8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 126
Merhaba canım öğrencilerim! İnkılap Tarihi dersimize hoş geldiniz. Bugün elimize gelen bu güzel metin ve görsel üzerinden birlikte harika bir çalışma yapacağız. Hazırsanız başlayalım!
***
**Soru 1:**
Alfabe yenilenme çalışmalarına katkıda bulunan Atatürk, 9 Ağustos 1928’de İstanbul Sarayburnu’nda yaptığı bir toplantıda yeni Türk alfabesini büyük bir heyecan içinde halka tanıttı. Atatürk, yaptığı konuşmada; “Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sani- dalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetçilik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir sosyal toplumun yüzde onu, yirmisi okuma yazma bilir, yüzde seksen-i, doksanı bilmezse bu ayıptır.” demiştir.
Türk toplumunun ve eğitiminin önündeki engellerden birini daha aşmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Kasım 1928’de Yeni Türk Harfleri Hakkında Kanun’u kabul etti.
Bu metne göre, Atatürk’ün yeni Türk harflerinin yaygınlaşması için yaptığı çağrının temelinde yatan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
a) Okuma yazma bilenlerin oranını artırmak
b) Batı medeniyetleri ile entegrasyonu hızlandırmak
c) Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak
d) Milli birlik ve beraberliği güçlendirmek
**Çözüm:**
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bu soruda bizden istenen, Atatürk’ün yeni Türk harflerinin yaygınlaşması için yaptığı çağrının arkasındaki temel nedeni bulmak. Metni dikkatlice okuduğumuzda, Atatürk’ün konuşmasında “Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sani- dalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetçilik görevi biliniz.” dediğini görüyoruz. Ayrıca, “yüzde seksen-i, doksanı bilmezse bu ayıptır” diyerek okuma yazma bilmeyenlerin oranının yüksekliğinden duyduğu üzüntüyü belirtiyor.
Şimdi şıklara göz atalım:
* **a) Okuma yazma bilenlerin oranını artırmak:** Atatürk’ün okuma yazma bilmeyenlerin oranının yüksekliğinden duyduğu rahatsızlık bu şıkkı destekliyor. Okuma yazma oranını artırmak, yeni harflerin yaygınlaşmasının doğrudan bir sonucudur.
* **b) Batı medeniyetleri ile entegrasyonu hızlandırmak:** Metinde Batı medeniyetleri ile ilgili doğrudan bir vurgu yok. Yeni harflerin kabulü ileride bu yönde bir etki yaratabilir ama metinde temel neden olarak gösterilmiyor.
* **c) Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak:** Okuma yazmayı herkese öğretme isteği, eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bir durumdur. Ancak metnin ana vurgusu, toplumun geneline bu bilginin yayılmasıdır.
* **d) Milli birlik ve beraberliği güçlendirmek:** Okuma yazma bilmenin bir “vatanseverlik ve milliyetçilik görevi” olarak tanımlanması, milli birlik ve beraberliğin önemini vurguluyor. Eğer toplumun büyük bir kısmı okuma yazma bilirse, ortak bir dil ve bilgi birikimi etrafında daha güçlü bir bağ kurulur.
Metnin genelinde Atatürk’ün “milletin” tamamının okuma yazma bilmesi gerektiği konusundaki ısrarı ve bunu “vatanseverlik ve milliyetçilik” ile ilişkilendirmesi, bu çağrının temelinde milli birlik ve beraberliği güçlendirme amacının yattığını gösteriyor. Okuma yazma oranını artırmak bunun bir aracıdır, ancak asıl amaç milletin bütünleşmesidir.
Bu nedenle, en doğru cevap
d) Milli birlik ve beraberliği güçlendirmek
olacaktır.
***
**Soru 2:**
Millet Mektepleri Açılıyor
Yurt genelinde yeni alfabenin öğre-tilmesi, halkın eğitim ve kültür seviye-sinin yükseltilmesi için hızlı bir çalışma başlatıldı. Bu amaçla, 24 Kasım 1928 tarihli bir genelge ile ülkenin her yanında Millet Mektepleri açıldı (1 Ocak 1929). Buralarda okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma öğretildi. Atatürk, çıktığı yurt gezilerin-de yazı tahtasının başına geçerek mil-letine öğretmenlik yaptı. Ülkede oku-ma yazma bilenlerin sayısı kısa bir sü-rede hızla arttı. Gittiği her yerde toplu-ma yeni alfabeyi tanıtan Atatürk’e, Mil-let Mekteplerinin Başöğretmeni un-vanı verildi (24 Kasım 1928). Ayrıca Millet Mekteplerinin kuruluş tarihi olan 24 Kasım, ülkemizde 1981 yılından iti-baren “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Metne göre, Millet Mekteplerinin açılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Yeni alfabeyi tanıtmak
b) Okuma yazma oranını artırmak
c) Atatürk’e Başöğretmen unvanını kazandırmak
d) Öğretmenler Günü’nü kutlamak
**Çözüm:**
Sevgili öğrencilerim, şimdi de bu metni analiz edip soruyu cevaplayalım. Metin bize Millet Mekteplerinin neden açıldığını anlatıyor.
İlk cümleye dikkat edelim: “
Yurt genelinde yeni alfabenin öğre-tilmesi, halkın eğitim ve kültür seviye-sinin yükseltilmesi için hızlı bir çalışma başlatıldı.
” Bu cümle, Millet Mekteplerinin açılmasının hem yeni alfabeyi öğretme hem de genel olarak halkın eğitim ve kültür seviyesini yükseltme amacını taşıdığını açıkça belirtiyor.
Şimdi şıklara bakalım:
* **a) Yeni alfabeyi tanıtmak:** Metnin ilk cümlesinde bu amaç belirtiliyor. Evet, yeni alfabeyi tanıtmak da önemli bir amaçtı.
* **b) Okuma yazma oranını artırmak:** Metinde “Buralarda okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma öğretildi.” ifadesi yer alıyor. Bu da okuma yazma oranını artırmanın temel amaçlardan biri olduğunu gösteriyor. Aslında, yeni alfabeyi öğretmekle okuma yazma oranını artırmak birbirine çok yakın amaçlar.
* **c) Atatürk’e Başöğretmen unvanını kazandırmak:** Metinde Atatürk’e bu unvanın verildiği belirtiliyor ama bu, Millet Mekteplerinin açılmasının temel amacı değil, bir sonucu veya olayıdır. Yani, önce mektepler açılmış, sonra bu çalışma sonucunda Atatürk’e bu unvan verilmiş.
* **d) Öğretmenler Günü’nü kutlamak:** Metinde 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olarak kutlandığı bilgisi veriliyor. Ancak bu da mekteplerin açılmasının temel amacı değil, sonradan belirlenen bir anmadır.
Metnin başındaki ifadeye tekrar dönersek: “yeni alfabenin öğretilmesi, halkın eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi için hızlı bir çalışma başlatıldı.” Bu iki ifadeyi birleştirdiğimizde, en kapsamlı ve temel amacı görüyoruz. Yeni alfabeyi öğretmek, okuma yazma oranını artırmanın bir yoludur ve nihayetinde halkın eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi hedefler.
Ancak soruda “temel amaç” soruluyor. Metnin ilk cümlesi bu temel amacı çok net ifade ediyor: hem yeni alfabeyi öğretmek hem de genel olarak eğitim ve kültürü yükseltmek. Şıklarda bu iki amacı birleştiren bir seçenek yok. Şıklar arasında en kapsayıcı ve doğrudan metinde belirtilen amaçları kapsayan hangisi diye düşünelim. Yeni alfabeyi tanıtmak ve okuma yazma oranını artırmak, bu genel eğitim ve kültür seviyesini yükseltme amacına hizmet eden alt amaçlardır.
Metnin devamında “okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma öğretildi” ifadesi, doğrudan okuma yazma oranını artırmayı hedefler. “Yeni alfabenin öğretilmesi” de bu amaca hizmet eder. Bu iki şık da metinde açıkça belirtiliyor.
Şimdi tekrar baştaki cümleye bakalım: “Yurt genelinde yeni alfabenin öğretilmesi, halkın eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi için hızlı bir çalışma başlatıldı.” Buradaki “halkın eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi” ifadesi, okuma yazma oranını artırmaktan daha genel bir kavramdır. Ancak şıklarda bu genel ifade yok.
Şıklara baktığımızda, hem yeni alfabenin tanıtılması hem de okuma yazma oranının artırılması bu genel amacın parçalarıdır. Ancak bu iki şık arasında bir seçim yapmamız gerekiyor.
Metnin en başında “yeni alfabenin öğretilmesi” deniyor, bu da doğrudan “a” şıkkını karşılıyor. Sonrasında ise “okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma öğretildi” deniyor, bu da “b” şıkkını karşılıyor. Genellikle bu tür sorularda, en doğrudan ve en belirgin ifadeyi seçmek gerekir. “Yeni alfabenin öğretilmesi” ve “okuma yazma oranını artırmak” birbirini tamamlayan ve birbirine çok yakın amaçlardır.
Ancak metne göre, öncelikle yeni harflerin öğretilmesi bir adımdır, bu öğretilme süreci sonucunda okuma yazma bilenlerin sayısı artar. Bu yüzden, yeni alfabeyi tanıtmak ve öğretmek, okuma yazma oranını artırmanın ilk adımıdır.
Şimdi şöyle düşünelim: Eğer yeni alfabe tanıtılmazsa, okuma yazma oranı nasıl artacak? Demek ki yeni alfabeyi tanıtmak ve öğretmek, okuma yazma oranını artırmanın ön koşuludur ve dolayısıyla daha temel bir amaçtır.
Bu durumda,
a) Yeni alfabeyi tanıtmak
en temel amaç olarak kabul edilebilir. Çünkü yeni alfabe tanıtılmadan okuma yazma öğretilemezdi.
***
**Soru 3:**
4. Ünite: Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye
Metinde geçen “Millet Mektepleri” ile ilgili verilen bilgilerden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
a) Millet Mektepleri, halkın eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçlamıştır.
b) Atatürk, Millet Mekteplerinde aktif rol almıştır.
c) Millet Mekteplerinin açılış tarihi, öğretmenlerin anılmasını sağlamıştır.
d) Millet Mekteplerinin kapanış tarihi ile ilgili bilgi verilmemiştir.
**Çözüm:**
Sevgili öğrencilerim, bu soruda bizden istenen, metinde verilen bilgilerden yola çıkarak hangi çıkarımın yapılamayacağını bulmak. Bu tür sorularda her şıkkı metindeki bilgilerle tek tek karşılaştırmamız gerekiyor.
Şimdi şıkları inceleyelim:
* **a) Millet Mektepleri, halkın eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçlamıştır.**
Metnin ilk cümlesinde şöyle deniyor: “
Yurt genelinde yeni alfabenin öğre-tilmesi, halkın eğitim ve kültür seviye-sinin yükseltilmesi için hızlı bir çalışma başlatıldı.
” Bu cümle, Millet Mekteplerinin halkın eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçladığını açıkça gösteriyor. Dolayısıyla bu çıkarım yapılabilir.
* **b) Atatürk, Millet Mekteplerinde aktif rol almıştır.**
Metinde şu ifade yer alıyor: “
Atatürk, çıktığı yurt gezilerin-de yazı tahtasının başına geçerek mil-letine öğretmenlik yaptı.
” Bu ifade, Atatürk’ün Millet Mekteplerinde sadece bir destekçi değil, bizzat ders vererek aktif bir rol aldığını gösteriyor. Dolayısıyla bu çıkarım da yapılabilir.
* **c) Millet Mekteplerinin açılış tarihi, öğretmenlerin anılmasını sağlamıştır.**
Metinde şöyle deniyor: “
Ayrıca Millet Mekteplerinin kuruluş tarihi olan 24 Kasım, ülkemizde 1981 yılından iti-baren “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
” Buradan anladığımız, Millet Mekteplerinin açılış tarihi olan 24 Kasım’ın, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandığıdır. Yani açılış tarihi, öğretmenlerin anılmasını sağlamıştır. Dolayısıyla bu çıkarım da yapılabilir.
* **d) Millet Mekteplerinin kapanış tarihi ile ilgili bilgi verilmemiştir.**
Metni baştan sona dikkatlice okuyalım. Metinde Millet Mekteplerinin açılış tarihi (1 Ocak 1929) ve kuruluş tarihi (24 Kasım) ile ilgili bilgi var. Ayrıca Atatürk’e Başöğretmen unvanının verildiği tarih (24 Kasım 1928) de geçiyor. Ancak metnin hiçbir yerinde Millet Mekteplerinin ne zaman kapandığına dair bir bilgi yer almıyor.
Bu durumda, metinde hakkında bilgi verilmeyen tek şey Millet Mekteplerinin kapanış tarihidir.
Bu nedenle, yapılamayacak çıkarım
d) Millet Mekteplerinin kapanış tarihi ile ilgili bilgi verilmemiştir.
olacaktır.
***
**Soru 4:**
Soru/yorum
Atatürk’e başöğretmen unvanı sizce neden verilmiştir? Görüşlerinizi söyleyiniz.
**Çözüm:**
Sevgili öğrencilerim, bu bir yorum sorusu. Yani bize bir bilgi veriliyor ve bunun nedenini kendi düşüncelerimizle açıklamamızı istiyor. Metinde Atatürk’e “Başöğretmen” unvanının ne zaman verildiği ve ne sebeple verildiği hakkında ipuçları var.
Metinde şöyle deniyor: “
Atatürk’e, Mil-let Mekteplerinin Başöğretmeni un-vanı verildi (24 Kasım 1928).
” Ve bu unvanın verilmesinden hemen önce de Atatürk’ün yurt gezilerinde “yazı tahtasının başına geçerek milletine öğretmenlik yaptığından” bahsediliyor.
Bu bilgilerden yola çıkarak, Atatürk’e Başöğretmen unvanının verilmesinin temel nedenleri şunlardır:
* **Doğrudan Millet Mekteplerinde öğretmenlik yapması:** Atatürk, Millet Mekteplerinde sadece bir figür olarak değil, bizzat tahtanın başına geçerek, yeni harfleri halka öğretme görevini üstlenmiştir. Bu, onu sıradan bir öğretmen değil, bir “başöğretmen” konumuna getirmiştir.
* **Yeni alfabenin yaygınlaşmasındaki liderliği:** Yeni Türk harflerinin kabulü ve bu harflerin halka öğretilmesi sürecinde Atatürk, en ön safta yer almıştır. Halkı bu konuda teşvik etmiş, bizzat örnek olmuş ve süreci yönetmiştir.
* **Eğitim ve kültür alanındaki öncülüğü:** Millet Mektepleri, halkın eğitim ve kültür seviyesini yükseltme gibi çok önemli bir amaca hizmet ediyordu. Atatürk’ün bu önemli eğitim reformunun en başında yer alması ve bu çalışmalara öncülük etmesi, ona bu unvanı kazandırmıştır.
* **Milletin tamamına ulaşma çabası:** Metinde de belirtildiği gibi Atatürk, okuma yazmayı sadece belirli bir kesime değil, “her vatandaşa” yaymak istemiştir. Bu denli geniş bir kitleye ulaşma ve onları aydınlatma çabası, onu “başöğretmen” yapmıştır.
Kısacası, Atatürk’e Başöğretmen unvanı verilmesinin nedeni, onun yeni alfabenin öğretilmesi ve halkın eğitim seviyesinin yükseltilmesi yolunda gösterdiği üstün gayret, liderlik ve bizzat öğretmenlik yapmasıdır. O, bu eğitim seferberliğinin en başındaki lider olduğu için bu unvanı almıştır.
***
**Soru 5:**
Araştırınız
Milli tarih bilinci ile toplumsal dayanışma arasında bir bağ var mıdır? Araştırınız.
**Çözüm:**
Sevgili öğrencilerim, bu bir araştırma sorusu. Bize milli tarih bilinci ile toplumsal dayanışma arasında bir ilişki olup olmadığı soruluyor ve bunu araştırmamız isteniyor.
Metinde “Kavram Bilgisi” bölümünde milli tarihle ilgili önemli bilgiler var. Oraya bir göz atalım:
Kavram Bilgisi
Milli tarih: Türk kültürünün temelIerinden biri de Atatürk’ün milliyetçilik ilkesine dayanan milli tarih anlayışıdır. Atatürk, Türk kültürünün geliştirilmesi ve yükseltilmesi yolunda, tarih çalışmalarına önem vermiştir. Bunun sebebi, ortak bir tarihin, bir milletin oluşmasında en etkin öğeler arasında yer almasıdır. Milli ta-rih bilinci aynı zamanda bir arada ve bağımsız yaşamamızın da başlıca dayanağıdır.
Bu metinden yola çıkarak, milli tarih bilinci ile toplumsal dayanışma arasında güçlü bir bağ olduğunu söyleyebiliriz. Neden mi?
* **Ortak geçmiş, ortak kimlik:** Milli tarih, bir milletin geçmişini, ortak yaşanmışlıklarını, başarılarını ve zorluklarını anlatır. Bu ortak geçmiş, insanlarda bir “biz” olma duygusu, yani ortak bir kimlik hissi uyandırır. Bu kimlik duygusu da toplumsal dayanışmanın temelini oluşturur. Birbirini geçmişinden tanıyan, ortak değerlere sahip insanlar birbirine daha kolay kenetlenir.
* **Bir arada yaşama motivasyonu:** Metinde de belirtildiği gibi, milli tarih bilinci “bir arada ve bağımsız yaşamamızın da başlıca dayanağıdır.” Eğer bizler, bu toprakların bize atalarımızdan miras kaldığını, bu ülkenin kuruluşunda verilen mücadeleleri bilirsek, bu ülkeyi ve birbirimizi daha çok severiz. Bu sevgi ve sahiplenme duygusu, toplumsal dayanışmayı artırır. Zor zamanlarda birbirimize destek olmamızı sağlar.
* **Ortak değerlerin pekişmesi:** Milli tarih, o milletin benimsediği değerleri, kahramanlıkları, fedakarlıkları anlatır. Bu hikayeler, toplumun ortak değerlerini pekiştirir ve bu değerlere bağlılığı artırır. Ortak değerler etrafında birleşen toplumlar, daha güçlü bir dayanışma gösterirler.
* **Birlik ve beraberlik ruhu:** Milli tarih bilinci, geçmişte yaşanan birlik ve beraberlik örneklerini hatırlatarak, günümüzde de bu ruhun devam ettirilmesi gerektiğini vurgular. Bu da toplumsal dayanışmayı teşvik eder.
Yani özetle, milli tarih bilinci, bir milletin ortak köklerini ve değerlerini hatırlatarak, bireyler arasında bir aidiyet ve “biz” duygusu oluşturur. Bu aidiyet duygusu da toplumsal dayanışmanın en güçlü kaynağıdır. Birbirimize daha çok bağlanmamızı, zor zamanlarda birbirimize destek olmamızı ve ortak bir amaç etrafında birleşmemizi sağlar.
Umarım bu açıklamalar sizler için faydalı olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!