8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 120
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün İnkılap Tarihi dersimizden çok önemli bir konuyu, **Şer’iye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye Vekaleti’nin kaldırılmasını** ve **1924 Anayasası’nın neden gerekli olduğunu** inceleyeceğiz. Hazırsanız, görseldeki soruları adım adım çözelim ve bu önemli bilgileri hep birlikte öğrenelim.
***
Soru: Boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.
Çözüm:
Bu soruda bizden, verilen cümlelerdeki boşlukları metindeki bilgilerden yola çıkarak doldurmamız isteniyor. Gelin birlikte metni inceleyelim ve doğru kelimeleri bulalım.
Adım 1: İlk boşluğu dolduralım.
Cümle şöyle başlıyor: “Şer’iye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine ……………………., vakıf işlerine”
Metinde “Şer’iye ve Evkaf Vekaleti” başlığı altında, bu vekaletin kaldırıldığı ve yerine neyin kurulduğu anlatılıyor. Metne baktığımızda, Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasıyla yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü‘nün kurulduğunu görüyoruz. Soruda “vakıf işlerine” dendiği için, buraya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gelmesi daha uygun olacaktır.
Yani ilk boşluğa Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kelimeleri gelmelidir. Ancak soruda tek bir boşluk olduğu için, metinde bu vekaletin kaldırılmasıyla ilgili genel olarak neyin yerine geçtiği sorulmuş olabilir. Metne tekrar baktığımızda, Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin din işleri ve vakıf hizmetlerinden sorumlu olduğunu görüyoruz. Bu hizmetlerin daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini anlıyoruz. Bu nedenle, bu boşluğa “Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü” gelmesi en doğrusudur.
Adım 2: İkinci boşluğu dolduralım.
Cümlenin devamı şöyle: “bakması için ……………………. kuruldu. Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak yerine ……………………. oluşturuldu.”
Burada iki ayrı boşluk var. İlk boşluk için, Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasıyla kurulan kuruma bakmamız gerekiyor. Metinde, Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin yerine Diyanet İşleri Başkanlığı‘nın kurulduğunu görüyoruz. Bu başkanlık, din işlerinden sorumlu olacaktır.
İkinci boşluk için ise, Erkan-ı Harbiye Vekaleti’nin kaldırılmasıyla neyin oluşturulduğuna bakmalıyız. Metinde, “Erkan-ı Harbiye Vekaleti” başlığı altında, bu vekaletin 3 Mart 1924 tarihinde kaldırıldığı ve yerine Genel Kurmay Başkanlığı‘nın oluşturulduğu belirtiliyor. Bu başkanlık da ordu işlerinden sorumlu olacaktır.
Bu bilgileri birleştirdiğimizde, cümleler şu şekilde tamamlanmış olur:
Şer’iye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf işlerine
bakması için Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak yerine Genel Kurmay Başkanlığı oluşturuldu.
Sonuç:
Boşluklar doldurulduğunda cümleler şu şekilde olur:
Şer’iye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf işlerine
bakması için Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak yerine Genel Kurmay Başkanlığı oluşturuldu.
***
Soru: b. 1924 Anayasası: Cumhuriyetin İlk Anayasası
Metin İnceleme: Neden Yeni Bir Anayasa?
Çözüm:
Bu bölümde bizden, 1921 Anayasası’nın neden yeterli olmadığı ve neden 1924’te yeni bir anayasa yapılması gerektiği soruluyor. Metni dikkatlice okuyarak bu nedenleri çıkaracağız.
Adım 1: 1921 Anayasası’nın eksikliklerini belirleyelim.
Metin şöyle başlıyor: “1921 Anayasası’nda halk egemenliğine dayanan bir yönetimden bahsediliyorsa da devletin yöneti- tim biçimi ile ilgili herhangi bir madde bulunmuyordu.”
Buradan anlıyoruz ki, 1921 Anayasası halk egemenliğini kabul etse de, devletin yönetim şekli (yani Cumhuriyet olup olmadığı gibi) net olarak belirtilmemiş.
Adım 2: Saltanat ve halifeliğin durumu.
Metin devam ediyor: “Üstelik saltanat devami ettiği ve yeni bir rejim adı belir-lenmediği için devletin adı dahi Büyük Millet Meclisi Hükümeti idi. Bu durum önemli sıkıntıla-rın yaşanmasına neden oluyordu.”
Bu kısım çok önemli! Demek ki, 1921 Anayasası yürürlükteyken hala saltanat devam ediyormuş gibi bir durum varmış. Ayrıca devletin adı da “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” olarak geçiyormuş. Bu durum, Cumhuriyetin tam olarak ilan edilmediği ve bu durumun da çeşitli sorunlara yol açtığı anlamına geliyor.
Adım 3: Cumhuriyetin ilanı sonrası durum.
Metin daha da açıklayıcı oluyor: “Cumhuriyetin ilanından sonra, ülkenin içinde bulunduğu yeni du-ruma uygun olarak hazırlanan 1924 Anayasası yürürlüğe girdi. Atatürk’ün Cumhuriyetin ilanından son-ra yaptığı tüm inkılaplar, bu Anayasa içerisinde tek tek yerini aldı. 1924 Anayasası, cumhuriyet tarihin-de en uzun süre yürürlükte kalan anayasa oldu.”
Burada net bir şekilde görüyoruz ki, Cumhuriyet ilan edildikten sonra, bu yeni yönetim şekline uygun bir anayasaya ihtiyaç duyulmuş. 1924 Anayasası, hem Cumhuriyetin getirdiği yenilikleri ve inkılapları güvence altına almak hem de devletin yönetim şeklini net bir şekilde belirlemek için yapılmış. Yani özetle, 1921 Anayasası, Cumhuriyetin ilanından sonraki yeni döneme tam olarak uygun değildi ve bu yüzden 1924’te daha çağdaş ve Cumhuriyet’i tam olarak yansıtan bir anayasa yapılması gerekli hale gelmişti.
Sonuç:
1924 Anayasası’nın yapılmasının temel nedenleri şunlardır:
- 1921 Anayasası’nda devletin yönetim şekli (Cumhuriyet olup olmadığı) net olarak belirtilmemişti.
- Saltanatın hala devam ediyor gibi görünmesi ve devletin adının “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” olması, yeni döneme uygun değildi.
- Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ortaya çıkan yeni durum ve Atatürk’ün yaptığı inkılapları güvence altına almak için daha çağdaş bir anayasaya ihtiyaç duyuldu.
Bu nedenlerle 1924 Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası olarak tarihe geçmiştir.