5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersimize hoş geldiniz. Bugün çok güzel ve önemli bir konu üzerinde duracağız: Betimleme Paragrafları. Biliyorsunuz, betimleme demek bir şeyi, bir yeri ya da bir kişiyi kelimelerle resmetmek demek. Sanki gözümüzde canlanıyormuş gibi anlatmak… Şimdi önümüzdeki sayfada harika bir betimleme örneği var. Hep birlikte bu örneği inceleyelim ve sonra da bu betimlemeyi nasıl daha iyi anlayacağımızı ve kendimizin nasıl yapabileceğimizi öğrenelim. Hazır mısınız? Başlayalım!
Önce “Metin İçi Betimleme Paragrafı Örneği” kısmını dikkatlice okuyalım.
Metin İçi Betimleme Paragrafı Örneği:
“Rafadan Tayfa’nın huysuz ihtiyarı olarak bilinen Basri amca; yetmişli yaşlarda, orta boylu ve zayıf bir adam… Kafasının üstündeki kırlaşmış saçları ve eski Türk filmlerindeki oyuncuları andıran uzun favorileri, bir anda yaşını ele veriyor. Alnındaki iki çizginin altında duran çatık kaşları ise onun hep sinirli biriymiş gibi algılanmasına sebep oluyor. Basri amcanın bu algının aksine komşularını, özellikle de çocukları çok sevdiği, onlara karşı cömert ve merhametli olduğu hemen anlaşılabiliyor. Üstelik mahalleli de onu seviyor; bilgili, görmüş geçirmiş biri olduğu için ona saygı duyuyor.”
Şimdi gelelim alttaki soruya. Bu soru bize paragrafın renkli kısımlarının ne anlama geldiğini soruyor.
Soru: Paragraflardaki yeşil rengin fiziksel, kırmızı rengin kişilik özelliklerini anlattığını; mavi rengin ise giriş ve sonuç cümleleri olduğunu belirleyebildik mi?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, şimdi bu soruyu adım adım inceleyelim:
Adım 1: Yeşil Renkli Kısımlara Bakalım
- Metinde yeşil renkle yazılmış yerler şunlar: “yetmişli yaşlarda, orta boylu ve zayıf bir adam…”, “Kafasının üstündeki kırlaşmış saçları ve eski Türk filmlerindeki oyuncuları andıran uzun favorileri…”, “Alnındaki iki çizginin altında duran çatık kaşları…”
- Bu ifadeler Basri amcanın dış görünüşünü, yani fiziksel özelliklerini anlatıyor. Yaşı, boyu, kilosu, saçları, kaşları… Bunlar hep gözümüzle görebildiğimiz şeyler, değil mi?
- Demek ki evet, yeşil renk fiziksel özellikleri anlatıyor.
Adım 2: Kırmızı Renkli Kısımlara Bakalım
- Kırmızı renkle yazılmış yerler ise şunlar: “onun hep sinirli biriymiş gibi algılanmasına sebep oluyor.”, “Basri amcanın bu algının aksine komşularını, özellikle de çocukları çok sevdiği, onlara karşı cömert ve merhametli olduğu…”, “bilgili, görmüş geçirmiş biri olduğu için ona saygı duyuyor.”
- Bu ifadeler Basri amcanın karakterini, huylarını, insanlarla ilişkisini, yani kişilik özelliklerini anlatıyor. Sinirli sanılması, aslında çocukları sevmesi, cömert ve merhametli olması, bilgili olması… Bunlar onun iç dünyasıyla ilgili, dışarıdan hemen göremediğimiz ama davranışlarından anladığımız özellikler.
- Demek ki evet, kırmızı renk kişilik özelliklerini anlatıyor.
Adım 3: Mavi Renkli Kısımlara Bakalım
- Mavi renkle yazılmış kısımlar ise şunlar: “Rafadan Tayfa’nın huysuz ihtiyarı olarak bilinen Basri amca;” (paragrafın başı) ve “Üstelik mahalleli de onu seviyor;” (paragrafın sonuna doğru).
- Paragrafın en başındaki cümle, Basri amcayı bize tanıtıyor ve paragrafın ne hakkında olacağı hakkında ipucu veriyor. Bu bir giriş cümlesi.
- Paragrafın sonuna doğru olan cümle ise, Basri amca hakkındaki genel yargıyı veya paragrafta anlatılanları özetleyen bir durum. Bu da bir sonuç cümlesi gibi düşünebiliriz, konuyu toparlıyor.
- Demek ki evet, mavi renk giriş ve sonuç cümleleri olduğunu gösteriyor.
Sonuç:
Evet, paragraftaki renklerin ne anlama geldiğini belirleyebildik! Renkler bize, betimleme yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, fiziksel özellikleri, kişilik özelliklerini ve giriş-sonuç cümlelerini nasıl ayırabileceğimizi çok güzel gösteriyor.
Şimdi de “Öğretmenimizi İzliyoruz” kısmındaki sorulara geçelim. Burada bize betimleme paragrafı yazarken bir öğretmenin nasıl planlama ve taslak oluşturma yaptığını soruyorlar. Biz de kendimiz bir betimleme yazacakmışız gibi düşünelim ve bu soruları öyle cevaplayalım.
Planlaması
a. Metnin içeriğini belirlerken nelere dikkat etti?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir betimleme yaparken öncelikle neyi ya da kimi anlatacağımızı seçmeliyiz. Öğretmenimiz de eminim şunlara dikkat etmiştir:
- Anlatacağı kişinin veya şeyin akılda kalıcı, ilginç özelliklerinin olup olmadığına bakmıştır. Mesela Basri amca gibi hem huysuz bilinen ama aslında iyi kalpli biri olması gibi.
- Gözlemleyebileceği, hakkında yeterince bilgiye sahip olduğu birini veya bir şeyi seçmiştir. Yani iyi tanıdığı birini seçmek, daha detaylı anlatmaya yardımcı olur.
- Anlatacağı kişinin veya şeyin, okuyucunun gözünde canlanabilecek özelliklere sahip olmasına önem vermiştir.
b. İçeriğin metindeki sırasını nasıl belirledi?
Çözüm:
Bir betimleme yaparken her şeyi kafamıza göre sıralamayız, değil mi? Belli bir düzen olmalı ki okuyucu karışıklık yaşamasın. Öğretmenimiz de içeriğin sırasını belirlerken şunları düşünmüştür:
- Genellikle genelden özele doğru bir yol izlenir. Yani önce kişinin genel görünüşü (boyu, kilosu, yaşı gibi) anlatılır, sonra daha detaylı özelliklere (saçları, kaşları, giysileri gibi) geçilir.
- Ardından fiziksel özelliklerden kişilik özelliklerine doğru bir geçiş yapılır. Yani önce dış görünüşü anlatırız, sonra karakterini, huylarını, davranışlarını anlatırız.
- Bazen de önem sırasına göre sıralanır. En çarpıcı özellikten başlanıp diğer özelliklere geçilebilir.
- Metnin bir giriş, bir gelişme ve bir sonuç bölümü olmasına dikkat etmiştir. Girişte kişiyi tanıtır, gelişmede özelliklerini anlatır, sonuçta ise genel bir değerlendirme yapar.
c. Metinde kullanacağı dil ve anlatım özelliklerini neye göre belirledi?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir metin yazarken hangi kelimeleri kullanacağımız, nasıl cümleler kuracağımız çok önemlidir. Öğretmenimiz de bu konuda şunlara dikkat etmiştir:
- Betimleme olduğu için bol bol sıfat ve zarf kullanmaya özen göstermiştir. Mesela “kırlaşmış saçlar”, “uzun favoriler”, “çatık kaşlar” gibi. Bu kelimeler anlatılan şeyi daha canlı hale getirir.
- Okuyucunun anlatılanı gözünde canlandırabilmesi için somut ve ayrıntılı ifadeler seçmiştir.
- Anlatımın akıcı ve anlaşılır olmasına dikkat etmiştir. Karmaşık cümleler kurmaktan kaçınmıştır ki herkes kolayca anlasın.
- Bazen benzetmelerden faydalanmıştır. “Eski Türk filmlerindeki oyuncuları andıran uzun favoriler” gibi. Bu, anlatımı zenginleştirir.
- Okuyucunun yaşına ve seviyesine uygun bir dil kullanmıştır. Bizim için de önemli bir kural bu, değil mi?
Taslak (Metin) Oluşturması
a. Planındaki kelime veya kelime gruplarını cümlelere nasıl dönüştürdü?
Çözüm:
Bir plan yaparken aklımızda anahtar kelimeler ve kısa notlar olur. Mesela “Basri amca – yaşlı – zayıf – kırlaşmış saçlar”. İşte öğretmenimiz bu kısa notları alıp onları anlamlı ve akıcı cümlelere dönüştürürken şunları yapmıştır:
- Her bir kelime veya kelime grubunu alıp, ona uygun yüklemler (fiiller) ekleyerek cümleler kurmuştur. Mesela “yaşlı” kelimesinden “yetmişli yaşlarda bir adam” cümlesini oluşturmuştur.
- Cümleleri birbirine bağlamak için bağlaçlar (ve, ile, ama, fakat gibi) ve geçiş ve bağlantı ifadeleri (üstelik, ancak, bununla birlikte gibi) kullanmıştır.
- Cümleleri oluştururken betimleyici sıfatlar ve zarflar ekleyerek daha canlı ve ayrıntılı hale getirmiştir. Örneğin “saçlar” yerine “kafası üstündeki kırlaşmış saçlar” demiştir.
- Cümlelerin birbiriyle anlam bütünlüğü içinde olmasına dikkat etmiştir. Yani bir cümle diğerini tamamlamalı, kopuk olmamalıdır.
b. Planını taslak metin hâline dönüştürürken yazma dışında nelere (düşünme, araştırma, düzeltme vb.) zaman ayırdı?
Çözüm:
Yazmak sadece kelimeleri kağıda dökmek değildir, çocuklar. Öğretmenimiz de taslağı oluştururken sadece yazmakla kalmamış, başka şeyler de yapmıştır:
- Düşünme: Anlatacağı kişinin veya şeyin özelliklerini, anılarını, gözlemlerini derinlemesine düşünmüştür. Hangi özellik daha çarpıcı, hangisi daha az önemli gibi. Belki de Basri amca ile ilgili anılarını gözden geçirmiştir.
- Araştırma (gözlem): Eğer anlatacağı kişi veya şey tam olarak aklında net değilse, onu tekrar gözlemlemiş, detaylarına dikkat etmiştir. Gözlem yapmak, betimlemenin olmazsa olmazıdır.
- Seçme ve eleme: Aklına gelen tüm özellikleri yazmak yerine, en uygun, en çarpıcı ve en önemli olanları seçmiş, gereksizleri elemiştir. Her şeyi yazmak, metni yorucu yapabilir.
- Sıralama ve düzenleme: Yazdıklarını belirli bir sıraya koymuş, mantıksal bir akış sağlamıştır. Giriş, gelişme, sonuç bölümlerini doğru yerleştirmiştir.
- Düzeltme ve geliştirme: İlk taslağı yazdıktan sonra onu tekrar okumuş, eksik gördüğü yerleri tamamlamış, daha iyi ifade edebileceği yerleri düzeltmiştir. Yazım ve noktalama hatalarını da kontrol etmiştir. Bir nevi metnine “son rötuşları” yapmıştır.
İşte sevgili öğrencilerim, bir betimleme paragrafı yazarken hem planlama hem de taslak oluşturma aşamalarının ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. Siz de kendi betimlemelerinizi yazarken bu adımları aklınızdan çıkarmayın. Unutmayın, iyi bir betimleme, kelimelerle resim çizmektir!