8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 97
Merhaba canım öğrencilerim! 8. Sınıf İnkılap Tarihi dersimize hoş geldiniz. Bugün elimizdeki bu görseldeki soruları birlikte çözeceğiz. Hiç endişelenmeyin, her adımı tek tek, sizin anlayacağınız şekilde anlatacağım. Hazırsanız başlayalım!
—
Soru 1: İtilaf Devletleri, Türk Devleti’ni Osmanlı Devleti’nin devamı olarak görüyor ve Sevr Antlaşması’na ben-zer ayrılıklar koparmak istiyordu.
22 Kasım 1922’de başlayan konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Yu-goslavya ve Türkiye katıldı. Boğazlar ile ilgili konuların görüşülmesi sırasında Sovyetler Birliği ve Bulga-ristan konferansta hazır bulundu.
Çözüm:
Bu metinde anlatılanlar, aslında Lozan Barış Antlaşması öncesinde yapılan görüşmelerle ilgilidir. İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nden Sevr Antlaşması’nı kabul etmesini ve bu antlaşma ile kendilerine verilen hakları sürdürmesini istiyorlardı. Metin, bu görüşmelerin yapıldığı konferansın tarihini ve katılan ülkeleri belirtiyor. Bu konferansın temel amacı, yeni dünya düzeninde Türkiye’nin durumu ve Boğazlar gibi stratejik bölgeler hakkında karar almaktı. Sovyetler Birliği ve Bulgaristan’ın da Boğazlar konusundaki görüşmelerde bulunması, bu konunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
—
Soru 2: Lozan’da Ne İstiyoruz?
- Kapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye İdaresinin kaldırılmasını,
- İstanbul’un ve Boğazların boşaltılmasını,
- Musul ve Kerkük’ün Türkiye’ye bağlanmasını,
- Yunanistan’ın tazminat ödemesini.
Çözüm:
Bu bölüm, Türkiye’nin Lozan Barış Konferansı’nda masaya koyduğu ve elde etmek istediği temel talepleri sıralıyor. Bunları tek tek inceleyelim:
- Kapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye İdaresinin kaldırılması: Kapitülasyonlar, Osmanlı Devleti döneminde yabancılara verilen ayrıcalıklardı. Duyun-u Umumiye ise Osmanlı’nın borçlarını ödeyememesi üzerine kurulan ve alacaklı devletlerin Osmanlı maliyesini denetlediği bir kurumdu. Türkiye, bağımsız bir devlet olarak bu iki durumdan kurtulmak istiyordu.
- İstanbul’un ve Boğazların boşaltılması: O dönemde İstanbul İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti. Boğazlar ise uluslararası bir statüye sahipti ve Türkiye’nin kontrolünde değildi. Türkiye, bu stratejik bölgelerin tamamen kendi egemenliğine geçmesini talep ediyordu.
- Musul ve Kerkük’ün Türkiye’ye bağlanması: Musul ve Kerkük, o dönemde Türkiye’nin sınırları içinde hak iddia ettiği önemli topraklardı. Türkiye, bu bölgelerin kendi ülkesine katılmasını istiyordu.
- Yunanistan’ın tazminat ödemesi: Kurtuluş Savaşı’nda Yunanistan yenilmişti. Türkiye, bu savaşın verdiği zararların karşılığında Yunanistan’dan tazminat talep ediyordu.
Kısacası, bu liste Türkiye’nin bağımsızlığını tam olarak sağlamak ve ulusal çıkarlarını korumak için masaya otururken belirlediği ana hedefleri gösteriyor.
—
Soru 3: İtilaf Devletleri’nin kapitülasyonlar, boğazlar ve Musul konularında anlaşmaya yanaşmamaları üzerine görüşmeler, 4 Şubat 1923 tarihinde kesildi. Görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca yeni bir savaş ola-sılığına karşı Türk ordusu, boğazlara ve Musul’a yapılabilecek bir saldırı için hazırlıklarını artırdı.
Yeni bir savaşın başlamasını çıkarlarına uygun görmeyen İtilaf Devletleri’nin isteğiyle 23 Nisan 1923’te Lozan’da ikinci tur görüşmeler başladı. İtilaf Devletleri ile yapılan görüşmeler, 24 Temmuz 1923’te imza-lanan Lozan Barış Antlaşması ile sona erdi.
Çözüm:
Bu metin bize Lozan görüşmelerinin nasıl bir süreç izlediğini anlatıyor. İlk tur görüşmelerde İtilaf Devletleri’nin Türkiye’nin bazı önemli taleplerine (kapitülasyonlar, boğazlar, Musul) sıcak bakmadığını görüyoruz. Bu anlaşmazlık sonucunda görüşmeler kesiliyor. Hatta Türkiye, olası bir yeni savaşa karşı hazırlıklarını artırıyor. Ancak İtilaf Devletleri de yeni bir savaş istemiyorlar çünkü bu, kendi çıkarlarına da zarar verebilir. Bu yüzden, 23 Nisan 1923’te Lozan’da ikinci bir görüşme turu başlıyor. Bu ikinci tur görüşmeler sonucunda da nihayet 24 Temmuz 1923’te hepimizin bildiği Lozan Barış Antlaşması imzalanıyor. Yani, zorlu görüşmeler ve bazı anlaşmazlıklara rağmen, barış antlaşmasına ulaşılıyor.
—
Soru 3.20: Harita: Lozan Barış Antlaşması’na göre Türkiye’nin sınırları
Lozan Barış Antlaşması’na göre;
- Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda olduğu gibi Meriç Irmağı, Türkiye ile Yunanistan arasında sınır olarak kabul edildi.
- Yunanistan’dan istenen savaş tazminatı karşılığında Karaağaç Türkiye’ye verildi.
- Gökçeada ve Bozcaada Türkiye’ye, Ege Adaları Yunanistan’a verildi.
Çözüm:
Bu bölüm, Lozan Barış Antlaşması ile belirlenen Türkiye’nin sınırlarını ve bazı önemli kararları harita üzerinden ve metinle destekleyerek gösteriyor. Şimdi bu maddeleri tek tek açıklayalım:
- Meriç Irmağı’nın Sınır Olması: Bu madde, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırın neresi olduğunu netleştiriyor. Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda da bu böyleydi ve Lozan’da da devam etti. Yani Meriç Nehri, iki ülke arasındaki doğal bir sınır çizgisini oluşturuyor.
- Karaağaç’ın Türkiye’ye Verilmesi: Yunanistan, savaş tazminatı olarak para ödemek yerine, Türkiye’ye ait olan Karaağaç bölgesini Türkiye’ye bırakmıştır. Bu, Türkiye için önemli bir toprak kazanımı olmuştur.
- Gökçeada ve Bozcaada ile Ege Adaları: Gökçeada ve Bozcaada gibi Türkiye’ye yakın olan adalar Türkiye’ye bırakılmıştır. Ancak diğer Ege Adaları ise Yunanistan’a verilmiştir. Bu, adalar üzerindeki egemenlik haklarının yeniden düzenlendiğini gösteriyor.
Harita üzerinde de bu sınırları ve bölgeleri görebilirsiniz. Bu harita, antlaşma sonucunda Türkiye’nin coğrafi olarak nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı oluyor.
—
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarih sadece ezberlemek değil, olayların nedenlerini ve sonuçlarını anlamaktır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hepinize iyi çalışmalar!