8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 171
Merhaba sevgili öğrencilerim! İnkılap Tarihi dersimizin bu bölümünde, görseldeki çoktan seçmeli soruları birlikte çözeceğiz. Her bir soruyu adım adım inceleyerek, doğru cevabı nasıl bulduğumuzu öğreneceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Soru 1: Atatürk, kurulan yeni Türk Devleti’nde cumhuriyetin değerlerini hayata geçirmek için inkılaplar yapmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu inkılaplardan değildir?
- A) Saltanatın kaldırılması
- B) Siyasi partilerin kurulması
- C) Halifeliğin kaldırılması
- D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması
Çözüm:
Bu soruda, Atatürk’ün cumhuriyet rejimini kurmak ve yerleştirmek için yaptığı inkılaplardan hangisinin bu amaca hizmet etmediğini bulmamız isteniyor.
Adım 1: Saltanatın kaldırılması, cumhuriyet yönetimine geçişin en temel adımlarından biridir. Bu, monarşinin sona ermesi demektir.
Adım 2: Halifeliğin kaldırılması da dini ve siyasi gücün ayrılması, laik bir devlet yapısı kurma yolunda önemli bir adımdır.
Adım 3: Siyasi partilerin kurulması, demokrasinin gelişmesi ve farklı görüşlerin temsil edilmesi için gereklidir. Cumhuriyetin yaşayabilmesi için bu da önemlidir.
Adım 4: Teşvik-i Sanayi Kanunu ise Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını sağlamaya yönelik bir kanundur. Elbette ekonomik kalkınma da devletin güçlenmesi için önemlidir ancak doğrudan cumhuriyet rejiminin siyasi yapısını kurmaya yönelik bir inkılap değildir.
Bu nedenle, doğru cevap D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması‘dır.
Soru 2: Cumhuriyetin kurulduğu ilk dönemlerde çok partili hayata geçiş çalışmaları ile aşağıdaki gelişmelerden hangisine ulaşılmak istenmiştir?
- A) Halifenin etkisinin kırılmak istenmesi
- B) Demokrasinin daha iyi işleyişinin sağlanması
- C) Eğitimin modernleştirilmesi
- D) Ekonomik gelişmelere destek verilmek istenmesi
Çözüm:
Bu soruda, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki çok partili hayata geçiş denemelerinin temel amacını anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Çok partili siyasi hayat, farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesini sağlar.
Adım 2: Farklı görüşlerin temsil edilmesi, demokratik bir sistemin işleyişini güçlendirir.
Adım 3: Diğer seçeneklere baktığımızda; halifenin etkisi zaten kaldırılmıştı, eğitimin modernleştirilmesi ve ekonomik gelişmeler ise çok partili hayata geçişin doğrudan amacı olmasa da dolaylı olarak fayda sağlayabilecek konulardır.
Dolayısıyla, çok partili hayata geçişin temel amacı, demokrasinin daha iyi işlemesini sağlamaktır.
Doğru cevap B) Demokrasinin daha iyi işleyişinin sağlanması‘dır.
Soru 3: Cumhuriyet döneminde ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapanmıştır. Bu gelişmenin arkasından 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkasının kuruluşuna kadar Türkiye’de tek partili hayat devam etmiştir.
Bu durumun:
- Hükümetin denetlenmesi
- Farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesi
- Saltanatın devam etmesi
gelişmelerinden hangilerini doğrudan engellediği söylenebilir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) I, II ve III
Çözüm:
Bu soruda, tek partili bir sistemin hangi temel demokrasi ilkelerini aksattığını anlamamız isteniyor.
Adım 1: Tek partili sistemde, iktidarda olan partiyi denetleyecek güçlü bir muhalefet partisi bulunmaz. Bu da hükümetin denetlenmesini zorlaştırır.
Adım 2: Tek partili sistem, farklı siyasi görüşlerin mecliste temsil edilme imkanını kısıtlar veya tamamen ortadan kaldırır. Bu da farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesini engeller.
Adım 3: Soruda bahsedilen dönemde saltanat zaten kaldırılmıştır. Dolayısıyla tek partili sistemin saltanatın devam etmesiyle doğrudan bir ilgisi yoktur.
Bu nedenle, tek partili sistemin doğrudan engellediği gelişmeler I. Hükümetin denetlenmesi ve II. Farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesi‘dir.
Doğru cevap C) I ve II‘dir.
Soru 4: Atatürk, kendisine karşı düzenlenen istemeyen suikastın engellenmesinden sonra “Be- nim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır.” demiştir.
Atatürk bu sözü ile aşağıdakilerden hangisini söylemek istemiştir?
- A) Kendi ömrü ile Cumhuriyet’in ömrünün aynı olduğunu
- B) Cumhuriyet’in ileride çok büyük sorunlar yaşayacağını
- C) Cumhuriyet’i Türk gençliğinin koruyup kollayacağını
- D) Cumhuriyet’in temellerinin sağlam ve yıkılmaz olduğunu
Çözüm:
Bu soruda, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır.” sözüyle neyi vurgulamak istediğini anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Atatürk, kendi yaşamının geçici olduğunu biliyor. Ancak sözünün devamında Cumhuriyet’in kalıcı olacağından bahsediyor.
Adım 2: Bu ifade, Cumhuriyet’in kurumsal yapısının, ilkelerinin ve temelinin o kadar sağlam olduğunu gösterir ki, kişisel ömürden bağımsız olarak varlığını sürdürecektir.
Adım 3: Diğer seçeneklere baktığımızda; A) kendi ömrü ile Cumhuriyet’in ömrünün aynı olduğunu söylemek istememiştir, tam tersine farklı olduğunu ima etmiştir. B) Cumhuriyet’in sorunlar yaşayacağını söylemek yerine, sorunlara rağmen yaşayacağını belirtmiştir. C) Türk gençliğinin koruyup kollayacağını söylemesi de doğru olsa da, sözün asıl vurgusu temellerin sağlamlığıdır.
Dolayısıyla, Atatürk bu sözüyle Cumhuriyet’in temellerinin sağlam ve kalıcı olduğunu vurgulamak istemiştir.
Doğru cevap D) Cumhuriyet’in temellerinin sağlam ve yıkılmaz olduğunu‘dur.
Soru 5: Atatürk, cumhuriyet yönetiminde çok partili hayatın olması gerektiğini belirtmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi çok partili hayatın faydalarından biri değildir?
- A) Yönetimde kargaşa yaşanır.
- B) Farklı görüşler yönetimde yer alabilir.
- C) Hükümet sürekli denetlenir.
- D) Demokratik ortam oluşur.
Çözüm:
Bu soruda, çok partili bir sistemin faydalarından hangisinin doğru olmadığını bulmamız isteniyor.
Adım 1: Çok partili sistemde farklı siyasi partiler olduğu için, çeşitli görüşler yönetimde temsil edilebilir. Bu bir faydadır. (B seçeneği doğru bir faydadır).
Adım 2: Farklı partilerin varlığı, iktidardaki hükümetin çalışmalarını daha dikkatli yapmasını sağlar çünkü muhalefet partileri tarafından denetlenirler. Bu da bir faydadır. (C seçeneği doğru bir faydadır).
Adım 3: Çok partili sistem, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesine olanak tanıyarak demokratik bir ortam oluşturur. Bu da bir faydadır. (D seçeneği doğru bir faydadır).
Adım 4: Ancak, çok partili sistemin olması her zaman “yönetimde kargaşa yaşanacağı” anlamına gelmez. Aksine, iyi işleyen bir sistemde farklı görüşlerin uyum içinde çalışması hedeflenir. Kargaşa, sistemin kendisinden çok, partiler arasındaki iletişim ve uzlaşma eksikliğinden kaynaklanabilir. Dolayısıyla, “yönetimde kargaşa yaşanır” ifadesi çok partili hayatın bir faydası değil, olası bir olumsuzluğu veya yanlış yorumudur.
Doğru cevap A) Yönetimde kargaşa yaşanır.‘dır.
Soru 6: Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin jeopolitik konumunun özelliklerinden biri değildir?
- A) Zengin doğal kaynaklara sahip bir coğrafyanın merkezinde yer alması
- B) Asya ile Avrupa arasında bir enerji köprüsü oluşturması
- C) Enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkelerin etrafımızda yer alması
- D) Çanakkale ve İstanbul boğazlarına sahip olması
Çözüm:
Bu soruda, Türkiye’nin jeopolitik konumunun özelliklerini değerlendirerek doğru olmayan seçeneği bulacağız.
Adım 1: Türkiye’nin konumu, hem Asya hem de Avrupa kıtaları arasında yer alması nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Bu durum, onu bir enerji ve ulaşım koridoru haline getirir. Bu nedenle B seçeneği doğrudur.
Adım 2: Türkiye’nin çevresindeki bazı bölgeler (örneğin Orta Doğu) zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahiptir. Türkiye bu kaynakların işlenmesi ve dünya pazarlarına ulaştırılmasında önemli bir rol oynar. Bu nedenle A seçeneği doğrudur.
Adım 3: Çanakkale ve İstanbul Boğazları, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan stratejik su yollarıdır. Bu boğazlara sahip olmak, Türkiye’nin jeopolitik konumunun en önemli özelliklerinden biridir. Bu nedenle D seçeneği doğrudur.
Adım 4: C seçeneğine baktığımızda, “Enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkelerin etrafımızda yer alması” ifadesi doğru bir genelleme değildir. Türkiye’nin çevresinde hem enerji kaynaklarına sahip olan hem de olmayan ülkeler bulunmaktadır. Hatta bazı komşu ülkeler önemli enerji kaynaklarına sahiptir. Bu durum, Türkiye’nin jeopolitik konumunun bir özelliği olarak gösterilemez.
Doğru cevap C) Enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkelerin etrafımızda yer alması‘dır.
Umarım bu çözümler ve açıklamalar, soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!