4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 156
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 4. Sınıf Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla metin anlama ve söz yorumlama üzerine çok güzel iki sorumuz var. Şimdi bu soruları seninle birlikte adım adım inceleyelim ve en doğru cevapları bulalım, tamam mı?
1. Karıncaların ve termitlerin özellikleri hakkında arkadaşlarınızla konuşunuz.
Sevgili öğrencim, bu soru aslında bir konuşma sorusu. Yani arkadaşlarınla tartışıp fikir alışverişinde bulunman için. Ama ben sana hem karıncaların hem de termitlerin bazı özelliklerini anlatayım, böylece konuşurken daha çok bilgin olur.
- Karıncalar:
- Karıncalar genellikle toprak altında, ağaç kovuklarında veya taşların altında yaşarlar.
- Onlar da termitler gibi çok çalışkan ve düzenli hayvanlardır.
- Kraliçe, işçi ve erkek karıncalar gibi farklı görevleri olan grupları vardır.
- Yiyecek bulmak, yuva yapmak ve yavrulara bakmak gibi işleri hep birlikte yaparlar.
- Bazı karıncalar yaprakları kesip yuvalarına taşır, bazıları ise mantar yetiştirir.
- Genellikle daha küçük koloniler halinde yaşarlar.
- Termitler:
- Termitler, okuduğumuz metinde de gördüğün gibi, karıncalara benzeyen ama aslında onlardan farklı olan böceklerdir.
- Onlar da tıpkı karıncalar gibi topluluk halinde yaşarlar ve çok iyi organize olmuşlardır.
- Yuvalarını çamur, toprak, dal parçaları ve tükürükle yaparlar. Bu yuvalar çok yüksek ve dayanıklı olabilir.
- Metinde de bahsedildiği gibi, kraliçe, asker ve işçi termitler gibi “kast” adı verilen grupları vardır. Her birinin görevi farklıdır.
- Kraliçe termitler günde yirmi binden fazla yumurta yumurtlayabilir! Bu inanılmaz bir sayı, değil mi?
- Asker termitler yuvalarını korur, işçi termitler ise yiyecek bulur, depolar, yavrulara bakar ve yuvanın yapımında çalışır.
- Termit kolonileri milyonlarca bireyden oluşabilir ve yer altında devasa tünel ağları kurarlar.
Gördüğün gibi, hem karıncalar hem de termitler doğanın mühendisleri gibi çalışkan ve düzenli canlılar. İkisi de topluluk halinde yaşar ve iş bölümü yaparlar. Ama termitler genellikle daha büyük ve karmaşık yuvalar yapar, daha kalabalık koloniler halinde yaşarlar ve metinde okuduğumuz gibi, karıncalardan biraz daha farklı bir yapıları vardır.
Sonuç: Hem karıncalar hem de termitler toplu halde yaşayan, iş bölümü yapan ve çok çalışkan böceklerdir. Termitler genellikle daha büyük ve karmaşık yapılar inşa eder, daha kalabalık kolonilerde yaşarlar ve metinde anlatıldığı gibi yuvalarını çamur, toprak ve tükürükle yaparlar. Karıncalar ise daha çok toprak altında veya ağaç kovuklarında yaşarlar ve farklı türleri farklı beslenme alışkanlıklarına sahiptir.
2. Necip Fazıl Kısakürek’in “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.” sözünden ne anladığınızı açıklayınız.
Sevgili öğrencim, Necip Fazıl Kısakürek çok önemli bir şair ve yazarımızdır. Bu sözüyle bize çok güzel ve anlamlı bir ders veriyor.
Adım 1: Sözü inceleyelim.
- “Devler gibi eserler bırakmak”: Burada “devler gibi eserler” derken, çok büyük, çok önemli, kalıcı ve değerli işler yapmaktan bahsediliyor. Hani öyle büyük işler ki, herkes tarafından takdir edilsin, yıllar sonra bile hatırlansın.
- “Karıncalar gibi çalışmak lazım”: Karıncaları düşünelim. Metinde termitlerin de ne kadar çalışkan olduğunu okuduk, karıncalar da öyledir. Minik minik olmalarına rağmen hiç durmadan, yorulmadan çalışırlar. Birlikte hareket ederler, en küçük parçayı bile taşıyıp yuvalarına götürürler. Sabırlıdırlar, azimlidirler ve hedeflerine ulaşana kadar pes etmezler.
Adım 2: Sözün anlamını çıkaralım.
Bu söz aslında bize şunu anlatıyor: Eğer hayatımızda çok büyük, çok değerli ve kalıcı işler yapmak istiyorsak, o zaman karıncalar gibi küçük adımlarla da olsa hiç durmadan, sabırla, azimle ve çok çalışmamız gerekir. Tıpkı bir karıncanın hiç pes etmeden yuvasına yiyecek taşıması gibi, biz de hedeflerimize ulaşmak için bıkmadan, usanmadan çaba göstermeliyiz. Büyük başarılar bir anda olmaz, küçük küçük ama sürekli çabalarla, karıncaların çalışkanlığıyla elde edilir.
Sonuç: Necip Fazıl Kısakürek bu sözüyle bize, büyük ve kalıcı başarılara ulaşmak için karıncalar gibi sabırlı, azimli ve sürekli çalışmanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Yani, hiçbir zaman pes etmeden, küçük de olsa her gün çaba göstererek büyük hedeflere ulaşabileceğimizi anlatıyor.