8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 102
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün İnkılap Tarihi dersimizin en önemli konularından birini, Milli Mücadele dönemini daha yakından inceleyeceğiz. Elimizdeki bu sorular, o dönemin kritik aşamalarını ve alınan önemli kararları anlamamıza yardımcı olacak. Gelin hep birlikte bu soruları adım adım çözelim ve bilgilerimizi pekiştirelim.
***
Soru 1
Eskişehir-Kütahya Savaşları sonucunda Türk ordusu Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekildi, Mecliste, Mustafa Kemal’e inananlar onun ordunun başına geçmesini istiyorlardı. TBMM, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal’e hem başkomutanlık görevinin verilmesini hem de Meclisin tüm yetkilerini kullanmasını kabul etmişti. Mustafa Kemal, bu yetkileri kullanarak ordunun eksiklerini giderdi, Sakarya’da başlayan savaşta Yunanlar ağır bir yenilgi aldılar.
Bu bilgilere dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soruda bize verilen metni dikkatlice okuyarak, metinde yer alan bilgilerin hangi sonuçları desteklediğini, hangilerini ise desteklemediğini bulmamız gerekiyor. Metinde anlatılan olaylar zincirini inceleyelim:
Adım 1: Metin, Eskişehir-Kütahya Savaşları sonrası ordunun Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekildiğini ve Mustafa Kemal’in başkomutanlığa getirildiğini belirtiyor. Bu durum, ordunun yeniden organize edilmesi ve güçlendirilmesi için atılmış bir adımdır.
Adım 2: Mustafa Kemal’e verilen yetkilerin, ordunun eksiklerini gidermek ve Sakarya’da Yunan ordusuna karşı zafer kazanmak için kullanıldığı vurgulanıyor. Bu da Türk ordusunun savaşta başarılı olduğunu açıkça gösteriyor.
Adım 3: Metinde, Mustafa Kemal’in Meclis’in tüm yetkilerini kullanma hakkı elde ettiği ve bu yetkileri kullanarak ordunun eksiklerini gidermeye çalıştığı anlatılıyor. Bu, Meclis’in yani milletvekillerinin Mustafa Kemal’e güvendiğini ve onu desteklediğini gösterir.
Adım 4: Sakarya Savaşı’nda kazanılan zafer, Türk ordusunun savaşta başarılı olduğunun kanıtıdır. Bu, metinde açıkça belirtilmiş.
Şimdi seçeneklere bakalım:
a) Düzenli ordunun kurulması için hazırlıklara başlanmıştır.
Metin, ordunun “yeniden organize edilmesi” ve “eksiklerinin giderilmesi”nden bahsediyor. Bu, düzenli ordunun zaten var olduğunu ve güçlendirildiğini gösterir. Yeni bir düzenli ordu kurulmasından ziyade, mevcut düzenli ordunun iyileştirildiğini anlıyoruz. Dolayısıyla bu yargıya metinden ulaşılamaz.
b) Sakarya Meydan Savaşı öncesi ordunun gereksinimleri karşılanmıştır.
Metinde Mustafa Kemal’in “ordunun eksiklerini giderdiği” belirtiliyor. Bu, gereksinimlerin karşılandığı anlamına gelir.
c) Türk ordusu savaşta başarılı olmuştur.
Metinde “Yunanlar ağır bir yenilgi aldılar” ifadesiyle bu durum açıkça belirtilmiştir.
d) Meclisteki milletvekilleri güvendikleri Mustafa Kemal’i desteklemişlerdir.
Mustafa Kemal’e Meclis’in tüm yetkilerinin verilmesi, milletvekillerinin ona güvendiğini ve desteklediğini gösterir.
Sonuç: Bu bilgilere dayanarak a) Düzenli ordunun kurulması için hazırlıklara başlanmıştır. yargısına ulaşılamaz.
***
Soru 2
Birinci İnönü Savaşı sonunda Sovyetler Birliği ile TBMM arasında sınırları belirleyen ve dostane ilişkiler kuran bir antlaşma imzalandı. Sakarya Zaferi’nden sonra da Türkiye-Suriye sınırını çizen ve Fransızların işgal ettikleri yerlerden çekilmesini öngören Ankara Antlaşması imzalandı.
Kurtuluş Savaşı’na ilişkin bu bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Çözüm:
Bu soruda, verilen metindeki antlaşmaların Kurtuluş Savaşı’nın genel gidişatı hakkında bize ne söylediğini anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Metin, Birinci İnönü Savaşı sonrası Sovyetler Birliği ile yapılan antlaşmadan bahsediyor. Bu antlaşma, Türkiye’nin uluslararası alanda ilk kez tanınması ve dostluk ilişkileri kurması açısından önemlidir.
Adım 2: Ardından Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması’ndan söz ediliyor. Bu antlaşma, güney cephesinde işgallerin sona ermesi ve Türkiye’nin toprak bütünlüğünün bir ölçüde korunması anlamına geliyordu.
Adım 3: Bu iki antlaşmanın ortak noktası, hem Sovyetler Birliği hem de Fransa gibi büyük devletlerle anlaşma yapılmış olmasıdır. Bu da Türkiye’nin diplomatik alanda başarılar elde ettiğini gösterir.
Şimdi seçeneklere bakalım:
a) Askeri başarılar diplomatik başarılar izlemiştir.
Birinci İnönü Savaşı’nın kazanılması Moskova Antlaşması’nı, Sakarya Zaferi’nin kazanılması ise Ankara Antlaşması’nı getirmiştir. Yani askeri zaferler, diplomatik kazanımlara yol açmıştır.
b) Ulusal mücadelenin haklılığı, Batılı devletler tarafından kabul edilmiştir.
Bu antlaşmalar, Batılı devletlerin Türkiye’nin varlığını tanıdığını ve bazı taleplerini kabul ettiğini gösterir ancak “haklılığının kabul edildiği” ifadesi biraz daha güçlü bir yorumdur. Askeri başarıların diplomatik başarıları izlemesi daha net bir çıkarımdır.
c) Anadolu’daki tüm işgaller sona ermiştir.
Metinde sadece güney cephesindeki Fransız işgallerinin sona erdiği belirtiliyor. Diğer işgallerin durumu hakkında bilgi verilmiyor.
d) İngilizler, Yunanlara verdikleri desteği geri çekmiştir.
Metinde İngilizlerin durumu hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu bilgilere göre ulaşabileceğimiz en doğru yargı a) Askeri başarılar diplomatik başarılar izlemiştir. yargısıdır.
***
Soru 3
I. Birinci İnönü Zaferi sonrasında Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması,
II. Sakarya Meydan Savaşı sonrasında Fransa ile Ankara Antlaşması,
III. Büyük Taarruz sonrasında İngiliz, Fransız ve İtalyanlar ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
Bu bilgilere dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soru bize verilen antlaşmaların ortak bir anlam taşıyıp taşımadığını soruyor. Listelenen antlaşmalara dikkatlice bakalım.
Adım 1: Birinci İnönü Zaferi sonrası Moskova Antlaşması, Türkiye’nin uluslararası alanda ilk önemli diplomatik başarılarından biridir. Bu antlaşma ile Sovyet Rusya ile dostluk ilişkileri kurulmuştur.
Adım 2: Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması, güney cephesinin kapanmasına ve Türk ordusunun uluslararası alanda itibar kazanmasına yardımcı olmuştur.
Adım 3: Büyük Taarruz sonrası imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ise Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhasının sona erdiğini ve diplomatik görüşmelerin başlayacağını göstermiştir.
Şimdi bu antlaşmaların genel amacına bakalım:
a) TBMM’nin siyasi kazanımlarında askeri başarıların rolü vardır.
Her üç antlaşma da bir askeri zaferin ardından imzalanmıştır. Yani askeri başarılar, diplomatik kazanımların önünü açmıştır. Bu kesinlikle doğrudur.
b) TBMM, bir güç olarak kabul edilmemiştir.
Bu antlaşmaların imzalanması, TBMM’nin uluslararası alanda tanındığını ve bir güç olarak kabul edildiğini gösterir. Bu seçenek yanlıştır.
c) TBMM Hükümeti’nin askeri başarıları yenilen devletlerce tanınmamıştır.
Tam tersine, bu antlaşmalarla TBMM Hükümeti’nin askeri başarıları dolaylı olarak tanınmış ve diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Bu seçenek yanlıştır.
d) TBMM Hükümeti içeride ve dışarıda siyasi güç kaybına uğramıştır.
Tam tersine, bu başarılar TBMM Hükümeti’nin hem içeride hem de dışarıda gücünü artırmıştır. Bu seçenek yanlıştır.
Sonuç: Bu bilgilere dayanarak ulaşabileceğimiz yargı a) TBMM’nin siyasi kazanımlarında askeri başarıların rolü vardır. yargısıdır.
***
Soru 4
I. İnönü Savaşı’ndan sonra işgalciler Sevr Antlaşması’nın bazı maddelerini biraz daha yumuşatarak kabul etmek üzere Ankara Hükümeti’ni Londra Konferansı’na davet ettiler. Yapılan görüşmelerde Ankara Hükümeti istenen tavizleri vermedi. Bunun üzerine konferans bir sonuç alınamadan dağıldı.
Bu bilgiler göz önüne alındığında Ankara Hükümeti’nin Londra Konferansı’nda taviz vermediği konu aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm:
Bu soruda, Londra Konferansı’nın amacını ve Ankara Hükümeti’nin neden taviz vermediğini anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Metin, işgalcilerin Sevr Antlaşması’nın maddelerini yumuşatarak Türkiye’ye kabul ettirme çabası içinde olduklarını belirtiyor. Yani Sevr Antlaşması’nın şartları hala gündemde.
Adım 2: Ankara Hükümeti’nin bu konferansa davet edilmesinin sebebi, Sevr’in bazı maddelerini kabul ettirmektir. Ancak metin, Ankara Hükümeti’nin “istenilen tavizleri vermediğini” açıkça söylüyor.
Adım 3: Ankara Hükümeti’nin taviz vermediği konu, Sevr Antlaşması’nın temel maddeleriyle ilgilidir. Sevr Antlaşması, Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini kısıtlayan çok ağır şartlar içeriyordu. Bu nedenle Ankara Hükümeti, bağımsızlık konusunda taviz veremezdi.
Şimdi seçeneklere bakalım:
a) Hukuksal alanda tanınma
Ankara Hükümeti, zaten ulusal mücadele ile bağımsızlığını ve egemenliğini hukuken tanımayı hedefliyordu. Taviz vermediği konu bu değil.
b) Savaş
Savaş, bir müzakere konusu olamaz. Ankara Hükümeti’nin taviz vermediği temel konu, ülkenin geleceği ile ilgiliydi.
c) Ekonomi
Ekonomik konular görüşülmüş olabilir ancak metin, temel olarak ülkenin bağımsızlığı ve egemenliği ile ilgili bir taviz verilmediğini ima ediyor.
d) Bağımsızlık
Sevr Antlaşması’nın en ağır şartları, Türkiye’nin bağımsızlığını kısıtlamaya yönelikti. Ankara Hükümeti’nin bu konferansta taviz vermediği temel konu, şüphesiz ki ülkenin tam bağımsızlığıdır. Bu sebeple bu seçenek doğrudur.
Sonuç: Bu bilgiler göz önüne alındığında Ankara Hükümeti’nin Londra Konferansı’nda taviz vermediği konu d) Bağımsızlık konusudur.
Umarım bu çözümlerimiz konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın!