8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Nev Kitap Yayınları Sayfa 60
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün İnkılap Tarihi dersimizin önemli konularından biri olan Sivas Kongresi’ni ve bu kongreyle ilgili soruları birlikte çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
—
**Soru 1:**
Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi’nde alınan karar doğrultusunda Sivas’ta toplanacak kongreye katılmak için Sivas’a geçti. Yapılacak kongreyle ülkenin bağımsızlığının kazanılması amaçlanıyordu. Ayrıca Trakya ve Anadolu’daki Millî Mücadele cemiyetleri birleştirilerek vatanın kurtarılması için daha örgütlü bir mücadele başlatmak isteniyordu.
Osmanlı Hükümeti ve işgal güçleri, Sivas Kongresi’ni engellemek için ellerinden geleni yaptı. İtilaf Devletleri, Sivas Kongresi’nin toplanması durumunda Sivas’ı işgal edeceklerini bildirdi. Osmanlı Hükümeti, Elâzığ valisine kongrenin toplanmasının engellenmesi ve Mustafa Kemal’in tutuklanması emrini verdi. Bu engelleme çabaları sonucunda kongreye katılım beklenenin altında kaldı.
Soru/yorum
Erzurum Kongresi Delege Sayısı: 56
Sivas Kongresi Delege Sayısı: 41
Ulusal konuların görüşüleceği bir kongreye katılımın az ol olduğu görülmektedir. Ulusal bir kongreye katılımların engellenmeye çalışılması- nın nedenleri hakkındaki görüşlerinizi arkadaş- larınızla paylaşınız.
Bütün engellemelere rağmen kongre, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen delegelerin katılımıyla 4 Eylül 1919’da başladı. Kongre başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu metinde Sivas Kongresi’nin toplanma süreci ve karşılaşılan zorluklar anlatılıyor. Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi’nden sonra Sivas’ta bir kongre toplanması için çalışıyor. Bu kongrenin amacı, ülkenin bağımsızlığını sağlamak ve farklı yerlerdeki milli mücadele cemiyetlerini tek bir çatı altında birleştirmek.
Ancak, Osmanlı Hükümeti ve işgal devletleri bu kongrenin yapılmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. İtilaf Devletleri Sivas’ı işgal etmekle tehdit ediyor, Osmanlı Hükümeti ise valilere kongreyi engelleme emri veriyor. Bu engelleme çabaları yüzünden kongreye katılım beklenen kadar olmuyor. Erzurum Kongresi’ne 56 delege katılırken, Sivas Kongresi’ne sadece 41 delege katılmış.
Soruda bizden, ulusal bir kongreye katılımın az olmasının ve bu katılımların engellenmeye çalışılmasının nedenlerini düşünmemiz isteniyor. Neden böyle olmuş olabilir sizce?
- Mustafa Kemal’in ve milli mücadelenin henüz tam olarak desteklenmemesi
- İşgal devletlerinin ve Osmanlı Hükümeti’nin baskısı ve tehditleri
- Ulaşım ve iletişim zorlukları
- Halkın kongrelerin önemi hakkında yeterince bilgi sahibi olmaması
Bu gibi nedenlerle kongreye katılım az olmuş olabilir. Ama unutmayalım ki, tüm bu engellemelere rağmen Sivas Kongresi 4 Eylül 1919’da başlamış ve Mustafa Kemal kongre başkanı seçilmiştir. Bu da milli mücadelenin ne kadar kararlı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor!
—
**Soru 2:**
Görseldeki 2.19 numaralı görselde Sivas Kongre Binası’nın fotoğrafı yer almaktadır. 2.20 numaralı görselde ise Sivas Kongresi’ne katılan temsilci heyetinin fotoğrafı bulunmaktadır.
Aşağıda Sivas Kongresi’nde alınan kararlar maddeler halinde verilmiştir.
- Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar küçük değişikliklerle Sivas Kongresi’nde de kabul edildi.
- Ülkedeki bütün yerel direniş cemiyetleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla tek bir çatı altında birleştirildi.
- Erzurum Kongresi’nde açıkça reddedilen mandacılık yani başka bir devletin yönetimi altına girme düşüncesi, bazı delegeler tarafından savunulmuşsa da tam bağımsızlığa aykırı bulunarak kongre tarafından kabul edilmedi.
- Erzurum Kongresi sonunda kurulan Temsil Heyetinin üye sayısı ve yetkileri artırıldı. Bununla birlikte bu Heyet, millet adına yetkili kılınarak bir yürütme, organı gibi çalışmaya başladı.
- Temsil Heyeti, atama yetkisini kullanarak Batı Cephesi’ne Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’yı atamıştır.
Çözüm:
Şimdi de Sivas Kongresi’nde alınan önemli kararlara göz atalım. Bu kararlar, milli mücadelemizin yol haritasını belirleyen adımlardır.
-
İlk olarak, Erzurum Kongresi’nde alınan kararların birçoğu Sivas Kongresi’nde de benimsenmiş. Bu, milli mücadelenin bir bütünlük içinde ilerlediğini gösteriyor.
-
İkinci ve çok önemli bir karar ise, ülkemizdeki tüm yerel direniş cemiyetlerinin “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmesi. Düşünün, farklı yerlerdeki kurtuluş çabaları artık tek bir güçlü organizasyon altında toplanıyor. Bu, mücadeleyi çok daha etkili hale getiriyor.
-
Üçüncü maddeye geldiğimizde ise, mandacılık fikrinin kesin olarak reddedildiğini görüyoruz. Erzurum Kongresi’nde de reddedilmişti ama burada da bu düşünceye kesin bir dur deniyor. Tam bağımsızlık esastır! Başka bir devletin himayesi altına girmek söz konusu bile olamaz.
-
Dördüncü karar, Temsil Heyeti’nin güçlenmesi ile ilgili. Hem üye sayısı artıyor hem de yetkileri genişliyor. Artık bu heyet, sadece bir kurul olmaktan çıkıp, hükümet gibi hareket etme yetkisi kazanıyor. Bu, milli iradenin ne kadar güçlendiğinin bir göstergesi.
-
Son olarak, Temsil Heyeti’nin ilk kez bir atama yapması öne çıkıyor. Batı Cephesi’ne Ali Fuat Paşa’nın atanması, Temsil Heyeti’nin artık yürütme organı gibi çalıştığının en somut kanıtıdır. Bu da milli mücadelenin organize bir şekilde ilerlediğini gösteriyor.
Gördüğünüz gibi Sivas Kongresi, milli egemenliğimizin pekiştirildiği, ulusal birliğin sağlandığı ve bağımsızlık yolunda atılan en önemli adımlardan biridir.
—
Umarım bu açıklamalar Sivas Kongresi’ni daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Sorularınız olursa çekinmeden sorun lütfen! Başarılar dilerim!