4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 28
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün “Gün Bey’in Penceresi” adlı metinle ilgili soruları birlikte çözeceğiz. Metnin tamamı elimizde olmadığı için, soruları metinden anladığımız kadarıyla ve mantık yürüterek cevaplayacağız. Haydi başlayalım!
2. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki soruları metne göre sözlü olarak cevaplayınız.
1. Gün Bey, neden sokağa çıkamıyordu?
Çözüm:
Metnin tamamını göremediğimiz için bu soruya kesin bir cevap vermemiz zor. Ama görseldeki ipuçlarından yola çıkarak tahmin yürütebiliriz. “Gün Bey’in Penceresi” başlığı ve Gün Bey’in sürekli pencereden dışarıyı izlemesi, onun dışarı çıkamıyor olabileceğini düşündürüyor. 3. etkinlikteki cümlelerden biri olan “Yağmaya başlayan kar, Gün Bey’in penceresini yarıya kadar örtmüştü.” ifadesi, dışarıdaki hava koşullarının (yoğun kar yağışı gibi) Gün Bey’in sokağa çıkmasına engel olabileceğini gösteriyor. Belki de yaşlılık ya da bir sağlık sorunu nedeniyle de dışarı çıkmakta zorlanıyordur.
2. Gün Bey’in küçük kızla kartopu oynamaya gitmesinde ne etkili oldu?
Çözüm:
Bu soruyu da yine metnin tamamını bilmediğimiz için tam olarak cevaplayamıyoruz. Ancak, 3. etkinlikte geçen “Gün Bey yürümek istediğinde çocukluğunu düşünüyordu.” cümlesi bize önemli bir ipucu veriyor. Pencereden dışarıda kartopu oynayan küçük kızı görmek, Gün Bey’e kendi çocukluk günlerini, o neşeli zamanları hatırlatmış olabilir. Bu da onda bir özlem uyandırmış ve küçük kızla birlikte kartopu oynamak istemesine neden olmuş olabilir. Yani, çocukluk özlemi ve oynama isteği etkili olmuş diyebiliriz.
b. “Caddenin sonunda, çocuk parkına kadar uzayan kaldırımın üstünde dört ince çizgi yol aldı.” cümlesinde “dört ince çizgi”den kastedilen nedir? Anlatınız.
Çözüm:
“Dört ince çizgi” ifadesi, kaldırımın üzerinde, çocuk parkına doğru uzanan izleri anlatıyor. Genellikle karlı veya çamurlu zeminlerde, bir aracın ya da bir oyuncağın tekerlekleri iz bırakır, değil mi? Metindeki “kar” kelimesi de bize bir ipucu veriyor. Bu çizgiler, büyük ihtimalle küçük bir kızın oynadığı dört tekerlekli bir oyuncağın (belki bir oyuncak araba, bebek arabası ya da bir kızak) karda bıraktığı izlerdir. Bu izler, o küçük kızın oyun oynarken oradan geçtiğini gösteriyor.
3. ETKİNLİK
Metni ana hatlarıyla anlatınız. Buna göre aşağıdaki cümleleri metindeki olayların oluş sırasına göre numaralandırınız.
Çözüm:
Metnin tamamı elimizde olmadığı için olayları metnin ana hatlarıyla anlatmamız biraz zor. Ama verilen cümleleri mantıksal bir sıraya koyarak, olayların nasıl geliştiğini tahmin edebiliriz. Haydi birlikte sıralayalım:
- 1. Gün Bey, sabahın erken saatlerinde perdesini usulca açıyor, yoldan geçen ayakkabıları sayıyordu.
(Gün Bey’in yeni bir güne başlaması ve pencereden dışarıyı gözlemlemeye başlaması ilk olay olmalı.) - 2. Gün Bey için dışarıdaki dünya pencereden görebildiği kadarıydı.
(Bu cümle, Gün Bey’in genel durumunu ve dış dünyayla bağlantısının sadece penceresiyle sınırlı olduğunu açıklıyor.) - 3. Karşı kaldırımdaki kar çileği, küçücük bir kız çocuğuydu.
(Gün Bey’in pencereden dışarıyı izlerken ilk dikkatini çeken şeylerden biri bu sevimli küçük kız olmalı.) - 4. Tüm bu resmin içinde Gün Bey yeni bir ayrıntı fark etti.
(Küçük kızı veya çevreyi izlerken, metinde bahsedilen “dört ince çizgi” gibi yeni bir detayı fark ediyor.) - 5. Gün Bey yürümek istediğinde çocukluğunu düşünüyordu.
(Dışarıdaki hayatı ve oyun oynayan küçük kızı gördükten sonra kendi geçmişine, çocukluğuna özlem duyuyor ve belki de dışarı çıkmak istiyor.) - 6. Yağmaya başlayan kar, Gün Bey’in penceresini yarıya kadar örtmüştü.
(Günün sonuna doğru, yağan kar, Gün Bey’in dış dünyayla olan bağlantısını daha da azaltıyor ve penceresini kapatıyor. Bu da olayların sonuna doğru gerçekleşen bir durum.)
4. ETKİNLİK
Metindeki sorun nedir? Bu sorunun çözümü için metindeki kahramanlara ne yapmalarını önerirsiniz? Uygun kutucuklara yazınız.
Çözüm:
Metnin tamamı elimizde olmasa da, verilen ipuçlarından bir sorun ve bu soruna yönelik çözüm önerileri geliştirebiliriz.
Sorun:
Gün Bey, yaşlılığı, hastalığı veya hava koşulları gibi nedenlerle sokağa çıkamıyor ve dış dünyadan, özellikle de oyun oynayan çocuklardan uzak kalıyor. Bu durum, Gün Bey’de yalnızlık hissi ve geçmişe yönelik bir özlem yaratıyor olabilir.
Çözüm:
Gün Bey, penceresinden gördüğü küçük kızla iletişim kurmaya çalışabilir. Belki ona el sallayabilir, bir gülücük gönderebilir veya camdan küçük bir notla selam verebilir. Eğer imkanı olursa, komşularından veya tanıdıklarından yardım isteyerek kısa süreliğine dışarı çıkıp küçük kızla tanışabilir veya onu uzaktan izleyebilir. Küçük kız da Gün Bey’i pencerede gördüğünde ona el sallayabilir, bir kartopu yapıp nazikçe penceresine atabilir ya da ona bir resim çizip gösterebilir. Böylece aralarında küçük bir dostluk bağı oluşur ve Gün Bey’in yalnızlığı biraz olsun hafifler.
5. ETKİNLİK
Metnin sizce en ilginç bölümü hangisidir? Bu bölümde ne anlatılmaktadır? Neden bu bölümü ilginç bulduğunuzu da belirterek defterinize yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu soruya vereceğiniz cevap tamamen size özeldir, çünkü herkesin bir metinde en çok beğendiği, ilgisini çeken yer farklı olabilir. Ben, metinden anladığım kadarıyla kendi fikrimi söyleyeceğim:
Bence metnin en ilginç bölümü, “Gün Bey yürümek istediğinde çocukluğunu düşünüyordu.” cümlesinin geçtiği kısımdır. Bu bölümde, Gün Bey’in dışarıda oyun oynayan küçük kızı gördüğünde kendi geçmişine, yani çocukluk günlerine özlem duyduğunu anlıyoruz. Bu bölüm bana çok ilginç geldi, çünkü bir insanın sadece pencereden bakarak bile ne kadar derin duygular hissedebileceğini, geçmişiyle bağ kurabileceğini gösteriyor. Gün Bey fiziksel olarak dışarıda olamasa da, zihninde ve kalbinde o çocukluk günlerine geri döndüğünü hayal etmek çok etkileyici. Bu, bize bazen en basit anların bile bizi ne kadar derinden etkileyebileceğini hatırlatıyor.
Umarım bu açıklamalar size yardımcı olmuştur. Başka sorularınız olursa her zaman bana sorabilirsiniz!