8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün, Milli Mücadele döneminde karşımıza çıkan önemli bir konuyu, yani **Büyük Millet Meclisi’ne karşı çıkan ayaklanmaları** ve bu ayaklanmalara karşı alınan önlemleri inceleyeceğiz. Elimizdeki görselde bu konuyla ilgili harika bir tablo ve bilgilendirici bir metin var. Gelin bu bilgileri birlikte adım adım analiz edelim ve anlamlandıralım.
—
## Büyük Millet Meclisi’ne Karşı Çıkan Ayaklanmalar
Görseldeki tablo, ayaklanmaları ve bu ayaklanmaların kimler tarafından çıkarıldığını çok güzel özetliyor. Tabloyu sütunlara ayırarak inceleyelim:
### 1. Ayaklanmaların Çıkardığı Ayaklanmalar
Bu sütunda, “Pontus Rum Ayaklanmaları” ve “Ermeni Ayaklanmaları” başlıklarını görüyoruz. Bu ayaklanmaların Rumlar ve Ermeniler tarafından çıkarıldığını ve “Rumların ayaklanmalarını Nurettin Paşa’nın birlikleri, Ermenilerin ayaklanmalarını ise Kazım Karabekir Paşa’nın ait birlikler bastırdı” şeklinde bir bilgi veriliyor.
Bu bize şunu gösteriyor: Milli Mücadele sadece içimizden çıkan bazı gruplarla değil, aynı zamanda dış destekli veya azınlıklar tarafından çıkarılan isyanlarla da mücadele etmek zorunda kalmış. Bu ayaklanmaların bastırılması, vatan topraklarının bütünlüğünü korumak adına ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
### 2. İstanbul Hükümeti’nin Çıkardığı Ayaklanmalar
Bu sütun ise İstanbul Hükümeti’nin doğrudan veya dolaylı olarak desteklediği ayaklanmaları anlatıyor.
* **Kuva-yı İnzibatiye (Hâ lifelik Ordusu) Ayaklanması:** Bu, İstanbul Hükümeti’nin kurduğu askeri bir birliktir ve doğrudan TBMM’ye karşı ayaklanma çıkarmıştır.
* **Anzavur Ayaklanması:** Bu da yine İstanbul Hükümeti’nin desteklediği, yerel bir isyan olarak karşımıza çıkıyor.
* **Ali Fuat Paşa ve Ethem Bey birlikleri tarafından bastırıldı:** Bu ayaklanmaların kimler tarafından bastırıldığı da belirtilmiş. Bu, Milli Mücadele güçlerinin bu tür iç isyanları da bastırmak için mücadele ettiğini gösteriyor.
Bu ayaklanmaların İstanbul Hükümeti tarafından desteklenmesi, o dönemdeki ikili yapıdan ve TBMM’nin otoritesini kabul etmeyen grupların varlığından kaynaklanıyordu.
### 3. Kuvâ-yı Milliye’ye Yabancı Olup Sonradan Ayaklananlar
Bu sütunda ise Milli Kuvvetler’e başlangıçta destek vermişken daha sonra isyan eden isimler ve gruplar yer alıyor.
* **Ethem Bey İsyanı ve Demirci Mehmet Efe İsyanı:** Bu iki isim, Milli Mücadele’nin ilk zamanlarında halkın güvenini kazanmış ve Kuva-yı Milliye saflarında yer almışlardı. Ancak daha sonra kendi çıkarları veya farklı nedenlerle TBMM’ye karşı cephe almışlardır.
* **Demirci Mehmet Efe (veBele), Ethem Bey isyanını ise İsmet (İnönü) Bey komutasındaki düzenli ordu birlikleri bastırdı:** Bu isyanların da nasıl bastırıldığı bilgisi verilmiş. Bu, Milli Mücadele’nin bazen kendi içindeki sorunlarla da baş etmek zorunda kaldığını gösteriyor.
### 4. İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nin Kışkırtmasıyla Çıkan Ayaklanmalar
Bu en geniş ve karmaşık sütunumuz. Burada hem İstanbul Hükümeti’nin hem de işgalci devletlerin ortaklaşa desteklediği veya kışkırttığı ayaklanmalar anlatılıyor.
* **Bolu, Düzce-Hendek, Adapazarı, Afyon, Bozkır, Milli Aşireti İsyanı, Koçgiri ve Yozgat Ayaklanmaları:** Bu ayaklanmaların isimleri ve yerleri verilmiş. Bunlar, Anadolu’nun farklı bölgelerinde çıkan ve TBMM’yi zayıflatmayı amaçlayan isyanlardır.
* **Kuvayımilliye birlikleri tarafından bastırıldı:** Bu isyanların da yine milli güçler tarafından bastırıldığı belirtilmiş.
Bu ayaklanmaların ortak özelliği, hem İstanbul Hükümeti’nin hem de işgalci devletlerin Milli Mücadele’yi baltalamak ve Anadolu’yu kontrol altında tutmak istemeleridir. Bu isyanlar, aslında TBMM’nin gücünü ve otoritesini kabul ettirme mücadelesinin bir parçasıydı.
—
## Önlemler Alınıyor
Tablonun altındaki metin ise bu ayaklanmalara karşı TBMM’nin aldığı önlemleri anlatıyor. Gelin bu önemli bilgileri de birlikte inceleyelim:
Ayaklanmalar, ülkede milli birlik ve beraberliğin bozulmasına sebep oldu. Büyük Millet Meclisi, bağımsızlık mücadelesinin temelini oluşturan milli birliği korumak için bazı önemli adımlar attı.
Adım 1:
Meclis, gerekli gördüğü yerlerde askeri birlikler ve ayaklanmacıların bastırılması için harekete geçti. Bu, doğrudan askeri müdahale anlamına geliyordu.
Adım 2:
TBMM, ayaklanmaların önlenmesi için kanuni düzenlemeler yaptı. Bu kapsamda, 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye (Vatana İhanet) Kanunu‘nun çıkarılması önemli bir adımdı. Bu kanun, vatan hainliği yapanları cezalandırmayı amaçlıyordu.
Adım 3:
TBMM, ayaklanmaya katılanları ve asker kaçaklarını vatan haini sayarak cezalandırmak için 11 Eylül 1920 tarihinde İstiklal Mahkemeleri‘ni kurdu. Bu mahkemeler, ayaklanmaların hızlı ve etkili bir şekilde bastırılmasında büyük rol oynadı.
Adım 4:
Bu ayaklanmalar ve Kuva-yı Milliye birlikleri ile düzenli ordu arasındaki çatışmalar, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında gecikmelere ve işgal güçlerinin Anadolu’da kalıcı hale gelmesine neden olabilirdi. Ancak bu isyanların bastırılması, Milli Mücadele’nin başarıya ulaşması için zorunlu bir süreçti.
Adım 5:
Ayaklanmaların yurt genelinde oluşturduğu olumsuz hava dağıtmak gerekiyordu. Bu nedenle, Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından söylenenlere, yapılan hareketlerin gerçek olmadığına dair açıklamalar yapıldı.
Adım 6:
Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi ve çevre illerin müftüleri, bu isyanların vatan hainliği olduğunu belirten ve halkı TBMM’ye destek olmaya çağıran fetvalar yayınladı. Bu fetvalar, dini ve ahlaki temelde halkın milli mücadeleye katılımını teşvik etti.
Sonuç olarak;
İsyanların bastırılmasıyla ülkede siyasi birlik yeniden sağlandı. Büyük Millet Meclisi, halktan aldığı güçle Kurtuluş Savaşı ile ilgili çalışmaları hızlandırdı. Bu, Milli Mücadele’nin hem iç hem de dış tehditlere karşı ne kadar kararlı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor.
Umarım bu açıklamalar, konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarihimizi öğrenmek, geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine kurmamızı sağlar!