4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 130
Sevgili öğrencilerim, merhabalar! Bugün sizinle Türkçe dersimizdeki çok güzel bir etkinliği yapacağız. Kelimelerin farklı anlamlarını ve günlük yazmayı öğreneceğiz. Hadi bakalım, dikkatlice dinleyin ve benimle beraber düşünün.
9. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelimelerden gerçek anlamlı olanların başına “G”, mecaz anlamlı olanların başına “M”, terim anlamlı olanların başına “T” yazınız.
Bu etkinlikte bizden, cümlelerde altı çizili kelimelerin hangi anlamda kullanıldığını bulmamızı istiyorlar. Hatırlayın, kelimelerin:
- Gerçek Anlamı (G): Bir kelimenin aklımıza gelen ilk ve temel anlamıdır. Örneğin, “ev” dediğimizde aklımıza gelen bina.
- Mecaz Anlamı (M): Kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle benzetmelerle veya duygu aktarımlarıyla oluşur. Örneğin, “kalbini kırmak” dediğimizde kalbi fiziksel olarak kırmayız, birini üzeriz.
- Terim Anlamı (T): Bir bilim, sanat, spor veya meslek dalına ait özel bir kelimedir. O alana özgüdür. Örneğin, futbol için “gol”, müzik için “nota”.
Şimdi her cümleyi tek tek inceleyelim ve altı çizili kelimenin hangi anlamda kullanıldığına karar verelim.
(…..) Resim dersi için palet aldık.
Çözüm:
Burada altı çizili kelime “palet”. “Resim dersi” denince aklımıza, ressamların boyaları karıştırmak için kullandığı özel bir tahta veya plastik gelir, değil mi? İşte bu, resim sanatına ait özel bir kelimedir. Yani bu, bir terimdir.
Sonuç: (T) Resim dersi için palet aldık.
(…..) Uyanınca perdeleri açtım.
Çözüm:
Burada altı çizili kelime “perdeleri”. Sabah uyandığımızda odamızın penceresindeki ışığı engellemek için kullandığımız kumaş parçalarını açarız. Bu, “perde” kelimesinin bildiğimiz, gerçek anlamıdır.
Sonuç: (G) Uyanınca perdeleri açtım.
(…..) Bu olayda onun parmağı olabilir.
Çözüm:
Burada altı çizili kelime “parmağı”. Bir olayda birinin parmağı olmak, o kişinin o olaya karıştığı, olayın içinde olduğu anlamına gelir. Bu, bizim elimizdeki parmaklarımızdan bahsetmiyor, değil mi? Kelime gerçek anlamından uzaklaşmış. Bu bir benzetme veya deyimdir.
Sonuç: (M) Bu olayda onun parmağı olabilir.
(…..) Gösteri için kostümlerimizi giyinelim.
Çözüm:
Burada altı çizili kelime “kostümlerimizi”. “Gösteri” için giydiğimiz, özel olarak hazırlanmış kıyafetlere “kostüm” deriz. Bu kelime, kendi gerçek anlamında kullanılmış.
Sonuç: (G) Gösteri için kostümlerimizi giyinelim.
(…..) Cesaretini kırmadan konuşmalısın.
Çözüm:
Burada altı çizili kelime “kırmadan”. Birinin cesaretini kırmak, onu cesaretsizleştirmek, hevesini kaçırmak demektir. Cesaret, elle tutulur bir şey değildir ki onu kıralım, değil mi? Bu da kelimenin gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni bir anlamdır.
Sonuç: (M) Cesaretini kırmadan konuşmalısın.
Harikasınız! 9. etkinliği tamamladık. Şimdi 10. etkinliğe geçelim.
10. ETKİNLİK
Bu etkinlikte bizden üç farklı şey yapmamız isteniyor. Bunlar daha çok konuşma ve yazma becerilerinizi geliştirmeye yönelik çalışmalar.
a. Günlük tutma ve tutmama nedenlerinizle ilgili arkadaşlarınızla konuşunuz.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, günlük tutmak, yaşadığımız olayları, hissettiklerimizi, düşündüklerimizi bir deftere yazmak demektir. Bazı insanlar günlük tutmayı çok sever, çünkü böylece günlerini hatırlayabilir, duygularını kağıda dökerek rahatlayabilirler. Bazıları ise günlük tutmaz, belki zaman bulamazlar ya da içlerini yazmak yerine konuşmayı tercih ederler. Bu kısımda sizden, arkadaşlarınızla bir araya gelip bu konuyu konuşmanızı istiyorum.
- Günlük tutanlar: Neden günlük tutuyorsunuz? Size ne faydası oluyor? Ne sıklıkta yazıyorsunuz?
- Günlük tutmayanlar: Neden günlük tutmuyorsunuz? Hiç denediniz mi? Günlük tutmak size zor mu geliyor?
Bu soruları birbirinize sorarak sohbet edebilirsiniz. Unutmayın, herkesin farklı düşünceleri olabilir, önemli olan birbirimizi dinlemek ve anlamaya çalışmak.
b. Dün yaşadıklarınızı tarih belirterek ve olayların oluş sırasına göre aşağıya yazınız.
Çözüm:
Şimdi sıra geldi günlük yazmaya! Önünüzdeki boş günlük sayfasına, dün yaşadıklarınızı yazmanızı istiyorum. Bir günlük yazarken şunlara dikkat edelim:
Adım 1: Sayfanın sağ üst köşesine bugünün tarihini yazın. Örneğin, “21 Mayıs 2024” gibi.
Adım 2: “Sevgili Günlük,” diye başlayarak günlüğünüze seslenin. Bu, bir arkadaşınıza mektup yazar gibi düşünebilirsiniz.
Adım 3: Dün sabah uyandığınız andan başlayarak yaşadıklarınızı sırasıyla yazın. Kahvaltıda ne yediğiniz, okula giderken gördüğünüz ilginç bir şey, derste öğrendikleriniz, arkadaşlarınızla oynadığınız oyunlar, akşam yemeği ve yatmadan önceki son anlar… Aklınıza gelen her şeyi, duygu ve düşüncelerinizle birlikte yazın. Olayları oluş sırasına göre anlatmak, günlüğünüzün daha düzenli ve anlaşılır olmasını sağlar.
Örnek başlangıç:
Sevgili Günlük,
Bugün sana dün yaşadıklarımı anlatacağım. Dün sabah erkenden uyandım, çünkü kuş sesleri beni uyandırdı…
Bu şekilde devam ederek kendi günlüğünüzü doldurabilirsiniz. Unutmayın, günlük size özeldir, dilediğiniz gibi içtenlikle yazabilirsiniz.
c. Yazdıklarınızı yazım kuralları ve noktalama işaretlerinin doğru kullanımı yönünden kontrol edip gerekli düzeltmeleri yapınız ve arkadaşlarınızla okuyunuz.
Çözüm:
Günlüğünüzü yazdıktan sonra işimiz bitmiyor! Şimdi yazdıklarımızı kontrol etme zamanı. Bir yazar gibi, kendi yazdıklarımızı bir de dışarıdan bir gözle okuyacağız.
Adım 1: Yazım kurallarını kontrol edin. Kelimeleri doğru yazdınız mı? Büyük harfleri cümle başlarında, özel isimlerde ve kısaltmalarda doğru kullandınız mı?
Adım 2: Noktalama işaretlerini kontrol edin. Cümlelerinizin sonuna nokta, soru işaretleri veya ünlem işaretleri koydunuz mu? Virgülleri doğru yerlerde kullandınız mı?
Adım 3: Eğer yanlış gördüğünüz yerler varsa, kaleminizle düzeltmeler yapın. Bu, sizin daha iyi bir yazar olmanızı sağlar.
Adım 4: Düzeltmeleri bitirdikten sonra, yazdıklarınızı arkadaşlarınıza okuyabilirsiniz. Onlar da sizin yazdıklarınızdan ilham alabilir, siz de onların yazdıklarından yeni şeyler öğrenebilirsiniz.
Bu adımları takip ederek hem yazma becerilerinizi geliştirecek hem de günlük tutmanın keyfini çıkaracaksınız. Aferin size!