4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 86
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizinle çok güzel bir etkinlik yapacağız. Hem bir kitabın içindekiler bölümünü inceleyeceğiz hem de günlük hayatta kullandığımız bazı yabancı kelimelerin Türkçe karşılıklarını öğreneceğiz. Son olarak da bir e-postayı okuyup onun hakkında konuşacağız. Hazırsanız başlayalım!
5. ETKİNLİK
Anıtkabir Komutanlığı tarafından hazırlanan “Atatürk ve Çocuk” kitabının içindekiler sayfasını inceleyiniz. III. Bölümde yer alan başlıklardan hangisinin ilginizi çektiğini belirleyip kitabın ilgili sayfalarında neler anlatılmış olabileceği hakkında arkadaşlarınızla konuşunuz.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte sizden bir kitabın içindekiler bölümüne bakıp hangi konuların ilginizi çektiğini ve o konularda neler anlatılabileceğini düşünmenizi istiyorlar. Hadi gelin, ben de sizin için birkaç başlığı inceleyeyim, bakalım sizin aklınıza neler gelecek:
- “Kırmızı Laleler” (Sayfa 23):
Bu başlık bana Atatürk’ün doğa sevgisini, belki de bahçesinde lalelerle ilgili bir anısını veya çocuklara lalelerle ilgili bir hikaye anlattığını düşündürüyor. Atatürk’ün estetiğe ve güzelliğe ne kadar önem verdiğini de bu bölümden çıkarabiliriz. Belki de kırmızı lalelerin onun için özel bir anlamı vardır.
- “Seni Doya Doya Öpmek İstiyorum…” (Sayfa 25):
Bu başlık çok duygusal değil mi? Sanırım bu bölümde Atatürk’ün bir çocuğa olan sevgisini, ona duyduğu şefkati anlatan bir hikaye vardır. Belki de bir çocuğun Atatürk’e yazdığı bir mektuptan ya da Atatürk’ün çocuklarla geçirdiği sıcak bir andan bahsediliyordur. Bu bölüm, Atatürk’ün çocuklara ne kadar bağlı olduğunu gösterir.
- “Uşak’ta ATATÜRK’ü Ağlatan Çocuk” (Sayfa 26):
Bu başlık gerçekten çok merak uyandırıcı! Acaba Atatürk’ü ağlatan şey ne olabilir? Belki bir çocuğun yaşadığı zor bir durum, belki de çocukların saf ve masum bir davranışı onu çok duygulandırmıştır. Bu hikaye, Atatürk’ün çocuklara ne kadar değer verdiğini ve onların dertleriyle nasıl ilgilendiğini gösteriyor olabilir. Atatürk’ün ne kadar duygusal ve merhametli bir insan olduğunu da bu hikayeden anlayabiliriz.
- “Mektup” (Sayfa 28):
Bu bölümde Atatürk’e yazılan bir mektup veya Atatürk’ün bir çocuğa yazdığı bir mektup olabilir. Mektuplar, o dönemdeki insanların düşüncelerini, isteklerini veya duygularını anlamak için çok güzel bir yoldur. Bu mektup, belki de bir çocuğun hayallerini ya da Atatürk’e olan sevgisini anlatıyordur.
Gördüğünüz gibi, sadece başlıklara bakarak bile bir kitabın içinde neler olabileceğini tahmin edebiliriz. Siz de bu kitaptaki başka başlıkları inceleyip kendi yorumlarınızı yapabilirsiniz! Hangi başlık sizin daha çok ilginizi çekti? Neden?
6. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki kelimelerin Türkçe karşılıklarını aşağıya yazınız. Konuşmalarınızda bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen gösteriniz.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, günlük hayatımızda çok sık kullandığımız bazı yabancı kelimeler var. Ama bunların çok güzel Türkçe karşılıkları da var. Hadi gelin, bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını öğrenelim ve konuşurken de bunları kullanmaya özen gösterelim:
- internet kelimesinin Türkçe karşılığı: Genel Ağ
- e-mail kelimesinin Türkçe karşılığı: Elektronik Posta
- mouse kelimesinin Türkçe karşılığı: Fare
- printer kelimesinin Türkçe karşılığı: Yazıcı
Bu kelimeleri kullanarak hem dilimizi daha doğru kullanmış oluruz hem de Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu gösteririz. Haydi şimdi siz de bu kelimeleri cümlelerinizde kullanmaya başlayın! Mesela, “Ödevimi elektronik posta ile öğretmenime gönderdim.” diyebilirsiniz.
b. Aşağıdaki elektronik postayı okuyunuz. Bu elektronik postayla iletilen mesaj hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu elektronik postayı dikkatlice okuyalım:
Sevgili Maria,
Nisan ayında ülkemizde dünyanın tek çocuk bayramını kutlayacağız. Bu kutlamalar çerçevesinde bir de uluslararası çocuk şenliği düzenlenecek. Bu şenlik için Türk çocukları olarak tüm dünya çocuklarını ülkemize davet ederek birlikte kutlamalar yapacağız. Bu kutlamalara katılmaya ne dersin? Cevabını heyecanla bekliyorum.
Selamlar
Melike
Şimdi de bu mesaj hakkındaki düşüncelerimi sizinle paylaşayım, siz de kendi düşüncelerinizi arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz:
Vay canına, ne kadar harika bir davet bu! Melike, arkadaşı Maria’yı ve onun aracılığıyla tüm dünya çocuklarını ülkemizde düzenlenecek uluslararası çocuk şenliğine çağırıyor. Bu şenlik, biliyorsunuz ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızın bir parçası. Dünyada çocuklara özel tek bayramın bizim ülkemizde olması ne kadar güzel bir şey, değil mi?
Bu mesajı okuyunca aklıma şunlar geliyor:
- Öncelikle, Melike çok düşünceli bir arkadaş. Dünya çocuklarını bir araya getirmek istemesi, birlik ve beraberlik duygusunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
- Bu şenlik sayesinde farklı ülkelerden çocuklar bir araya gelecek, birbirlerinin kültürlerini tanıyacaklar. Bu da arkadaşlık bağlarını güçlendirecek ve dünyayı daha iyi bir yer yapmamıza yardımcı olacak. Düşünsenize, farklı dillerde, farklı oyunlar oynayan çocuklarla tanışacaksınız!
- Elektronik posta, böyle önemli davetleri ve haberleri hızlıca ulaştırmak için ne kadar kullanışlı bir araç, değil mi? Maria’ya bu davet hemen ulaşacak ve o da belki başka arkadaşlarına haber verecek.
- Ben olsam, bu daveti kesinlikle kaçırmazdım! Farklı ülkelerden yeni arkadaşlar edinmek, onlarla oyunlar oynamak ve bayramımızı birlikte kutlamak harika olurdu. Hem onlara kendi kültürümüzü de tanıtabiliriz.
Bu mesaj, bize 23 Nisan’ın sadece bizim bayramımız olmadığını, aynı zamanda dünya çocuklarının da bayramı olduğunu hatırlatıyor. Atatürk’ün biz çocuklara armağan ettiği bu bayramı tüm dünya ile paylaşmak çok özel bir duygu! Ne mutlu bize ki böyle güzel bir bayramımız var.