4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 217
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 4. Sınıf Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte görseldeki birbirinden güzel Türkçe sorularını adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak. Hazırsan başlayalım!
a. Aşağıda, metinde geçen bazı kelimelerin anlamları verilmiştir. Bunları uygun kelimelerle eşleştiriniz. Eşleştiremediğiniz anlama uygun kelimeyi yazınız.
Sevgili öğrencim, bu bölümde anlamları verilen kelimelerle, karşılarında uygun kelimeleri eşleştireceğiz. Eğer listede olmayan bir kelime varsa, onu da boşluğa biz yazacağız. Hadi dikkatlice okuyup eşleştirmelerimizi yapalım!
-
Bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi.
Canlı varlıkların en küçük yapı taşına ne diyorduk hatırlıyor musun? Tıpkı bir binanın en küçük parçası olan tuğla gibi, canlıların da en küçük yapı birimi hücredir. Vücudumuzdaki her şey hücrelerden oluşur.
Sonuç: hücre
-
Kemiklerin iç boşluklarını dolduran ve kan hücrelerinin yapımını sağlayan doku.
Kemiklerimizin içinde, kanımızı oluşturan hücrelerin yapıldığı çok önemli bir doku bulunur. Bu dokuya ilik diyoruz. Özellikle kemik iliği, kan yapımında hayati bir rol oynar.
Sonuç: ilik
-
Vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü.
Birçok hücre bir araya gelerek belirli bir görevi üstlendiğinde, o görevi yapan özel bir yapı oluşur. İşte bu yapıya doku denir. Mesela kas dokusu, sinir dokusu gibi birçok farklı dokumuz vardır.
Sonuç: doku
-
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt.
Vücudumuzu dış etkenlerden koruyan, bizi sıcak tutan veya serinleten, dokunduğumuzda hissetmemizi sağlayan bu dış tabakaya hepimiz deri deriz. Şıklarda bu kelime olmadığı için boşluğa kendimiz yazıyoruz.
Sonuç: deri
-
Vadi veya ırmak üstünden demir yolu veya kara yolunun geçişini sağlayan yüksek ve uzun köprü.
Dağlık veya engebeli arazilerde, derin vadilerin ya da geniş ırmakların üzerinden geçen, genellikle yüksek ayaklar üzerine kurulmuş uzun köprülere viyadük denir. Sanki havada asılı duran yollar gibi düşünebiliriz.
Sonuç: viyadük
-
Canlı varlıklarda kanın dolaştığı kanal.
Vücudumuzda kanı kalpten alıp tüm organlara taşıyan ve tekrar kalbe geri getiren borucuklara benzeyen bu kanallara damar diyoruz. Kalbimiz bu damarlar aracılığıyla kanı tüm vücudumuza pompalıyor.
Sonuç: damar
b. Metinde geçen ve aşağıda anlamları verilen kelimeleri ipuçlarından yararlanarak tamamlayıp yazınız.
Şimdi de bazı kelimelerin eksik harfleri var ve anlamları verilmiş. Hadi bu kelimeleri tamamlayarak doğru hallerini bulalım. Hem kelime bilgimizi geliştireceğiz hem de yeni şeyler öğreneceğiz!
-
D_rg_n: Sakin, hareketsiz.
Bir suyun veya havanın hiç hareket etmemesi, dalgalanmaması durumuna durgun deriz. Mesela, rüzgarsız bir havada deniz durgun olur ve yüzeyi ayna gibi parlar.
Sonuç: Durgun
-
Ka_ur_a: Kemiklerin oluşturduğu kafes.
Göğüs kafesimizde akciğerlerimizi ve kalbimizi koruyan, eğri kemiklere kaburga denir. Onlar sayesinde iç organlarımız güvende olur.
Sonuç: Kaburga
-
G_vş_m_k: Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek.
Gergin bir ipin veya kasların rahatlamasına, yumuşamasına gevşemek deriz. Uzun bir günün sonunda rahat bir koltuğa oturup gevşemek ne kadar güzel olur, değil mi?
Sonuç: Gevşemek
-
S_n_y_: Bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimi.
Zamanın çok küçük bir dilimi olan ve bir dakikada altmış tanesi bulunan bu birime saniye deriz. Kol saatimizdeki ince kolun her tıkırtısı bir saniyedir ve zamanın ne kadar hızlı geçtiğini gösterir.
Sonuç: Saniye
c. Aşağıdaki deyimlerin anlamını deyimler sözlüğünden bulup bu deyimlerle metin arasında bir ilişki kurunuz. Bu deyimleri anlamına uygun olarak cümle içinde kullanıp aşağıya yazınız.
Şimdi de günlük hayatta çok sık kullandığımız deyimlerin anlamlarını öğrenelim ve nasıl kullanıldıklarını görelim. Deyimler, kelimelerin gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşur, unutma! Hadi her bir deyimin anlamını yazdıktan sonra onu bir cümlede kullanalım ki anlamı iyice pekişsin.
-
Kalbi kırılmak:
Bu deyim, birinin sözleri veya davranışları yüzünden üzülmek, gücenmek veya incinmek anlamına gelir. Sanki kalbin küçük bir parçası kopmuş gibi hissedersin, bu da insana kötü hissettirir.
Sonuç: Üzülmek, gücenmek, incinmek.
Örnek cümle: Arkadaşının ona haksızlık yapması üzerine Ayşe’nin kalbi kırıldı ve bir süre kimseyle konuşmak istemedi.
-
Temiz kalpli:
Bu deyim, iyi niyetli, dürüst, saf ve kimseye kötülük düşünmeyen kişiler için kullanılır. Böyle insanlar hep iyilik yapar, kimseye zarar vermezler ve etraflarına pozitif enerji yayarlar.
Sonuç: İyi niyetli, dürüst, saf.
Örnek cümle: O kadar temiz kalpli bir çocuktu ki, mahalledeki herkes onu çok severdi ve ona güvenirlerdi.
-
Kalbi çarpmak:
Bu deyim, heyecan, korku veya fiziksel bir efor (koşmak gibi) nedeniyle kalbinin hızlı hızlı atması durumunu ifade eder. Sanki kalbin yerinden fırlayacak gibi olur, bu da bize güçlü bir duygu yaşadığımızı hissettirir.
Sonuç: Heyecanlanmak, korkmak veya koşmak gibi nedenlerle kalbin hızlı atması.
Örnek cümle: Sınav sonuçları açıklanırken heyecandan kalbim hızla çarptı, sanki yerinden çıkacak gibiydi.
-
Kalbinin sesini dinlemek:
Bu deyim, bir karar verirken veya bir şey yaparken vicdanının sesine uymak, içinden geldiği gibi davranmak anlamına gelir. Yani doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak, başkalarının ne dediğine çok takılmadan kendi iç huzurunu bulmak.
Sonuç: İçinden geldiği gibi davranmak, vicdanının sesine uymak.
Örnek cümle: Zor bir karar vermesi gerektiğinde, her zaman kalbinin sesini dinlerdi ve genellikle doğru olanı yapardı.
-
Kalbini açmak:
Bu deyim, birine duygularını, düşüncelerini, sırlarını samimiyetle anlatmak, içini dökmek anlamına gelir. Güvendiğin bir arkadaşına veya aile üyene dertlerini anlatmak gibi, böylece rahatlarsın ve yükünü hafifletirsin.
Sonuç: Duygularını, düşüncelerini, sırlarını birine anlatmak, içini dökmek.
Örnek cümle: En yakın arkadaşına kalbini açtı ve tüm sorunlarını anlattıktan sonra kendini çok daha iyi hissetti.