8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 84
Merhaba sevgili öğrenciler! Bugün hep birlikte İnkılap Tarihi dersimizden önemli bir konuyu, İstiklal Marşı’nın kabulünü ve bu milli marşımızın yazılış sürecini inceleyeceğiz. Elimizdeki görselde yer alan soruları adım adım çözerek konuyu daha iyi anlayacağız. Hazırsanız başlayalım!
***
**Soru 1**
Sınır komşumuz olmayan bir devletle imzalanan bu antlaşma ile TBMM nasıl bir başarı elde etmiş olur?
Bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle metni dikkatlice okumamız gerekiyor. Metinde, TBMM’nin bağımsızlığını sembolize eden bir marşa ihtiyaç duyulduğu ve bu marşın halkın moral gücünü sağlaması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, TBMM’nin düzenli ordu kurarken millet dayanışmasını sağladığı vurgulanıyor. Sınır komşumuz olmayan bir devletle yapılan antlaşma, bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi pekiştiren bir gelişme olarak düşünülebilir. Bu tür bir antlaşma, Türkiye’nin uluslararası alanda tanınması ve saygınlık kazanması açısından önemli bir başarıdır. Dolayısıyla, TBMM’nin bu antlaşma ile bağımsızlığını uluslararası alanda tescil ettirdiğini ve böylece büyük bir başarı elde ettiğini söyleyebiliriz.
***
**Soru 2**
Milli Marş Nasıl Yazıldı?
Bu başlık altında verilen metin, Milli Marş’ın yazılış sürecini ve bu süreçteki önemli olayları anlatıyor. Metne göre, Cumhuriyetin ilk yıllarında, Kurtuluş Savaşı’nın en çetin günlerinde, TBMM’nin bağımsızlığımızı simgeleyecek bir marşa ihtiyacı vardı. Bu marşın, halkın moralini yükseltecek ve milli mücadeleye olan inancını pekiştirecek nitelikte olması isteniyordu. Bu amaçla bir yarışma düzenlendi ve bu yarışmaya 724 şiir gönderildi. Ancak gönderilen şiirlerin hiçbiri, Mehmet Akif Ersoy’un şiiri kadar kalbe dokunmuyordu. Mehmet Akif Ersoy, başlangıçta şiir yazmaya sıcak bakmasa da, yakın arkadaşı Hasan Basri’nin teşvikiyle bu görevi üstlendi. Şiir, ülkenin içinde bulunduğu zor durumu, milletin fedakarlığını ve bağımsızlık aşkını en güzel şekilde anlatıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün de büyük takdirini kazanan bu şiir, 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından Milli Marş olarak kabul edildi. Metinde ayrıca, Mehmet Akif Ersoy’un, şiirinin para ödülü için değil, vatan sevgisiyle yazıldığını belirttiği ve bu nedenle ödülü almayı reddettiği de vurgulanıyor.
***
**Soru 3**
İstiklal Marşı’nın sizi etkileyen bölümü hangisidir? Bu bölümün sizi etkileme nedeni nedir?
Bu soru, tamamen sizin kişisel duygu ve düşüncelerinizi yansıtan bir soru. Her birimizin İstiklal Marşı’nda farklı bir yeri, farklı bir dizesi daha çok etkileyebilir. Örneğin, bazılarınız “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” dizelerindeki cesaret ve umut mesajından etkilenebilir. Kimileriniz ise “Her ileri atılan adımda özgürlük ve bağımsızlık vurgusunu” hissedebilir. Ya da “Bu vatan toprağının her karışı şehit kanıyla sulanmıştır” gibi dizelerdeki fedakarlığı ve vatan sevgisini derinden hissedebilirsiniz. Bu sorunun doğru ya da yanlış bir cevabı yok. Önemli olan, İstiklal Marşı’nın hangi dizelerinin sizin için daha anlamlı olduğunu düşünmeniz ve bunu nedenleriyle açıklayabilmenizdir.
***
**Soru 4**
Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı o günleri şöyle anlatmaktadır:
“- İstiklâl Marşı… O günler, ne samimi ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının ifadesidir. Bin bir facia karşısında bunalan ruhların, ızdıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin bir hatırasıdır. O şiir, bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim, millete karşı en kıymetli hediyem budur.
– Allah, bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın.”
Bu alıntıdan hareketle, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı dönemin ruh halini ve Mehmet Akif Ersoy’un bu marşa bakış açısını açıklayınız.
Mehmet Akif Ersoy’un bu sözleri, İstiklal Marşı’nın yazıldığı dönemin ne kadar zorlu ve duygusal olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
Dönemin Ruh Hali:
- Heyecanlı ve Samimi Günler: Akif, o günleri “ne samimi ne heyecanlı günlerdi” diye tanımlıyor. Bu, insanların içinde büyük bir coşku ve kararlılık olduğunu gösteriyor.
- Büyük Sıkıntılar ve Bekleyiş: “Bin bir facia karşısında bunalan ruhların, ızdıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda” ifadesi, o günlerde milletin çok büyük zorluklar yaşadığını, adeta umutsuzluğa kapılacak anlar olduğunu ama aynı zamanda bir kurtuluş umudunu da taşıdığını anlatıyor.
- Hatıra Niteliği: Marşın, o günlerin bir hatırası olduğunu söylüyor. Yani, İstiklal Marşı sadece bir şiir değil, o zorlu mücadelenin canlı bir tanığı.
Mehmet Akif Ersoy’un Marşa Bakış Açısı:
- Milletin Malı: Akif’in en çarpıcı sözlerinden biri, “O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır.” demesidir. Bu, marşın milli bir değer olduğunu ve artık tüm millete ait olduğunu gösteriyor.
- Benzersizlik: “O şiir, bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam.” diyerek, marşın o dönemin koşulları, yaşananlar ve hissedilen duygularla o kadar bütünleştiğini, bir daha benzerinin yazılamayacağını vurguluyor.
- En Kıymetli Hediye: Kendi milleti için en değerli armağanının İstiklal Marşı olduğunu ifade ediyor.
- Umut ve Dua: “Allah, bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın.” duası, Akif’in bir daha böyle zorlu bir mücadele yaşanmaması yönündeki en büyük dileğini gösteriyor. Yani, marşın bir daha ihtiyaç duyulmaması en büyük temennisi.
Kısacası, bu alıntı bize İstiklal Marşı’nın sadece bir şiir olmadığını, aynı zamanda milli mücadele ruhunu, milletin yaşadığı zorlukları, umutları ve en önemlisi Türk milletinin bağımsızlık aşkını ölümsüzleştiren eşsiz bir eser olduğunu gösteriyor.
***
**Soru 5**
Türk milleti çok yakın bir zamanda, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı o günlere benzeyen bir olayla karşılaşmış mıdır? Bu olay karşısında Türk milletinin İstiklâl Marşı’ndaki sözleri hatırladığını düşünüyor musunuz? Görüşlerinizi sınıftaki arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru da yine sizin kişisel yorumlarınızı ve düşüncelerinizi ifade etmeniz gereken bir soru. Tarihimizde İstiklal Marşı’nın yazıldığı o karanlık günlere benzeyen zorlu dönemler yaşanmış olabilir. Örneğin, yakın tarihimizdeki bazı olaylar, milletimizin birlik ve beraberlik içinde zorlukların üstesinden geldiği anları akla getirebilir. Bu tür olaylar yaşandığında, İstiklal Marşı’nın o coşkulu ve kararlı dizeleri, milli mücadele ruhunu yeniden canlandırabilir. “Korkma” nidaları, “vatan sana canım feda” sözleri, milletimize güç ve cesaret verebilir. Bu nedenle, evet, Türk milletinin bu tür durumlarda İstiklal Marşı’ndaki sözleri hatırlayarak daha da kenetlendiğini düşünmek mümkündür. Bu konudaki kendi düşüncelerinizi ve örneklerinizi arkadaşlarınızla paylaşmanız, dersimizi daha da zenginleştirecektir.