4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 191
Merhaba sevgili 4. sınıf öğrencim!
Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Sana gönderilen görseldeki görevleri ve soruları birlikte inceleyip adım adım tamamlayacağız. Hazır mısın?
1. Soru: HAZIRLIK ÇALIŞMALARI: Teknolojik gelişmelerin doğal yaşam üzerindeki olumsuz etkileri hakkında arkadaşlarınızla konuşunuz.
Canım öğrencim, bu bölüm, dersimize başlamadan önce biraz düşünmeni ve arkadaşlarının fikirlerini dinlemeni istiyor. Yani bir bakıma, seni konuya hazırlayan bir görev gibi düşünebiliriz. Teknolojinin hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını biliyoruz, değil mi? Ama bazen doğaya da bazı zararları olabiliyor. Mesela, cep telefonlarımızı üretirken, arabalarımızı kullanırken veya fabrikalarda bir şeyler yaparken çevremizi, havamızı, suyumuzu etkileyen şeyler olabilir. Bu soru, senin bu konuda ne düşündüğünü, aklına neler geldiğini arkadaşlarınla paylaşmanı istiyor. Belki de bu olumsuz etkileri nasıl azaltabileceğimiz hakkında bile konuşabilirsiniz!
Çözüm:
Bu bir tartışma ve düşünme görevi olduğu için tek bir “doğru” cevabı yok. Önemli olan, senin ve arkadaşlarının teknoloji ve doğa arasındaki ilişki hakkında düşüncelerinizi paylaşmanız.
- Örneğin, fabrikaların bacalarından çıkan dumanlar havayı kirletebilir.
- Çok fazla araba kullanmak, egzoz gazlarıyla doğaya zarar verebilir.
- Gereksiz yere yanan ışıklar veya açık bırakılan elektronik aletler fazla elektrik harcayarak doğayı etkileyebilir.
- Peki, bu olumsuz etkileri azaltmak için neler yapabiliriz? Geri dönüşüm yapmak, toplu taşıma kullanmak, elektrik tasarrufu yapmak gibi fikirler üretebilirsin.
2. Soru: Noktalama işaretlerine dikkat ederek metni okuyunuz.
Sevgili öğrencim, bu aslında bir soru değil, bir yönerge. Yani senden metni çok dikkatli bir şekilde okumanı istiyor. Okurken virgüle geldiğinde kısa bir nefes al, noktaya geldiğinde dur, soru işaretinde soru sorar gibi oku, ünlem işaretinde şaşkınlık veya sevinç gibi duyguları hissettir. Neden mi bu kadar önemli? Çünkü noktalama işaretleri, okuduğumuzu daha iyi anlamamızı ve doğru bir şekilde ifade etmemizi sağlar. Haydi, şimdi metni birlikte bu kurallara dikkat ederek okuyalım!
3. Soru: “GÜNEŞ’İN GİTTİĞİ GÜN” adlı metinde, kuşun gördüğü şey neydi ve metnin sonundaki “Güneş de şimdi nereye kaybolmuştu?” sorusuna metindeki bilgilere göre nasıl bir cevap verebiliriz?
Şimdi sıra geldi metnimizi anlamaya. Metinde bir kuşun sabah uyandığını ve etrafına baktığını okuduk, değil mi? Ama sonra çok ilginç bir şey fark ediyor. Normalde sabahları gökyüzünde ışıl ışıl parlayan Güneş’i göremiyor. Bunun yerine çok uzaklarda, pırıl pırıl parlayan başka bir şey var. Kuş da ne olduğunu merak ediyor ve dürbünüyle bakıyor. İşte o zaman şaşırıyor!
Çözüm:
Adım 1: Kuşun dürbünüyle ne gördüğünü hatırlayalım.
Metinde şöyle yazıyor: “İpe asılmış sallanan / Bir ampul olduğunu gördü. / Ve o ampul, / Güneş’in yerine asılmıştı.” Demek ki kuş, Güneş’in yerinde ipe asılmış sallanan bir ampul görüyor. Bu, kuşun gördüğü şeydi.
Adım 2: Metnin sonundaki soruya cevap verelim.
Metnin son cümlesi, “Güneş de şimdi nereye kaybolmuştu?” diye soruyor. Hikâyede Güneş’in nereye gittiği açıkça anlatılmıyor, ama onun yerine bir ampulün asıldığı söyleniyor. Yani kuş, Güneş’in yerinde yapay bir ışık kaynağı, bir ampul görüyor. Bu da bize Güneş’in bir şekilde yerinden gittiğini ve yerine başka bir şeyin konulduğunu düşündürüyor. Metin bize Güneş’in gerçekten nereye gittiğini söylemiyor, sadece onun artık orada olmadığını ve yerine bir ampul asıldığını anlatıyor. Bu, yazarın hayal gücünden çıkan ilginç bir durum, değil mi?
Sonuç: Kuş, dürbünüyle baktığında Güneş’in yerinde ipe asılmış sallanan bir ampul görüyor. Metin, Güneş’in nereye gittiğini tam olarak açıklamaz, sadece onun yerinin bir ampulle doldurulduğunu belirtir. Bu durum, metnin ana gizemini oluşturur.