4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 178
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün Türkçe dersinde çok güzel ve önemli konuları tekrar edeceğiz. Hazırsan, sana gönderdiğim soruları birlikte adım adım çözelim ve her birinin neden öyle olduğunu iyice anlayalım. Hadi başlayalım!
B. Aşağıdaki soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz.
1. “Uyanır uyanmaz perdeyi açtı.” ve “Karabaş bir şeyin kokusunu aldı.” cümlelerinde geçen altı çizili kelimeler için hangisi söylenebilir?
Adım 1: İlk olarak, altı çizili kelimelerin ne anlama geldiğini düşünelim.
- “Perdeyi açtı” cümlesindeki “perde”, pencereleri kapatmaya yarayan kumaş parçası anlamına gelir.
- “Kokusunu aldı” cümlesindeki “koku”, bir şeyin yayıp burunla algılanan özelliği anlamına gelir.
Adım 2: Şimdi bu kelimelerin cümle içinde nasıl kullanıldığına bakalım. Bu kelimeler, akla gelen ilk ve gerçek anlamlarıyla kullanılmışlar. Yani, “perde” gerçekten bir perde, “koku” da gerçekten bir koku.
Adım 3: Seçenekleri inceleyelim:
- A) Mecaz anlamlıdırlar: Mecaz anlam, kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşıp farklı bir anlamda kullanılmasıdır (örneğin, “kalbi kırıldı” derken kalp gerçekten kırılmaz). Burada böyle bir durum yok.
- B) Eş anlamlıdırlar: Eş anlamlı kelimeler, yazılışları farklı ama anlamları aynı olan kelimelerdir (örneğin, “okul – mektep”). “Perde” ve “koku” eş anlamlı değildir.
- C) Terim anlamlıdırlar: Terim anlam, bir bilim, sanat, meslek dalına özgü özel anlamı olan kelimelerdir (örneğin, “üçgen” matematikte bir terimdir). “Perde” ve “koku” terim değildir.
- D) Gerçek anlamlıdırlar: Gerçek anlam, kelimenin sözlükteki ilk ve temel anlamıdır. Altı çizili kelimeler tam da bu anlamda kullanılmış.
Sonuç: Bu kelimeler cümle içinde gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.
Cevap: D) Gerçek anlamlıdırlar.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “de/da” bağlacı yanlış yazılmıştır?
Adım 1: “De/da” ekinin ve bağlacının farkını hatırlayalım.
- “De/da” eki (bulunma durumu eki) bir şeyin nerede olduğunu belirtir ve kelimeye bitişik yazılır (örneğin, “evde”, “okulda”). Cümleden çıkarıldığında anlam bozulur.
- “De/da” bağlacı ise “bile” veya “ayrıca” anlamı katar, ayrı yazılır (örneğin, “Sen de gel”, “Kitap da okudu”). Cümleden çıkarıldığında anlam genellikle çok bozulmaz, sadece daralır.
Adım 2: Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim ve “de/da”nın doğru yazılıp yazılmadığını kontrol edelim.
- A) Kitaplarını arabada unutmuş.
Buradaki “-da”, “arabanın içinde” anlamı katan bir ektir. Bitişik yazılması doğrudur. “Kitaplarını araba unutmuş” dediğimizde anlam bozulur. - B) Timsahlar, karada ve suda yaşar.
Buradaki “-da”lar, “karada” (karada olan yer) ve “suda” (suda olan yer) anlamı katan eklerdir. Bitişik yazılmaları doğrudur. - C) Sinan’da geldi.
Buradaki “da”, “Sinan bile geldi” veya “Sinan da diğerleri gibi geldi” anlamı katıyor. Yani bir bağlaç olması gerekiyor. Bağlaçlar kelimeden ayrı yazılır. Bu yüzden “Sinan da geldi” şeklinde yazılması gerekirdi. Burada bitişik yazıldığı için yanlış yazılmıştır. - D) Kardeşi de gelecekmiş.
Buradaki “de”, “kardeşi bile gelecekmiş” anlamı katan bir bağlaçtır. Ayrı yazılması doğrudur.
Sonuç: “Sinan’da geldi.” cümlesindeki “da” bağlacı yanlış yazılmıştır. Doğrusu “Sinan da geldi.” olmalıydı.
Cevap: C) Sinan’da geldi.
3. “Zeynep nazik, düşünceli, çalışkan bir çocuktur ama …………………….. .” cümlesini tamamlamak için aşağıdaki kelimelerden hangisi kullanılmalıdır?
Adım 1: Cümlede “Zeynep nazik, düşünceli, çalışkan bir çocuktur” deniyor. Bu özellikler Zeynep’in olumlu yönlerini gösteriyor, değil mi?
Adım 2: Cümlenin devamında ise “ama” kelimesi var. “Ama” bağlacı, genellikle kendinden önceki ifadeye zıt veya karşıt bir durumu belirtir. Yani Zeynep’in olumlu özelliklerinin aksine, olumsuz bir özelliğini söylememiz gerekiyor.
Adım 3: Seçenekleri inceleyelim:
- A) dağınıktır: “Dağınık olmak”, düzenli olmamak, eşyalarını etrafa bırakmak gibi olumsuz bir özelliktir. Bu, Zeynep’in nazik, düşünceli ve çalışkan olmasına zıt bir durum olabilir.
- B) düzenlidir: “Düzenli olmak” olumlu bir özelliktir. “Ama” bağlacından sonra gelmez.
- C) mutludur: “Mutlu olmak” olumlu bir özelliktir. “Ama” bağlacından sonra gelmez.
- D) temizdir: “Temiz olmak” olumlu bir özelliktir. “Ama” bağlacından sonra gelmez.
Sonuç: “Ama” bağlacından sonra Zeynep’in olumlu özelliklerine zıt bir durum belirten “dağınıktır” kelimesi gelmelidir.
Cevap: A) dağınıktır
4. Aşağıdakilerden hangisi cümlelerin sonunda kullanılan bir noktalama işareti değildir?
Adım 1: Cümlelerin sonunda hangi noktalama işaretlerini kullandığımızı hatırlayalım. Genellikle cümle bittiğinde nokta (.), soru işareti (?), ünlem işareti (!) veya bazen bitmemiş cümleler için üç nokta (…) kullanırız.
Adım 2: Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A) üç nokta (…): Bitmemiş cümlelerin sonunda veya örneklerin devamı olduğunu belirtmek için kullanılır. Yani cümle sonunda kullanılabilir.
- B) kısa çizgi (-): Kelimeleri hecelerine ayırırken, satır sonuna sığmayan kelimeleri bölerken, ara sözlerin başında ve sonunda, sayılar arasında (örneğin, 10-15 yaş) kullanılır. Cümlenin bitimini göstermek için kullanılmaz.
- C) iki nokta (:): Bir açıklama yapılacağı zaman, örnekler verileceği zaman veya bir alıntıdan önce kullanılır. Cümlenin kendisini bitirmez, genellikle sonrasında başka bir ifade veya cümle gelir.
- D) ünlem işareti (!): Sevinç, korku, şaşırma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonunda veya seslenme, hitap cümlelerinde kullanılır. Yani cümle sonunda kullanılır.
Adım 3: Soru bize “cümlelerin sonunda kullanılan bir noktalama işareti değildir” diye soruyor. “Kısa çizgi” kesinlikle cümle sonunda kullanılmaz. “İki nokta” da cümlenin bitişini işaret etmez, bir girişi işaret eder. Ancak şıklarda en belirgin şekilde cümle sonunda kullanılmayan “kısa çizgi”dir.
Sonuç: Kısa çizgi, cümlelerin sonunda kullanılan bir noktalama işareti değildir.
Cevap: B) kısa çizgi
5. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelimelerden hangisi sesteş (eş sesli) kelimedir?
Adım 1: Sesteş (eş sesli) kelime ne demekti, hatırlayalım. Sesteş kelimeler, yazılışları ve okunuşları aynı olan ama anlamları tamamen farklı olan kelimelerdir. Örneğin “yüz” kelimesi: insanın yüzü, denizde yüzmek, sayı olan yüz gibi farklı anlamlara gelir.
Adım 2: Şimdi her seçenekteki altı çizili kelimeye ve olası diğer anlamlarına bakalım.
- A) Çiftçiler ekinleri topladılar.
Buradaki “ekin”, toprağa ekilen, büyüyen ürün anlamına gelir. Bu kelimenin başka, tamamen farklı bir anlamı yoktur. - B) Yatmadan önce lambayı söndür.
Buradaki “söndür”, ışığı veya ateşi kapatmak anlamına gelir. Bu kelimenin de başka, tamamen farklı bir anlamı yoktur. - C) Baharda kır gezisine çıkalım.
Buradaki “kır”, şehir dışında kalan, ağaçlık, çimenlik, açık alan anlamına gelir. Peki “kır” kelimesinin başka anlamları var mı? Evet!- Bir şeyi kırmak (örneğin, dalı kırmak) anlamında bir fiil köküdür.
- Atın rengini belirtmek için de kullanılır (kır at).
- Saçlardaki beyazlık anlamında da kullanılır (saçları kırlaştı).
Gördüğün gibi, “kır” kelimesinin birden fazla, birbirinden farklı anlamı var. İşte bu yüzden sesteş bir kelimedir.
- D) Sabah erkenden uyandı.
Buradaki “sabah”, günün ilk saatleri anlamına gelir. Bu kelimenin de başka, tamamen farklı bir anlamı yoktur.
Sonuç: “Kır” kelimesi, hem bir yer adı (kırsal alan), hem bir eylem (kırmak), hem de bir renk (kır at) anlamlarına geldiği için sesteş (eş sesli) bir kelimedir.
Cevap: C) Baharda kır gezisine çıkalım.
C. Kısaltmalarla ilgili aşağıdaki açıklamalardan doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
(…) 1. Milimetrenin kısaltması büyük harflerle yazılır.
Adım 1: “Milimetre” kelimesinin kısaltmasını hatırlayalım. “Milimetre”nin kısaltması “mm” şeklinde yazılır.
Adım 2: “mm” kısaltmasında harfler küçük yazılmıştır. Oysa burada “büyük harflerle yazılır” deniyor.
Sonuç: Bu açıklama yanlıştır. Ölçü birimlerinin çoğu küçük harfle kısaltılır (cm, kg, m gibi).
Cevap: Y
(…) 2. Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması “T.C.”dir.
Adım 1: Ülkemizin adının kısaltmasını düşünelim.
Adım 2: “Türkiye Cumhuriyeti”nin kısaltması “T.C.” şeklinde yazılır ve harflerin arasına nokta konur. Bu bilgi doğrudur.
Sonuç: Bu açıklama doğrudur.
Cevap: D
(…) 3. Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu esas alınır.
Adım 1: Küçük harflerle yapılan kısaltmalara ek getirirken nasıl okuduğumuzu düşünelim. Örneğin, “kg” kısaltmasına ek getirelim. “KiloG” diye mi okuruz, yoksa “kiloGRAM” diye mi? “Kilogram” diye okuruz, değil mi?
Adım 2: Yani “kg’dan” derken, “kege’den” değil, “kilogramdan” deriz. “cm’yi” derken “ceme’yi” değil, “santimetreyi” deriz. Bu da kelimenin okunuşunun esas alındığı anlamına gelir.
Sonuç: Bu açıklama doğrudur.
Cevap: D
(…) 4. Kısaltmalara getirilen eklerden önce kesme işareti kullanılır.
Adım 1: Kısaltmalara ek getirirken nasıl yazdığımızı hatırlayalım. Örneğin, “T.C.”ye “-nin” eki getirelim. “T.C.nin” mi yazarız, yoksa “T.C.’nin” mi?
Adım 2: Doğru yazım “T.C.’nin” şeklindedir. Yani kısaltmaya gelen eki ayırmak için kesme işareti kullanırız. Bu bilgi doğrudur.
Sonuç: Bu açıklama doğrudur.
Cevap: D
(…) 5. Küçük harflerle yapılan tüm kısaltmaların sonuna nokta konur.
Adım 1: Küçük harflerle yapılan kısaltmaları düşünelim. “Milimetre” için “mm”, “santimetre” için “cm”, “kilogram” için “kg” kullanırız.
Adım 2: Bu kısaltmaların sonuna nokta koymuyoruz, değil mi? “mm.” veya “kg.” şeklinde yazmıyoruz (bazı istisnalar dışında, mesela “dr.” gibi ama genelleme yanlış). Özellikle ölçü birimlerinde nokta kullanılmaz.
Adım 3: Açıklamada “tüm kısaltmaların” denildiği için, bu durum yanlış bir genelleme olur.
Sonuç: Bu açıklama yanlıştır. Özellikle ölçü birimlerinin kısaltmalarında nokta kullanılmaz.
Cevap: Y
Umarım tüm bu açıklamalar sana yardımcı olmuştur sevgili öğrencim! Gördüğün gibi, Türkçe kuralları biraz dikkat ve tekrarla çok kolay anlaşılır. Başarılar dilerim!