8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 200
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün İnkılap Tarihi dersimizde, 8. Sınıf 7. Ünite’mizin 7.3. bölümüne geldik. Bu bölümde, Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı öncesi yaptığı tespitleri ve bu konudaki düşüncelerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Hazırsanız, hemen başlayalım!
***
7.3. ATATÜRK’ÜN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ TESPİTLERİ
Mustafa Kemal Atatürk, dış politikada “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesini benimsemişti. Bu politika doğrultusunda Türkiye, cumhuriyetin ilanından sonra çevresindeki ülkelerle dostluk anlaşmaları imzaladı. Faşist İtalya ve nasyonal sosyalizmin etkili olduğu Almanya’nın yayılmacı politikalarına karşı önlem almak için Atatürk’ün çalışmaları sonucunda komşu ülkeler ile Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi dostluk anlaşmaları imzalandı. Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı’nın çıkacağını önceden tahmin ederek gerekli önlemleri alması ve barış amaçlı bir politika izlemesi Türkiye’nin bu savaşta doğru kararlar almasını sağlayacaktı.
Atatürk, 1938 yılında hasta yatağında iken görüştüğü Ali Fuat Paşa’ya Avrupa’daki gelişmeler hakkında şunları söylemiştir: “Fuat Paşa, pek yakında dünyanın durumu müşterek senelerinden çok daha ciddi olacak ve karışacaktır. Avrupa’da birkaç maceraperest (Hitler ve Mussolini’den söz etmektedi r.), Almanya ile İtalya’nın başında zorla bulunuyorlar. Karşı karşıya geldikleri zayıf devlet adamlarının güçsüzlüklerinden cesaret alıyorlar. Bunlar, bugün dünyayı kana bulamaktan çekinmeyeceklerdir. Bunun sonunda da dünyanın durumu ve dengesi tümüyle değişecektir. İşte bu dönem sırasında doğru hareket etmesini bilmeyip en küçük bir hata yapmamız halinde başımıza mütareke senelerinden daha çok felaketler gelmesi mümkündür…”(1)
Yakin gelecekle ilgili bu kadar doğru değerlendirmelerde bulunan Atatürk: “Bu İkinci Dünya Savaşı, beni yataktan kımıldanmayacak bir durumda yakalayacak olursa ülkenin hâli ne olacaktır? Ben dev-let işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim.”(2) demiştir. Fakat Atatürk, yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak İkinci Dünya Savaşı çıkmadan 10 Kasım 1938’de vefat etmiştir.
Görüşünü Söyle
Atatürk’ün hasta yatağında iken ülkenin ve dünyanın geleceği ile bu kadar ilgilenmesi, onun nasıl bir lider olduğunu gösterir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Art arda yaşanan bu iki savaş, dünya devletlerini yeni bir Dünya Savaşı’nın çıkmasını engelleme konusunda dikkatli olmaya ve bir araya gelmeye zorladı. İşte Türkiye, bu ortam içerisinde Atatürk’ün “Yurt-ta barış, dünyada barış!” politikasını izleyerek diğer ülkelere barış ve dostluk konusunda örnek oluşturmaya devam etti.
(1) Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 375, 375.
(2) Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 375, 376.
200
***
Şimdi de bu metinde yer alan soruları ve metnin içeriğini hep birlikte analiz edelim.
Soru 1:
Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politikada benimsediği temel ilke nedir?
Çözüm:
Metnin ilk paragrafında açıkça belirtildiği gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politikada benimsediği temel ilke “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesidir.
Açıklama:
Sevgili öğrenciler, bu soru bize Atatürk’ün dış politikada hangi temel prensibe bağlı kaldığını soruyor. Metni dikkatlice okuduğumuzda, ilk paragrafta şöyle bir ifadeyle karşılaşıyoruz: “Mustafa Kemal Atatürk, dış politikada “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesini benimsemişti.” Bu cümle, sorunun cevabını doğrudan veriyor. Atatürk, kendi ülkesinde barışın sağlanmasını ne kadar önemsiyorsa, dünya genelinde de barışın hakim olmasını o kadar istemiştir. Bu, onun barışçıl ve uzlaşmacı dış politikasının temelini oluşturur.
***
Soru 2:
Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı’nın çıkacağını önceden tahmin ederek aldığı önlemler nelerdir?
Çözüm:
Metne göre Atatürk, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkacağını önceden tahmin ederek şu önlemleri almıştır:
- Gerekli önlemleri almak
- Barış amaçlı bir politika izlemek
- Komşu ülkeler ile Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi dostluk anlaşmaları imzalamak
Açıklama:
Bu soru, Atatürk’ün öngörüsünü ve bu öngörü doğrultusunda attığı adımları sorguluyor. Metnin ilk paragrafında bu konuyla ilgili şöyle bilgiler yer alıyor: “Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı’nın çıkacağını önceden tahmin ederek gerekli önlemleri alması ve barış amaçlı bir politika izlemesi Türkiye’nin bu savaşta doğru kararlar almasını sağlayacaktı.” Ayrıca, bu önlemlerin somut bir örneği olarak da şunlar belirtiliyor: “komşu ülkeler ile Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi dostluk anlaşmaları imzalandı.” Bu, Atatürk’ün savaş riskini görüp hem ülkesini güvence altına almak hem de barışçıl yollarla sorunları çözmek için ne kadar akılcı davrandığını gösteriyor.
***
Soru 3:
Atatürk, 1938 yılında hasta yatağında iken Ali Fuat Paşa’ya Avrupa’daki gelişmeler hakkında neler söylemiştir?
Çözüm:
Atatürk’ün Ali Fuat Paşa’ya söylediği sözler şunlardır:
- “Fuat Paşa, pek yakında dünyanın durumu müşterek senelerinden çok daha ciddi olacak ve karışacaktır.”
- “Avrupa’da birkaç maceraperest (Hitler ve Mussolini’den söz etmektedir.), Almanya ile İtalya’nın başında zorla bulunuyorlar. Karşı karşıya geldikleri zayıf devlet adamlarının güçsüzlüklerinden cesaret alıyorlar.”
- “Bunlar, bugün dünyayı kana bulamaktan çekinmeyeceklerdir.”
- “Bunun sonunda da dünyanın durumu ve dengesi tümüyle değişecektir.”
- “İşte bu dönem sırasında doğru hareket etmesini bilmeyip en küçük bir hata yapmamız halinde başımıza mütareke senelerinden daha çok felaketler gelmesi mümkündür…”
Açıklama:
Bu soru, Atatürk’ün savaş öncesi Avrupa’daki durumla ilgili yaptığı derin analizleri ve tespitleri anlamamızı sağlıyor. Metnin ikinci paragrafında, Atatürk’ün hasta yatağında Ali Fuat Paşa ile yaptığı konuşmadan alıntılar yer alıyor. Atatürk, Avrupa’daki bazı liderlerin (Hitler ve Mussolini gibi) maceraperest ruhunu ve bunun dünyaya yayabileceği tehlikeyi öngörmüştür. Dünyanın dengesinin değişeceğini ve yapılacak en küçük bir hatanın bile büyük felaketlere yol açabileceğini belirtmiştir. Bu sözler, onun ne kadar keskin bir gözlemci ve stratejist olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
***
Soru 4:
Atatürk’ün hasta yatağında iken ülkenin ve dünyanın geleceği ile bu kadar ilgilenmesi, onun nasıl bir lider olduğunu gösterir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Çözüm:
Atatürk’ün bu durumu, onun:
- Vatanseverliğini: Kendi sağlığı pahasına bile ülkesinin geleceğini düşünmesi.
- Sorumluluk Bilincini: Lider olarak ülkesinin ve dünyanın gidişatından sorumlu hissetmesi.
- Öngörüsünü: Savaşın yaklaştığını ve olası sonuçlarını önceden görmesi.
- Fedakarlığını: Ülkesi için her zaman en iyisini istemesi ve son anına kadar düşünmesi.
- Vizyonerliğini: Geleceği planlama ve ona göre önlem alma becerisi.
gibi özelliklerini gösterir.
Açıklama:
Bu soru, doğrudan bir bilgi sorusu olmaktan çok, metni okuyup anlayan bir öğrencinin çıkarım yapmasını ve kendi düşüncelerini ifade etmesini bekleyen bir soru. Metinde Atatürk’ün hasta yatağında bile ülkesinin ve dünyanın geleceğiyle ne kadar yakından ilgilendiği anlatılıyor. Bu durum, onun sadece bir lider olmadığını, aynı zamanda ülkesine derin bir sevgiyle bağlı, sorumluluk sahibi ve ileri görüşlü bir insan olduğunu gösteriyor. Kendi sağlığından önce ülkesinin menfaatlerini düşünen bir liderin bu denli duyarlı olması, onun ne kadar büyük bir karakter olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu, onun vatanseverliğinin ve sorumluluk bilincinin en üst düzeyde olduğunun bir göstergesidir.
***
Umarım bu açıklamalar, Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı öncesi yaptığı tespitleri ve bu konudaki düşüncelerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda geçmişten ders çıkararak geleceğimize ışık tutmaktır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!