4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 127
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin 4. Sınıf Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizinle birlikte bu görseldeki soruları adım adım çözeceğiz. Hiç merak etmeyin, her soruyu tane tane açıklayacağım ve hiçbir yerinde takılmayacağız. Hazırsanız, ilk etkinlikle başlayalım!
1. ETKİNLİK
Metinden geçen ve aşağıda anlamları verilen kelimeleri noktalı yerlere yazınız.
Bu bölümde, bize bazı kelimelerin anlamları verilmiş. Biz de bu anlamlara en uygun kelimeleri bulup boşluklara yazacağız. Sanki bir kelime bulmacası gibi düşünebilirsiniz. Hadi bakalım, ilk kelimeyle başlayalım:
-
…: Kitre, kola gibi yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs.
Bu tanım, su üzerinde renklerin birbiriyle dans ettiği, her seferinde farklı ve eşsiz desenler ortaya çıkardığı çok özel bir sanat türünü anlatıyor. Bu sanatla yapılan eserler, tıpkı parmak izi gibi tektir ve aynısından bir daha yapılamaz. Bu sanatın adı neydi dersiniz?
Sonuç: Ebru
-
…: Padişahların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san.
Bir padişahın erkek çocuklarına ne denirdi? Hani o gelecekte tahta geçme ihtimali olan, devlet yönetiminde önemli bir yeri olan kişilere… Evet, doğru bildiniz!
Sonuç: Şehzade
-
…: Çocuğu olan kadın, anne.
Bu aslında çok kolay bir kelime. Her birimizin en sevdiği, en kıymetlisi… Padişahın annesine de bu kelimenin özel bir haliyle seslenilirdi.
Sonuç: Valide
-
…: Padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk.
Padişahın emirleri, kararları ve önemli duyuruları yazılı olarak halka ulaştırılırdı. İşte bu yazılı emirlere verilen özel bir isim vardı. Bu isim, padişahın sözünün gücünü de temsil ederdi.
Sonuç: Ferman
Harikasınız çocuklar! İlk etkinliği başarıyla tamamladık. Şimdi sıra ikinci etkinlikte. Burada, okuduğumuz metinle ilgili bazı sorular var. Metni hatırlayarak veya öğrendiğimiz kelimelerin ışığında tahmin yürüterek bu soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız?
2. ETKİNLİK
Metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Padişah neden dertliymiş?
Metinde Ebru sanatından ve onun eşsizliğinden bahsedildiğini düşünürsek, padişahın derdi de bununla ilgili olabilir. Padişah, köşkte gördüğü bir Ebru eserini çok beğenmiş olabilir. Ancak Ebru sanatının en önemli özelliği, her eserin tek olması ve aynısının bir daha yapılamamasıdır. Padişah da muhtemelen bu eşsiz eserin aynısından bir daha yapılamayacağını öğrenince üzülmüş, dertlenmiş. Çünkü o kadar beğenmiş ki, aynısından bir tane daha olsun istemiş ama bu imkansızmış.
Sonuç: Padişah, çok beğendiği bir Ebru eserinin aynısından bir daha yapılamayacağını öğrendiği için dertliymiş.
2. Padişah köşkte ne görmüş?
İlk etkinlikte öğrendiğimiz kelimelerden ve metnin genel konusundan anlıyoruz ki, her şey Ebru sanatı etrafında dönüyor. Bu yüzden padişahın köşkte gördüğü şeyin de bu sanatla ilgili olması çok doğal. Büyük ihtimalle, göz alıcı bir Ebru sanatı eseri görmüş ve ona hayran kalmış.
Sonuç: Padişah köşkte çok güzel bir Ebru sanatı eseri görmüş.
3. Padişaha aynı ebrudan tekrar yapılamayacağını kimler söylemiş?
Bir sanat eseri hakkında en doğru ve en detaylı bilgiyi kimler verebilir? Elbette o sanatın inceliklerini, kurallarını ve sırlarını bilen ustaları! Ebru sanatının her yönüne hakim olan kişiler de Ebru ustalarıdır. Bu yüzden padişaha, “Aynı ebrudan bir daha yapılamaz.” bilgisini verenler de onlar olmalı.
Sonuç: Padişaha aynı ebrudan tekrar yapılamayacağını Ebru ustaları söylemiş.
4. Aynı ebrudan tekrar neden yapılamazmış?
Ebru sanatını bu kadar özel ve değerli kılan şeylerden biri de her eserinin benzersiz olmasıdır. Su üzerindeki boyalar, damlatıldıkları anda ve fırçayla hareket ettirildiklerinde her seferinde farklı ve kendiliğinden desenler oluşturur. Tıpkı gökyüzündeki bulutların her an şekil değiştirmesi gibi, su üzerindeki renklerin de aynı deseni birebir tekrar oluşturması imkansızdır. Bu yüzden her Ebru, kendi içinde biricik bir sanat eseridir.
Sonuç: Aynı ebrudan tekrar yapılamaz, çünkü Ebru sanatı su üzerindeki boyaların kendiliğinden ve rastgele yayılmasıyla oluşur. Her denemede farklı desenler ve şekiller ortaya çıkar, bu yüzden iki tane tamamen aynı Ebru yapmak mümkün değildir.
5. Padişah, fermanlarının taklit edilmemesi için nasıl bir çözüm bulmuş?
Padişahın fermanları, devletin en önemli belgeleriydi ve bu fermanların kopyalanması veya taklit edilmesi çok büyük sorunlara yol açabilirdi. Padişahlar, bu tür sahteciliklerin önüne geçmek için çok dikkatli olurlardı. Genellikle fermanlarına sadece kendilerine ait, taklit edilmesi çok zor olan özel bir imza (buna tuğra denir) atarlardı ya da yine sadece kendilerine ait özel mühürler kullanırlardı. Metnin genel havasına bakarsak, padişah belki de Ebru sanatının eşsizliğinden etkilenerek fermanlarını çok özel, taklit edilemez bir Ebru kâğıdına yazdırmış veya fermanlarına Ebru desenli özel bir mühür bastırmış olabilir. Böylece fermanlar hem çok güzel hem de taklit edilemez olurdu.
Sonuç: Padişah, fermanlarının taklit edilmemesi için fermanlarına özel, taklit edilmesi çok zor olan bir imza (tuğra) veya mühür bastırmış olabilir. Ya da metnin genel temasından yola çıkarak, fermanlarını Ebru sanatıyla süslenmiş, eşsiz ve taklit edilemez özel bir kâğıda yazdırmış olabilir.
6. Padişahın fermanlarını taklit etmeye çalışan sahtekârlara ne olmuş?
Eski zamanlarda, padişahın fermanlarını taklit etmek, devlete karşı işlenmiş çok büyük ve ciddi bir suçtu. Bu, devletin düzenini ve otoritesini sarsmaya çalışmak anlamına gelirdi. Bu tür suçları işleyen kişiler kesinlikle hoş görülmezdi ve yakalandıklarında çok ağır cezalara çarptırılırlardı. Genellikle hapse atılırlar, hatta bazı durumlarda daha da ağır cezalar alabilirlerdi.
Sonuç: Padişahın fermanlarını taklit etmeye çalışan sahtekârlar yakalanmış ve yaptıkları bu büyük suçtan dolayı çok ağır bir şekilde cezalandırılmışlardır.
Aferin size çocuklar! Bütün soruları harika bir şekilde çözdük. Gördünüz mü, biraz dikkatli okuma, biraz da tahmin yürütmeyle her sorunun üstesinden gelebiliriz!