5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 24
Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencilerim!
Bugün sizinle çok güzel bir okuma metni olan “1. TEMA”daki soruları, bir Türkçe dersinde olduğu gibi, adım adım inceleyip çözeceğiz. Metni dikkatlice okudunuz mu? Harika! Şimdi, metinde geçen olayları ve karakterleri daha iyi anlamak için bu sorulara cevap arayalım.
Soru 1: Metinde anlatılan “Bil Bakalım Bu Ne?” oyununda, hayvanlar gözleri kapalıyken hangi nesneleri tanımaya çalışmış olabilirler? Tahminlerinizi ve gerekçelerinizi yazınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, hatırlayın! Metinde hayvan dostlarımızın gözleri kapalıyken, kendilerine verilen bir nesneyi sadece dokunarak tanımaya çalıştıkları bir oyun oynadıkları anlatılıyor. Minik kanguru da bu oyunu kazanıyor ve en sevdiği meyvelerden ödül alıyor. Görselde de minik kangurunun bir karpuza dokunduğunu görüyoruz. Şimdi, bu bilgiler ışığında, o oyunda hangi nesneler kullanılmış olabilir diye düşünelim ve tahminlerimizi gerekçeleriyle (yani neden böyle düşündüğümüzle) birlikte yazalım:
-
Tahmin 1: Meyveler (Örneğin; elma, armut, karpuz, muz, portakal gibi.)
- Gerekçe: Metinde açıkça belirtiliyor ki, oyunun sonunda minik kanguruya “en sevdiği meyvelerden ödül” verilmiş. Bu, oyunun meyveler üzerine kurulu olabileceği konusunda bize güçlü bir ipucu veriyor. Ayrıca, görseldeki minik kanguru da bir karpuza dokunuyor. Meyvelerin her birinin kendine özgü bir şekli, boyutu, yüzey dokusu (pürüzsüz, pütürlü, sert kabuklu) ve hatta kokusu vardır. Bu özellikler, gözleri kapalıyken onları dokunma duyusuyla ayırt etmeyi çok eğlenceli ve öğretici kılar. Mesela, bir muzun uzun ve kıvrık şekliyle bir elmanın yuvarlaklığını dokunarak kolayca anlayabiliriz, değil mi?
-
Tahmin 2: Sebzeler (Örneğin; havuç, domates, patates, salatalık gibi.)
- Gerekçe: Meyveler gibi, sebzeler de farklı farklı şekillere, boyutlara ve yüzey dokularına sahiptir. Örneğin, uzun ve sivri bir havucu, pürüzsüz bir domatesi veya topraklı, yumrulu bir patatesi dokunarak tanımak oldukça mümkündür. Belki de oyunda hem meyveler hem de sebzeler vardı, kim bilir?
-
Tahmin 3: Orman Nesneleri (Örneğin; farklı ağaç yaprakları, kozalaklar, çeşitli taşlar, dal parçaları gibi.)
- Gerekçe: Hayvan dostlarımız ormanda yaşadıkları için, çevrelerinde doğal olarak bulunan nesneleri de oyunda kullanmış olabilirler. Bir meşe yaprağının damarları, bir çam kozalağının sert ve katmanlı yapısı ya da pürüzsüz bir dere taşı ile pütürlü bir kaya parçası arasındaki farkı dokunarak anlamak çok ilginç olurdu. Bu, onların doğayı daha yakından tanımalarına da yardımcı olurdu.
Önemli olan, seçilen nesnelerin dokunulduğunda birbirlerinden farklı hisler vermesidir ki, hayvanlar onları ayırt edebilsinler.
Soru 2: Görseldeki minik kangurunun dokunduğu nesne nedir? Minik kanguru bu nesneyi neden doğru tahmin etmiş olabilir?
Çözüm:
Haydi şimdi hep birlikte, metnimizin yanındaki o sevimli görseli inceleyelim ve minik kangurunun neye dokunduğunu anlamaya çalışalım!
Adım 1: Görseldeki nesneyi dikkatlice gözlemleyelim.
Görselde, gözleri kapalı olan minik kanguru, patileriyle yeşil renkte, üzerinde açık yeşil çizgileri olan, oldukça büyük ve yuvarlak bir nesneye dokunuyor. Bu nesne sana neyi hatırlatıyor? Sanki yaz aylarının serinletici lezzetlerinden biri gibi, değil mi?
Adım 2: Nesnenin ne olduğunu tahmin edelim.
Evet, doğru bildiniz! Minik kangurunun dokunduğu bu nesne, kocaman bir karpuz!
Adım 3: Minik kangurunun karpuzu neden doğru tahmin etmiş olabileceğini düşünelim.
Metinde çok önemli bir bilgi vardı, hatırlıyor musunuz? Minik kanguru görme engelliydi, yani gözleri görmüyordu. Ama bu onun diğer duyularının, özellikle de dokunma duyusunun çok daha gelişmiş olduğu anlamına geliyordu. O, dünyayı parmak uçlarıyla, koklayarak ve dinleyerek tanıyordu. İşte bu yüzden “Bil Bakalım Bu Ne?” oyunu tam da ona göreydi!
Minik kanguru karpuzu şu özelliklerinden dolayı kolayca ve doğru bir şekilde tahmin etmiş olabilir:
- Büyüklüğü ve Şekli: Karpuzun kendine özgü, diğer birçok meyveden daha büyük ve belirgin yuvarlak bir şekli vardır. Minik kanguru, bu büyük ve hacimli yapıyı patileriyle kavradığında hemen fark etmiş olabilir.
- Yüzey Dokusu: Karpuzun dış kabuğu genellikle pürüzsüzdür ancak bazen hafif pütürlü bir his verebilir. Minik kanguru, bu özel yüzey dokusunu diğer nesnelerin dokularından kolayca ayırabilirdi.
- Ağırlığı: Karpuz, küçük meyvelere göre oldukça ağırdır. Kanguru nesneyi tuttuğunda veya hareket ettirdiğinde, bu ağırlık da ona karpuz hakkında bir ipucu vermiş olabilir.
- Kokusu: Olgun bir karpuzun kesilmemiş olsa bile, hafif tatlı ve taze bir kokusu vardır. Minik kangurunun gelişmiş koku duyusu sayesinde bu kokuyu algılamış olması çok muhtemeldir.
- Tecrübesi ve Sevgisi: Metinde minik kangurunun en sevdiği meyvelerden ödül aldığı yazıyordu. Belki de karpuz, onun en sevdiği meyvelerden biriydi ve bu yüzden onu çok iyi tanıyordu! Bazen en sevdiğimiz şeyleri diğerlerinden daha iyi tanırız, değil mi? Tıpkı en sevdiğimiz oyuncağımızın her ayrıntısını bildiğimiz gibi…
Sonuç olarak, minik kanguru, görme engelli olmasına rağmen, olağanüstü gelişmiş dokunma ve koku duyularını kullanarak, karpuzun kendine özgü fiziksel özelliklerini birleştirerek bu nesneyi doğru bir şekilde tanımış ve oyunu hak ederek kazanmıştır. Ne kadar da başarılı ve azimli bir kanguru, değil mi?