5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 115
Merhaba çocuklar, ben sizin Türkçe öğretmeniniz! Bugün hep birlikte çok güzel ve önemli iki etkinliği inceleyip çözeceğiz. Hazır mısınız? Öyleyse ilk etkinliğimizle başlayalım!
5. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerin isim mi fiil mi olduğunu tespit ederek örnekteki gibi yazınız.
Bakın çocuklar, Türkçede kelimeleri iki ana gruba ayırırız: isimler ve fiiller. İsimler varlıkları, kavramları, durumları adlandırır. Fiiller ise bir iş, oluş ya da hareket bildirir. Bir kelimenin fiil olup olmadığını anlamak için sonuna “-mak, -mek” ekini getirmeyi deneyebiliriz. Eğer anlamlı oluyorsa genellikle fiildir. İsimlerin sonuna ise “-mak, -mek” eki gelmez, ama çoğul eki (-ler, -lar) veya hal ekleri (-i, -e, -de, -den) gelebilir.
Şimdi altı çizili kelimelere tek tek bakalım:
Adım 1: “Ülke topraklarının ve-rimli kullanılması gerekir.”
Buradaki altı çizili kelime “kullanılması”. Düşünelim, “kullanmak” bir eylem bildiriyor, değil mi? Ama “kullanılması” kelimesi, bu eylemin adını söylüyor, yani bir durumu adlandırıyor. Tıpkı “gelmek” bir fiilken, “geliş” bir isim gibi. “Kullanılması” kelimesi de burada bir isim gibi kullanılmıştır. Bu tür kelimelere isim-fiil deriz ve isim soylu kelime kabul edilirler.
Sonuç:
- kullanılması → İSİM
Adım 2: “Çevre koruma bilincine sahip bireyler olmalıyız.”
Buradaki altı çizili kelime “bireyler”. “Bireyler” kelimesine “-mek” getirebilir miyiz? “Bireylermek” diye bir şey yok, değil mi? Ama “bir insan”, “bir kişi” anlamında varlıkları adlandırıyor. Ayrıca çoğul eki “-ler” almış. Bu da onun bir isim olduğunu gösterir.
Sonuç:
- bireyler → İSİM
Adım 3: “Doğamızı korumak da vatan savunması sayılır.”
Buradaki altı çizili kelime “vatan”. “Vatanmak” diye bir fiil var mı? Hayır. Vatan, yaşadığımız toprakların adıdır, bir kavramı adlandırır. Bu yüzden bir isimdir.
Sonuç:
- vatan → İSİM
Adım 4: “Atatürk her fırsatta vurgulamıştır tarımın önemini.”
Bu cümlede iki tane altı çizili kelime var, dikkatli olalım.
Birincisi “vurgulamıştır”. “Vurgulamak” bir eylem bildiriyor mu? Evet, bir şeyi öne çıkarmak, belirtmek anlamında bir eylem. “-mak” eki getirebiliriz: “vurgulamak”. Ayrıca geçmiş zaman eki “-mış” ve ek fiil “-tır” almış. Bu kelime bir fiildir.
İkincisi “tarımın”. “Tarımak” diye bir fiil var mı? Hayır. Tarım, toprağı işleme, ürün yetiştirme faaliyetinin adıdır, bir kavramı adlandırır. Ayrıca ilgi hal eki “-ın” almış. Bu da onun bir isim olduğunu gösterir.
Sonuç:
- vurgulamıştır → FİİL
- tarımın → İSİM
Harikasınız! Gördüğünüz gibi isimleri ve fiilleri ayırmak aslında çok kolay. Sadece biraz dikkat ve “-mak, -mek” testini unutmamak gerekiyor.
b. İsim olarak belirlediğiniz iki kelimeyi cümle içinde kullanınız.
Şimdi “a” şıkkında isim olarak belirlediğimiz kelimelerden iki tanesini seçip onlarla yeni cümleler kuralım. Ben “bireyler” ve “vatan” kelimelerini seçiyorum.
Adım 1: “bireyler” kelimesini kullanalım.
Cümle:
- Sağlıklı bireyler topluma faydalı işler yapar.
Adım 2: “vatan” kelimesini kullanalım.
Cümle:
- Herkes vatanını çok sever ve korur.
Siz de kendi cümlelerinizi kurarken başka isimleri kullanabilirsiniz, mesela “kullanılması” ya da “tarımın” kelimeleriyle de güzel cümleler oluşturulabilir.
—
6. ETKİNLİK
a. Yaşadığınız şehrin elli yıl sonra nasıl bir görünüme sahip olabileceğini düşününüz. Ardından tahminlerinize ilişkin 2-3 dakikalık bir konuşma tasarlayınız. Konuşmanızı arkadaşlarınıza sununuz. Konuşmanızı yaparken aşağıdaki ölçütleri dikkate alınız.
Bu etkinlikte bizden hayal gücümüzü kullanarak geleceğe yolculuk yapmamız isteniyor! Yaşadığımız şehrin 50 yıl sonra nasıl değişeceğini, ne gibi yeniliklerin olacağını düşüneceğiz. Belki uçan arabalar, belki yeşil binalar, belki de bambaşka teknolojiler… Kim bilir?
Adım 1: Öncelikle gözlerinizi kapatın ve şehrinizi hayal edin. 50 yıl sonra neler farklı olurdu? İnsanlar nasıl yaşardı? Ulaşım, binalar, parklar, okullar… Her şeyi düşünün.
Adım 2: Bu hayallerinizi bir kağıda not alın. Anahtar kelimeler, kısa cümleler şeklinde olabilir. Ne kadar çok fikir olursa o kadar iyi!
Adım 3: Not aldığınız bu fikirleri bir sıraya koyun. Konuşmanızın bir girişi, gelişme bölümü ve sonuç bölümü olmalı. Girişte konuyu tanıtın, gelişme bölümünde şehirle ilgili hayallerinizi detaylıca anlatın, sonuç bölümünde ise kısa bir özet yapıp konuşmanızı bitirin.
Adım 4: Konuşmanız 2-3 dakika sürecek, bu yüzden çok uzun cümleler kurmamaya, akıcı olmaya dikkat edin. Bol bol pratik yapın.
Adım 5: Konuşmanızı yaparken birazdan “b” şıkkında göreceğimiz değerlendirme ölçütlerine dikkat etmeyi unutmayın. Mesela ses tonunuz, beden diliniz, konuya uygun kelimeler kullanmanız çok önemli!
Bu, hem yaratıcılığınızı hem de konuşma becerilerinizi geliştirecek harika bir etkinlik!
b. Arkadaşlarınızdan birinin konuşmasını aşağıdaki “Akran Değerlendirme Ölçeği”nde verilen ölçütlere göre değerlendiriniz.
Şimdi de sıra arkadaşlarımızın konuşmalarını değerlendirmeye geldi. Tıpkı bir jüri üyesi gibi, arkadaşımızın konuşmasını dikkatle dinleyip aşağıdaki maddelere göre puanlayacağız. Bu, hem bize hem de arkadaşımıza çok yardımcı olacak. Unutmayın, amacımız birbirimizi geliştirmek!
İşte değerlendirme ölçütleri ve ne anlama geldikleri:
-
Konuşmasında temayla ilgili kelime ve kelime gruplarını kullandı.
Bu ne demek biliyor musunuz? Yani arkadaşınızın konuşması “şehrin 50 yıl sonraki hali” konusundaysa, konuşmasında “gelecek”, “teknoloji”, “çevre dostu”, “binalar”, “ulaşım” gibi bu konuyla ilgili kelimeler ve kelime grupları kullanıp kullanmadığına bakacağız. Konu dışına çıktı mı, yoksa hep konuyla ilgili mi konuştu?
-
Kullandığı kelimeleri gerektiğinde beden diliyle de yansıttı.
Konuşurken sadece ağzımızla değil, vücudumuzla da konuşuruz. El hareketleri, yüz ifadeleri, duruşumuz… Bunların hepsi beden dilidir. Arkadaşınız konuşurken heyecanlı bir yerdeyken eliyle işaret etti mi, mutlu bir şey anlatırken gülümsedi mi? Kelimelerini beden diliyle destekledi mi?
-
Konuşmasında yaşadığı şehrin elli yıl sonra nasıl bir görünüme sahip olabileceğinden bahsetti.
Bu aslında konuşmanın ana konusu. Arkadaşınız gerçekten şehrin geleceğinden mi bahsetti, yoksa bambaşka bir konuya mı kaydı? Konuyu tam olarak işledi mi?
-
Özgün cümleler kullandı.
Özgün, yani kendine ait, daha önce duymadığımız, ilginç ve yaratıcı cümleler demek. Arkadaşınız başkasından duyduğu şeyleri mi tekrar etti, yoksa kendi fikirlerini, kendi tarzıyla mı anlattı? Cümleleri sıkıcı mıydı, yoksa dinlerken “Aa, ne güzel söylemiş!” dedirtti mi?
-
Ses tonunu herkesin duyabileceği şekilde ayarladı.
Konuşurken sesimizin ne çok kısık ne de çok yüksek olması gerekir. Herkesin rahatça duyabileceği bir ses tonuyla konuştu mu? Çok hızlı veya çok yavaş mı konuştu? Sesini etkili kullandı mı?
-
Geçiş ve bağlantı ifadelerini kullandı.
Konuşurken bir fikirden diğerine geçerken “öncelikle”, “daha sonra”, “bununla birlikte”, “sonuç olarak” gibi kelimeler kullanırız. Bunlar, konuşmamızın daha düzenli ve anlaşılır olmasını sağlar. Arkadaşınız bu tür ifadeleri kullandı mı, yoksa fikirleri birbirine karışık mı anlattı?
-
Konuşmasını verilen sürede tamamladı.
Konuşma için 2-3 dakika süre verilmişti, değil mi? Arkadaşınız konuşmasını bu süre içinde bitirebildi mi? Çok erken mi bitirdi, yoksa süreyi çok mu aştı? Zamanlaması iyi miydi?
Bu ölçütlere göre arkadaşınızın konuşmasını “Evet”, “Kısmen” veya “Hayır” seçeneklerinden birini işaretleyerek değerlendirebilirsiniz. Unutmayın, bu değerlendirmeler birbirimize yardımcı olmak içindir. Hep birlikte daha iyi konuşmacılar olacağız!
Dersimiz burada sona eriyor çocuklar. Bir sonraki etkinlikte görüşmek üzere!