4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 24
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmenin. Bugün seninle bu güzel etkinlikleri birlikte çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
a. Metinde geçen aşağıdaki deyimleri anlamlarıyla eşleştiriniz.
Sevgili öğrencim, bu bölümde bizden deyimleri doğru anlamlarıyla birleştirmemizi istiyorlar. Deyimler, kelimelerin gerçek anlamlarının dışına çıkarak farklı bir anlam kazandığı, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Türkçemizde çok güzel deyimler vardır ve onları doğru kullanmak, kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar. Şimdi her bir deyimi ve anlamını dikkatlice inceleyelim:
-
kendine gelmek
Bu deyim, genellikle bir şaşkınlık, baygınlık ya da kötü bir durumdan sonra kişinin ayılması, aklı başına gelmesi veya durumunun düzelmesi anlamına gelir. Örneğin, bir arkadaşın düştüğünde biraz sersemlemişse, “Hadi kendine gel, bir şeyin yok!” diyerek onu rahatlatmaya çalışırız, değil mi?
Sonuç:
kendine gelmek → Ayılmak, aklı başına gelmek, durumu düzelmek.
-
tereddüt etmek
“Tereddüt etmek” deyimi, bir karar verirken ya da bir şey yaparken kararsız kalmak, ne yapacağına tam olarak karar verememek, duraksamak demektir. Mesela, öğretmen sana bir soru sorduğunda cevaptan emin olamadığında biraz duraksarsın, işte o an tereddüt ediyorsundur.
Sonuç:
tereddüt etmek → Kararsız davranmak, duraksamak.
-
yardımıma koşmak
Bu deyim ise, birinin zor durumda olduğunu gördüğümüzde veya yardım istediğinde hemen ona yardım etmek için gitmek, destek olmak anlamına gelir. Bir arkadaşın zor bir durumda kaldığında sen de onun yardımına koşarsın, böylece arkadaşına destek olursun, değil mi?
Sonuç:
yardımıma koşmak → Güç duruma düşene istekle yardım etmek.
Gördüğün gibi, “Sabırsızlanmak” anlamı için karşısında bir deyim verilmemiş. Bu, bazen fazladan bir seçenek olarak konulabilir. Bizim için önemli olan, verilen deyimlerin doğru anlamlarını bulmaktı ve biz bunu başarıyla yaptık!
b. Metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Bu kelimelerin anlamını sözlükten bulup öğreniniz. Öğrendiğiniz kelimeleri kendi sözlüğünüze ekleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu bölüm aslında senin yapman gereken çok önemli bir çalışma. Bir metin okurken anlamını bilmediğin kelimelerle karşılaşman çok doğal. Böyle durumlarda önce kelimenin anlamını metnin gidişatından, yani cümlenin gelişinden tahmin etmeye çalışırız. “Acaba bu kelime burada ne anlama geliyor olabilir?” diye düşünürüz.
Tahmin ettikten sonra ise, en doğrusu bir sözlüğe bakmaktır. Sözlükler bize kelimelerin doğru anlamlarını öğretir. Böylece kelime dağarcığımız genişler ve daha çok kelime öğrenmiş oluruz. Öğrendiğin bu yeni kelimeleri de kendine ait bir deftere yazarak kendi “kelime sözlüğünü” oluşturabilirsin. Bu, çok faydalı bir alışkanlıktır, unutma!
2. ETKİNLİK
Metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruları doğru cevaplamak için “Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor” adlı metni okumamız gerekiyor. Ancak metin burada olmadığı için, ben sana böyle bir hikayede geçebilecek olayları düşünerek yardımcı olacağım. Sen de metni okuduktan sonra benim cevaplarımla kendi cevaplarını karşılaştırabilirsin, tamam mı? Hadi sorulara bakalım:
1. Küçük ahtapot Nino’ya annesi neden yardım ediyormuş?
Genellikle anneler, çocukları bir konuda zorlandığında, yardıma ihtiyaç duyduğunda veya bir şeyi başaramadığında onlara destek olurlar, değil mi? Nino da bir yavru ahtapot olduğuna göre, belki yeni şeyler öğrenirken, yüzmeyi denerken ya da sekiz kolunu birden kullanmakta zorlanırken annesinin yardımına ihtiyaç duymuş olabilir. Annesi de ona rehberlik etmek ve öğrenmesine yardımcı olmak için oradaydı.
Sonuç:
Annesi, Nino’ya yeni şeyler öğrenirken veya karşılaştığı bir zorluğun üstesinden gelmekte zorlandığı için yardım ediyormuş. Çünkü anneler yavrularını her zaman destekler.
2. Nino, ahtapot yavrusu olmaktan neden bıkmış?
Bir şeyi yapmaktan bıkmak, o şeyin zor gelmesi, sıkıcı olması veya sürekli başarısız olunmasıyla ilgili olabilir. Metnin başlığı “Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor” dediğine göre, Nino da bir ahtapot yavrusu olmanın getirdiği bazı zorluklardan, mesela sekiz kolunu aynı anda kontrol etmekte güçlük çekmekten, her şeyi defalarca denemek zorunda kalmaktan veya sürekli sakarlık yapmaktan bıkmış olabilir. Belki de diğer hayvanlar gibi hızlıca büyümek istiyordu.
Sonuç:
Nino, ahtapot yavrusu olmanın getirdiği zorluklar, sürekli denemeler yapma gerekliliği veya beklentileri karşılayamama gibi durumlar yüzünden bıkmış olabilir. Büyümek ve her şeyi kolayca yapmak istiyordu.
3. Annesinin hangi sözleri Nino’nun kulağına hoş geliyormuş?
Annelerin çocuklarına söylediği sevgi dolu, cesaret veren, destekleyici sözler her zaman kulağa hoş gelir, değil mi? Nino da zorlandığı zamanlarda annesinin “Pes etme, başarabilirsin!“, “Ben sana güveniyorum.“, “Her şeyi zamanla öğreneceksin, yeter ki sabırlı ol.” gibi sözlerini duymaktan mutlu olmuş olabilir. Bu tür sözler insana güç verir ve motivasyon sağlar.
Sonuç:
Annesinin Nino’yu cesaretlendiren, sabırlı olmasını öğütleyen, sevgi dolu ve destekleyici sözleri Nino’nun kulağına hoş geliyormuş.
4. Nino, yılanbalığını kurtarmak için neler yapmış?
Bu soru, Nino’nun bir iyilik yaptığını gösteriyor. Genellikle kahramanlık hikayelerinde karakterler, başkalarına yardım etmek için cesaretlerini kullanır, becerilerini sergiler veya bir plan yapar. Nino da bir yılanbalığını kurtarmak için belki de ahtapot kollarıyla bir şeyi itmiş, bir engeli kaldırmış, yılanbalığını tehlikeli bir yerden güvenli bir yere taşımış veya ona yol göstermiş olabilir. Bu, onun ne kadar iyi kalpli olduğunu ve zor durumda olanlara yardım etmeyi sevdiğini gösterir.
Sonuç:
Nino, yılanbalığını kurtarmak için ahtapot kollarıyla bir engeli kaldırmış, onu tehlikeli bir yerden güvenli bir yere taşımış veya bir çıkış yolu bulmasına yardım etmiş olabilir. Bu sayede yılanbalığı kurtulmuş.
Aferin sana sevgili öğrencim! Bütün soruları birlikte düşündük ve çözdük. Unutma, okuduğunu anlama ve kelimelerin anlamlarını bilmek çok önemlidir. Bu tür etkinlikler bize bu becerileri kazandırır. Başarılar dilerim!