8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 65
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün, 8. Sınıf İnkılap Tarihi dersimiz kapsamında, görselde yer alan soruları birlikte inceleyip çözeceğiz. Hazırsanız, ilk sorumuzla başlayalım!
**Soru 1:**
2.6. BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILIŞI
a. Misak-ı Millî ve İstanbul’un İşgali
Yurt genelinde yapılan seçimlerin ardından son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul’da toplandı (12 Ocak 1920). Meclisin toplanmasından sonra millî davaya inanan milletvekilleri Felah-ı Vatan adıyla bir grup oluşturdular. Bu gruptakiler vermiş oldukları sözde rağmen, Mustafa Kemal’in meclis başkanlığına seçmediler. Bu grup, Mustafa Kemal’in belirlediği program doğrultusunda Misak-ı Millî’nin (Millî Ant) Mebusan Meclisinde kabul edilmesini sağladılar (28 Ocak 1920). Mebusan Meclisinde kabul edilen Misak-ı Millî kararlarının bazıları şunlardır:
* Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalandığı sırada işgal edilmemiş Türk topraklarının tümü, ayrılmaz bir bütündür.
* Kendi istekleri ile anavatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum’da gerekirse tekrar halk oylamasına başvurulabilir.
* Batı Trakya’nın durumunun değerlendirilmesinde halkoyuna başvurulmalıdır.
* İstanbul ile Marmara Denizi’nin güvenliğinin sağlanması koşuluyla boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılmasında, bizimle birlikte ilgili devletlerin verecekleri karar geçerli olacaktır.
* Azınlık hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haklardan yararlanması koşuluyla kabul edilerek sağlanacaktır.
* Millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen siyasi, adli ve malî sınırlamalar (kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır.
**Çözüm 1:**
Sevgili öğrencilerim, bu kısımda bize verilen bilgileri okuyarak genel bir fikir edinmemiz gerekiyor. Bu metin, Osmanlı Mebusan Meclisi’nin toplanması ve bu mecliste alınan önemli kararlar olan Misak-ı Millî’yi anlatıyor. Misak-ı Millî, milli sınırlarımızı ve bağımsızlığımızı korumaya yönelik atılmış çok önemli bir adımdır.
Burada dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, Misak-ı Millî’nin hangi tarihte ve nerede kabul edildiği, kimlerin bu kararları aldığı ve bu kararların içeriğidir. Metinde de görüldüğü gibi, bu kararlar 28 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi’nde kabul edilmiştir ve vatanımızın bütünlüğünü, halkın kendi geleceğini belirleme hakkını ve kapitülasyonların kaldırılmasını savunmaktadır.
Bu bölümdeki metin, doğrudan bir soru içermiyor. Ancak ilerleyen sorularda bu bilgilerden yararlanacağımızı unutmayalım.
**Soru 2:**
Yazıyor… yazıyor…
İstanbul’un İşgalini Yazıyor
Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesi üzerine İtilaf Devletleri İstanbul’u resmen işgal ettiler (16 Mart 1920). Hükümet istifa etti ama meclis kararından dönmedi. Mebusan Meclisi kapatıldı ve milletvekillerinin bir kısmı tutuklandı. Bazı milletvekilleri sürgüne gönderildi.
**Çözüm 2:**
Bu bölümde ise sevgili öğrencilerim, Misak-ı Millî kararlarının alınmasının ardından yaşanan gelişmeleri görüyoruz.
Adım 1: Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesiyle ne olduğunu anlamak.
Metinde açıkça belirtildiği gibi, bu kararların kabul edilmesi üzerine İtilaf Devletleri İstanbul’u resmen işgal etmişlerdir. Bu işgalin tarihi ise 16 Mart 1920’dir.
Adım 2: İşgalin ardından yaşananları kavramak.
İşgalin ardından Türkiye’de önemli olaylar yaşanmıştır. Hükümet istifa etmiş, ancak meclis alınan karardan vazgeçmemiştir. En acı verici sonuçlardan biri ise Mebusan Meclisi’nin kapatılması ve milletvekillerinin bir kısmının tutuklanıp bazılarının da sürgüne gönderilmesidir. Bu durum, milli mücadelemizin ne kadar zorlu koşullarda ilerlediğini göstermektedir.
Bu bölümdeki bilgileri de aklımızda tutalım, çünkü bu olaylar da milli mücadele tarihimizin önemli dönüm noktalarındandır.
Soru 3:
Eğer siz bu tarihte İstanbul’da yaşıyor olsaydınız bu gazete haberini duyunca neler hissederdiniz? Söyleyiniz.
Çözüm 3:
Bu soru, sevgili öğrencilerim, biraz da sizin empati yeteneğinizi ve o dönemin şartlarını anlamanızı ölçen bir soru. Bu soruya verilebilecek tek bir doğru cevap yoktur. Önemli olan, o anı yaşayabilmek ve duygularınızı ifade edebilmektir.
Düşünün şimdi, vatanımızın en önemli şehirlerinden biri, başkentimiz işgal altında. Milletvekillerimiz tutuklanıyor, sürgüne gönderiliyor. Böyle bir haberle karşılaşan bir İstanbullu ne hissederdi?
* Büyük bir üzüntü ve keder hissederdi elbet. Vatanının işgal altında olması, bayrağının indirilmesi, halkının baskı altında olması insanı derinden yaralar.
* Öfke ve hiddet duyardı. Bu işgali yapanlara karşı bir tepki, bir mücadele isteği içinde olurdu.
* Çaresizlik ve umutsuzluk da yaşayabilirdi. İşgalin gücü karşısında ne yapabileceğini bilememe durumu insanı yıpratabilir.
* Ancak aynı zamanda, milli mücadeleye olan inancı ve bağımsızlık aşkı da onu ayakta tutardı. Belki de gizlice direnişin bir parçası olma isteği duyardı.
* Endişe duyardı. Sevdiklerinin güvenliği, geleceği hakkında kaygılanırdı.
Yani özetle, böyle bir haber duyan bir İstanbullu, vatanının içinde bulunduğu durumdan dolayı derin bir üzüntü, öfke ve belki de çaresizlik hissederdi. Ama aynı zamanda, içinde bir umut ışığı ve bağımsızlık mücadelesine olan inancı da beslerdi. Siz de kendi duygularınızı bu şekilde ifade edebilirsiniz.
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun lütfen!