8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencilerim, 8. sınıf İnkılap Tarihi dersimiz için gönderdiğiniz soruları birlikte adım adım inceleyip çözeceğiz. Bu sorular, inkılap tarihimizin önemli dönüm noktalarını anlamamıza yardımcı olacak. Hazırsanız başlayalım!
1. Aşağıdakilerden hangisi Türk dış politikasının genel esasları içerisinde değerlendirilemez?
Bu soruda Türk dış politikasının temel ilkelerini bilmemiz gerekiyor. Türk dış politikası, bağımsızlığına düşkün, barışçıl ve akılcı bir politika izlemiştir. Şimdi şıklara bakalım:
- A) Bütün ulusların bağımsızlıklarına saygı duymuştur. Bu, Türk dış politikasının temel ilkelerinden biridir. Milli mücadele ruhuyla bağımsızlığa önem veren Türkiye, diğer ulusların bağımsızlığına da saygı duymuştur.
- B) “Yurtta barış, dünyada barış.” ilkesi uygulanmıştır. Bu söz, Atatürk’e aittir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasının ana sloganlarından biridir.
- C) Sorunların diplomatik yollarla çözümü amaçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, savaşlardan kaçınmış ve sorunları barışçıl yollarla çözmeye özen göstermiştir.
- D) Yabancı sermaye, millî çıkarlar için kullanılmıştır. Bu şık, diğerlerine göre daha az belirgin bir ilkedir ve hatta bazen millî çıkarların yabancı sermaye ile çatışabileceği durumlar da olmuştur. Türk dış politikasında öncelik her zaman millî çıkarlar olmuştur.
Bu durumda, Türk dış politikasının genel esasları içinde değerlendirilemeyecek olan şık D seçeneğidir. Çünkü yabancı sermaye, her zaman millî çıkarlar için kullanılmamış, bazen millî çıkarlarla çelişebilmiştir.
Sonuç: D
2. Aşağıdakilerden hangisi 5 Haziran 1926’da İngiltere ile imzalanan Ankara Antlaşması’nın sonuçlarından biridir?
Ankara Antlaşması, Türkiye’nin güney sınırını ilgilendiren önemli bir antlaşmadır. Bu antlaşma ile Musul sorunu çözülmeye çalışılmıştır. Şimdi şıklara göz atalım:
- A) Musul’un Türkiye’ye verilmesi kabul edildi. Bu antlaşma ile Musul maalesef Türkiye’ye verilmemiştir.
- B) Türkiye ile Suriye sınırı belirlendi. Bu antlaşma ile Suriye sınırı değil, Irak sınırı belirlenmiştir.
- C) Türkiye’nin dış borçları silindi. Dış borçların silinmesi bu antlaşmanın bir sonucu değildir.
- D) Türkiye’ye Musul’un petrol gelirlerinden 25 yıllığına %10 pay verildi. İşte bu, Ankara Antlaşması’nın önemli sonuçlarından biridir. Musul, İngiliz mandası altındaki Irak’a bırakılmış ancak Türkiye, Musul’un petrol gelirlerinden 25 yıl boyunca %10 pay alma hakkı kazanmıştır.
Bu nedenle, doğru cevap D seçeneğidir.
Sonuç: D
3. Aşağıdakilerden hangisi Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin şartlarından biri değildir?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini tam olarak sağlamasını amaçlayan çok önemli bir gelişmedir. Şimdi sözleşmenin şartlarına bakalım:
- A) Boğazların kontrolü tamamen Türkiye’de olacak. Bu, sözleşmenin en önemli ve başarılı şartlarından biridir.
- B) Ticaret gemileri Boğazlardan serbestçe geçemeyecek. Bu ifade yanlış. Ticaret gemileri, belirli kurallar çerçevesinde serbestçe geçebilecektir.
- C) Türkiye bir savaşa girerse Boğazlar istendiği gibi kullanılabilecek. Bu da doğru bir şarttır. Savaş durumunda Türkiye, Boğazlar üzerindeki denetimini artırabilecektir.
- D) Savaş gemilerinin geçişine sınırlama getirilecek. Bu da sözleşmenin önemli maddelerindendir. Savaş gemilerinin geçişi, Türkiye’nin güvenliği ve menfaatleri doğrultusunda sınırlandırılmıştır.
Sözleşmenin şartlarından biri olmayan ifade B seçeneğidir. Çünkü ticaret gemilerinin geçişi serbest bırakılmıştır.
Sonuç: B
4. 9 Şubat 1934 yılında imzalanan Balkan Antantı aşağıdaki gelişmelerden hangisi ile son bulmuştur?
Balkan Antantı, Balkanlar’da barışı korumak amacıyla imzalanmış bir ittifaktır. Ancak bu ittifakın ömrü uzun sürmemiştir. Şimdi neden sona erdiğine bakalım:
- A) İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla Bu, Balkan Antantı’nın sona ermesinde en önemli etkendir.
- B) Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesiyle Montrö Sözleşmesi’nin Balkan Antantı ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
- C) Milletler Cemiyeti’nin kurulmasıyla Milletler Cemiyeti’nin kurulması Balkan Antantı’nı sona erdirmez.
- D) Hatay’ın anavatana katılmasıyla Hatay’ın anavatana katılması da Balkan Antantı’nın sona ermesiyle ilgili bir durum değildir.
Balkan Antantı’na imza atan devletlerin birçoğunun İkinci Dünya Savaşı’nda farklı bloklarda yer alması, bu ittifakın fiilen sona ermesine neden olmuştur. Bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir.
Sonuç: A
5. 1934 yılında Türkiye’nin çağrısı üzerine Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’nın da katılımıyla bir saldırmazlık antlaşması imzalanmıştır.
Bu bilgilerden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?
Verilen metinde, Türkiye’nin öncülüğünde Balkan ülkeleri arasında bir saldırmazlık antlaşması imzalandığı belirtiliyor. Bu, bölgede barışı sağlama çabasıdır. Şimdi şıklara bakalım ve hangisine varamayacağımızı bulalım:
- A) Türkiye “Yurtta barış, cihanda barış.” politikasını uygulamıştır. Bu doğrudur. Bölgeye barış getirme çabası, bu ilkeyle örtüşmektedir.
- B) Balkan sınırları karşılıklı güvence altına alınmıştır. Saldırmazlık antlaşmaları, sınırların güvenliğini sağlamaya yöneliktir. Bu da doğrudur.
- C) Osmanlı Devleti’nden kalma sorunlar çözülmüştür. Bu antlaşma, daha çok güncel bölgesel güvenlik sorunlarına odaklanmıştır. Osmanlı’dan kalan sorunların çözülmesine doğrudan bir katkısı olduğu söylenemez.
- D) Türkiye’nin batı sınırı güvence altına alınmıştır. Antlaşmaya katılan ülkeler arasında Türkiye’nin batı komşuları da yer almaktadır, bu nedenle batı sınırı güvence altına alınmıştır.
Dolayısıyla, bu bilgilerden yola çıkarak C seçeneğindeki yargıya varılamaz. Çünkü bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nden kalan sorunları çözmekten ziyade, yeni bir güvenlik paktı oluşturma amacı taşımıştır.
Sonuç: C
6.
- Türkiye, Boğazlardaki egemenliğine engel olan uluslararası komisyonu kaldırmak amacıyla sorunu Milletler Cemiyeti’ne götürerek çözmeye çalışmıştır.
- Türkiye, Hatay’ın ana vatana katılması konusundaki kararı Hatay halkının onayına bırakmıştır.
I. Evrensel – Eşitlikçi
II. Anlaşmacı – Barışçı
III. Baskıcı – Yayılmacı
Bu gelişmeler, Türkiye’nin sorunları çözme konusunda hangi yolu izlediğini kanıtlar?
Sevgili öğrenciler, bu soruda Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde izlediği politikaları anlamamız gerekiyor. Verilen iki örnek üzerinden Türkiye’nin hangi yaklaşımları benimsediğini göreceğiz.
- İlk maddeye bakalım: Türkiye, Boğazlar konusundaki egemenlik hakkını kullanmak için uluslararası bir komisyonun kaldırılmasını istemiş ve bu sorunu Milletler Cemiyeti’ne götürerek çözmeye çalışmıştır. Bu, barışçıl ve anlaşmacı bir tutumdur.
- İkinci maddeye bakalım: Hatay’ın anavatana katılması konusunda Türkiye, halkın kendi geleceğine karar verme hakkını tanımıştır. Bu da uluslararası hukuka uygun, eşitlikçi ve barışçıl bir yaklaşımdır.
Şimdi seçeneklere bakalım:
- I. Evrensel – Eşitlikçi: Bu şık, Türkiye’nin uluslararası eşitlik ve tüm ulusların haklarına saygı ilkesini benimsediğini gösteriyor. Hatay örneği bunu kanıtlar.
- II. Anlaşmacı – Barışçı: Türkiye’nin hem Boğazlar sorunu için Milletler Cemiyeti’ne başvurması hem de genel olarak sorunları barışçıl yollarla çözme çabası bu şıkkı destekler.
- III. Baskıcı – Yayılmacı: Bu şık, Türkiye’nin politikalarıyla kesinlikle uyuşmuyor. Türkiye hiçbir zaman baskıcı veya yayılmacı bir politika izlememiştir.
Verilen her iki gelişme de Türkiye’nin hem uluslararası alanda eşitlikçi ve evrensel değerlere saygılı olduğunu hem de sorunları barışçıl ve anlaşmacı yollarla çözmeyi hedeflediğini kanıtlamaktadır. Bu nedenle, hem I hem de II ifadeleri doğrudur.
Sonuç: C (II ve III)
7. Türkiye’nin yabancı devletlerle görüşmeyi kabul etmediği, kendi iç sorunu olarak görmek istediği diğer konu aşağıdakilerden hangisidir?
Bu soru, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde karşılaştığı ve ulusal egemenlik ilkesi gereği iç sorun olarak kabul ettiği konuları bilmemizi gerektiriyor. Türkiye, bazı konularda başka devletlerin müdahalesini istememiş ve bu konuları kendi egemenlik hakkı çerçevesinde çözmek istemiştir.
- A) Musul Musul sorunu, Türkiye’nin dış politika gündeminde yer alan ve yabancı devletlerle görüşülen bir konuydu.
- B) Hatay Hatay meselesi, Türkiye’nin egemenlik haklarıyla ilgili bir konu olarak görülmüş ve yabancı devletlerin doğrudan müdahalesi istenmemiştir.
- C) Dış borçlar Dış borçlar da uluslararası anlaşmalarla ilgili olduğu için yabancı devletlerle görüşülmüştür.
- D) Yabancı okullar Yabancı okullar konusunda da Türkiye, kendi eğitim sistemine uygun düzenlemeler yapmak istemiş ve bu konuda yabancı devletlerle görüşmeler yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, Hatay’ın Türkiye’ye katılma sürecinde, bu konuyu bir iç mesele olarak görmüş ve halkın iradesine bırakmıştır. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Sonuç: B
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun! Hepinize başarılar dilerim!