8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 52
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün İnkılap Tarihi dersimizde çok önemli bir konuya değineceğiz. Gelin, birlikte bu görseldeki soruları çözelim ve konuyu daha iyi anlayalım.
Soru 1:
Soru: Başta geçen hükümetlerin yönetimdeki başarısızlığı ve etkisizliği, İtilaf Devletleri’nin işlerini kolaylaştırdı. Bu sebeple, işgalci güçler kısa sürede ve hükümetten önemli bir tepki görmeden Anadolu’nun büyük bir bölümünü işgal ettiler. Yönetimin etkisizliğinden yararlanan İtilaf Devletleri, Türk milletinin bağımsızlığını yok etme yolundaki çalışmalarına hız verdi.
Bu metinde bahsedilen “başta geçen hükümetler” ifadesiyle kastedilen hükümet, hangi döneme aittir?
Çözüm:
Sevgili gençler, metne dikkatlice baktığımızda, İtilaf Devletleri’nin işgallerinin hızlandığı ve Türk milletinin bağımsızlığının tehdit edildiği bir dönemden bahsedildiğini görüyoruz. Bu durum, I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu zorlu süreci işaret ediyor. Metinde “başta geçen hükümetler” denilerek, o dönemde ülkeyi yöneten ve maalesef etkisiz kalan Osmanlı hükümetleri kastediliyor. Bu dönem, I. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiği zamana denk gelir.
Sonuç: Metindeki “başta geçen hükümetler” ifadesiyle Osmanlı Devleti’nin son dönem hükümetleri kastedilmektedir.
—
Soru 2:
Soru: Mustafa Kemal’in Duruma Bakışı
Mustafa Kemal, ateşkes anlaşmasının imzalandığı günlerde Suriye Cephesi’nde bulunuyordu. Yine bu günlerde Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atanan Mustafa Kemal, kısa bir süre sonra İstanbul’a çağrıldı. Burada Harbiye Nazırlığının emrine verildi.
Mustafa Kemal, İstanbul’un itilaf Devletleri tarafından işgal edildiği gün İstanbul’a geldi, işgal güçlerinin donanmasını İstanbul önlerinde gören Mustafa Kemal, durumdan oldukça etkilenerek yanındaki lere: “Geldikleri gibi giderler.” demişti.
İstanbul’da kaldığı günlerde ülkenin ve milletin içinde bulunduğu durumdan kurtarılabilmesi için çözüm yolları aradı. Çeşitli girişimlerde ve çalışmalarda bulundu. Padişah, hükümet üyeleri, ordu görevlileri ve sivil yöneticiler ile görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde onların işgaller karşısındaki düşünce ve tutumlarını öğrendi. Padişah ve hükümetin kurtuluş yolunda etkili çareler düşünmediklerini gördü ve bağımsızlık mücadelesi yolunda harekete geçti.
Yukarıdaki metne göre, Mustafa Kemal’in İstanbul’un işgali karşısındaki ilk tepkisi ve düşüncesi ne olmuştur?
Çözüm:
Canım öğrencilerim, bu soruda Mustafa Kemal’in o zorlu anlardaki düşüncelerini öğreniyoruz. Metinde açıkça belirtildiği gibi, Mustafa Kemal İstanbul’a geldiğinde şehrin işgal altında olduğunu görüyor. Hatta işgal güçlerinin donanmalarını da seyrediyor. İşte tam bu noktada, metin onun ne düşündüğünü şöyle aktarıyor: “Geldikleri gibi giderler.” Bu söz, Mustafa Kemal’in işgali geçici olarak görmesinin ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesiyle bu işgali sona erdireceğine olan inancının bir göstergesidir. Yani, karamsar olmak yerine umutlu ve kararlı bir duruş sergilemiştir.
Sonuç: Mustafa Kemal’in İstanbul’un işgali karşısındaki ilk tepkisi ve düşüncesi, işgalin geçici olacağına inanarak “Geldikleri gibi giderler.” demesidir.
—
Soru 3:
Soru: Sıra Sizde
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgallere karşı halkın, Osmanlı yönetiminin ve Mustafa Kemal’in tutumlarının neler olduğunu yazınız.
Çözüm:
Şimdi de bu önemli soruyu adım adım çözelim:
Adım 1: Metni Anlama
Öncelikle metni dikkatlice okuyup, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra yaşanan işgallere karşı kimlerin nasıl bir tavır sergilediğini anlamamız gerekiyor. Metin bize bu konuda ipuçları veriyor.
Adım 2: Halkın Tutumu
Metne göre, Mustafa Kemal işgaller karşısında halkın içinde bulunduğu durumu anlamak için çeşitli girişimlerde bulunmuş. Bu da halkın bu işgaller karşısında ne yapabileceğini düşündüğünü ve bir tepki içinde olabileceğini gösteriyor. Metinde doğrudan halkın ne yaptığına dair detaylı bilgi olmasa da, Mustafa Kemal’in halkla etkileşim kurma çabası, halkın da bu durumdan rahatsız olduğunu ima eder.
Halk: İşgaller karşısında duyarsız kalmamış, tepki göstermeye hazırlanmış ve bağımsızlık mücadelesine destek vermeye hazır bir tutum sergilemiştir. Mustafa Kemal’in de bu mücadelede halkı harekete geçirdiği anlaşılmaktadır.
Adım 3: Osmanlı Yönetiminin Tutumu
Metinde Mustafa Kemal’in Padişah ve hükümet üyeleriyle yaptığı görüşmelerden bahsediliyor. Bu görüşmeler sonucunda Mustafa Kemal, “Padişah ve hükümetin kurtuluş yolunda etkili çareler düşünmediklerini gördü” diyor. Bu ifade, Osmanlı yönetiminin işgallere karşı etkili bir çözüm üretemediğini ve adeta kaderine razı olduğunu gösteriyor.
Osmanlı yönetimi: İşgaller karşısında etkisiz kalmış, kurtuluş için etkili çareler düşünmemiş ve adeta işgallere boyun eğmiş bir tutum sergilemiştir.
Adım 4: Mustafa Kemal’in Tutumu
Metin, Mustafa Kemal’in İstanbul’daki gözlemlerini ve düşüncelerini net bir şekilde ortaya koyuyor. İşgali “geldikleri gibi giderler” diyerek geçici gören Mustafa Kemal, hemen harekete geçerek ülkenin ve milletin kurtuluşu için çözüm yolları aramış. Padişah ve hükümetin yetersizliğini görünce de kendi başına bağımsızlık mücadelesini başlatma kararı almış.
Mustafa Kemal: İşgallere karşı direnişçi ve kararlı bir tutum sergilemiştir. Türk milletinin bağımsızlığını kazanacağına inanmış ve bu amaçla kendi önderliğinde mücadele başlatmıştır.
Sonuç:
Halk: İşgallere karşı tepki göstermiş, bağımsızlık mücadelesine destek vermeye hazır bir duruş sergilemiştir.
Osmanlı yönetimi: İşgaller karşısında etkisiz kalmış, kurtuluş için somut adımlar atmamıştır.
Mustafa Kemal: İşgallere karşı kararlı bir duruş sergilemiş, Türk milletinin bağımsızlığını kazanacağına inanarak mücadele başlatmıştır.