4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 46
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 4. sınıf Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle çok güzel bir etkinliğe başlayacağız. Hazır mısın? Sana gönderdiğim resimdeki soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en güzel şekilde açıklayacağım. Haydi başlayalım!
6. ETKİNLİK
Metnin türü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başındaki kutucuğu işaretleyiniz.
Çözüm:
Sevgili çocuğum, bu soruda bize “Ye Kürküm Ye” metninin türüyle ilgili bilgiler soruluyor. “Ye Kürküm Ye”, hepimizin bildiği gibi Nasreddin Hoca fıkralarından biridir. Fıkralar, kısa ve güldürücü hikayelerdir ama aynı zamanda bize bir şeyler öğretirler. Şimdi şıklara birlikte bakalım ve doğru olanları işaretleyelim:
-
Metin dörtlükler hâlinde yazılmıştır.
Fıkralar, şiirler gibi dörtlükler halinde yazılmazlar. Düz yazı şeklindedirler. Bu yüzden bu ifade yanlış.
-
Metinde bilgilendirici ifadeler vardır.
Nasreddin Hoca fıkraları, bize hayata dair dersler verir. “Ye Kürküm Ye” fıkrası da insanları dış görünüşlerine göre yargılamamamız gerektiğini öğretir. Bu yüzden bu ifade doğru.
-
Metin hem eğlendirici hem de öğreticidir.
Nasreddin Hoca fıkralarının en önemli özelliklerinden biri budur. Bizi güldürürken aynı zamanda düşünmemizi ve bir şeyler öğrenmemizi sağlarlar. Bu ifade kesinlikle doğru.
-
Metnin ana duygusu vardır.
Ana duygu daha çok şiirlerde olur. Fıkralarda ise genellikle bir ana fikir veya ders vardır. Bu yüzden bu ifade yanlış.
-
Metinde kahramanlar, olay, mekân ve zaman gibi hikâye unsurları bulunmaktadır.
Evet, fıkralar da birer hikaye olduğu için bu unsurları barındırır. “Ye Kürküm Ye”de Nasreddin Hoca (kahraman), ziyafete gitmesi ve yaşadıkları (olay), ziyafet sofrası (mekân) ve belli bir zaman (zaman) vardır. Bu ifade doğru.
Sonuç: Doğru olan ifadeler şunlardır:
- Metinde bilgilendirici ifadeler vardır.
- Metin hem eğlendirici hem de öğreticidir.
- Metinde kahramanlar, olay, mekân ve zaman gibi hikâye unsurları bulunmaktadır.
7. ETKİNLİK
a. Metnin üstünde verilen görseli inceleyiniz. Bu görselin metni anlamamıza nasıl yardımcı olduğunu açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, şimdi de yukarıdaki resmi inceleyelim. Resimde iki tane yaşlı adam görüyoruz. Bir tanesi daha sade giyimli, diğeri ise kürklü ve gösterişli kıyafetler giymiş. Önlerinde de yemek kaseleri var. Bu görsel, “Ye Kürküm Ye” fıkrasını anlamamıza çok yardımcı oluyor, değil mi?
Açıklama:
Adım 1: Görsel, metinde anlatılan olayı gözümüzde canlandırmamızı sağlar. Sanki fıkra gözümüzün önünde yaşanıyormuş gibi hissederiz.
Adım 2: Karakterleri, yani Nasreddin Hoca’yı ve diğer insanları somutlaştırır. Onları daha iyi tanırız.
Adım 3: Fıkranın geçtiği ortamı ve olayın yaşandığı anı daha net görmemizi sağlar. Böylece metnin konusunu ve bize vermek istediği ana fikri daha iyi kavrarız.
Sonuç: Görsel, metindeki olayın zihnimizde canlanmasına, karakterleri ve ortamı somutlaştırmasına yardımcı olarak metni daha iyi anlamamızı sağlar.
b. Aşağıdaki görselin, metnin hangi bölümüyle ilişkili olduğunu, yansıttığı duyguları, mekânın özelliklerini açıklayınız.
Çözüm:
Şimdi yine aynı görsele bakarak fıkranın hangi bölümüyle ilgili olduğunu, hangi duyguları yansıttığını ve mekânın özelliklerini anlatacağım.
Açıklama:
Adım 1: Metnin hangi bölümüyle ilişkili olduğu: Bu görsel, “Ye Kürküm Ye” fıkrasının Nasreddin Hoca’nın ziyafete ilk gittiğinde dış görünüşü nedeniyle ciddiye alınmaması, sonra evine gidip kürkünü giyip geri gelmesi ve kürküne yemek ikram etmesi bölümüyle çok yakından ilgili. Yani fıkranın ana olayının yaşandığı, dersin verildiği kısımla alakalı.
Adım 2: Yansıttığı duygular:
- Nasreddin Hoca’nın duyguları: Başlangıçta belki bir hayal kırıklığı ve dışlanmışlık hissetmiş olabilir. Ama sonra kürkünü giyip geri geldiğinde, insanlara bir ders verme isteği, bilgelik ve bir miktar ironi (yani düşündüren bir espri) yansıtır. Görseldeki yüz ifadesinde sanki bir şey anlatmaya çalışıyor gibi bir bilgelik var.
- Diğer kişilerin duyguları: Fıkraya göre, ilk başta Hoca’yı küçümseyenler, Hoca’nın kürkünü giyip gelmesi ve kürküne yemek yedirmesi karşısında büyük bir şaşkınlık ve muhtemelen utanç duymuşlardır.
Adım 3: Mekânın özellikleri:
- Görseldeki mekân, bir iç mekân, yani bir oda.
- İnsanlar yerde, minderler veya kilimler üzerinde bağdaş kurarak oturuyorlar. Bu, o dönemdeki geleneksel oturma şeklini gösteriyor.
- Yemekler, yüksek bir masa yerine yer sofrasında, yani büyük bir tepsinin üzerinde sunulmuş kaselerde bulunuyor.
- Arka planda pencereler ve duvarlar var. Bu, bize buranın geleneksel bir Türk evi veya misafirlerin ağırlandığı bir ziyafet salonu olabileceğini düşündürüyor.
Sonuç: Görsel, fıkranın ana dersin verildiği kısmı ile ilişkili olup, Nasreddin Hoca’nın bilgelik ve ders verme isteğini, diğerlerinin ise şaşkınlık ve utancını yansıtır. Mekân ise geleneksel bir iç mekân, yer sofrası ve minderli oturma düzenine sahiptir.
8. ETKİNLİK
Nasrettin Hoca’nın hayatı ile ilgili edindiğiniz bilgileri kısaca aşağıya yazınız.
Çözüm:
Nasreddin Hoca, bizim için çok önemli bir bilgedir sevgili öğrencim. Onunla ilgili öğrendiğimiz bilgileri şimdi birlikte hatırlayalım ve yazalım.
Açıklama:
Nasreddin Hoca, Anadolu’da yaşamış, çok zeki ve bilge bir kişidir. Fıkralarıyla tanınır ve bu fıkralar hem bizi güldürür hem de bize hayat dersleri verir. O, insanların hatalarını, yanlışlarını esprili bir dille, kimseyi kırmadan anlatır. Toplumsal konulara değinir, insanlara doğru yolu gösterir. 13. yüzyılda yaşadığı tahmin ediliyor ve mezarı da Konyanın Akşehir ilçesindedir. Onun fıkraları nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir ve hala hepimizi düşündürmeye devam etmektedir.
Sonuç:
Nasreddin Hoca, 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış, fıkralarıyla tanınan, bilge ve zeki bir kişiliktir. Fıkraları hem güldürücü hem de düşündürücü olup insanlara hayat dersleri verir ve toplumsal eleştiriler yapar. Mezarı Akşehir’dedir.