4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 203
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla karşımızda hem bir fıkra metni var hem de bu metinle ilgili sorular ile dil bilgisi sorusu bulunuyor. Haydi, bu soruları adım adım, birlikte çözelim ve her birini güzelce anlayalım!
A. 1, 2, 3, 4 ve 5. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız.
1. Temel’in mesleği neymiş?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, metnin ilk cümlesine dikkatlice bakalım. Orada ne yazıyor? “Temel, çımacı (halat tutan) olur.” İşte bu cümle bize Temel’in ne iş yaptığını, yani mesleğini açıkça söylüyor. Parantez içindeki açıklama da bize çımacının ne demek olduğunu anlatıyor.
Sonuç:
Temel’in mesleği çımacılıktır.
2. Temel’in çalıştığı gemi, hangi limana gelmiş?
Çözüm:
Metni okurken, geminin nereye yanaştığını anlatan bir cümle vardı. Hatırlıyor musun? “Gemi Liverpool (Livirpul) Limanı’na yanaşırken…” diye başlıyordu. Bu bilgi bize geminin hangi limana geldiğini net bir şekilde gösteriyor.
Sonuç:
Temel’in çalıştığı gemi Liverpool Limanı’na gelmiş.
3. Temel, beraber çalıştığı kişiyle hangi dillerde anlaşmaya çalışıyormuş?
Çözüm:
Şimdi metni tekrar inceleyelim. Temel ilk başta ne diye bağırıyor? “Tut şu halatı!” Bu hangi dil? Elbette Türkçe. İngiliz anlamayınca Temel ne yapıyor? “Temel, ortaokuldaki İngilizcesi ile bağırır: Do you speak English?” diyor. Yani önce Türkçe denemiş, sonra da İngilizce bilip bilmediğini sormuş. Demek ki iki dilde anlaşmaya çalışmış.
Sonuç:
Temel, beraber çalıştığı kişiyle önce Türkçe, sonra İngilizce dillerinde anlaşmaya çalışıyormuş.
4. Temel’in beraber çalıştığı kişi neden Temel’in söylediklerini anlamıyormuş?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını bulmak için metindeki konuşmalara bakalım. Temel ilk önce “Tut şu halatı!” diye Türkçe sesleniyor. İngiliz anlamıyor. Sonra Temel, “Do you speak English?” diye soruyor ve İngiliz “Yes… Yes…” diye cevap veriyor. Yani İngiliz, İngilizce biliyor. Ama Temel’in ilk söylediği “Tut şu halatı!” cümlesi Türkçe olduğu için İngiliz onu anlayamamış. İngilizce bildiğini söylese de, Temel ona İngilizce olarak “Tut şu halatı!” dememiş.
Sonuç:
Temel’in beraber çalıştığı kişi, Temel’in Türkçe olarak söylediği “Tut şu halatı!” cümlesini bilmediği ve anlamadığı için Temel’in söylediklerini anlamıyormuş.
5. Temel, neden öfkelenmiş?
Çözüm:
Temel, İngiliz’e önce Türkçe seslenmiş, anlaşamamışlar. Sonra İngilizce bilip bilmediğini sormuş, İngiliz de “Evet, biliyorum” anlamında “Yes… Yes…” demiş. Temel, İngiliz’in İngilizce bildiğini duyunca, ondan yardım bekliyor. Ama İngiliz yine de halatı tutmayınca, Temel onun kendisini anlamadığına inanmış ve sinirlenmiş. Aslında Temel’in istediği şey, İngiliz’in halatı tutmasıymış ama iletişim kurmakta zorlanmışlar.
Sonuç:
Temel, İngiliz’in İngilizce bildiğini söylemesine rağmen kendisinin “Tut şu halatı!” isteğini yerine getirmemesi, yani yine de onu anlamadığını düşünmesi yüzünden öfkelenmiş.
B. Aşağıdaki soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz.
1. “Konsere gidemeyince biletlerimiz yandı.” cümlesinde geçen altı çizili kelime için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Gerçek anlamda kullanılmıştır.
B) Mecaz anlamda kullanılmıştır.
C) Hatalı kelime kullanılmıştır.
D) Terim anlamlıdır.
Çözüm:
Sevgili arkadaşım, bu soruyu çözmek için kelimelerin anlamlarını hatırlayalım:
Gerçek anlam: Bir kelimenin aklımıza gelen ilk, temel anlamıdır. Mesela, “Odunlar yandı.” cümlesindeki “yandı” kelimesi, odunların ateşle tutuştuğu anlamına gelir. Bu, gerçek anlamdır.
Mecaz anlam: Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak yeni bir anlam kazanmasıdır. Genellikle benzetmelerle veya soyut kavramları anlatmak için kullanılır. Mesela, “Çok utandığı için yüzü yandı.” cümlesindeki “yandı” kelimesi, yüzünün gerçekten ateşte yandığı anlamına gelmez, çok kızardığı ve utandığı anlamına gelir.
Terim anlam: Bir bilim, sanat, spor dalı veya mesleğe ait özel bir anlam taşıyan kelimelerdir. Mesela, “üçgen”, “nota”, “gol” gibi kelimeler terim anlamlıdır.
Şimdi cümlemize dönelim: “Konsere gidemeyince biletlerimiz yandı.“
Adım 1: “Yanmak” kelimesinin gerçek anlamını düşünelim. Gerçek anlamda yanmak, bir şeyin ateşle temas edip tutuşması, kül olması demektir.
Adım 2: Cümledeki “biletlerimiz yandı” ifadesini inceleyelim. Burada biletler gerçekten ateşe mi verilmiş? Konsere gidilemediği için biletler kül mü olmuş? Hayır. Burada biletlerin artık kullanılamaz hale geldiği, boşa gittiği, parasının ziyan olduğu anlatılıyor.
Adım 3: Bu durumda “yanmak” kelimesi, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak “değerini kaybetmek, boşa gitmek” gibi farklı bir anlam kazanmış. İşte bu duruma mecaz anlam diyoruz.
Sonuç:
Doğru cevap B) Mecaz anlamda kullanılmıştır. seçeneğidir.