5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 60
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizdeki bu güzel sayfayı hep birlikte inceleyeceğiz ve buradaki görevleri adım adım, birlikte tamamlayacağız. Hazır mısınız? Harika!
Sayfamızda bize verilen ilk yönergeye bir göz atalım.
Görseldeki Görev:
“Artık stratejilerimizin kullanımını öğrendik. Okuduğunuz metindeki ’emekli öğretmen’i betimleyecek bir paragraf planlayalım ve taslak metnimizi kimseden yardım almadan yazalım.”
Bu görev aslında iki ana adımdan oluşuyor çocuklar:
- Öncelikle “emekli öğretmen”i anlatan bir paragraf için bir plan yapacağız.
- Sonra da bu plana uygun olarak taslak metnimizi yazacağız.
Haydi, ilk adımla başlayalım!
Soru 1: Okuduğunuz metindeki ’emekli öğretmen’i betimleyecek bir paragraf planlayalım.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, birini veya bir şeyi betimlerken (yani özelliklerini anlatırken) iyi bir plan yapmak çok önemlidir. Tıpkı bir bina yapmadan önce mühendislerin plan çizmesi gibi, biz de metnimizi yazmadan önce bir iskelet oluşturmalıyız. “Emekli öğretmen” denince aklımıza neler geliyor? Onu nasıl anlatabiliriz? Hadi düşünelim:
Adım 1: Giriş bölümünde ne anlatacağız?
- Öğretmenin genel görünüşünden, ilk izleniminden bahsedebiliriz. Mesela, yaşlı ama güler yüzlü, bilge bakışlı gibi.
Adım 2: Gelişme bölümünde detaylara inelim.
- Öğretmenin fiziksel özelliklerini daha ayrıntılı anlatabiliriz: beyazlaşmış saçları, gözlükleri, nazik elleri.
- Karakter özelliklerinden, huyundan bahsedebiliriz: sakin, sabırlı, sıcakkanlı, çocukları seven.
- Belki de yaptığı şeylerden, alışkanlıklarından bahsederiz: hep kitap okuması, bahçesiyle ilgilenmesi, tatlı tatlı sohbet etmesi.
Adım 3: Sonuç bölümünde ne söyleyeceğiz?
- Öğretmenin bizde bıraktığı etkiyi veya onunla ilgili genel duygumuzu belirtebiliriz: saygı uyandıran, sevgi dolu, huzur veren gibi.
Şimdi bu düşündüklerimizi “Planım” bölümüne bir taslak halinde yazalım:
Planım:
- Giriş: Emekli öğretmenin genel görünüşü (yaşlı, sıcak bir gülümseme, bilge bakışlar).
- Gelişme: Fiziksel özellikleri (beyaz saçlar, gözlük, nazik eller), karakteri (sakin, sabırlı, çocukları seven), yaptığı şeyler (kitap okumak, anı anlatmak).
- Sonuç: Bende bıraktığı his (huzur veren, değerli, saygı duyulan bir insan).
Soru 2: Taslak metnimizi kimseden yardım almadan yazalım.
Çözüm:
Harika bir plan yaptık çocuklar! Şimdi sıra geldi bu planı kullanarak, o boş çizgili alana kendi cümlelerimizle bir taslak metin yazmaya. Unutmayın, bu bir taslak. Yani daha sonra üzerinde değişiklikler yapabilir, daha güzel hale getirebiliriz. Şu an önemli olan, planımıza sadık kalarak aklımızdaki öğretmeni kelimelere dökmek.
Adım 1: Giriş cümlemizi yazalım.
- “Mahallemizin en sevilen simalarından biriydi emekli öğretmenimiz Ayşe Teyze.”
Adım 2: Gelişme bölümünü, planımızdaki detayları kullanarak zenginleştirelim.
- “Beyazlamış, topuz yaptığı saçları, yüzündeki her kırışıklıkta ayrı bir hikaye saklardı. Yuvarlak gözlüklerinin ardından bakan pırıl pırıl gözleri, sanki her şeyi anlamışçasına bilgece gülerdi. Her zaman sakin ve nazik bir sesi vardı; konuşurken kelimeleri özenle seçer, her cümlesi insana huzur verirdi. Özellikle çocuklarla sohbet etmeye bayılırdı. Genellikle penceresinin kenarındaki o eski, rahat koltuğunda oturur, elinde hep bir kitap bulunurdu. Bazen bize geçmiş günlerden, öğrencilik yıllarından öyle güzel hikayeler anlatırdı ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık.”
Adım 3: Sonuç cümlemizle paragrafımızı bitirelim.
- “Ayşe Teyze, sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda mahallemizin yaşayan kütüphanesi ve şefkatli ninesiydi. Onun varlığı, içimizi hep sıcak bir huzurla doldururdu.”
Şimdi bu parçaları birleştirerek “Taslak metnim” bölümüne yazalım:
Taslak Metnim:
Mahallemizin en sevilen simalarından biriydi emekli öğretmenimiz Ayşe Teyze. Beyazlamış, topuz yaptığı saçları, yüzündeki her kırışıklıkta ayrı bir hikaye saklardı. Yuvarlak gözlüklerinin ardından bakan pırıl pırıl gözleri, sanki her şeyi anlamışçasına bilgece gülerdi. Her zaman sakin ve nazik bir sesi vardı; konuşurken kelimeleri özenle seçer, her cümlesi insana huzur verirdi. Özellikle çocuklarla sohbet etmeye bayılırdı. Genellikle penceresinin kenarındaki o eski, rahat koltuğunda oturur, elinde hep bir kitap bulunurdu. Bazen bize geçmiş günlerden, öğrencilik yıllarından öyle güzel hikayeler anlatırdı ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık. Ayşe Teyze, sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda mahallemizin yaşayan kütüphanesi ve şefkatli ninesiydi. Onun varlığı, içimizi hep sıcak bir huzurla doldururdu.
İşte bu kadar çocuklar! Gördünüz mü, planlı çalışınca ne kadar kolay oluyor? Önce planımızı yaptık, sonra da o plana uygun olarak taslak metnimizi yazdık. Şimdi metnimizi “gözden geçirme” ve “paylaşma” zamanı geldi. Ama o da bir sonraki dersin konusu. Harikasınız!