8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 191
Merhaba canım öğrencim! Bugün birlikte İnkılap Tarihi dersimizin bu bölümündeki soruları çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
**8. Soru:**
8. Lozan Konferansı’nda çözümü sonraya bırakılan Musul sorununu Türkiye, aşağı-
ki hangi devletle görüşerek çözmüştür?
A) Fransa
B) İngiltere
C) ABD
D) İtalya
**Çözüm:**
Bu soruda, Lozan Barış Antlaşması sırasında çözülemeyen ve daha sonra görüşülerek halledilmesi beklenen Musul sorununun hangi devletle ele alındığı soruluyor. Tarihimizi hatırlayalım, Musul sorunu en çok İngiltere ile yaşadığımız bir sorundu. Türkiye, Musul meselesini Lozan’dan sonra, doğrudan İngiltere ile görüşerek çözmeye çalıştı ancak maalesef istediğimiz sonucu alamadık. Bu yüzden doğru cevap **B) İngiltere**’dir.
**9. Soru:**
9. Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikası; Atatürk-
çü düşünce doğrultusunda dış ülkelerle karşı-
lıklı eşitlik prensi dayanaklıdır. Takip edilen
milli dış politika ilkelerinden bazıları şunlardır:
- Milli sınırlarımız içinde kalmak.
- Gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşin-
de koşmamak. - Uluslararası ilişkilerde, eşitliğe dayanan
karşılıklı dostluklar ve ittifaklar kurmak. - Dış politikada bilim ve teknolojiyi yol
gösterici olarak kullanmak.
Verilen ilkelere göre, Atatürk’ün dış politi-
ka anlayışı hakkında aşağıdakilerden han-
gisi söylenebilir?
A) Yayılmacı amaçlar taşır.
B) Gerçekçi ve karşılıklı eşitlik ilkesine dayanır.
C) Sorunların çözümünde kuvveti esas alır.
D) Barışçı çözümlere kapalıdır.
**Çözüm:**
Sevgili öğrencim, bu soruda Atatürk’ün dış politika ilkeleri bize maddeler halinde verilmiş. Bu ilkeleri dikkatlice okuyunca ne demek istediğini daha iyi anlayacağız.
* “Milli sınırlarımız içinde kalmak” ve “Gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşinde koşmamak” ifadeleri, Türkiye’nin kendi gücünü ve sınırlarını bildiğini gösterir. Yani yayılmacı bir politika izlemediğini anlıyoruz. Bu da A şıkkını eliyor.
* “Uluslararası ilişkilerde, eşitliğe dayanan karşılıklı dostluklar ve ittifaklar kurmak” ve “Dış politikada bilim ve teknolojiyi yol gösterici olarak kullanmak” ifadeleri ise, Türkiye’nin diğer ülkelerle eşit şartlarda ilişki kurmak istediğini ve sorunlara barışçıl çözümler aradığını gösteriyor. Bu da D şıkkını eliyor.
* “Sorunların çözümünde kuvveti esas alır” ifadesi de verilen ilkelerle çelişiyor. Çünkü Atatürk, barışçıl ve diplomatik yolları öncelikli tutmuştur. Bu da C şıkkını eliyor.
Geriye kalan tek şık **B) Gerçekçi ve karşılıklı eşitlik ilkesine dayanır** oluyor. Zaten verilen ilkeler de bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
**10. Soru:**
10. Türkiye, Boğazlardaki egemenliğine olan
uluslararası oluşturulan komisyonu kaldır-
mak amacıyla sorunu Milletler Cemiyetine
götürerek çözmeye çalışmıştır.
- Türkiye, Hatay’ın anavatana katılması ko-
nusundaki kararı Hatay halkının onayına
bırakmıştır.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin sorunlarını çözme
konusunda hangi yolu izlediğini gösterir?
A) Kuvvete başvurma
B) Yayılmacı
C) Barışçı
D) Sorun çıkarma
**Çözüm:**
Bu soruda Türkiye’nin iki önemli dış politika adımı örnek verilmiş: Boğazlar sorunu ve Hatay’ın anavatana katılması. Her iki örnekte de Türkiye’nin izlediği yolu anlamaya çalışacağız.
* **Boğazlar sorunu:** Türkiye, Boğazlar üzerindeki egemenliğini sağlamak için sorunu Milletler Cemiyeti’ne götürerek çözmeye çalışmış. Birleşmiş Milletler’in o zamanki karşılığı diyebiliriz Milletler Cemiyeti için. Sorunu uluslararası bir platforma taşıyarak diplomatik yoldan çözme çabası görüyoruz.
* **Hatay’ın anavatana katılması:** Hatay halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı göstererek, onların onayına başvurulması da yine barışçıl ve demokratik bir tutumu yansıtıyor.
Bu iki örnekten de anladığımız gibi, Türkiye o dönemde sorunlarını zorla değil, uluslararası hukuk çerçevesinde ve diplomatik yollarla çözmeye öncelik vermiştir. Bu da **C) Barışçı** bir politika izlediğini gösterir. A, B ve D şıklarındaki gibi bir tutum sergilememiştir.
**11. Soru:**
11. Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’nda Musul
Sorunu’nu çözüme kavuşturamamıştır. Ancak
kısa bir süre sonra konuyu Milletler Cemive-
tine ve Uluslararası Adalet Divanına götürmüş,
sonuçta Milletler Cemiyeti gözetiminde yapı-
lan Ankara Antlaşması’yla Musul, İngiliz man-
dası olan Irak’a verilmiştir.
Bu bilgilerden yola çıkarak aşağıdaki yar-
gılardan hangisine varılamaz?
A) Türkiye, barışçı bir politika izlemiştir.
B) Musul Meselesi uluslararası platformda
değerlendirilmiştir.
C) Ankara Antlaşması Türkiye ile Irak arasın-
da yapılmıştır.
D) Ankara Antlaşması Milletler Cemiyetinin
gözetiminde gerçekleştirilmiştir.
**Çözüm:**
Bu soruda bize verilen bilgileri dikkatlice inceleyip, bu bilgilerden hangisine **varamayacağımızı** bulmamız gerekiyor. Yani üç şık bu bilgilerle doğrulanırken, bir tanesi doğrulanmayacak.
* **A şıkkı:** Türkiye, Musul sorununu Milletler Cemiyeti ve Uluslararası Adalet Divanı gibi uluslararası platformlara taşıyarak çözmeye çalışmış. Bu, **barışçı bir politika** izlediğini gösterir. Dolayısıyla bu yargıya varılabilir.
* **B şıkkı:** Sorunun Milletler Cemiyeti ve Uluslararası Adalet Divanı’na götürülmesi, Musul Meselesi’nin **uluslararası bir platformda değerlendirildiğini** açıkça gösteriyor. Bu yargıya da varılabilir.
* **C şıkkı:** Metinde “sonuçta Milletler Cemiyeti gözetiminde yapılan Ankara Antlaşması’yla Musul, İngiliz mandası olan Irak’a verilmiştir” deniyor. Bu cümledeki “Irak’a verilmiştir” ifadesi, **Ankara Antlaşması’nın Irak ile yapıldığı** anlamına gelir. Bu yargıya da varılabilir.
* **D şıkkı:** Metinde “sonuçta Milletler Cemiyeti gözetiminde yapılan Ankara Antlaşması’yla…” ifadesi geçiyor. Bu da **Ankara Antlaşması’nın Milletler Cemiyeti’nin gözetiminde gerçekleştirildiğini** gösteriyor. Bu yargıya da varılabilir.
Şimdi dikkatli olalım. Soruda “hangisine varılamaz?” diye soruyor. Yukarıda yaptığımız incelemede tüm şıkların verilen bilgilerle doğrulanabildiğini gördük. Acaba bir yerde bir hata mı yaptık? Metni tekrar okuyalım: “sonuçta Milletler Cemiyeti gözetiminde yapılan Ankara Antlaşması’yla Musul, İngiliz mandası olan Irak’a verilmiştir.” Bu ifade, antlaşmanın Irak ile yapıldığını gösteriyor ama antlaşmanın **tek taraflı olarak** Türkiye ile Irak arasında yapıldığı gibi bir anlam çıkarmak tam doğru olmayabilir. Çünkü bu antlaşma, uluslararası bir sonuç doğurmuştur.
Tekrar düşünelim:
* Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne başvurması barışçı bir tutumdur. (A doğru)
* Sorunun Milletler Cemiyeti ve Divan’a götürülmesi uluslararası bir değerlendirmedir. (B doğru)
* Antlaşma sonucunda Musul’un “Irak’a verilmesi”, antlaşmanın konusuyla ilgilidir. Antlaşmanın kendisi Türkiye ile İngiltere (Irak’ın mandater gücü) arasında yapılmıştır. Dolayısıyla, **C) Ankara Antlaşması Türkiye ile Irak arasında yapılmıştır** yargısına tam olarak varamayız. Antlaşma Türkiye ile İngiltere arasında yapılmış ve sonuçları Irak’ı ilgilendirmiştir. Bu nedenle bu şık, verilen bilgilerden doğrudan çıkarılamaz.
* Milletler Cemiyeti gözetiminde yapıldığı açıkça belirtilmiş. (D doğru)
Bu durumda, en doğru cevap **C) Ankara Antlaşması Türkiye ile Irak arasında yapılmıştır** olmalı. Çünkü antlaşma Türkiye ile İngiltere arasında yapılmıştır, Irak o dönemde İngiliz mandası altındaydı.
**12. Soru:**
12. 1936 yılında, Suriye’nin bağımsızlık kazanma-
sı üzerine Hatay’ın bu ülkeye bırakabileceği
ihtimalinin belirmesi Türkiye’nin konuyu Mil-
letler Cemiyetine götürmesine neden olmuş-
tur. Sonuçta Milletler Cemiyetinin gözetimin-
de yapılan halk oylaması ile 1938’de Bağım-
sız Hatay Devleti kurulmuştur. Yeni kurulan
Hatay Devleti 1939’da mecliste aldığı bir ka-
rarla Türkiye’ye katılmıştır.
Yukarıdaki bilgilerden yola çıkarak aşağıdaki
yargılardan hangisine varılamaz?
A) Milletler Cemiyeti demokratik tercihe say-
gı göstermiştir.
B) Hatay halkı kendi iradesi sonucu Türki-
ye’ye katılma kararı almıştır.
C) Türkiye, Hatay konusunda Suriye’ye sa-
vaş açmıştır.
D) Türkiye bu sorunu çözmede barışçı bir
politika takip etmiştir.
**Çözüm:**
Bu soruda da yine verilen bilgileri inceleyip, hangi yargıya varamayacağımızı bulacağız.
* **A şıkkı:** Milletler Cemiyeti’nin gözetiminde halk oylaması yapılması, demokratik tercihlere saygı duyulduğunu gösterir. Bu yargıya varılabilir.
* **B şıkkı:** Metinde “Yeni kurulan Hatay Devleti 1939’da mecliste aldığı bir karar la Türkiye’ye katılmıştır” deniyor. Bu, Hatay halkının kendi iradesiyle Türkiye’ye katılma kararı aldığını açıkça gösteriyor. Bu yargıya varılabilir.
* **D şıkkı:** Türkiye’nin konuyu Milletler Cemiyeti’ne götürmesi ve halk oylaması yoluyla çözüm aranması, **barışçı bir politika** izlediğini gösteriyor. Bu yargıya da varılabilir.
Şimdi **C şıkkına** bakalım: “Türkiye, Hatay konusunda Suriye’ye savaş açmıştır.” Metinde böyle bir bilgi geçmiyor. Tam tersine, Türkiye konuyu uluslararası bir platforma taşıyarak barışçıl bir çözüm aramıştır. Bu nedenle, bu yargıya **varılamaz**.
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin! 😊