8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 143
Merhaba canım öğrencim! İnkılap Tarihi dersimiz için gönderdiğin soruları senin için adım adım, anlaşılır bir dille çözeceğim. Hazırsan başlayalım!
—
**Soru 1:**
Cumhuriyetin ilk yıllarında sağlık hizmetleri ile ilgili bir araştırma yapınız.
**Çözüm:**
Bu soru, öğrenciden Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sağlık hizmetleri hakkında bir araştırma yapmasını istiyor. Bu araştırma için metinden şu bilgileri çıkarabiliriz:
- Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde art arda yaşanan savaşlar, göçler ve ekonomik imkânların yetersizliği nedeniyle sağlık alanında önemli sorunlar ortaya çıkmış.
- Ülke genelinde sıtma, trahom, frengi ve verem gibi salgın hastalıklar nedeniyle çok sayıda insan hayatını kaybetmiş.
- Türkiye Cumhuriyeti, sağlık ve sosyal yardım işlerini bir bütün olarak ele almış.
- İlk olarak 2 Mayıs 1920 tarihli Kanun’la TBMM, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığını oluşturarak sağlık alanında örgütlü çalışmayı başlatmış.
- Ankara’da Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü kurulmuş ve Türkiye’de halkın sağlığının korunması amacıyla temel laboratuvar hizmetleri verilmeye başlanmış (1928).
- Bütün yurtta salgın hastalıklara karşı aşı kampanyaları düzenlenmiş.
- Aşı ve serum üretimi çalışmaları başlamış ve bu alanda önemli adımlar atılmış.
- Sıtma, trahom, frengi ve verem gibi salgın hastalıklar engellenmiş.
Yani özetle, Cumhuriyet’in ilk yıllarında sağlık alanında büyük bir atılım yaşanmış, halk sağlığını korumak ve tedavi hizmetlerini yaygınlaştırmak için önemli adımlar atılmıştır.
—
**Soru 2:**
Devlet tarafından bulaşıcı hastalıklarla mücadele edilmeseydi nasıl sonuçlar ortaya çıkabilirdi? Dev- letin sağlık konusundaki görevlerinin neler olduğunu Anayasa’dan bulup inceleyiniz.
**Çözüm:**
Bu soruya geçmeden önce, eğer devlet bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmeseydi neler olabileceğini bir düşünelim bakalım.
Olası Sonuçlar:
- Hastalıkların yayılması artardı: Salgınlar kontrolsüz bir şekilde yayılır, çok daha fazla insan hastalanır ve hayatını kaybederdi.
- Nüfus azalır ve yaşlı nüfus oranı artardı: Hastalıklardan ölenlerin sayısı artacağı için ülkenin nüfusu azalırdı. Genç nüfusun kaybı artacağı için toplumun yaş ortalaması yükselirdi.
- Ekonomik çöküş yaşanırdı: Çalışma çağındaki insanlar hastalanıp iş yapamaz hale gelince ekonomi durma noktasına gelirdi. Üretim düşer, ticaret aksardı.
- Toplumsal düzen bozulurdu: Hastalık ve ölüm korkusu toplumsal paniğe yol açar, insanlar bir araya gelmekten çekinirdi. Bu da sosyal hayatı olumsuz etkilerdi.
- Sağlık sistemi çökebilirdi: Mevcut sağlık imkanları yetersiz kalır, hastaneler dolup taşar ve tedavi edilemeyen hasta sayısı artardı.
Şimdi de devletin sağlık konusundaki görevlerinin Anayasa’da nasıl yer aldığını inceleyelim. Bu kısım için metinde doğrudan Anayasa’dan bir alıntı yok ancak metnin son paragrafında devletin temel görevlerinden bahsedilirken sağlık da buna dahil edilmiş:
“Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde devletin temel görevi, toplumsal ve ekonomik düzeni kurup sürdürmektir. Bu anlayışa göre devletin başlıca görevleri; ülkede düzen ve huzuru sağlamak; milli savunma, ulaştırma, millî eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarındaki sorumlulukları yerine getirmektir. Tarım, ticaret ve sanayi gibi alanlardaki ekonomik faaliyetlerin bir düzen içinde işlemesini sağlamaktır. Bu amaçla devlet, özel girişim alanındaki etkinlikleri izler, denetler, özel girişimleri toplumun ihtiyacı olan alanlar- da üretim yapmaya teşvik eder. Atatürk’ün halka hizmet etme ihtiyaçlarını karşılama konusundaki görüşleri ve bu konuda uyguladığı politikalar devletçilik ilkesi içinde yer alır.”
Bu paragraftan anladığımız kadarıyla, devletin en önemli görevlerinden biri de sağlık alanındaki sorumlulukları yerine getirmektir. Bu, halkın sağlığını korumak, hastalıklara karşı önlem almak ve sağlık hizmetlerini sunmak anlamına gelir.
—
**Soru 3:**
Aşağıdaki bilgileri kullanarak, Ankara’da açılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığının yaptığı çalışmaların kronolojik sırasını belirleyiniz.
Verilen Yıllar ve Çalışmalar:
- 1931: Ağız yoluyla uygulanan BCG (verem) aşısı üretimine başlandı.
- 1934: Serum üretimi ülke ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye geldi.
- 1934: Çiçek aşısı üretimi ülke ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye getirildi.
- 1936: Hıfzıssıhha Okulu açıldı.
- 1937: Kuduz serumu üretilmeye başlandı.
- 1942: Tifüs aşısı ve akrep serumu üretimi gerçekleştirildi.
Çözüm:
Bu soruda bizden istenen, verilen bilgileri tarihlerine göre sıraya koymak. Bu tür sorulara kronolojik sıra sorusu denir. Hemen tarihlere bakarak en eskiden en yeniye doğru dizelim:
-
1931
Ağız yoluyla uygulanan BCG (verem) aşısı üretimine başlandı.
-
1934
Serum üretimi ülke ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye geldi.
-
1934
Çiçek aşısı üretimi ülke ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye getirildi.
(Not: 1934 yılında iki önemli gelişme olmuş, ikisi de bu yıla ait.)
-
1936
Hıfzıssıhha Okulu açıldı.
-
1937
Kuduz serumu üretilmeye başlandı.
-
1942
Tifüs aşısı ve akrep serumu üretimi gerçekleştirildi.
İşte bu kadar kolay! Tarihleri doğru takip ederek tüm çalışmaları sıraya dizdik. Aferin sana!
—
Umarım bu çözümler anlaşılır olmuştur canım öğrencim. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden tekrar sorabilirsin. Başarılar dilerim!