8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 154
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün hep birlikte 8. Sınıf İnkılap Tarihi dersimizdeki 4. Ünite “Ölçme ve Değerlendirme” bölümündeki soruları çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Atatürkçülüğün tanımını yapınız.
Atatürkçülük, Türk milletinin bağımsızlığını, egemenliğini ve çağdaşlaşmasını sağlamak amacıyla Atatürk’ün belirlediği düşünce sistemi ve ilke bütünüdür. Kısacası, Türk milletinin milli, ahlaki, kültürel ve ekonomik bakımdan gelişmesini ve yükselmesini amaçlayan bir düşünce akımıdır.
2. Atatürk ilkelerinin amaçları nelerdir? Açıklayınız.
Atatürk ilkelerinin temel amacı, Türk milletini çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırmak, milli birlik ve beraberliği güçlendirmek, devletin bağımsızlığını ve egemenliğini korumak, toplumsal eşitliği sağlamak ve akıl ile bilimi rehber edinmektir. Bu ilkeler, Türk milletinin geleceğini güvence altına almayı hedefler.
3. Atatürk ilke ve inkılaplarının dayandığı esaslar nelerdir? Belirtiniz.
Atatürk ilke ve inkılaplarının dayandığı temel esaslar şunlardır:
- Milli Egemenlik: Milletin kendi kendini yönetmesi ilkesi.
- Bağımsızlık: Tam bağımsızlık, hiçbir devletin himaye ve nüfuzu altında kalmama düşüncesi.
- Çağdaşlaşma: Batı medeniyetleri seviyesine ulaşma ve modernleşme.
- Akıl ve Bilim: Düşüncede ve uygulamada akıl ve bilimi rehber edinme.
- Milli Kültür: Türk milletinin özgün kültürel değerlerini koruma ve geliştirme.
4. Cumhuriyet yönetiminin Türk toplumuna sağladığı yararlar nelerdir? Açıklayınız.
Cumhuriyet yönetimi, Türk toplumuna birçok fayda sağlamıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Milli Egemenlik: Halkın kendi kendini yönetme hakkına sahip olması.
- Eşitlik: Bütün vatandaşların kanun önünde eşit olması.
- Adalet: Hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adaletin tecellisi.
- Demokrasi: Yönetimde halkın söz sahibi olması ve özgürlüklerin güvence altına alınması.
- Gelişme ve İlerleme: Toplumun her alanında gelişme ve ilerleme imkanının doğması.
5. Devletçilik ilkesinin çıkış sebeplerini ve bu ilkenin önemini belirtiniz.
Devletçilik ilkesinin temel çıkış sebebi, özel sermayenin yetersizliği ve ekonomik kalkınmanın hızlandırılması gerekliliğidir. Bu ilke, devletin ekonomiye müdahale ederek sanayileşmeyi sağlaması, altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesi ve milli kaynakların etkin kullanılmasını amaçlar. Devletçilik, ülkenin ekonomik bağımsızlığını güçlendirmede ve toplumsal refahı artırmada önemli bir rol oynamıştır.
6. Laiklik ne demektir? Türk toplumuna sağladığı yararlar nelerdir? Açıklayınız.
Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması anlamına gelir. Devletin tüm vatandaşlara eşit mesafede olması, din ve vicdan özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır. Türk toplumuna sağladığı yararlar arasında; dinin istismar edilmesini önlemesi, toplumsal eşitliği sağlaması, bilimin ve aklın ön plana çıkmasını sağlaması, milli birlik ve beraberliği güçlendirmesi yer alır.
7. Atatürk ilkelerine niçin sahip çıkmamız gerektiğini belirtiniz.
Atatürk ilkelerine sahip çıkmalıyız çünkü bu ilkeler, Türk milletinin bağımsızlığını, egemenliğini, çağdaşlaşmasını ve refahını güvence altına alan temel değerlerdir. Bu ilkeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kimliğini oluşturur ve geleceğini şekillendirir. Bu değerlere bağlı kalmak, milli birliğimizi ve beraberliğimizi koruyarak, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasını sağlar.
8. Atatürk’ün kişisel özelliklerinden akla ve bilime niçin önem verdiğini açıklayınız.
Atatürk’ün akla ve bilime verdiği önem, onun yenilikçi ve akılcı kişiliğinin bir yansımasıdır. Atatürk, aklı ve bilimi, sorunların çözümünde, toplumsal ilerlemede ve çağdaşlaşmada en güvenilir rehber olarak görmüştür. Bu nedenle, yaptığı tüm inkılaplarda ve verdiği kararlarda akla ve bilime dayanmıştır. Bu yaklaşım, Türk milletinin kendi ayakları üzerinde durmasını ve çağın gerekliliklerine uyum sağlamasını amaçlamıştır.
B. “Geri – ileri – ilericilik – laiklik – ekonomik – sosyal – başarılar – mükâfat – uzak – kaldırmak – yavaşlatmak – yakın – kültür – ahlak – kurumların – okulların”
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerlere yukarıda verilen kelimeleri uygun alanlara yazınız.
1. İnkılapçılık, zamana göre, ………………………………………….. kalmış bütün kurumların ortadan ………………………………………….. ve yerine çağdaş, ………………………………………….. getirilmesi demektir.
Adım 1: İlk cümlede “kalmış bütün kurumların ortadan” ifadesi, eski ve işe yaramayan kurumların kaldırıldığını anlatıyor. Bu yüzden “kaldırmak” kelimesi buraya uygun.
Adım 2: İkinci boşlukta ise “ve yerine çağdaş” ifadesi, yenilikçiliği ve ilerlemeyi vurguluyor. Bu yüzden “ilericilik” kelimesi buraya uygun.
Adım 3: Üçüncü boşlukta “getirilmesi demektir” ifadesi, yeni ve modern şeylerin ortaya konulduğunu anlatıyor. Bu bağlamda “ilericilik” kelimesi de uygun olabilir ancak buradaki “çağdaş” kelimesiyle birlikte düşünüldüğünde, inkılapların amacının daha ileriye gitmek olduğunu vurguluyor. Ancak verilen kelimeler arasında bu boşluğa en uygun kelime “ilericilik” olacaktır. Eğer “ilericilik” kelimesini daha önce kullandıysak, yerine “yakın” veya “başarılar” gibi kelimeler düşünülebilir. Ancak cümlenin genel anlamına baktığımızda, eskiyi kaldırıp yerine yeniyi, çağdaşı getirme süreci olduğu için “ilericilik” bu boşluğa daha çok yakışıyor.
Sonuç olarak:
İnkılapçılık, zamana göre, eski kalmış bütün kurumların ortadan kaldırmak ve yerine çağdaş, ilericilik getirilmesi demektir.
Not: Soruda verilen kelimeler arasında “eski” kelimesi yok. Bu nedenle sorunun orijinalinde bir eksiklik olabilir veya verilen kelimelerden birini mantıksal olarak uygun yere yerleştirmemiz gerekiyor. Verilen kelimeler arasında “kalmış” kelimesiyle uyumlu bir kelime yok. Bu nedenle bu soruyu verilen kelimelerle tam olarak doldurmak mümkün değil. Ancak cümlenin genel anlamını düşünerek, “eski” yerine “kalmış” kelimesini kullandığımızı varsayarak, boşlukları verilen kelimelerle doldurmaya çalışalım.
Düzeltilmiş Çözüm:
İnkılapçılık, zamana göre, eski kalmış bütün kurumların ortadan kaldırılması ve yerine çağdaş, ilericilik getirilmesi demektir.
Burada “kaldırılması” ve “ilericilik” kelimeleri kullanılabilir. Eğer “eski” kelimesi verilmediyse, bu sorunun orijinalinde bir problem olabilir. Ancak verilen kelimelerle en uygun şekilde şöyle doldurabiliriz:
İnkılapçılık, zamana göre, kalmış bütün kurumların ortadan kaldırmak ve yerine çağdaş, ilericilik getirilmesi demektir.
Burada “kalmış” kelimesi zaten cümlede var. Dolayısıyla ilk boşluğa kelime yazmaya gerek yok.
Kesin Çözüm:
İnkılapçılık, zamana göre, kalmış bütün kurumların ortadan kaldırmak ve yerine çağdaş, ilericilik getirilmesi demektir.
2. Devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayandırılmasına ………………………………………….. denir.
Adım 1: Cümlede “dine değil akla ve bilime dayandırılması” ifadesi, dinin devlet işlerinden ayrılmasını ve akılcılığın ön plana çıkmasını anlatıyor. Bu durumun en temel karşılığı “laiklik”tir.
Sonuç:
Devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayandırılmasına laiklik denir.
3. Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ………………………………………….. zaferlerle taçlandırılmaz-arsa meydana gelen ………………………………………….. devamlı olamaz, ………………………………………….. zamanla söner.
Adım 1: İlk boşlukta “zaferlerle taçlandırılmaz” ifadesi, zaferlerin kalıcı olması için başka türde başarıların da gerektiğini anlatıyor. Verilen kelimeler arasında bu anlama en uygun kelime “başarılar”dır.
Adım 2: İkinci boşlukta “devamlı olamaz” ifadesi, bir şeyin kalıcı olmamasından bahsediyor. “Meydana gelen” kelimesiyle birlikte düşünüldüğünde, siyasi ve askeri zaferlerin kalıcı olması için toplumsal ve kültürel gelişmelerin de olması gerektiği ima ediliyor. Bu bağlamda “kültür” veya “sosyal” gibi kelimeler düşünülebilir. Ancak cümlenin devamında “zamanla söner” ifadesi, bir şeyin kalıcı olmaması durumunu pekiştiriyor. Verilen kelimeler arasında “kültür” ve “sosyal” kelimeleri var. Cümlenin genel akışında, siyasi ve askeri zaferlerin kalıcı olabilmesi için toplumsal ve kültürel gelişimin de önemli olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle “kültür” daha uygun olacaktır.
Adım 3: Üçüncü boşlukta ise “zamanla söner” ifadesi, bir şeyin kalıcı olmamasının sonucunu anlatıyor. Bu boşluğa da “kültür” kelimesi uygun olabilir. Ancak eğer ilk boşluğa “kültür” dediysek, burada başka bir kelime kullanmamız gerekiyor. Cümledeki anlam akışına baktığımızda, siyasi ve askeri başarıların kalıcı olması için toplumsal gelişmelerin de olması gerektiği ve bunların yokluğunda bu zaferlerin kalıcı olmayacağı anlatılıyor. Bu nedenle, ikinci boşluğa “kültür” veya “sosyal” kelimesi ve üçüncü boşluğa da “kültür” veya “sosyal” kelimesi uygun olabilir. Ancak cümlenin yapısı gereği, ilk boşluk “başarılar” ile doldurulmalı. İkinci ve üçüncü boşluklar ise, siyasi ve askeri zaferlerin kalıcılığını sağlayacak unsurları ifade etmeli. Bu bağlamda, “kültür” ve “sosyal” kelimeleri bu anlamı en iyi şekilde karşılar.
Sonuç:
Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, başarılar zaferlerle taçlandırılmaz-arsa meydana gelen kültür devamlı olamaz, sosyal zamanla söner.
Not: Bu soruda kelimelerin yerleşimi biraz karışık olabilir. Verilen kelimeler arasında “kültür” ve “sosyal” kelimeleri var. Cümlenin anlamını en iyi şekilde verecek şekilde yerleştirmeye çalıştık.
4. Toplumsal bir varlık olan insanın yaşarken kazandığı bilgi, sanat, inanç, hukuk, gelenek ve alışkan-lıklarının tümüne ………………………………………….. denir.
Adım 1: Cümle, insanın yaşamı boyunca edindiği her şeyi kapsıyor: bilgi, sanat, inanç, hukuk, gelenek ve alışkanlıklar. Bu genel kavramın karşılığı “kültür”dür.
Sonuç:
Toplumsal bir varlık olan insanın yaşarken kazandığı bilgi, sanat, inanç, hukuk, gelenek ve alışkan-lıklarının tümüne kültür denir.
C. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
1. ( ) Türk milletinin tarihî gerçeklerinden ve ihtiyaçlarından doğmuş olan Atatürkçülük, ilerleme ve yenileşmeyi hedefleyen bir sistem olarak bilinir.
Adım 1: Atatürkçülük, Türk milletinin tarihsel birikiminden ve güncel ihtiyaçlarından doğmuştur. Aynı zamanda bu sistem, sürekli bir ilerleme ve yenileşme anlayışını benimser. Bu tanım, Atatürkçülüğün doğru bir tanımıdır.
Sonuç: D
2. ( ) Türk milletinin bağımsız ve özgür yaşaması için Kurtuluş Savaşı’nda ve sonrasında gösterdi-ği dinamizme sosyal güç denir.
Adım 1: Kurtuluş Savaşı’nda Türk milletinin gösterdiği bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi, milli birlik ve beraberliğin en güçlü göstergesidir. Bu mücadele, toplumsal bir güç olan “milli birlik ve beraberlik” veya “milli ruh” ile açıklanır. “Sosyal güç” ifadesi burada biraz genel kalır ancak milli mücadelenin dayandığı temel unsurlardan biridir.
Adım 2: Bu ifadenin doğruluğunu değerlendirirken, Kurtuluş Savaşı’ndaki “dinamizmin” “sosyal güç” olarak adlandırılıp adlandırılamayacağını düşünmeliyiz. Milli mücadelenin başarısında halkın bir araya gelmesi, birbirine destek olması gibi unsurlar, yani sosyal dayanışma ve birlik, önemli bir rol oynamıştır. Bu nedenle bu ifade doğrudur.
Sonuç: D
3. ( ) Cumhuriyet, egemenliğin bir kişiye veya zümreye değil, bütün yurttaşların yönetime eşit bi-çimde katıldıkları bir yönetim şekli olarak tanımlanır.
Adım 1: Cumhuriyet yönetiminin en temel özelliği, egemenliğin millete ait olmasıdır. Yani yönetimde söz sahibi olan bir kişi veya grup değil, tüm vatandaşlardır. Bu, herkesin yönetime eşit şekilde katılımını sağlar.
Sonuç: D
4. ( ) Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi ile ulaşmak istediği amaçlardan biri de din birliğini gerçekleştir-mektir.
Adım 1: Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi, Türk milletinin ortak dil, tarih, kültür ve ülkü etrafında birleşmesini hedefler. Din, bireysel bir inanç meselesidir ve milliyetçilik ilkesiyle doğrudan din birliğini sağlamak amaçlanmamıştır. Aksine, laiklik ilkesiyle din ve devlet işleri ayrılmıştır.
Sonuç: Y
5. ( ) Tüm çağdaş yönetim biçimlerinde olduğu gibi Atatürk’ün halkçılık anlayışına uygun olarak Türk milletine demokratik hakların tamamı verilmiştir.
Adım 1: Atatürk’ün halkçılık ilkesi, toplumdaki tüm bireylerin eşitliğini, yönetime katılımını ve sosyal adaleti savunur. Bu ilke, demokratik hakların tüm vatandaşlara sağlanmasını hedefler. Bu nedenle bu ifade doğrudur.
Sonuç: D
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Hepinize başarılar dilerim!