neden o filmi seçtiğini belirterek başlamayı ve yukarıdaki konuşma kurallarına uymayı unutma. Bu, hem kendini ifade etme becerini hem de topluluk önünde konuşma yeteneğini geliştirecek harika bir fırsat!
c. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle konuşmanızdaki güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Gelişmeye açık yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.
Bu madde de senin için çok değerli bir öğrenme fırsatı sunuyor. Bir önceki maddede filmi anlattıktan sonra, öğretmenin sana bazı geri bildirimler verecek. Bu geri bildirimler, senin konuşmanda neleri çok iyi yaptığını (güçlü yönlerin) ve neleri biraz daha geliştirmen gerektiğini (gelişmeye açık yönlerin) anlamana yardımcı olacak.
Adım 1: Geri bildirimleri dinleme
Öğretmenin sana “Şu kısmı çok güzel anlattın, ses tonun çok yerindeydi” veya “Burada biraz daha yavaş konuşabilirdin” gibi şeyler söyleyebilir. Bu yorumları dikkatle dinle.
Adım 2: Kendini değerlendirme
Öğretmeninin söylediklerini kendi gözlemlerinle birleştir. Gerçekten de kelimeleri net telaffuz ettin mi? Nefesin yeterli oldu mu? Hızlı mı konuştun, yavaş mı? Güçlü yönlerini belirleyip onlarla gurur duy. Gelişmeye açık yönlerini ise birer hedef olarak gör.
Adım 3: Gelişmeye çalışma
Öğrendiklerini bir sonraki konuşma veya anlatma görevlerinde uygulamaya çalış. Eğer çok hızlı konuştuğunu fark ettiysen, bir dahaki sefere daha yavaş ve tane tane konuşmayı dene. Eğer kelimeleri net söyleyemediğini fark ettiysen, daha dikkatli ol. Unutma, pratik yaparak her zaman daha iyi olabilirsin!
Sonuç:
Bu madde, senin öz eleştiri yapma ve kendini geliştirme becerini destekler. Öğretmeninden gelen geri bildirimler sayesinde, konuşma yeteneğinin hangi alanlarda iyi olduğunu ve hangi alanlarda biraz daha çaba göstermen gerektiğini anlayacak, böylece her yeni etkinlikte daha başarılı olacaksın. Unutma, öğrenmek bir süreçtir ve her adımda daha iyiye gidebiliriz!
İşte bu kadar sevgili öğrencim! Gördün mü, tüm soruları adım adım, hiç zorlanmadan çözdük. Umarım açıklamalarım senin için anlaşılır ve faydalı olmuştur. Başka bir etkinlikte görüşmek üzere, kendine çok iyi bak!