4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 108
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle “Dimyat’a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak” başlıklı metinle ilgili soruları çözeceğiz. Bu başlık aslında çok bilinen bir atasözüdür ve bir hikâyeye dayanır. Metin burada görünmediği için, ben sana bu atasözünün dayandığı meşhur hikâyeyi anlatarak soruları cevaplayacağım. Böylece hem soruları çözmüş olacağız hem de bu güzel atasözünün ne anlama geldiğini öğrenmiş olacağız. Hazır mısın? Başlayalım o zaman!
3. ETKİNLİK
Metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Recep Ağa geçimini sağlayacak kazancı nasıl elde edermiş?
Canım öğrencim, bu hikâyenin başkahramanı Recep Ağa, aslında kendi köyünde veya kasabasında geçimini sağlayan, yani para kazanan bir tüccarmış. Genellikle
bulgur veya yöresel ürünler
satarak hayatını kazanırmış. Yani, elinde olanla yetinmeyi bilen, kendi halinde bir ağaymış.
2. Recep Ağa’nın kazancını değiştiren ne olmuş?
Recep Ağa, bir gün
Dimyat diye uzak bir yerden pirincin çok daha ucuza geldiğini duymuş.
“Neden daha fazla para kazanmayayım ki?” diye düşünmüş. Bu düşünce, yani daha çok kazanma isteği ve başkalarının sözlerine kulak vermesi, onun düzenli kazancını değiştirmiş. Elindeki bulguru satıp Dimyat’tan pirinç almaya karar vermiş. Bu da onun hayatında büyük bir değişikliğe yol açmış.
3. Pirinç hangi ülkenin, hangi şehrinden getiriliyormuş?
Hikâyede geçen pirinç,
Mısır ülkesinin Dimyat şehrinden
getiriliyormuş. Dimyat, Mısır’da Nil Nehri’nin Akdeniz’e döküldüğü yerde bulunan tarihi bir liman şehri. O zamanlar gemilerle buradan pirinç taşımacılığı yapılırmış.
4. İkinci gidişinde Dimyat’tan aldığı pirinçleri gemiye yükledikten sonra Recep Ağa’nın başına ne gelmiş?
Ah, işte hikâyenin en üzücü kısmı burası. Recep Ağa, Dimyat’tan aldığı pirinçleri gemiye yüklemiş, yola çıkmış. Ama geri dönerken
denizde büyük bir fırtınaya yakalanmış ve gemisi batmış.
Böylece tüm pirinçleri denizin dibini boylamış. Yani, büyük bir umutla aldığı bütün mallarını kaybetmiş.
5. Recep Ağa, hikâyenin sonunda nasıl bir öz eleştiri yapmış?
Recep Ağa, başına gelenlerden sonra çok pişman olmuş. Kendi kendine dönüp bakmış ve şunları düşünmüş:
“Keşke elimdekiyle yetinseydim, daha fazlasını isterken elimde olanı da kaybettim.”
Bu, onun yaptığı bir öz eleştiriymiş. Yani, kendi davranışını, daha çok kazanma hırsını sorgulamış ve büyük bir ders çıkarmış. Bu atasözü de buradan gelir: Elindekini gözden çıkarıp daha iyisini ararken, mevcut olanı da kaybetmek.
4. ETKİNLİK
Metinde geçen mecaz anlamlı kelime ve kelime gruplarının altını çiziniz. Bu kelimeleri ve kelime gruplarını kullanarak aşağıdaki örneğe benzer cümleler yazınız.
Ürünlerin büyük bir kısmını elden çıkarmam gerekiyor.
Sevgili öğrencim, bu etkinliği yapabilmemiz için metnin tamamına ihtiyacımız var. Çünkü mecaz anlamlı kelimeler metnin içinde geçer. Ancak metin burada olmadığı için ben sana mecaz anlamın ne olduğunu ve bu hikâyeden yola çıkarak olası bazı mecaz anlamlı ifadeleri ve örnek cümleleri vereceğim.
Mecaz anlam,
bir kelimenin veya kelime grubunun gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak başka bir anlamda kullanılması demektir. Yani, kelimeye yeni bir anlam yükleriz. Senin de gördüğün örnekteki “elden çıkarmak” ifadesi gibi. Gerçekte elden bir şeyi çıkarmak değil,
satmak, kurtulmak
anlamında kullanılmıştır.
Şimdi sana bu hikâyeden veya genel dilde sıkça kullanılan, mecaz anlam taşıyan bazı ifadelerle örnek cümleler yazayım:
-
1. Mecaz Anlamlı İfade: Gözü doymamak
Bu ifade, bir kişinin ne kadar şeye sahip olursa olsun, daha fazlasını istemesi, hiçbir şeye kanaat etmemesi anlamına gelir.
Örnek Cümle:
Komşumuzun gözü doymadığı için sürekli yeni işlere girip duruyor.
-
2. Mecaz Anlamlı İfade: Başına iş açmak
Bu ifade, kişinin kendisine sorun veya sıkıntı yaratması anlamına gelir.
Örnek Cümle:
Arkadaşım, düşünmeden hareket ettiği için yine başına iş açtı.
-
3. Mecaz Anlamlı İfade: Evdeki bulgurdan olmak
Bu ifade, daha iyi bir şeyi ararken, elinde olan değerli şeyi de kaybetmek anlamına gelir. (Bu, hikâyemizin ana fikri!)
Örnek Cümle:
Daha iyi bir telefon alacağım derken, elimdeki sağlam telefonu da sattım ve paramı kaptırdım, resmen evdeki bulgurdan oldum.
Umarım bu açıklamalar ve örnekler sana yardımcı olmuştur. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!