Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün İnkılap Tarihi dersimiz için elimizde bir görsel var. Bu görseldeki bilgileri hep birlikte inceleyip, soruları adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Açıklık
Atatürk’ün oluşturduğu Türk dış politikası, kalıplaşmış ideolojileri ve ön yargıları değil akılcılığı temel ilke edinmiştir. Akılcılığı dış politikada etkin şekilde kullanan Türkiye, uluslararası ilişkilerde Lozan Antlaşması’ndan kalan sorunları çözmeye yönelmiştir. Tarihten gelen dostluk veya düşmanlık üzerinde değil, akılcılığı ön planda tutan bir dış politika takip edilmeye başlanmıştır.
Barış Esası
Atatürkçü düşünce sisteminde dış politikada en önemli unsurlardan biri de barışı temel almasıdır. Türk dış politikası “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesinden hareketle politikalar geliştirdi. Daha Kurtuluş Savaşı yıllarında görüşmeler yolu ile barışın sağlanması için her türlü gayret gösterildi. Mus-tafa Kemal’in öncülüğünde TBMM Hükümeti’ni temsil eden heyet, Londra Konferansı’nda sorunla-rın barışçıl yollarla çözümlenmesini istedi. Cumhuriyet Dönemi’nde Musul sorununun çözümlenme-sinde aynı anlayış sürdürüldü.
Kamuoyunu Dikkate Alma
Atatürk, bölgesel barışa ve dünya barışına verdiği önemi her fırsatta göstermesini bilmiştir. Ata-türk, dış politikada güçlü bir devlet olmanın, ülke içerisindeki barış ve huzur ortamına bağlı olduğu-nu bilen büyük bir devlet adamı idi. Bu nedenlerden dolayı millî birlik ve beraberliğin önemini her fır-satta dile getirmekteydi. Dış politikada kişisel hırs ve isteklerle hareket edilmesinin Türkiye’nin çıkar-larına hizmet etmeyeceğini biliyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulurken insan haklarına daya-
I, özgürlüklere saygılı, demokratik düzene inanan bir devlet modelini benimsemişti. Bu değerler,
Türk dış politikasının da temelini oluşturmaktaydı. Bir devlet dış politikada başarılı olmak istiyorsa
mutlaka iç kamuoyunun her zaman onayını almalıdır.
Aşağıda yer alan görselde, Atatürk’ün İsveç Veliahtı Gustav Adolf ile bir araya geldiği an görülmektedir. Bu görsel, Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinde barışçıl bir yaklaşım benimsediğini ve uluslararası alanda saygın bir konuma sahip olduğunu göstermektedir.