4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle Türkçe kitabımızdaki bu güzel soruları birlikte çözeceğiz. Unutmayın, okumak ve anlamak çok önemli. Şimdi, sorularımıza tek tek bakalım ve ne demek istediklerini anlayalım.
1. Şiir okurken nelere dikkat edilmesi gerekir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Sevgili çocuklar, şiir okumak sadece kelimeleri peş peşe sıralamak değildir. Şiir okurken dikkat etmemiz gereken bazı şeyler var ki, o şiirin güzelliğini ve yazarın bize anlatmak istediklerini daha iyi anlayalım. Haydi, adım adım bakalım:
-
Adım 1: Anlamına dikkat edin.
Önce şiirin ne anlattığını anlamaya çalışın. Şiirdeki kelimelerin anlamlarını bilmek, şiiri daha iyi kavramanıza yardımcı olur. Eğer anlamadığınız bir kelime olursa, hemen sözlüğe bakın ya da öğretmeninize sorun. Şiirde geçen olayları veya duyguları hayalinizde canlandırmaya çalışın.
-
Adım 2: Duygusunu hissedin.
Her şiirin bir duygusu vardır. Bazen neşeli, bazen hüzünlü, bazen heyecanlı olabilir. Şiiri okurken o duyguyu hissetmeye çalışın. Örneğin, neşeli bir şiiri daha canlı ve coşkulu bir sesle, hüzünlü bir şiiri ise daha sakin ve yumuşak bir sesle okuyabilirsiniz. Duyguyu yakaladığımızda şiir daha etkileyici olur.
-
Adım 3: Sesli ve doğru okuyun.
Şiiri sesli okurken harfleri ve kelimeleri doğru telaffuz etmeye özen gösterin. Kelimeleri yutmadan, açık ve anlaşılır bir şekilde okumak çok önemlidir. Hızlıca geçmeyin, her kelimenin hakkını verin ki dinleyenler de sizi rahatça anlasın.
-
Adım 4: Vurgu ve tonlamaya dikkat edin.
Şiirde bazı kelimeler daha önemlidir. Onları biraz daha vurgulu okuyarak dikkat çekebilirsiniz. Cümlelerin sonuna geldiğimizde sesimizi nasıl değiştireceğimiz (tonlama) de çok önemlidir. Örneğin, bir soru soruyorsak sesimiz yukarı doğru çıkar, normal bir cümle bitince aşağı doğru iner. Vurgu ve tonlama, şiirin anlamını zenginleştirir.
-
Adım 5: Noktalama işaretlerine uyun.
Noktalama işaretleri bizim yol göstericimizdir. Virgül gördüğünüzde kısa bir duraklama yapın, nokta gördüğünüzde biraz daha uzun durun. Ünlem işareti varsa heyecanlı, sevinçli veya şaşkın bir tonla okuyun. Soru işareti varsa meraklı bir tonla okuyun. Bu işaretler, şiiri doğru anlamamıza ve okumamıza yardımcı olur.
-
Adım 6: Ritim ve uyumu yakalayın.
Şiirlerin kendine özgü bir müziği vardır. Özellikle mâniler gibi bazı şiirler kafiyeli (sesleri birbirine benzeyen kelimelerle biten) ve ritimlidir. Bu ritmi yakalamaya çalışın, şiirin akışına kendinizi bırakın. Böylece şiir hem sizin için hem de dinleyenler için daha keyifli hale gelir.
Unutmayın, şiir okumak bir sanattır ve pratik yaptıkça daha iyi olursunuz! Bol bol şiir okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.
2. Mâni nedir? Açıklayınız. Defterinize yazdığınız mâni örneğini arkadaşlarınıza okuyunuz.
Şimdi de çok tatlı ve kısa bir şiir türü olan “mâni”yi öğrenelim. Mâniler, bizim kültürümüzde çok özel bir yere sahiptir ve genellikle halk arasında söylenir. Bakalım mâni ne demekmiş ve özellikleri nelerdir:
-
Adım 1: Mâninin tanımı.
Mâni, genellikle tek dörtlükten (yani dört dizeden) oluşan, kısa ve özlü bir halk şiiri türüdür. Mânilerde genellikle aşk, doğa güzellikleri, ayrılık, özlem, öğütler veya günlük hayattan küçük, komik olaylar anlatılır. Tıpkı bir fıkra gibi kısacık ama anlamlıdırlar.
-
Adım 2: Mâninin özellikleri.
Mânileri diğer şiirlerden ayıran bazı özellikler vardır:
- Dört Dize: Bir mâni genellikle dört dizeden oluşur. Ne eksik ne fazla, tam dört dize.
- Kafiye Düzeni: En yaygın kafiye düzeni “aaxa” şeklindedir. Yani birinci, ikinci ve dördüncü dizelerin son kelimeleri birbiriyle kafiyeli olurken, üçüncü dize serbest kalır. Bazen de hepsi birbiriyle kafiyeli olabilir, yani “aaaa” şeklinde de karşımıza çıkabilirler.
- Hece Ölçüsü: Genellikle 7’li hece ölçüsüyle yazılırlar. Yani her dizede 7 hece bulunur. Hadi bir örnekte sayalım: “Arı olur,” (3 hece) “Berrak su arı olur.” (6 hece) Bu örnekte hece ölçüsü tam uymasa da çoğu mânide 7 hece kuralına uyulur. Önemli olan kısa ve akılda kalıcı olmasıdır.
- İlk İki Dize: İlk iki dize genellikle asıl konuya bir giriş yapar, bir hazırlık gibidir. Bazen de asıl konuyla doğrudan ilgili olmazlar, sadece kafiye için söylenmiş gibi durabilirler, biz bunlara “doldurma dizeler” deriz.
- Son İki Dize: Asıl anlatılmak istenen duygu, düşünce veya mesaj genellikle son iki dizede verilir. Yani mâninin can alıcı kısmı genellikle son iki dizededir.
-
Adım 3: Mâni örneği (Görseldeki manilerden faydalanarak açıklayalım).
Şimdi gelin, görseldeki mânilerden birine bakalım ve özelliklerini inceleyelim:
Arı olur,
Berrak su arı olur.
Çiçek çiçek gezer de
Bal yapan arı olur.
Gördüğünüz gibi, bu mâni dört dizeden oluşuyor. İlk dize “arı olur”, ikinci dize “berrak su arı olur” ve dördüncü dize “bal yapan arı olur” kelimeleriyle bitiyor ve kafiyeli. Üçüncü dize ise farklı bir kelimeyle bitmiş. İşte bu, mâninin tipik “aaxa” kafiye düzenine güzel bir örnek!
Diğer bir örnek daha inceleyelim:
Ay güzel,
Yıldız güzel, ay güzel.
Dersine çalışırken
Mehmet’le Tülay güzel.
Burada da “ay güzel” ve “güzel” kelimeleri kafiye oluşturmuş. İlk iki dize genellikle konuyu hazırlar, son iki dizede ise asıl mesaj verilir. Burada da Mehmet ve Tülay’ın dersine çalışırken güzel olduğu anlatılıyor.
-
Adım 4: Kendi mâninizi yazma.
Defterinize siz de böyle güzel bir mâni yazabilirsiniz. Örneğin, okulunuzla, arkadaşlarınızla, en sevdiğiniz oyunlarla, hayvanlarla veya doğayla ilgili kısa ve kafiyeli dört dizelik bir şiir deneyin. Hayal gücünüzü kullanın! Sonra da bu kendi yazdığınız mâninizi arkadaşlarınıza okuyarak onları hem eğlendirin hem de mutlu edin! Belki de yeni bir mâni yazma geleneği başlatırsınız.
Mâniler, hem eğlenceli hem de anlamlı kısa şiirlerdir. Onları öğrenmek, okumak ve yazmak çok keyifli!